bugün
- demokles'in kılıcı abi ya4
- menemen yiyen erkek6
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı54
- sözlüğe bicepsini atmış erkeğin namusu6
- hesabını gizleyen erkek yazar15
- öldüreni öldürmek6
- ak parti tabanının fon soygunu eleştirisi6
- parazitli'a m frekansı radyoları dinlemek3
- dm kuşu yazarlar3
- eşek alıp şehirde gezmek2
- japonlan evlencem dye türkmenistanlıylan evlenmek4
- sabah erken kalkmanın erdem sayılması5
- erkeklerin kadınları anlayamaması4
- çeyrek depo kalır kalmaz akaryakıt alan tip5
- ingiliz lord unvanı3
- sözlük erkeklerinin bicepsleri70
- kaldırım taşı olarak reenkarne olmak2
- erkeklerin evde sıcak yemek olsun takıntısı4
- ideal aşka kavuştuğunu sanmak2
- cebe takılan kapı kolu2
- kitap okumanın hiçbir faydasının olmaması4
- iş yok bahanesiyle bütün gün evde yatmak5
- benzini ayın birinde alın çünküüüü2
- neden uyandınız3
- kışlıkları çıkartmak2
- akplisin yani27
- duanın bir şeye yaramaması28
- la loba2
- kimsenin memleket takımı tutmaması13
- gaye su akyol5
- twitter da türklerle çinliler arasındaki kavga3
- fon vurgunu52
- ısparta da gece hayatı14
- eski sevgilinin bıraktığı iz8
- migros ta etleri yiyen kedi2
- üzüntüsünü kimseye anlatmayan insan8
- x de çinliler ve türklerin kavgası11
- kolye140
- kürtaj hak mıdır sorunsalı11
- sevgili olmanın çok saçma bir şey olması6
- kendimize yaptığımız kötülük2
- introsu atlanılmayan diziler6
- benim bileğim yamuk mu10
- hiçbir şey yapmak istemediğinizde ne yapıyorsunuz7
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı15
- çocukken alındığına en çok sevinilmiş şey2
- fatma betül sayan kaya22
- reddedilince öldürmek7
- sözlük erkeklerinin göğüs kasları12
- gönlü zengin kalbi güzel erkek12
okula başladığım ilk gününün ilk dersinin hocası...
ilk gün zaten kimse kimseyi tanımıyor, gurbetten üniversite okumaya gelmişim, yurtta o gece salak bi çöm şakasına kurban gitmişim, korkuyorum, bi yandan da seviniyorum; ama sevinemiyorum. "bu ne lan böyle okul, böyle bina mı olur?" diyorum. derken d bilmem ne anfisine girdik. anfide pencere yok gibi bişey! anfinin kürsüsünün arkasında ne idüğü belli olmayan bi kapı... içeri şişmanca ciddi bi adam girer... o sırada bizim sınıfın kızları yeni tanışıyo, yazık kızın biri orda gülüverdi... sen misin o gülen?!? "bu sınıfta bi daha son gülüşünüz olur! atarım!" (tempo: unakıtan babanın "babalar gibi satarım!" ama yüz ifadesi çok sert...) hoca devam ediyor: (tempo: yavaş) "bu sınıfta ben espri yaparım, ben gülerim, siz gülemezsiniz! atarım, gereği neyse yaparım!" birbirini daha sonra tanıyacak arkadaşlar birbirine "nooluyo lan?" dercesine bakınır... hoca devam eder: "geçen yıl salak bi kız aynı böyle gülüyordu, yüzüne karşı birşeyler söyledim. hala daha gülüyordu, sonra dışarı çıktı, kendini tuvalete kapatmış ağlıyordu!" "allah allah!" diyorum içimden, " şimdi ayvayı yedik..." sonra "aileniz olmasa benim gözümde pul kadar bile değeriniz yok. ben sevilmem bu okulda öğrenciler tarafından. siz de sevmeyeceksiniz, sevmenizi de beklemiyorum zaten! zaten ben de sizi sevmiyorum!" diyen, beni benden eden, ilk yıl okuldan nefret etme sürecinde etkin rol oynamış hocam, hocamız... herşeye rağmen garip bi şekilde saygı ve sevgi duyguları beslerim kendilerine. dördüncü sınıfa geldim, hala matematik alıyorum. derslerine hiçbir zaman konsantre olamadım. bize baktığı zaman ondan korkuyorum, ben bile... bu yüzden hiçbir sezon derslerine düzenli devam edemedim ama bu yıl son sınıftır... (bkz: joseph joseph) son sınıfta hakkaten öğrenci bırakmayan hocadır. (bkz: temenni etmek)
bi keresinde okulun önünden 670'e bi keresinde de 514'e bindiğini gördüm. o zaman daha bi saygı duydum kendisine nedense...
ilk gün zaten kimse kimseyi tanımıyor, gurbetten üniversite okumaya gelmişim, yurtta o gece salak bi çöm şakasına kurban gitmişim, korkuyorum, bi yandan da seviniyorum; ama sevinemiyorum. "bu ne lan böyle okul, böyle bina mı olur?" diyorum. derken d bilmem ne anfisine girdik. anfide pencere yok gibi bişey! anfinin kürsüsünün arkasında ne idüğü belli olmayan bi kapı... içeri şişmanca ciddi bi adam girer... o sırada bizim sınıfın kızları yeni tanışıyo, yazık kızın biri orda gülüverdi... sen misin o gülen?!? "bu sınıfta bi daha son gülüşünüz olur! atarım!" (tempo: unakıtan babanın "babalar gibi satarım!" ama yüz ifadesi çok sert...) hoca devam ediyor: (tempo: yavaş) "bu sınıfta ben espri yaparım, ben gülerim, siz gülemezsiniz! atarım, gereği neyse yaparım!" birbirini daha sonra tanıyacak arkadaşlar birbirine "nooluyo lan?" dercesine bakınır... hoca devam eder: "geçen yıl salak bi kız aynı böyle gülüyordu, yüzüne karşı birşeyler söyledim. hala daha gülüyordu, sonra dışarı çıktı, kendini tuvalete kapatmış ağlıyordu!" "allah allah!" diyorum içimden, " şimdi ayvayı yedik..." sonra "aileniz olmasa benim gözümde pul kadar bile değeriniz yok. ben sevilmem bu okulda öğrenciler tarafından. siz de sevmeyeceksiniz, sevmenizi de beklemiyorum zaten! zaten ben de sizi sevmiyorum!" diyen, beni benden eden, ilk yıl okuldan nefret etme sürecinde etkin rol oynamış hocam, hocamız... herşeye rağmen garip bi şekilde saygı ve sevgi duyguları beslerim kendilerine. dördüncü sınıfa geldim, hala matematik alıyorum. derslerine hiçbir zaman konsantre olamadım. bize baktığı zaman ondan korkuyorum, ben bile... bu yüzden hiçbir sezon derslerine düzenli devam edemedim ama bu yıl son sınıftır... (bkz: joseph joseph) son sınıfta hakkaten öğrenci bırakmayan hocadır. (bkz: temenni etmek)
bi keresinde okulun önünden 670'e bi keresinde de 514'e bindiğini gördüm. o zaman daha bi saygı duydum kendisine nedense...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar