bugün

ankara

bir anda şiddetlenen yağmurunun pencereden girmek suretiyle salonumu abartmıyorum 60 saniye içinde baştan aşağı suya gömdüğü şehir. peki diyeceksiniz neden pencereyi kapamadın a gerizekalı? çünkü pencereyle aramda ordan oraya zıplayan bir çekirge duruyordu ve ben zıplayangillerden çok korkarım. iki saatlik kovalamacanın ardından çekirge midir nedir zıplayan ve aynı zamanda uçangillerden bir canlı olan bu yaratığın hakkından gelmeyi ve parkeler kabarmadan iki kova suyu tahliye etmeyi başardım.

ah ankara, şu saydıklarımdan hiçbiri değil de hakkında düşünüp sana layık bir şey yazayım diye beklerken yaza yaza bunu yazmış olmak koydu işte. seninle ilgili ilk entrym bu mu olacaktı ha, bu zavallı yazıyı mı yazacaktım sana ilk?
© copyright 2005 - 2026