bugün
- silvermist'in mutfağına konuk olmak10
- mansur yavaş'ın akp'ye geçmesi9
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı35
- true ve s'i l v'e r m'i s t birlikteliği4
- bakarız diyen erkek18
- ne kadar paranız var5
- 0 0 78
- manisa daki gizli kamera skandalında 1 tutuklama3
- gta 76
- cübbeli ahmet hoca6
- semicenk vs blok33
- alkol içmek yasak mıdır4
- kiraz cicegi kolonyasi7
- yeni şafak4
- semicenk şarkıları3
- insanoğlu çalışmak ile lanetlenmiştir9
- zengin erkeğin metresi olmayı kabul eden kadın3
- iş görüşmesine çağrılınca telefonda maaş soran tip12
- mehmet ağar2
- sözlükten hatun indirmek4
- 6 saattir mesaj atmayan sevgili8
- iphone duo2
- geceye bir söz bırak11
- sonra konuşuruz diyen sevgili14
- uykusuz kedi ile soba çayı içip dedikodu yapmak8
- sözlüğün sarması13
- kadınların evli erkeklere zaafı5
- kendinle alakalı ilginç bir bilgi ver2
- kızlar kendinden büyük erkekleri sevseydi5
- dünyada en güzel kadınların yaşadığı ülke9
- maaş yüz yüze görüşülecektir12
- oğlak burcu kadını7
- afd'nin lideri alice weidel5
- victor osimhen10
- sırlar denizi2
- kıymalı kaşarlı pide6
- çok eşliliğin iğrenç bir şey olması3
- sözlüğün en kültürlü yazarı14
- bir zihinden diğer zihne geçen memler9
- taze fasulye yiyen erkek8
- nervio25
- erzurum gece hayatı5
- vexillarius the slayer12
- renault fluence5
- koreli erkek seven muhafazakar kız8
- nasıl bir işe bulaştığının farkında olmamak5
- espri yapmaya çalışmak3
- 100 yıl içinde ai bağımsız hareket edecek6
- çindistan4
- aleksey batrakov7
nolan'ın batman filmlerinin sonuncusunda "villain" olarak karşımıza çıkan karakter.
şimdi öncelikle, ben kötü adamın zeki, çevik ve ahlaksızını severim. "villain" dediğimiz adamların bir idealleri, bir amaçları, bir dertleri olmalı. o zaman "kötü adam karizması/ çekiciliği" denen şeye sahip oluyorlar. mesela başka filmlere dalmadan batman üzerinden gidersek joker düzenin düşmanı, kaosun kan kardeşi bir adamdır ve amacı bulunduğu yere mutlak kaosu getirmektir. ya da two-face(filmde çok üstünkörü işlense de), yaşadıklarından sonra öğrenir ki bir insanın yaşadıkları, yaptıkları, neden oldukları ve başına gelenler kişinin iradesiyle alakalı gibi görünse de, değildir. asıl etmen şanstır. two-face bilir ki iyilik yapan her zaman iyilik bulmaz, kötülük yapanın her zaman cezasını çekmediği gibi. şans, evrenin umursamaz tanrısıdır ve kime isterse ona güler.
işte "villain"lar "gözlerimden ışın çıkarabiliyorum, bu yüzden dünyayı ele geçirmeliyim"den ziyade yukarıda saydığım tür dertleri olduğu zaman daha ilgi çekici oluyorlar bana göre. nolan'ın son batman filminde de kötü adam olarak bane arkadaşımızı görüyoruz. onun da bir derdi var. diyor ki düzendi, adaletti derken otorite sahipleri halkın özgürlüklerini neyin çıtır çıtır yiyor. siz de halk olarak uyuyorsunuz. alın, ben düzeni, otoriteyi yıktım. güle güle kullanın. peki, güzel. fikir fena değil. ideal sahibi bir kötü adam. ama şöyle bir sıkıntı var. biliyoruz ki zaten bir kaç ay sonra bomba patlayacak. oradaki yeni düzenin hiçbir manası kalmayacak. dolayısıyla bane'in bu yaptığı sadece bir oyalamaca, göz boyama. düzenmiş, adaletmiş, sınıf bilinciymiş hiç umrunda değil. her şey sadece oyun. ortada ülkü, ideal falan yok.
hadi diyelim ki bane'in içindeki yok etme arzusu düzen yıkma, yenisini kurma arzusundan daha büyük. ne yapalım, öyle kabul ederiz biz de kendisini. yok etmeyi seviyor çocuk, mizaç. ama sonra anlıyoruz ki kendisi baştan beri talia al ghul için çalışan bir yancıymış. hatta sevgilisiymiş bunun. ne yaptıysa aşk için yapmış.
bunu yapma işte. tamam aşk iyidir, hoştur, kimi kötü adamlar için de güzel bir motivasyon olabilir ama bu filmin içine, bu şekilde katma. bane'e yapma bari. filmin başından beri izlediğimiz bütün düzen, otorite, devrim, özgürlük temalarını "her şey çok sevdiğimden be ağbi"ye bağlama. bane'i mecnun'a, kerem'e dönüştürme arkadaş.
filmin sonlarına kadar takdirle izlediğim bane'in bu aşk muhabbeti çıkınca baştan beri tüm hissetiklerim yalan oldu böylece. şahsi fikrim nolan'ın üçlemesi içinde two-face'le beraber(hatta karakterlere ayrılan zaman kıyaslandığında two-face'ten de fazla) hakkı verilmemiş kötü adamlardan biri olmuştur bane. o aşk olayı bitirmiş her şeyi.
karakterin işlenişinden memnun kalmamakla birlikte tom hardy'nin bane olarak iyi iş çıkardığını belirtmem lazım. sezar'ın hakkı sezar'a.
şimdi öncelikle, ben kötü adamın zeki, çevik ve ahlaksızını severim. "villain" dediğimiz adamların bir idealleri, bir amaçları, bir dertleri olmalı. o zaman "kötü adam karizması/ çekiciliği" denen şeye sahip oluyorlar. mesela başka filmlere dalmadan batman üzerinden gidersek joker düzenin düşmanı, kaosun kan kardeşi bir adamdır ve amacı bulunduğu yere mutlak kaosu getirmektir. ya da two-face(filmde çok üstünkörü işlense de), yaşadıklarından sonra öğrenir ki bir insanın yaşadıkları, yaptıkları, neden oldukları ve başına gelenler kişinin iradesiyle alakalı gibi görünse de, değildir. asıl etmen şanstır. two-face bilir ki iyilik yapan her zaman iyilik bulmaz, kötülük yapanın her zaman cezasını çekmediği gibi. şans, evrenin umursamaz tanrısıdır ve kime isterse ona güler.
işte "villain"lar "gözlerimden ışın çıkarabiliyorum, bu yüzden dünyayı ele geçirmeliyim"den ziyade yukarıda saydığım tür dertleri olduğu zaman daha ilgi çekici oluyorlar bana göre. nolan'ın son batman filminde de kötü adam olarak bane arkadaşımızı görüyoruz. onun da bir derdi var. diyor ki düzendi, adaletti derken otorite sahipleri halkın özgürlüklerini neyin çıtır çıtır yiyor. siz de halk olarak uyuyorsunuz. alın, ben düzeni, otoriteyi yıktım. güle güle kullanın. peki, güzel. fikir fena değil. ideal sahibi bir kötü adam. ama şöyle bir sıkıntı var. biliyoruz ki zaten bir kaç ay sonra bomba patlayacak. oradaki yeni düzenin hiçbir manası kalmayacak. dolayısıyla bane'in bu yaptığı sadece bir oyalamaca, göz boyama. düzenmiş, adaletmiş, sınıf bilinciymiş hiç umrunda değil. her şey sadece oyun. ortada ülkü, ideal falan yok.
hadi diyelim ki bane'in içindeki yok etme arzusu düzen yıkma, yenisini kurma arzusundan daha büyük. ne yapalım, öyle kabul ederiz biz de kendisini. yok etmeyi seviyor çocuk, mizaç. ama sonra anlıyoruz ki kendisi baştan beri talia al ghul için çalışan bir yancıymış. hatta sevgilisiymiş bunun. ne yaptıysa aşk için yapmış.
bunu yapma işte. tamam aşk iyidir, hoştur, kimi kötü adamlar için de güzel bir motivasyon olabilir ama bu filmin içine, bu şekilde katma. bane'e yapma bari. filmin başından beri izlediğimiz bütün düzen, otorite, devrim, özgürlük temalarını "her şey çok sevdiğimden be ağbi"ye bağlama. bane'i mecnun'a, kerem'e dönüştürme arkadaş.
filmin sonlarına kadar takdirle izlediğim bane'in bu aşk muhabbeti çıkınca baştan beri tüm hissetiklerim yalan oldu böylece. şahsi fikrim nolan'ın üçlemesi içinde two-face'le beraber(hatta karakterlere ayrılan zaman kıyaslandığında two-face'ten de fazla) hakkı verilmemiş kötü adamlardan biri olmuştur bane. o aşk olayı bitirmiş her şeyi.
karakterin işlenişinden memnun kalmamakla birlikte tom hardy'nin bane olarak iyi iş çıkardığını belirtmem lazım. sezar'ın hakkı sezar'a.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar