bugün
- s'i l v'e r m'i s t'in mutfağına konuk olmak7
- tevratta anlatılan ensest ilişki12
- yemek yapmayı bilen yazarlar bakabilir mi7
- 60 kilo üzeri kızlar sözlükten çıksın4
- arkadaşlar ben hamaratsız mıyım3
- akp seçmeni12
- hamsili cilt kremi6
- fatma betül sayan kaya ağlıyor3
- sözlüğün girişine tartı koymak2
- plaza dili ve edebiyatı3
- arkadaşlar ne pişirsem2
- tavuk şiş2
- lor peyniri fit kek2
- zorba arkadaşlar3
- soyadı ak ile başlayan kişilerin kötü olması2
- ahmet san5
- anın görüntüsü14
- sabahları nefret edilen şeyler8
- 4 ekim 20263
- internet6
- mehmet aslantuğ2
- ağrı kesici kullanamamak2
- fatma betül sayan kaya39
- kuran da ali imran ve amram ailesi2
- flört uygulamalarında eşleşme algoritması5
- kız troller12
- anneanne2
- katatespizartmasi2
- kalabalığı seviyor musunuz13
- telefonların kullanıcıları dinlediği iddiası4
- telefon rehberinde bir kişi olması2
- instagram kızlar içindir3
- azerbaycan5
- göz teması kuramama5
- aşk5
- sözlük yazarlarının saatleri3
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı19
- torpille ünlü olanlar4
- manifest3
- mustafa sandal'ın gündemde olması5
- e ticaretin serbest piyasaya göre pahalı olması3
- müzik grupları2
- 4 ekim 2026 azerbaycan litvanya maçı2
- true'ya özgürlük5
- günün sözü3
- game factory2
- dede sözleri2
- kedilerin yedigi ilginc seyler17
- tekerlek toplayan cocuk14
- adını bile bilmediğin bir sözlük kızına aşık olmak13
tanım: ''-e girmek'' yardımcı eylemiyle birlikte kullanıldığında alemlerin kitabı kur'an-ı kerim'in emirlerinden biri olan, aslının sadece kelimenin kavram olarak bahsinin edilip edilmediğine bakmanın değil, uygulamanın olduğu eylemdir. ve kapsamlıca ele alacak olursak yalnızca kadınlar için geçerliliği yoktur. ''mahrem'' statüsüne giren beden kısımları değişmek suretiyle erkekler için de geçerlidir.
bu birtakım naçizane fıkhi tanımlamalardan sonra asıl açıklık ya da çözüm getirilmesi gereken alt başlık ise ''türban, siyasi simge, parti, rant, baskı, yobazlık'' gibi bilimum kavramlar aslında.
zira.
hepimiz insanları genellemeye o kadar alışmışız ki yıllardır, bir kısım insan bu ''kapanma'' işini sadece ranta, bir kısmı sadece siyasete -ve hatta artık sadece akp'ye- bağlama eğiliminde.
umarım ölmeden kimsenin kimseyi dış görünüşüyle yargılamadığını bir dakika da olsa hissedebilirim.
evet, ben kapalıyım. ve hatta daha yeni tesettüre girdiğimi söyleyebilirim. çok şükür ki kimseden olumsuz bir tepki, bir beyanat, efendime söyleyeyim, bir bakış almadım. ha alsam ne olur? sadece içim burulur biraz, ''insanın insanı yargılamaya cüreti olamayacağını bir anlayamadık.'' diye haddim olmayarak hayıflanırım.
belki olacak, karşıdan gelirken beni gerizekalının teki ya da yürüyen bir ''ampul'' olarak görenler olacak. önceden karşıdan gelen bir altı ok, ne bileyim bir parka, bir kırmızı kaşkol falan gibi görebilenlerin olduğu ihtimali gibi.
inanın, hiç önemli değil. şu hep bahsini ettiğimiz ''huzur'' var ya, onun aslını tattıktan sonra hiç önemli değil. ''canları sağ olsun be.'' diyebilmeye mutlu olabilmek önemli olan.
bunları sözlüğe yazıp kimin eksileyeceğini umursamadan benimle aynı şeyleri hissedebilenlerin olduğunu bilmek bir de önemli olan.
kimse bana baskı yapmadı, ailede tek ''kapalı'' benim şu anda. dedem emekli müftü, bu yaşıma kadar canından çok sevdi beni; açığım diye az sevmedi. günün birinde ağzımdan çıkıveren ''ben kapanıyorum.'' sözleri elbette çok mutlu etmiştir. ama en çok içimde bir yerlerde sürekli beni kollayan idm, egom ve süperego denen vicdanımdan, -bu konuda en azından- vicdanım kazandığı için çok mutluyum ben asıl.
sadece o'nun rızası olduğu için.
bu kadar.
bu birtakım naçizane fıkhi tanımlamalardan sonra asıl açıklık ya da çözüm getirilmesi gereken alt başlık ise ''türban, siyasi simge, parti, rant, baskı, yobazlık'' gibi bilimum kavramlar aslında.
zira.
hepimiz insanları genellemeye o kadar alışmışız ki yıllardır, bir kısım insan bu ''kapanma'' işini sadece ranta, bir kısmı sadece siyasete -ve hatta artık sadece akp'ye- bağlama eğiliminde.
umarım ölmeden kimsenin kimseyi dış görünüşüyle yargılamadığını bir dakika da olsa hissedebilirim.
evet, ben kapalıyım. ve hatta daha yeni tesettüre girdiğimi söyleyebilirim. çok şükür ki kimseden olumsuz bir tepki, bir beyanat, efendime söyleyeyim, bir bakış almadım. ha alsam ne olur? sadece içim burulur biraz, ''insanın insanı yargılamaya cüreti olamayacağını bir anlayamadık.'' diye haddim olmayarak hayıflanırım.
belki olacak, karşıdan gelirken beni gerizekalının teki ya da yürüyen bir ''ampul'' olarak görenler olacak. önceden karşıdan gelen bir altı ok, ne bileyim bir parka, bir kırmızı kaşkol falan gibi görebilenlerin olduğu ihtimali gibi.
inanın, hiç önemli değil. şu hep bahsini ettiğimiz ''huzur'' var ya, onun aslını tattıktan sonra hiç önemli değil. ''canları sağ olsun be.'' diyebilmeye mutlu olabilmek önemli olan.
bunları sözlüğe yazıp kimin eksileyeceğini umursamadan benimle aynı şeyleri hissedebilenlerin olduğunu bilmek bir de önemli olan.
kimse bana baskı yapmadı, ailede tek ''kapalı'' benim şu anda. dedem emekli müftü, bu yaşıma kadar canından çok sevdi beni; açığım diye az sevmedi. günün birinde ağzımdan çıkıveren ''ben kapanıyorum.'' sözleri elbette çok mutlu etmiştir. ama en çok içimde bir yerlerde sürekli beni kollayan idm, egom ve süperego denen vicdanımdan, -bu konuda en azından- vicdanım kazandığı için çok mutluyum ben asıl.
sadece o'nun rızası olduğu için.
bu kadar.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar