bugün
- 20 eylül 2026 amedspor beşiktaş maçı26
- cizre de havai fişek nedeniyle yangın2
- koca koca adamların stanley termosla gezmesi11
- ölümden korkuyor musunuz25
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri52
- gecenin şarkısı12
- 20 eylül 2026 fenerbahçe eyüpspor maçı14
- askerde sahip olunan en büyük lüks17
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı36
- habire1219
- adana saimbeylide deprem3
- mustafa kemal atatürk ün boyu3
- size göre akp'nin en büyük ihaneti hangisi15
- her biji amed8
- depresyon6
- amedspor'un süper ligin lideri olması13
- sözlüğün canlandırılması için yapılması gerekenler7
- camilerin propaganda üssüne dönüşmesi15
- uçan arabalar neden çıkmadı6
- 0 0 719
- pazar gecesi sözlükte 900 online yazar olması5
- kabe de filistin bayrağının yasaklanması11
- dualarımız bu akşam beşiktaş ile10
- laik ülkeyi dinciler yönetirse14
- z kuşağı kızlarının escort gibi olması7
- türk düşmanı piçler9
- amed sporlu bir kızı hoplatmak6
- sıfır atık vakfı11
- trabzonspor'un amedspor'u lider yapması5
- hamburgerin içindeki domates2
- claudian clouds33
- kant ın ödev ahlakı2
- sydney sweeney2
- sözlükteki sinsi köpekler8
- hiç fuhuş yaptınız mı6
- evrene enerji gönderen müslüman9
- yalnız yaşayan erkek özellikleri7
- sözlük kızlarının kekleri24
- fusya semsiyeli yabanci25
- cop318
- sokak köpeklerinin saldırısına uğramak3
- morkstar3
- vedat muriqi5
- bilerek ponziye dahil olmak7
- true ile sevişmek5
- kadir inanır'ın mirası8
- samed ağırbaş7
- anın görüntüsü22
- sarışın kızlar4
- atatürk diyor ki6
zerrin üç yıldır beraber olduğu, canından çok sevdiği mahir'den ayrılmak için her zaman gittikleri meteoroloji sırtlarındaki parkı seçmişti. telefonda ''parkımıza gel'' demiş, lafı fazla uzatmamıştı. sonra hala parkımız dediğini düşünüp ağlamıştı.
mahir aylardır aralarında geçen tartışmaların sebebinin kendisi olduğunu biliyor, ne derse desin zerrin'in geri dönmeyeceğini hissediyordu. içindeki kocaman boşluk ve acı da bu yüzdendi. ''o'' gitmişti artık. fakat her zamanki inceliğiyle bunu yüzüne söylemek istiyordu. bu son buluşma isteğine başka bir anlam yükleyememek onu daha da fazla mutsuz etmişti.
parka gittiğinde onu son kez göreceğini bilmenin paniğiyle ve aşık insanların bencilliğiyle ona son bir hediye almak istemişti. o hediye, unutulmaz ve can yakıcı olmalıydı. bir yandan da zerrin'e hediye almanın beyhude ve aşırı bir davranış olduğunu da biliyordu.
bir anda aklına, ablasının eski sevgilisinden alıp kitap aralarında sakladığı çiçekler geldi. kadınlar hatıralarına değer veriyorlardı. böylece onun kendini unutmasını engelleyemese de birgün hatırlamasını garantilerdi.
- ne kadar zavallıyım...
diye söylenerek özenle son buluşmasına hazırlandı.
parka giderken mahir'in yüzü yolda aldığı sarı güllerden de solgundu.
ondan önce gelen zerrin'in çiçekleri aldıktan sonraki ilk cümlesi ''fazla kalamıycam'' olmuştu. oysaki beraberken zamanı unuturlardı. oturdukları bankta manzaranın güzelliğini bozmamak için susuyorlardı. ya da ona öyle gelmişti. belki de konuşacak bir şeyleri kalmamıştı.
zerrin ona bir ömür gibi gelen 5 dakikalık sessizlikten sonra ''hoşça kal'' diyerek onu terketmişti. '' gitme'' diyememişti. kokusunu, dokunuşunu ondan alıp gitmişti.
ta ki yıllar sonra bir kitap arasında sarı güllere rastlayana dek.
mahir aylardır aralarında geçen tartışmaların sebebinin kendisi olduğunu biliyor, ne derse desin zerrin'in geri dönmeyeceğini hissediyordu. içindeki kocaman boşluk ve acı da bu yüzdendi. ''o'' gitmişti artık. fakat her zamanki inceliğiyle bunu yüzüne söylemek istiyordu. bu son buluşma isteğine başka bir anlam yükleyememek onu daha da fazla mutsuz etmişti.
parka gittiğinde onu son kez göreceğini bilmenin paniğiyle ve aşık insanların bencilliğiyle ona son bir hediye almak istemişti. o hediye, unutulmaz ve can yakıcı olmalıydı. bir yandan da zerrin'e hediye almanın beyhude ve aşırı bir davranış olduğunu da biliyordu.
bir anda aklına, ablasının eski sevgilisinden alıp kitap aralarında sakladığı çiçekler geldi. kadınlar hatıralarına değer veriyorlardı. böylece onun kendini unutmasını engelleyemese de birgün hatırlamasını garantilerdi.
- ne kadar zavallıyım...
diye söylenerek özenle son buluşmasına hazırlandı.
parka giderken mahir'in yüzü yolda aldığı sarı güllerden de solgundu.
ondan önce gelen zerrin'in çiçekleri aldıktan sonraki ilk cümlesi ''fazla kalamıycam'' olmuştu. oysaki beraberken zamanı unuturlardı. oturdukları bankta manzaranın güzelliğini bozmamak için susuyorlardı. ya da ona öyle gelmişti. belki de konuşacak bir şeyleri kalmamıştı.
zerrin ona bir ömür gibi gelen 5 dakikalık sessizlikten sonra ''hoşça kal'' diyerek onu terketmişti. '' gitme'' diyememişti. kokusunu, dokunuşunu ondan alıp gitmişti.
ta ki yıllar sonra bir kitap arasında sarı güllere rastlayana dek.
Gündemdeki Haberler