bugün
- bakarız diyen erkek18
- ne kadar paranız var5
- gta 76
- 0 0 78
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı31
- cübbeli ahmet hoca6
- silvermist'in mutfağına konuk olmak2
- semicenk vs blok33
- alkol içmek yasak mıdır4
- mansur yavaş'ın akp'ye geçmesi2
- semicenk şarkıları3
- yeni şafak4
- insanoğlu çalışmak ile lanetlenmiştir9
- iphone duo2
- sözlükten hatun indirmek4
- iş görüşmesine çağrılınca telefonda maaş soran tip12
- geceye bir söz bırak11
- 6 saattir mesaj atmayan sevgili8
- kendinle alakalı ilginç bir bilgi ver2
- uykusuz kedi ile soba çayı içip dedikodu yapmak8
- sonra konuşuruz diyen sevgili14
- kadınların evli erkeklere zaafı5
- kızlar kendinden büyük erkekleri sevseydi5
- sözlüğün sarması13
- victor osimhen10
- dünyada en güzel kadınların yaşadığı ülke9
- sırlar denizi2
- afd'nin lideri alice weidel5
- oğlak burcu kadını7
- bir zihinden diğer zihne geçen memler9
- maaş yüz yüze görüşülecektir12
- çok eşliliğin iğrenç bir şey olması3
- kıymalı kaşarlı pide6
- sözlüğün en kültürlü yazarı14
- taze fasulye yiyen erkek8
- nervio25
- erzurum gece hayatı5
- kiraz cicegi kolonyasi6
- vexillarius the slayer12
- renault fluence5
- koreli erkek seven muhafazakar kız8
- espri yapmaya çalışmak3
- zengin erkeğin metresi olmayı kabul eden kadın2
- nasıl bir işe bulaştığının farkında olmamak5
- çindistan4
- 100 yıl içinde ai bağımsız hareket edecek6
- aleksey batrakov7
- şeriatı savunan seküler3
- bu kalp seni unutur mu smsi atan evli eski sevgili3
- otobüste açamadığı camı kıran erkek13
Danimarka. Öğrencilik hayatımın 5 ayını verdiğim, feda ettiğim, oh iyi ki vermişim dediğim kendisi soğuk insanı sıcak ülke. Ülkeye döndüğümde kendi insanımı, kendi çevremi, sosyal yaşamımı, dışarıdaki hayatı, kültürü, her şeyi sorgulama şansı veren eşsiz ülke. Şehir içinde taşımacılığın halk arasında bisiklet ile yapıldığını, otobüse bindiğinizde en fazla 5 ya da 6 kişi olduğunu görmeniz mümkün. burada trafik bisikletler için geçerli ve her an polis tarafından ceza yemeniz an meselesi.
Bir çok ilginç kurallar bütününden oluşan ülkeyi en başta çok yadırgasam da şimdi farkediyorum ki daha refah bir hayat için onların yaptıkları doğru. 5 milyon nufüs abi, insanı da bilinçlendirmişler paşa paşa gelişmişler, paşa paşa dertsiz tasasız yaşıyorlar. insanlarının alkole olan düşkünlüğü hatırı sayılır seviyede. Neredeyse her gün parti adı altında toplanıp arkadaşlar arasında içiliyor bol sesli müzikler dinleniyor.
Diğer iskandinav ülkelerinde esen metal havası burada yerini daha çok elektronik müziğe bırakmış durumda. Kendi dillerinde yani danca yaptıkları şarkılar ise affedersiniz aba bir boka benzemiyor efendim.
Halkın neredeyse hepsi ingilizceyi ana dil seviyesinde konuşabiliyor ancak yazma konusunda o kadar iyi değiller. bu çok dikkatimi çeken bir nokta olmuştu. Tüm televizyon kanalları ve televizyon kanallarında ki şovlar ingilizce yayın yapıyor ve danca alt yazı ile yayınlanıyor. Yani ülkede doğan bir çocuk ingilizceye zaten aşina olarak doğuyor ve onu ezberlemek yerine öğrenerek duyarak pratik yaparak öğreniyor ve 20' li yaşlara geldiğinde bizim üniversitedeki hocalarımızdan daha akıcı ve düzgün bir dille konuşabiliyor. Zaten eğitim sitemleri ayakta alkışlanacak bir seviyeye sahip.
Çocuklar okulda özgürlüğün tavan yaptığı bir yerde eğitim alıyorlar. staj yaptığım dönemde gözlemlediklerim beni oldukça şaşırtmıştır. öğretmenin ders esnasında ses yükselmesi durumunda sadece elini kaldırması yeterli, bunu gören tüm öğrenciler saygı duymayı öğrendikleri için anında susuyorlar. sınıflar maksimum 15 kişilik ve öğretmenlerin çalışma şartları son derece üst düzeyde. ingilizce konusumda değinmişken ülkeye dönemeden önce başımdan geçen bir anımı paylaşmak isterim.
Tren istasyonunda dönüşüm için tren beklerken bir yaşlı, üstü başı dökülmüş halde sokakta yaşadığı belli olan bir kişi geldi ve benden para istercesine danca bir şeyler söyledi. Danca bilmediğimi söyledim ve adam o anda ingilizceye geçti. Bana neden o duruma düştüğünü, karıısyla problemler yaşadığını, şişe satarak para toparladığını ve yardıma ihtiyacı olduğunu mükemmel bir ingilizce akıcılığı ile aktardı. Olayın şaşkınlığı ile yok bende de para kusura bakmayın gibi bir tepki verdim adama ve cevap olarak iyi günler dedi ve gitti. Bir kat daha şok oldum bu kibarlığın, saygının ve üst düzey dil bilgisinden sonra.
Anlatacak paylaşacak bir çok anı bırakan bu ülkeyi şimdilik fotoğraflardan anıyorum. kafama estikçe de burdan kendinle konuşa konuşa hatırlıyorum her şeyi. Yine yazdırmak ve yardırmak dileğiyle.
Bir çok ilginç kurallar bütününden oluşan ülkeyi en başta çok yadırgasam da şimdi farkediyorum ki daha refah bir hayat için onların yaptıkları doğru. 5 milyon nufüs abi, insanı da bilinçlendirmişler paşa paşa gelişmişler, paşa paşa dertsiz tasasız yaşıyorlar. insanlarının alkole olan düşkünlüğü hatırı sayılır seviyede. Neredeyse her gün parti adı altında toplanıp arkadaşlar arasında içiliyor bol sesli müzikler dinleniyor.
Diğer iskandinav ülkelerinde esen metal havası burada yerini daha çok elektronik müziğe bırakmış durumda. Kendi dillerinde yani danca yaptıkları şarkılar ise affedersiniz aba bir boka benzemiyor efendim.
Halkın neredeyse hepsi ingilizceyi ana dil seviyesinde konuşabiliyor ancak yazma konusunda o kadar iyi değiller. bu çok dikkatimi çeken bir nokta olmuştu. Tüm televizyon kanalları ve televizyon kanallarında ki şovlar ingilizce yayın yapıyor ve danca alt yazı ile yayınlanıyor. Yani ülkede doğan bir çocuk ingilizceye zaten aşina olarak doğuyor ve onu ezberlemek yerine öğrenerek duyarak pratik yaparak öğreniyor ve 20' li yaşlara geldiğinde bizim üniversitedeki hocalarımızdan daha akıcı ve düzgün bir dille konuşabiliyor. Zaten eğitim sitemleri ayakta alkışlanacak bir seviyeye sahip.
Çocuklar okulda özgürlüğün tavan yaptığı bir yerde eğitim alıyorlar. staj yaptığım dönemde gözlemlediklerim beni oldukça şaşırtmıştır. öğretmenin ders esnasında ses yükselmesi durumunda sadece elini kaldırması yeterli, bunu gören tüm öğrenciler saygı duymayı öğrendikleri için anında susuyorlar. sınıflar maksimum 15 kişilik ve öğretmenlerin çalışma şartları son derece üst düzeyde. ingilizce konusumda değinmişken ülkeye dönemeden önce başımdan geçen bir anımı paylaşmak isterim.
Tren istasyonunda dönüşüm için tren beklerken bir yaşlı, üstü başı dökülmüş halde sokakta yaşadığı belli olan bir kişi geldi ve benden para istercesine danca bir şeyler söyledi. Danca bilmediğimi söyledim ve adam o anda ingilizceye geçti. Bana neden o duruma düştüğünü, karıısyla problemler yaşadığını, şişe satarak para toparladığını ve yardıma ihtiyacı olduğunu mükemmel bir ingilizce akıcılığı ile aktardı. Olayın şaşkınlığı ile yok bende de para kusura bakmayın gibi bir tepki verdim adama ve cevap olarak iyi günler dedi ve gitti. Bir kat daha şok oldum bu kibarlığın, saygının ve üst düzey dil bilgisinden sonra.
Anlatacak paylaşacak bir çok anı bırakan bu ülkeyi şimdilik fotoğraflardan anıyorum. kafama estikçe de burdan kendinle konuşa konuşa hatırlıyorum her şeyi. Yine yazdırmak ve yardırmak dileğiyle.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar