bugün
- ankara mı istanbul mu8
- 20 haziran 2026 türkiye paraguay maçı52
- aslan burcunun karakteristik özellikleri6
- erkeklerin akılsızlıkları9
- nuh tufanı olayı gerçek midir11
- türkiye'nin asla düzelemeyecek olmasının sebebi10
- 13 seçim kaybetmedim7
- erkeklere çekici gelen kadın meslekleri6
- işi düşünce aramak4
- tarkan şarkıları3
- berberlere zam gelmesi4
- son görülen rüya5
- uzun süreli ilişkinin sırrı4
- seni hayata bağlayan şey2
- yedinci mühür2
- montella'nın mağlubiyet açıklaması5
- köyde gece tuvalete gitmek4
- kayahan'ın en güzel şarkısı12
- hale etkisi2
- diyafram2
- bik bik bugün ne yemek yaptı acaba3
- göbek eritme taktikleri8
- toprak razgatlıoğlu'nun çekya sprint yarışındaki 12
- anın görüntüsü13
- okan buruk2
- çocuğuna dünyayı dar edip toruna dünyaları vermek3
- ormanda yürüyüş yapana iaaaahh diye sesler çıkarma3
- çokomel2
- topuklu ayakkabı5
- ezginin günlüğü denilince akla gelen şey2
- kadınların ilgisiz yaşayamaması13
- bizim çocuklar başardı6
- gece çorbası2
- türkiye a milli futbol takımı13
- fenerbahçe2
- depresyona girmeye karar vermek4
- iki insan arasındaki en uzun mesafe5
- 2026 dünya kupası'na gruplarda veda ettik7
- çok sıcaaaoooooooouuuuuu� �ğğğğğğğğğğ� �ğğğkk2
- mony tontana birader3
- sabah 6 30 alarmının felsefesi2
- napolyon'un bir sözü var2
- maden suyu şişesinin 200 ml olması sorunsalı3
- anlasana2
- lahmacun yiyenlerin kıro olması2
- biraderler kulübü4
- 12 günlük bebeğimiz için dua talebi2
- deniz undav türkiye'yi seçseydi4
- şu memelere bak6
- tansiyon ölçme aleti2
kendisi hatay'lı bir ekşisözlük yazarı.
akp yalakası ve yalayıcısı cengiz çandarın şu yazısına ithafen http://sozcu.com.tr/2013/...-hayatlar-maliyetmis.html
şu entryi girmiştir, tebrik ve takdir edilesidir.
--spoiler--
cengiz çandar'a açık mektup
demin sana mail atmaya çalıştım cengiz'cim, ama radikal'in sunucuları bana adresini beğenmedik, ulaştıramadık dedi senin için.
demek hem yorum yapmaya, hem de sitem almaya kapalısın. bu yüzden kapalı mektubumu, senin yaptığın şekilde, açık açık yazıyorum.
bak cengiz'cim, sana bir hataylı olarak yazıyorum.
ne kadara satın alındın gerçekten bilmiyorum ama, sana satın alınmamış bir kalem olarak birkaç kelam edeceğim.
reyhanlı, hatay'da ak partisi'ne oy çoğunluğunun çıktığı iki üç ilçeden birisi. geçmişte de mhp'nin kalesiydi burası. ben bir samandağlı olarak gurur duyuyorum, çünkü faşist düşünceye biz hiçbir zaman geçit vermedik. ama reyhanlılı kardeşlerimiz bu hatadan bir türlü dönemediler.
orada yaşananlar yüzünden kan ağlıyorum, çünkü siyasi düşüncelerimiz taban tabana zıt bile olsa, hatay'dan asla karşıt grup çatışması haberi gelmez, gelmedi, gelmeyecek de. biz "sağduyulu" konuşmak için sizin gibi satmayız kendimizi, biz zaten sağduyuluyuz. musevi arkadaşımızın cenazesine sinagogda katılıp, ertesi gün kilisedeki düğüne gideriz. sunni kardeşlerimizle birlikte oruç tutup teravih namazında saf tutarız. onlar da bizim ziyarethanelerimize gelip hrisi'mizi yerler. ama sen hrisi nedir şimdi diye sorarsın, çok yabancı olduğun şeyler çünkü bunlar.
biz savaşmasını bilmeyiz cengiz'cim, biz savaşarak bir şeyin elde edileceğine inanmayız. o yüzden referandumla katarsın hatay'ı türkiye'ye, savaşarak değil. çünkü burada cephe açılmadı, açılamaz da. bu yüzden terörist gördüğümüzde ne yapacağımızı bilemedik. dokunmadık. suriye'nin muhalif askerlerinin hatay'da ne bok yediklerini eğer gerçekten bir gazeteciysen araştırır öğrenirsin. dükkanları yağmalayan, herkesi rahatsız eden, sokakta makineli tüfeğiyle poz verip kendisine ses çıkarana "biz erdoğan'ın misafirleriyiz, istediğimizi yaparız" diyen adamların hikayelerini ben anlatmayayım sana.
cengiz'cim. ortadoğu politikasında etkili olmak istemiyoruz biz. bizim böyle çorbada tuzumuz da olmasın, kaşığımız da! istemeyiz!
ama biz öldük cengiz'cim. ve arkamızdan sen "maliyet" dedin bizim için. şimdi sana soruyorum cengiz'cim, rica ediyorum, açık yüreklilikle cevap ver kardeşim. şimdi seni öldürse birisi, bir başkası da arkandan "satılmış kalem olmanın maliyeti bu, mukadderat" dese senin sevenlerin, komşuların ne hissederdi?
cengiz kardeşim, inşaallah aklın başına gelene kadar ölmezsin, inşaallah satılmış / korkak bir kalem olduğun için kömürleşerek can vermezsin. biz satılmadığımız halde, kendimizi satmadığımız, düşüncemizi satmadığımız halde yanarak, kömürleşerek, parçalanarak can verdik. ama sen umarım bu şekilde can vermezsin.
insana değil, hayvana değil, recep tayyip erdoğan'a bile yakışmayan bir ölüm şekli bu. ama bize yakıştırdınız. teessüf ederim.
--spoiler--
akp yalakası ve yalayıcısı cengiz çandarın şu yazısına ithafen http://sozcu.com.tr/2013/...-hayatlar-maliyetmis.html
şu entryi girmiştir, tebrik ve takdir edilesidir.
--spoiler--
cengiz çandar'a açık mektup
demin sana mail atmaya çalıştım cengiz'cim, ama radikal'in sunucuları bana adresini beğenmedik, ulaştıramadık dedi senin için.
demek hem yorum yapmaya, hem de sitem almaya kapalısın. bu yüzden kapalı mektubumu, senin yaptığın şekilde, açık açık yazıyorum.
bak cengiz'cim, sana bir hataylı olarak yazıyorum.
ne kadara satın alındın gerçekten bilmiyorum ama, sana satın alınmamış bir kalem olarak birkaç kelam edeceğim.
reyhanlı, hatay'da ak partisi'ne oy çoğunluğunun çıktığı iki üç ilçeden birisi. geçmişte de mhp'nin kalesiydi burası. ben bir samandağlı olarak gurur duyuyorum, çünkü faşist düşünceye biz hiçbir zaman geçit vermedik. ama reyhanlılı kardeşlerimiz bu hatadan bir türlü dönemediler.
orada yaşananlar yüzünden kan ağlıyorum, çünkü siyasi düşüncelerimiz taban tabana zıt bile olsa, hatay'dan asla karşıt grup çatışması haberi gelmez, gelmedi, gelmeyecek de. biz "sağduyulu" konuşmak için sizin gibi satmayız kendimizi, biz zaten sağduyuluyuz. musevi arkadaşımızın cenazesine sinagogda katılıp, ertesi gün kilisedeki düğüne gideriz. sunni kardeşlerimizle birlikte oruç tutup teravih namazında saf tutarız. onlar da bizim ziyarethanelerimize gelip hrisi'mizi yerler. ama sen hrisi nedir şimdi diye sorarsın, çok yabancı olduğun şeyler çünkü bunlar.
biz savaşmasını bilmeyiz cengiz'cim, biz savaşarak bir şeyin elde edileceğine inanmayız. o yüzden referandumla katarsın hatay'ı türkiye'ye, savaşarak değil. çünkü burada cephe açılmadı, açılamaz da. bu yüzden terörist gördüğümüzde ne yapacağımızı bilemedik. dokunmadık. suriye'nin muhalif askerlerinin hatay'da ne bok yediklerini eğer gerçekten bir gazeteciysen araştırır öğrenirsin. dükkanları yağmalayan, herkesi rahatsız eden, sokakta makineli tüfeğiyle poz verip kendisine ses çıkarana "biz erdoğan'ın misafirleriyiz, istediğimizi yaparız" diyen adamların hikayelerini ben anlatmayayım sana.
cengiz'cim. ortadoğu politikasında etkili olmak istemiyoruz biz. bizim böyle çorbada tuzumuz da olmasın, kaşığımız da! istemeyiz!
ama biz öldük cengiz'cim. ve arkamızdan sen "maliyet" dedin bizim için. şimdi sana soruyorum cengiz'cim, rica ediyorum, açık yüreklilikle cevap ver kardeşim. şimdi seni öldürse birisi, bir başkası da arkandan "satılmış kalem olmanın maliyeti bu, mukadderat" dese senin sevenlerin, komşuların ne hissederdi?
cengiz kardeşim, inşaallah aklın başına gelene kadar ölmezsin, inşaallah satılmış / korkak bir kalem olduğun için kömürleşerek can vermezsin. biz satılmadığımız halde, kendimizi satmadığımız, düşüncemizi satmadığımız halde yanarak, kömürleşerek, parçalanarak can verdik. ama sen umarım bu şekilde can vermezsin.
insana değil, hayvana değil, recep tayyip erdoğan'a bile yakışmayan bir ölüm şekli bu. ama bize yakıştırdınız. teessüf ederim.
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar