bugün
- nervio'nun peşinden koşan yazarlar9
- nervio'ya evlenme teklif etmek30
- sözlükte götü çok kaldırılmış kızlar7
- rusyada neden kızlar şımarık değil sorunsalı6
- kitapçıda dakikalarca vakit geçiren dallama7
- en son ne aldınız13
- sözlük kızlarının çorapları5
- sözlükte kimseye zararı olmayan yazar17
- vajinaya dil atmak12
- instagram da artan erotizm sebebi10
- uludağ sözlük te yazar olabilme kriterleri5
- 2026 baro seçimleri3
- kars ardahan ığdır5
- dudaktan öpüşmek neden seksle bağlantılı9
- sinemada yiyişen sevgililer9
- nervio abla13
- ayak sevecek kadar abaza olmak10
- uyuyan çocuğu uyandırmak4
- bir sözlük kızının çoraplarını hediye olarak almak2
- sözlükteki gizli geyi ifşalıyorum13
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı73
- insan olmaya ceyrek kala5
- seçimi ekepe kazanır muhalif sevinir2
- kuru amlı10
- birbiriyle çiftleşecek uludağ sözlük yazarları12
- ümit kocasakal20
- ayağa boşmalmak10
- seri oylayınca hoşlanıyor sanan tipler8
- galatasaray'ın fenere koyması normalleşmesi6
- başlayabilmek5
- eti canga3
- okuduğu kitaplardan bilgiler vermek2
- uludağ yönetimi sözlük kızlarını banlama kararı7
- nervio tarzı entry girmek24
- kitap okumanın hiçbir faydasının olmaması19
- dizileri sokaktaki insanlar oynasın2
- sözlük ayağa düştü4
- traveler pp sindeki kedi2
- xvala bere2
- ayakçı ve patici yazarlar derneği7
- mine koşan3
- ibrahim tatlıses3
- binyamin netanyahu2
- nişanlının annesine anne diyememe sorunsalı5
- güney kore34
- ismail kartal21
- 30 ilde daltonlar operasyonu 85 gözaltı3
- hoppidi hoppidi zıplayan ayak gifleri veritabanı4
- son buluşmada hesabı kim öder5
- şemsiye taşıyan erkekte gizli eşcinsellik vardır6
alnı pek çıkık olduğundna dolayı ''stirner''(çıkıkalın) diye adlandırılmış, çağında yaşadığı diğer anarşistlere göre oldukça farklı fikirler ortaya atan alman bireyci düşünürdür. insan varoluşunun temeline egoizmi koyar, bu nedenle diğer kollektivistlerle ya da kollektivist yapıda hareket edenlerle veyahut da diğer bireylerle çatışma içinde olan aynı zamanda buna dayalı olarak genel refaha dair konularda diğer bireycilerle işbirliği içersinde bir egoistler birliği düşünür. aslına bakılırsa, stirner belirli bir dönem etkili olmasına rağmen bu fazla sürmemiştir, ama daha sonra nietzsche'nin gündeme getirmesi ile ünü artmıştır.
onun anarşistlerle olan ortak yanı eleştri ve devlete başkaldırıp onu ortadankaldırma babındadır.(bunu ortadan kaldırıp egoistler birliğini kuracağını ortaya sürer, çünkü stirnere'e göre devlet hiçkimsenin kendi iradesine sahip olmamasını gerekli kılar bu da düşünceyi dondurur tabi bu da egoist ile devlet arasındaki bir savaşın başlangıcı olarak addedilir) yoksa en ufak kollektivizmden bile tiksinir. ama egoistler birliği olarak ifade edilen fikrinde bir eşitlik sözkonususudur bununla birlikte o da kurutluşu yapım da değil yıkımda görür. yani mevcut kurumların yıkılmasında. buna dayalı olarak da suç ve cinayet kavramları yüceltilir. ama gerçek hayatı ile ortaya attığı düşünceler arasında bazı fikiradamlarında gördüğümüz tezat durumlar da haliyle vardır. misal, kafka da konuşma konusunda o kadar yetenekli bir insan olmamasına rağmen, yazma konusunda da kendisi ile pek rekabet edilecek bir cinsten yazar değildir fikrimce.
esas fikirlerinin oluşum safhası ve bu raddeye gelmesinde etkili olan ise genç hegelcilerin(bauer kardeşler) onu tartışmak için düzenledikleri tartışma gruplarıdır. aynı zamanda bu tartışma gruplarının müdavimleri arasında marx ve engels de bulunmaktadır. bununla birlikte, en önemli eseri olan ''ego and his own'' da da ne marx'ı kabul eder ne de engels'i onları bırakın proudhon'u bile rededer. çünkü onun ideolojisi hemen hemen tüm kurumları yok eder, devlet ve din bunların başlıcalarıdır.
bireyin kendini gerçekleştirmesi için onun düşüncelerinin merkezine arzu ve ihtiyaçları koyar bunun yanında yapay kurumların hepsini temel düzeye indirger ve insan egosunu temel yasa olarak ilan eder bununla da kalmaz hak kavramı da egonun gücü altında ezilir. özgürlük hakkında şu fikirleir dikkat çekicidir:
''kurtulmuş olduğum şeyden özgürüm, iktidarım içinde olan şey ya da denetlediğim şeyin sahibiyim.kendime nasıl sahip olacağımı bilrsem ve kendimi başkalarına emanet etmezsem ben her zaman ve her koşulda kendimim''(çeviri Alev Türker'e aittir)
devlet ortadan kalktıktan sonra bir güç gösterisi zamanıdır. ortada ne hak vardır ne de ahlak, daha doğrusu sosyal darvinizmin insanlar dünyasındaki gerçekleşmesi gibi. ama bir noktada yumuşar-açıkça söylemek gerekirse bu beklenti dahilinde değil-kendini gerçekleştirdikten sonra(daha doğrusu kendi içersindeki egoizmi), ihtiyacından fazla almasının insan için bir felaket olacağını söyler.(bu da katliam ve kişiler arası çatışmada felaketleri azaltacağına inanır) buna dair ne sınır koyar bilmiyorum çünkü insan egosu bitmnmez tükenmez bir okyanus gibidir. ama ne kadar da kollektivizme karşı olunsa da bireyler arası birlik yadsınmaz biraz da pragmatik açıdan bakılır ve özgürce birleşilip özgürce ayrılmaktan söz eder stirner. toplumun yerine bu çeşit bir birliği ikame eder, onunda topluma dair inancında freud'un kitle psikolojisi olarAk tarif ettiği çıkarımlara benzetebiliriz. bunun yanında topluma dair breyin ödevinden bahseder, ama birliğe karşı sorumlu değildir topluma olduğu kadar.
ama suça dair telkinler yapması bana kalırsa belki de stirner in en eleştirel yanlarındna birisi denilebilir. buna dair olarak da devletle olan mücadele de suçun övülmesi ve telkin edilmesi söz konusudur. çünkü egoist kendisini suç ile ortaya koyar. ama anarşist şiddet eylemlerinde stirner'i suçlamanın bir anlamı yoktur, bunun için biraz da dostoyevski'nin ecinnilerindeki bir karakter kopyası olan bakunin'in bir dönem kankalığını yapmış Naçayev'e gitmek gerekir.
mülkiyet sorununa da şiddet yolları ile sahip olunacağını belirtir, bu konuda da devrimden ziyade isyanı destekler. devrim daha toplumsal olmakla birlikte, daha fazla evrilmeyi daha doğrusu yeni düzenlemeleri hedefler. stirner'in isyanının amacı bu değildir. kişiseldir ve kelimenin tam anlamı ile egoisttir.
onun anarşistlerle olan ortak yanı eleştri ve devlete başkaldırıp onu ortadankaldırma babındadır.(bunu ortadan kaldırıp egoistler birliğini kuracağını ortaya sürer, çünkü stirnere'e göre devlet hiçkimsenin kendi iradesine sahip olmamasını gerekli kılar bu da düşünceyi dondurur tabi bu da egoist ile devlet arasındaki bir savaşın başlangıcı olarak addedilir) yoksa en ufak kollektivizmden bile tiksinir. ama egoistler birliği olarak ifade edilen fikrinde bir eşitlik sözkonususudur bununla birlikte o da kurutluşu yapım da değil yıkımda görür. yani mevcut kurumların yıkılmasında. buna dayalı olarak da suç ve cinayet kavramları yüceltilir. ama gerçek hayatı ile ortaya attığı düşünceler arasında bazı fikiradamlarında gördüğümüz tezat durumlar da haliyle vardır. misal, kafka da konuşma konusunda o kadar yetenekli bir insan olmamasına rağmen, yazma konusunda da kendisi ile pek rekabet edilecek bir cinsten yazar değildir fikrimce.
esas fikirlerinin oluşum safhası ve bu raddeye gelmesinde etkili olan ise genç hegelcilerin(bauer kardeşler) onu tartışmak için düzenledikleri tartışma gruplarıdır. aynı zamanda bu tartışma gruplarının müdavimleri arasında marx ve engels de bulunmaktadır. bununla birlikte, en önemli eseri olan ''ego and his own'' da da ne marx'ı kabul eder ne de engels'i onları bırakın proudhon'u bile rededer. çünkü onun ideolojisi hemen hemen tüm kurumları yok eder, devlet ve din bunların başlıcalarıdır.
bireyin kendini gerçekleştirmesi için onun düşüncelerinin merkezine arzu ve ihtiyaçları koyar bunun yanında yapay kurumların hepsini temel düzeye indirger ve insan egosunu temel yasa olarak ilan eder bununla da kalmaz hak kavramı da egonun gücü altında ezilir. özgürlük hakkında şu fikirleir dikkat çekicidir:
''kurtulmuş olduğum şeyden özgürüm, iktidarım içinde olan şey ya da denetlediğim şeyin sahibiyim.kendime nasıl sahip olacağımı bilrsem ve kendimi başkalarına emanet etmezsem ben her zaman ve her koşulda kendimim''(çeviri Alev Türker'e aittir)
devlet ortadan kalktıktan sonra bir güç gösterisi zamanıdır. ortada ne hak vardır ne de ahlak, daha doğrusu sosyal darvinizmin insanlar dünyasındaki gerçekleşmesi gibi. ama bir noktada yumuşar-açıkça söylemek gerekirse bu beklenti dahilinde değil-kendini gerçekleştirdikten sonra(daha doğrusu kendi içersindeki egoizmi), ihtiyacından fazla almasının insan için bir felaket olacağını söyler.(bu da katliam ve kişiler arası çatışmada felaketleri azaltacağına inanır) buna dair ne sınır koyar bilmiyorum çünkü insan egosu bitmnmez tükenmez bir okyanus gibidir. ama ne kadar da kollektivizme karşı olunsa da bireyler arası birlik yadsınmaz biraz da pragmatik açıdan bakılır ve özgürce birleşilip özgürce ayrılmaktan söz eder stirner. toplumun yerine bu çeşit bir birliği ikame eder, onunda topluma dair inancında freud'un kitle psikolojisi olarAk tarif ettiği çıkarımlara benzetebiliriz. bunun yanında topluma dair breyin ödevinden bahseder, ama birliğe karşı sorumlu değildir topluma olduğu kadar.
ama suça dair telkinler yapması bana kalırsa belki de stirner in en eleştirel yanlarındna birisi denilebilir. buna dair olarak da devletle olan mücadele de suçun övülmesi ve telkin edilmesi söz konusudur. çünkü egoist kendisini suç ile ortaya koyar. ama anarşist şiddet eylemlerinde stirner'i suçlamanın bir anlamı yoktur, bunun için biraz da dostoyevski'nin ecinnilerindeki bir karakter kopyası olan bakunin'in bir dönem kankalığını yapmış Naçayev'e gitmek gerekir.
mülkiyet sorununa da şiddet yolları ile sahip olunacağını belirtir, bu konuda da devrimden ziyade isyanı destekler. devrim daha toplumsal olmakla birlikte, daha fazla evrilmeyi daha doğrusu yeni düzenlemeleri hedefler. stirner'in isyanının amacı bu değildir. kişiseldir ve kelimenin tam anlamı ile egoisttir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar