bugün
- hangi renksiniz17
- açık oylayan yazar ne demek istiyor11
- sözlük yazarlarının salatalıkları21
- 5 eylül 2026 fenerbahçe beşiktaş maçı22
- güneş kremimi yenilemem lazım diyen erkek4
- 05 09 2026 silvermist'e ciğer ısmarlamam13
- serhat kılıç9
- amedspor23
- geleneksel ciğer ısrmarlama şenlikleri7
- mustafa serhat kılıç3
- sözlükteki şer çetesi12
- israil olmasa orta doğu nasıl olurdu21
- özledim mesajına verilecek cevaplar12
- hıyanet i vataniye kanunu2
- haftasonları entry girmeyen yazar2
- sözlükte herkesin avcı olması12
- ayten alpman2
- sözlükteki zorbalar12
- sudekiray4
- hardallı patates salatası5
- sözlükteki büyücüler6
- sinoplular nasıl insanlardır8
- gocu50
- sürekli ilgi bekleyen erkek9
- slipknot3
- gecenin şarkısı12
- sokaktan kız geçerken kurt gibi uluyan tipler4
- zorunlu eğitim12
- oksizoron2
- takı takmayı çok seven kız7
- kuzukulağı5
- 4 eylül 2026 başakşehir galatasaray maçı32
- izmirbeyefendisi13
- tuğba ekinci yalnız değildir2
- necip fazıl a sorulmak istenen sorular5
- sovuk kahve3
- sivaslılar6
- 5 eylül 2026 türkiye sırbistan voleybol maçı8
- masum erkek6
- berhan şimşek'in kadına şiddet görüntüsü10
- bıçak kemiğe dayandı6
- 5 eylül 2026 köprülerin özelleştirilmesi13
- tai lung42
- sözlükte içki fotoğrafı paylaşan tip6
- tobey maguire lı spiderman5
- kadir mısıroğlu3
- sözlükte kavga çıkarsa gocunun kini tutuyoruz9
- sözlüğe farklı bir kimlik ile sızmak5
- ağzıyla içemeyen insan6
- deccalin sözlükte olma ihtimali5
okula başladığım ilk gününün ilk dersinin hocası...
ilk gün zaten kimse kimseyi tanımıyor, gurbetten üniversite okumaya gelmişim, yurtta o gece salak bi çöm şakasına kurban gitmişim, korkuyorum, bi yandan da seviniyorum; ama sevinemiyorum. "bu ne lan böyle okul, böyle bina mı olur?" diyorum. derken d bilmem ne anfisine girdik. anfide pencere yok gibi bişey! anfinin kürsüsünün arkasında ne idüğü belli olmayan bi kapı... içeri şişmanca ciddi bi adam girer... o sırada bizim sınıfın kızları yeni tanışıyo, yazık kızın biri orda gülüverdi... sen misin o gülen?!? "bu sınıfta bi daha son gülüşünüz olur! atarım!" (tempo: unakıtan babanın "babalar gibi satarım!" ama yüz ifadesi çok sert...) hoca devam ediyor: (tempo: yavaş) "bu sınıfta ben espri yaparım, ben gülerim, siz gülemezsiniz! atarım, gereği neyse yaparım!" birbirini daha sonra tanıyacak arkadaşlar birbirine "nooluyo lan?" dercesine bakınır... hoca devam eder: "geçen yıl salak bi kız aynı böyle gülüyordu, yüzüne karşı birşeyler söyledim. hala daha gülüyordu, sonra dışarı çıktı, kendini tuvalete kapatmış ağlıyordu!" "allah allah!" diyorum içimden, " şimdi ayvayı yedik..." sonra "aileniz olmasa benim gözümde pul kadar bile değeriniz yok. ben sevilmem bu okulda öğrenciler tarafından. siz de sevmeyeceksiniz, sevmenizi de beklemiyorum zaten! zaten ben de sizi sevmiyorum!" diyen, beni benden eden, ilk yıl okuldan nefret etme sürecinde etkin rol oynamış hocam, hocamız... herşeye rağmen garip bi şekilde saygı ve sevgi duyguları beslerim kendilerine. dördüncü sınıfa geldim, hala matematik alıyorum. derslerine hiçbir zaman konsantre olamadım. bize baktığı zaman ondan korkuyorum, ben bile... bu yüzden hiçbir sezon derslerine düzenli devam edemedim ama bu yıl son sınıftır... (bkz: joseph joseph) son sınıfta hakkaten öğrenci bırakmayan hocadır. (bkz: temenni etmek)
bi keresinde okulun önünden 670'e bi keresinde de 514'e bindiğini gördüm. o zaman daha bi saygı duydum kendisine nedense...
ilk gün zaten kimse kimseyi tanımıyor, gurbetten üniversite okumaya gelmişim, yurtta o gece salak bi çöm şakasına kurban gitmişim, korkuyorum, bi yandan da seviniyorum; ama sevinemiyorum. "bu ne lan böyle okul, böyle bina mı olur?" diyorum. derken d bilmem ne anfisine girdik. anfide pencere yok gibi bişey! anfinin kürsüsünün arkasında ne idüğü belli olmayan bi kapı... içeri şişmanca ciddi bi adam girer... o sırada bizim sınıfın kızları yeni tanışıyo, yazık kızın biri orda gülüverdi... sen misin o gülen?!? "bu sınıfta bi daha son gülüşünüz olur! atarım!" (tempo: unakıtan babanın "babalar gibi satarım!" ama yüz ifadesi çok sert...) hoca devam ediyor: (tempo: yavaş) "bu sınıfta ben espri yaparım, ben gülerim, siz gülemezsiniz! atarım, gereği neyse yaparım!" birbirini daha sonra tanıyacak arkadaşlar birbirine "nooluyo lan?" dercesine bakınır... hoca devam eder: "geçen yıl salak bi kız aynı böyle gülüyordu, yüzüne karşı birşeyler söyledim. hala daha gülüyordu, sonra dışarı çıktı, kendini tuvalete kapatmış ağlıyordu!" "allah allah!" diyorum içimden, " şimdi ayvayı yedik..." sonra "aileniz olmasa benim gözümde pul kadar bile değeriniz yok. ben sevilmem bu okulda öğrenciler tarafından. siz de sevmeyeceksiniz, sevmenizi de beklemiyorum zaten! zaten ben de sizi sevmiyorum!" diyen, beni benden eden, ilk yıl okuldan nefret etme sürecinde etkin rol oynamış hocam, hocamız... herşeye rağmen garip bi şekilde saygı ve sevgi duyguları beslerim kendilerine. dördüncü sınıfa geldim, hala matematik alıyorum. derslerine hiçbir zaman konsantre olamadım. bize baktığı zaman ondan korkuyorum, ben bile... bu yüzden hiçbir sezon derslerine düzenli devam edemedim ama bu yıl son sınıftır... (bkz: joseph joseph) son sınıfta hakkaten öğrenci bırakmayan hocadır. (bkz: temenni etmek)
bi keresinde okulun önünden 670'e bi keresinde de 514'e bindiğini gördüm. o zaman daha bi saygı duydum kendisine nedense...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar