bugün
- arkadaşlar öldünüz mü7
- chatgpt varken bir sevgiliye ihtiyaç duymak18
- anal ilişki yaparsak hemoroid olur muyuz8
- atatürk'ün islam ile değil emevi diniyle savaşması3
- yapay zekayı destekleyen mallar4
- sabah menemen yaparken kış güneşi dinlemek3
- müslüm gürses'i herkesin sevmesi3
- nemlendirici krem19
- sikerim böyle hayatı deyip kırklareli ne yerleşmek12
- erkeklerin evlenmek istememe nedenleri13
- sabah erken kalkmanın erdem sayılması11
- clio klitorisin kısaltılmışıdır5
- src belgesi2
- kadir mısıroğlunun yezid hayranlığı2
- güne jelatinli ananas suyu ile başlamak2
- dabbe2
- mustafa sarıgül'ün babanızla arkadaş olması2
- öğretmenlerin teneffüse ihtiyacı olması5
- nissan micra kullanan erkek11
- kudüs üç semavi din için önemlidir3
- nev18
- herkes hakkını helal etsin sözlüğü bırakıyorum6
- eli üşüyen kızın elini nasıl ısıtırsın9
- seküler kesimden yeni carrefoursa'ya tokat41
- mony tontana birader2
- zorunlu askerlik ve liberteryan itiraz2
- disco disco gezen insan8
- türkiyenin insan haklarında dünya 143üncüsü olması17
- erkeğin kadından üstün olduğu gerçeği49
- katatespizartmasi12
- kedi tırnağı kesmek5
- sözlükte özel mesaj ile fotoğraf gönderememek24
- fon vurgunu56
- borsa 10 000 lere gidebilir mi2
- israil alpen2
- cinler6
- erlik4
- askerde özlenen şeyler8
- hırsıza verilmeyen ceza hırsızı teşviktir2
- suavi yle çorba içmeye gitmek2
- fon skandalının akp tabanındaki yankısı12
- sözlük erkeklerinin bicepsleri70
- ab'nin birliğe almadan önce 15 yıl deneme süresi2
- çocukluk arkadaşlığı11
- haklısın özür dilerim seni seviyorum diyen kadın4
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı55
- sadrazam torununun izmir'in üçte ikisini istemesi7
- günaydın arkadaşlar bugün nasılsınız11
- 2006'nın 20 sene önce olması8
- from gold from dust34
Almancada cemiyet, topluluk gibi anlamlara gelen Gemeinschaft, 2008 yılında mezuniyet filmi olarak çekilmiş bir animasyon kısası. Yönetmeniyse, istanbul Bilgi Üniversitesi Sinema Televizyon bölümünden o dönem mezun olan Özlem Akın. Kafkanın aynı adlı hikâyesinden ilham alınarak çekilen kısa film, beş kişilik bir arkadaş grubu üzerinden güzel bir statik toplum eleştirisi niteliği taşımaktadır.
Yönetmenin mizansen olarak muhtelif kuklalarla kurduğu köy yaşantısı ve bir dağın başındaki evde yaşamlarını sürdüren beş arkadaşın hâli, hiçbir diyalog olmadan anlatısını gerçekleştirmektedir. Sosyal yapılanmanın endüstrileşmiş toplum öncesindeki gelişimi ve ilişkiler ağı Gemeinschaftın içinde bir konuma sürüklenir. Beş arkadaş, birbirleriyle önceden yabancıdır, alışmışlık vardır ve birliktelik gelmiştir, lakin dışarıdan aile gözükürler. Önce yabancılaşmanın içinden kurtulmuşlar, sonraysa kendileri aralarında bir özümsemeyle şekillerini almışlar. Onların köydeki insanlardan farkı, hep birlikte aynı şekilde duygu tepkilerini yaşamaları ve hareket sahalarının birbirinden farklı olmamasıdır. Onlar kalabalıktır ama birdir, buna ihtiyaçları vardır. Diğerini daha doğrusu diğer bir deyişle bu toplumsal ilişkiye girebilecek bir başka kişi onların uyumunu bozacaktır. Uyumlarının bozulmalarını istemiyorlar, çünkü toplumun onlara atfettiği değer yargısı otarşiktir. Yetinmeleri bundandır. Cemaatlerinin bozulması, bir yabancının içlerine girmesiyle doğacak tehlike yargısı insan ilişkisinin kısıtlayıcı unsurları olabilmektedir.
Toplum hareketliliği sınırlıdır. Dayanışma, birliktelik duyguları baskındır. iradeleri beşten ziyade bir tekilliğe matuftur ki cemiyete katılmak isteyen altıncı kişinin hâli toplumun kendi yansımasıdır. irade kimi zaman elde edilemeyen bir olgudur. iradenin dışında kalanlar, mutlak bir nedensizliğin sonucuna katlanmak ve onu çekmek zorundadır. Filmde aşırıya kaçılmayarak vurgulanan tekrar, durağan, statik anlatım bu köy toplumunun pastoral yansımasıdır. Roller değişmemeli, statüler aynı kalmalı ve halk kendine ne dayatılmışsa onu yaşamalı, otarşik sürece aitlik bozulmamalıdır. Altıncı kişinin evin (cemiyetin) dışında kalması, huzursuzluğun sebebidir. Onlar, o beş kişi anlamsızca da olsa bir refah içindelerdi. Gayeleri birliktelikleri ve düzenleri, bir başkası değil. Dünya, kendini idare eder. Değişimin, dönüşümün onlar için felaket getireceği bilinip, bir diğerini toplum dışı etme, ezme, ayaklar altına alma, hiyerarşiyi zorla kullanma bilinci kodlanmıştır.
Yönetmenin mizansen olarak muhtelif kuklalarla kurduğu köy yaşantısı ve bir dağın başındaki evde yaşamlarını sürdüren beş arkadaşın hâli, hiçbir diyalog olmadan anlatısını gerçekleştirmektedir. Sosyal yapılanmanın endüstrileşmiş toplum öncesindeki gelişimi ve ilişkiler ağı Gemeinschaftın içinde bir konuma sürüklenir. Beş arkadaş, birbirleriyle önceden yabancıdır, alışmışlık vardır ve birliktelik gelmiştir, lakin dışarıdan aile gözükürler. Önce yabancılaşmanın içinden kurtulmuşlar, sonraysa kendileri aralarında bir özümsemeyle şekillerini almışlar. Onların köydeki insanlardan farkı, hep birlikte aynı şekilde duygu tepkilerini yaşamaları ve hareket sahalarının birbirinden farklı olmamasıdır. Onlar kalabalıktır ama birdir, buna ihtiyaçları vardır. Diğerini daha doğrusu diğer bir deyişle bu toplumsal ilişkiye girebilecek bir başka kişi onların uyumunu bozacaktır. Uyumlarının bozulmalarını istemiyorlar, çünkü toplumun onlara atfettiği değer yargısı otarşiktir. Yetinmeleri bundandır. Cemaatlerinin bozulması, bir yabancının içlerine girmesiyle doğacak tehlike yargısı insan ilişkisinin kısıtlayıcı unsurları olabilmektedir.
Toplum hareketliliği sınırlıdır. Dayanışma, birliktelik duyguları baskındır. iradeleri beşten ziyade bir tekilliğe matuftur ki cemiyete katılmak isteyen altıncı kişinin hâli toplumun kendi yansımasıdır. irade kimi zaman elde edilemeyen bir olgudur. iradenin dışında kalanlar, mutlak bir nedensizliğin sonucuna katlanmak ve onu çekmek zorundadır. Filmde aşırıya kaçılmayarak vurgulanan tekrar, durağan, statik anlatım bu köy toplumunun pastoral yansımasıdır. Roller değişmemeli, statüler aynı kalmalı ve halk kendine ne dayatılmışsa onu yaşamalı, otarşik sürece aitlik bozulmamalıdır. Altıncı kişinin evin (cemiyetin) dışında kalması, huzursuzluğun sebebidir. Onlar, o beş kişi anlamsızca da olsa bir refah içindelerdi. Gayeleri birliktelikleri ve düzenleri, bir başkası değil. Dünya, kendini idare eder. Değişimin, dönüşümün onlar için felaket getireceği bilinip, bir diğerini toplum dışı etme, ezme, ayaklar altına alma, hiyerarşiyi zorla kullanma bilinci kodlanmıştır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar