bugün
- birine geç kalmak7
- seni ne mutlu eder sorusu6
- yazarların on üzerinden komiklikleri47
- üstteki yazar gözünde nasıl canlanıyor7
- cayır cayır yanan kız13
- güvenli bir omuz arar bazen insan4
- insanlardan nefret etmek8
- larisalisa10
- m r e r e c t o12
- eve atılan kızın ekşici çıkması4
- yer sofrası5
- uludağ sözlük discord grubu7
- bruce lee4
- sinir krizi geçirmek3
- zall in yaptigi gammaz anketi15
- yalnızlık güç değildir4
- satranç haram yasaklansın17
- çocuğum olmuyor ne yapmalıyım4
- afganistan islam emirliği4
- beyazsemsiyeliyabanci48
- güzel bir kadını terk etmek5
- escort2
- gir içime hünharca12
- neden bu kadar sevildiği anlaşılamayan şeyler7
- filmlerde dövülen adamın güçlenip geri dönmesi3
- tarihte kürşad diye birinin hiç yaşamaması2
- şişman kezoyu eskrim hamleleri ile zayıflatmak4
- arkadaşlar bakar mısınız8
- gitara rastgele vurunca caz olması2
- ezandan rahatsız olan kadın sanatçı12
- aylık 338 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
- park sorunu6
- 1 milyar tl loto ikramiyesi çıkan şanslı vatandaş3
- timsah4
- aşkım daha önce hiç patlıcan yemedim diyen kız2
- anayasa değişiklik paketi3
- sözlükte erkekleri istemiyoruz18
- gelişin yaşamak kadar güzel bana5
- dul kalmak4
- 2014 öncesinde feto'ya küfretmek8
- çocukken alınamayan şeyleri büyüyünce almak10
- kaslı erkek isteyen şişman kız4
- 7 haziran 2026 büyük sözlük ifşası32
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle63
- 2026 dünya kupası9
- kürt mutfağı7
- suca suruklenen cocuk6
- dönere asgari 200 gr porsiyon sınırı gerekliliği4
- gocu43
- müzik haramdır5
4 saat önce benim üzerimde de yapılan bir girişim. herkes gibi kaçıyordum ve biber gazı olmayan gazın etkisine dayanamayıp, montrönün oradaki mcdonalds'a sığındım. biraz nefes alabileceğim diye sevinmiştim bir an için fakat gözümü açtığımda benim arkamdan bir grup polis girdi herkesi dışarı çıkarttı. dışarısı polis kaynıyordu tüm eylemciler kaçmış biz kalmıştık.
dışarı çıkartılan herkesi boy sırası gibi dizdirdiler. sanırım bir üst düzey polisdi "ellerinizi açın!" dedi. ellerimize bakarak taş atıp yada atmadığımızı anlayabiliyormuş bizim polisimiz. karşımızda eli joplu ve demir sopalı sivil giyimli insanlar bizi izliyordu. sırada yanımda iri cüsseli 2 metre boylarında bir adam ağlıyordu, tirtir titriyordum bende. elleri kontrol eden polis kafasına göre sıradaki insanlara bağırıp joplarıyla vuruyorlardı. el kontrolünde sıra bana geldi. ellerim olduğundan da temizdi baktığımda şaşırdım. taş atmamıştım ön safhalarda hiç bulunmamıştım. elimde süt dolu pet şişeden başka hiçbirşey taşımamıştım.
sonra sıra bana geldi. soru soruyorlardı ardından kendileri cevaplıyorlardı, "bu el ne!?" dedi tükürükleriyle bağıran polis. ardından "taş mı atıyorsun lan bize, şerefsiz!" dedi ve demesiyle birlikte ne olduğunu şaşırdım. bir kaç saniye içerisinde o gözümüzü korkutan elleri demir sopalı gençler ve polisler beni güzelce sopaladılar. olay meydan dayağına dönüyor gibiydi. sırtıma, kollarıma, bacaklarıma vurdular. en son birisi dizime vurdu yere düştüm. "imdat!!!" diye bağırdım istemsizce. gereksiz bir bağırmaydı, kim gelicekti ki beni kurtarmaya? yerde kentimi top şekline soktum, tekmeliyorlardı. sonra yine bir rütbeli polisti sanırım geldi ve kaldırdı beni. "tamamdır, bende." dedi artık vurmayı kesin gibisinden. ama kimsenin umrunda değildi arkada kalan panzerlere doğru götürüyorlardı beni, sanırım gözaltı için. yolda ne kadar bir polisin yanından geçsek her türlü şekilde vuruyorlardı. en son birisi arkamdan testislerime vurdu. kendi kendime "ben ne yapıyorum dedim". çıldırmıştım, kanlarımdaki adrenalini gerçekten hissediyordum. o kadar dayak yemiştim ama hiç birşey hissetmiyordum. son vuruş beni çileden çıkardı. polise ne yaptığımı tam hatırlamıyorum ama kolumu bırakmak zorunda kaldı. tişörtüm tamamen yırtılmıştı, şortumda delikdeşikti deli gibi küfür ederek koştum mcdonalds'a doğru tekrar, fakat bu sefer yanımdan geçtiklerim eylemciler yerine polisler ve anlam veremediğim insanlar vardı. kalabalığı gördüm, hem karşıdan eylemciler şişe ve taş atıyor hem de arkadan polis gaz ve taş atıyordu. köşeden köşeden hayatımın en hızlı koşusuyla koştum sokakta. arkamdan kimse gelmiyordu ben de artık durdum ve oturdum.
izmir polisi çıldırmış, yüzleri nefret dolu. şimdiyse acıdan uyuyamıyorum, her tarafımda şiş ve içi kan dolu su topları var. bana böyle vuranların hesabını kim verecek diyorum cevapsızca.
dışarı çıkartılan herkesi boy sırası gibi dizdirdiler. sanırım bir üst düzey polisdi "ellerinizi açın!" dedi. ellerimize bakarak taş atıp yada atmadığımızı anlayabiliyormuş bizim polisimiz. karşımızda eli joplu ve demir sopalı sivil giyimli insanlar bizi izliyordu. sırada yanımda iri cüsseli 2 metre boylarında bir adam ağlıyordu, tirtir titriyordum bende. elleri kontrol eden polis kafasına göre sıradaki insanlara bağırıp joplarıyla vuruyorlardı. el kontrolünde sıra bana geldi. ellerim olduğundan da temizdi baktığımda şaşırdım. taş atmamıştım ön safhalarda hiç bulunmamıştım. elimde süt dolu pet şişeden başka hiçbirşey taşımamıştım.
sonra sıra bana geldi. soru soruyorlardı ardından kendileri cevaplıyorlardı, "bu el ne!?" dedi tükürükleriyle bağıran polis. ardından "taş mı atıyorsun lan bize, şerefsiz!" dedi ve demesiyle birlikte ne olduğunu şaşırdım. bir kaç saniye içerisinde o gözümüzü korkutan elleri demir sopalı gençler ve polisler beni güzelce sopaladılar. olay meydan dayağına dönüyor gibiydi. sırtıma, kollarıma, bacaklarıma vurdular. en son birisi dizime vurdu yere düştüm. "imdat!!!" diye bağırdım istemsizce. gereksiz bir bağırmaydı, kim gelicekti ki beni kurtarmaya? yerde kentimi top şekline soktum, tekmeliyorlardı. sonra yine bir rütbeli polisti sanırım geldi ve kaldırdı beni. "tamamdır, bende." dedi artık vurmayı kesin gibisinden. ama kimsenin umrunda değildi arkada kalan panzerlere doğru götürüyorlardı beni, sanırım gözaltı için. yolda ne kadar bir polisin yanından geçsek her türlü şekilde vuruyorlardı. en son birisi arkamdan testislerime vurdu. kendi kendime "ben ne yapıyorum dedim". çıldırmıştım, kanlarımdaki adrenalini gerçekten hissediyordum. o kadar dayak yemiştim ama hiç birşey hissetmiyordum. son vuruş beni çileden çıkardı. polise ne yaptığımı tam hatırlamıyorum ama kolumu bırakmak zorunda kaldı. tişörtüm tamamen yırtılmıştı, şortumda delikdeşikti deli gibi küfür ederek koştum mcdonalds'a doğru tekrar, fakat bu sefer yanımdan geçtiklerim eylemciler yerine polisler ve anlam veremediğim insanlar vardı. kalabalığı gördüm, hem karşıdan eylemciler şişe ve taş atıyor hem de arkadan polis gaz ve taş atıyordu. köşeden köşeden hayatımın en hızlı koşusuyla koştum sokakta. arkamdan kimse gelmiyordu ben de artık durdum ve oturdum.
izmir polisi çıldırmış, yüzleri nefret dolu. şimdiyse acıdan uyuyamıyorum, her tarafımda şiş ve içi kan dolu su topları var. bana böyle vuranların hesabını kim verecek diyorum cevapsızca.
Gündemdeki Haberler
güncel Önemli Başlıklar
