bugün
- true çaylak olsun kampanyası9
- ahmet sezer bey'in esprilerine gülmeyen insan5
- true'yi yedirmeyiz6
- vermio11
- en güzel sevişme5
- nervio35
- bu koyden olsam ne olacak18
- ahmet sezer bey15
- aylık 5 bin tl iyi para mıdır sorunsalı4
- zall'ın sözlükte bir kızla sevgili olması5
- kadınların dışarı çıkmasının tek amacı9
- anne3
- ak parti ve dem parti'nin terörsüz türkiye görüşme3
- sinsice kavga izleyen yazarlar8
- beni kim artılıyor amk5
- geceleri ne yapılır3
- bir organınızdan vazgeçmeniz gerekse7
- arkadaşlar hoşçakalın galiba silik yiyeceğim4
- namazında niyazında erkek5
- sözlükte kavga6
- bir kilo patatesin 50 lira olması7
- kasaba 7 bin tl vermek3
- nervio'nun 1 50 boyunda olması3
- velvet53
- 15 21 itibariyle duygu durumunuz6
- true'yi eskorta emanet etmek10
- gammazlar çetesi6
- pompacı kıza nasıl açılınır9
- herkesin bir şeye inanma zorunluluğu6
- yeni parti31
- true çaycı olsun kampanyası3
- tememda kenka nalaka13
- kasiyer kıza nasıl açılırım21
- market kasap pazar fiyatlarını öğrenmek2
- güne bir şarkı bırak7
- velvet geceleri napıyor sorunsalı12
- kızını zenci ile evlendiren baba2
- imamların maaşı çok diyen öğretmen9
- insan olmaya ceyrek kala18
- arkadaşlar sıkıldım2
- kavga eden yazarların öpüşüp barışması3
- benzetildiğiniz ünlü10
- yeni parti'nin iktidara yürüdüğü gerçeği2
- hastane randevusu6
- etnik müzik radyo2
- ideal erkek boyunun 1 84 olması14
- türkiye chp ile dünya devi ülke olacak4
- gammazlar göreve3
- tai lung6
- ben ahbap derneğine güveniyorum16
türkiye'de camiler üzerinden oyunlar oynamak daha mantıklı bir başlık olabilirdi. bende bunu çağrıştırdı. başlıyorum! atış serbest:
türkiye'de bir kavrama olduğundan daha fazla anlam yüklemek farzdır. mesela, nimetle şaka olmaz. sonra yerde duran portakal'la güzel bir şut çeken insan, aynı allah'ın yarattığı ekmeği en üst yere koyar. bir de öperek! halbuki portakal doğrudan eline geçerken ekmek belli işlemlerden geçmektedir. bular toplumsal ihtiyaçtan kaynaklanıyor sanırım. bununla beraber en fazla din denen kavram için insan dahi öldürürler.hem de ateş ile. oysa, savunduğu kavramı ne okumuş, ne araştırmış, ne sorgulamış, ne de gereklerini yerine getirmiştir. o sadece kelimenin savunucusudur ve kelimeye zarar verdirtmez.
neyse! konumuza gelelim. cami denilen ibadet yeri de sadece taş duvarlarla çevrili, içinde ayakkabı koymak için ayakkabılık ve yerde temiz tutulması gereken halı, tavana asılı çok büyük avize ve islamiyeti anlatacak yazılar ve tablolar, ve ibadet etmeyi kolaylaştıran bir mimari yapıya sahip bir yerdir. anlatırken bile ihtişamını kaybetmemesine özen gösterdim. ayrıca çok dini bütün -burada dindar kelimesini niye kullanmıyorum, bir düşün, sevgili dindar!- bir arkadaşımın sözüdür ki; "camiler dini anlatmaz. dini yaşatır".
şimdi belli bir kesimin siyasi amaçları için kullandığı camilerin üzerinden oyun oynayarak devlet yönetmek gibi bir şakaya kalkışan kimse, aslında kendini destekleyen kişilerin inancıyla dalga geçmektedir. evet! yıllarca türban ile dalga geçmesine rağmen kandırıldığını anlamayan halk, şimdi de "camiye ayakkabıyla girdiler. içki içtiler. mala vurdular." diyerek yine inanç sömürüsünü anlamamaktadır. bir kişi de demiyor ki, "arkadaş haklısın da bunun karşılığında benden ne istiyorsun? caminin karşılığı oy mu?".
unutmadan bir de türbanlı yakınına işeyenler var. ben yalan olduğunu düşünüyorum ve aklından neler geçtiğine dair şaşırıyorum.
türkiye'de bir kavrama olduğundan daha fazla anlam yüklemek farzdır. mesela, nimetle şaka olmaz. sonra yerde duran portakal'la güzel bir şut çeken insan, aynı allah'ın yarattığı ekmeği en üst yere koyar. bir de öperek! halbuki portakal doğrudan eline geçerken ekmek belli işlemlerden geçmektedir. bular toplumsal ihtiyaçtan kaynaklanıyor sanırım. bununla beraber en fazla din denen kavram için insan dahi öldürürler.hem de ateş ile. oysa, savunduğu kavramı ne okumuş, ne araştırmış, ne sorgulamış, ne de gereklerini yerine getirmiştir. o sadece kelimenin savunucusudur ve kelimeye zarar verdirtmez.
neyse! konumuza gelelim. cami denilen ibadet yeri de sadece taş duvarlarla çevrili, içinde ayakkabı koymak için ayakkabılık ve yerde temiz tutulması gereken halı, tavana asılı çok büyük avize ve islamiyeti anlatacak yazılar ve tablolar, ve ibadet etmeyi kolaylaştıran bir mimari yapıya sahip bir yerdir. anlatırken bile ihtişamını kaybetmemesine özen gösterdim. ayrıca çok dini bütün -burada dindar kelimesini niye kullanmıyorum, bir düşün, sevgili dindar!- bir arkadaşımın sözüdür ki; "camiler dini anlatmaz. dini yaşatır".
şimdi belli bir kesimin siyasi amaçları için kullandığı camilerin üzerinden oyun oynayarak devlet yönetmek gibi bir şakaya kalkışan kimse, aslında kendini destekleyen kişilerin inancıyla dalga geçmektedir. evet! yıllarca türban ile dalga geçmesine rağmen kandırıldığını anlamayan halk, şimdi de "camiye ayakkabıyla girdiler. içki içtiler. mala vurdular." diyerek yine inanç sömürüsünü anlamamaktadır. bir kişi de demiyor ki, "arkadaş haklısın da bunun karşılığında benden ne istiyorsun? caminin karşılığı oy mu?".
unutmadan bir de türbanlı yakınına işeyenler var. ben yalan olduğunu düşünüyorum ve aklından neler geçtiğine dair şaşırıyorum.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar