bugün
- bütün eziklerin 80 ler paylaşımı yapması15
- uyudun mu11
- adana dürüm vs adana porsiyon4
- kafasında konuşan sesi uzaylı zannetmek8
- seksenlerde nasıl görünürdüm trend i22
- şeffaf ayakkabı9
- hayattan beklentiler7
- kadın bacağı paylaşan mehdi5
- queen ravenna ve cinleri14
- 81 ilde sığınak yapılması7
- manifestten hangi kızla sevişirdin16
- sinek as6
- mesleğinizi söyleyince muhatap olduğunuz sorular12
- deliler bize ne anlatıyor sorunsalı7
- bir zihinden diğer zihne geçen memler8
- tavuğun neden kanatları var11
- özgüven4
- beni affettiğini söylesin gideyim10
- sözlükte üzdüğüm yazarlar11
- sueda uluca silvermist benzerliği11
- insanı yoran duygular6
- aşk7
- karabüyü yapılan kaynananın hala yaşaması7
- 3 yaşındaki elif'i göz göre göre ezen kadın sürücü12
- öğrenildiğinde ufku iki katına çıkaran şeyler5
- s'i l v'e r m'i s t35
- olgunlaştıkça farkına varılan şeyler4
- sözlük şifresinin uzaylılar tarafından çalınması6
- uludağ sözlük size ne kattı27
- gocu34
- ahlak abartılmış balon bir kavramdır5
- spora başladım4
- sözlüğün en masum yazarları18
- taliban7
- patso3
- pandela 310
- kız düşürmenin kısa yolu19
- arkadaşlar sizce bu çocuk yakışıklı mı8
- queen ravennadan mesaj var11
- ey insan6
- izmir yanıyor5
- hayatın insana diz çöktürmeye çalışması5
- gebze yi gebze yapan şeyler3
- at eti yemek3
- kaşarlı sucuklu menemen8
- karton toplayan birini görseniz naparsınız5
- kulaklık6
- uludağ sözlük deli istilası4
- 10 eylül 2026 fenerbahçe roma maçı11
- sonbahar depresyonu4
zamanın bilimsel bir kavram olması insanların ölçmeye olan arzusundan süregelir. aslında zaman; bir etin, kemiğin, bir kaç organın, bir ağzın ve bir çok düşüncenin hayat bulduğu süreyi ölçmek için uydurulmuş bir kavramdır.
amıma koyayım bazen böyle konuşuyorum.
tuhaflık. tuhaflık, insanın ne kadar hızlı yer değiştirdiğiyle doğru orantılı olan bir ölçü sistemi sanki. yazması şu dakikalar itibariyle acı verse de, dün ben prag caddelerinde binaların geçmişlerini merak ederek başı boş dolaşıyordum.
dün ben charles köprüsü'nün üzerinde öpüşen çiftleri kıskanarak kafka müzesine adımıı atıyordum. dün ben prag kalesinden vltava nehrinin üzerindeki köprüleri sayar iken turn the page dinliyordum. astromik saatin kaç yelkovanı, akrebi vardır ki diye hesaplar yapıyordum. kiliselerde pazar ayinlerine katılıyordum. bir şeye dua ediyordum ben. birine, olmayana, olacağa, hissettiğime ama yokluğa. o kızların gözlerinin renklerinde kayboluyordum, kayboldum, yok oldum ve şimdi başka yerdeyim.
neredeyim ben, neyim ben ?!
erlangen'de bir otel odasında karanlıkta bira içen, geçmişinin gölgesinden kaçan, geleceğinden bihaber olan, yaşadığı anı uzatmaktan aciz olan, uykuya dair 1- uyamayı istememek, 2-uyanmayı istememek şeklinde problemleri olan, zayıf, karaktersiz, acınası, yaşlılığında kimsenin dönüp bakmayacağı, birine muhtaç olmadan ölmeyi dileyen, kafka'yı isteyen, karamazov'un abisi, balzac'ın şato işçisi, şehirlerin sokaklarında yürümekten acı duyan ayakların sahibiyim.
dün o kadınlara aşık oldum ben. şimdiyse; wherever i may roam...
artık hayatımda emin olduğum tek bir şey varsa o da şudur; bir insan her yaşta ve her aşkta başka bir aşkı arar. bir aşk bir insana yetmez. insan sarılmak ister, dokunulmak. bir insan bir insana yetmez azizim. lakin, işte burada, tam da burada, bir sevmek bin defa ölmek iken bu kadar aşk arayışı nedendir?
aşk; ölüme çabucak gitme arzusudur. aşk yok olan bir bedenin var olma çabası, arayışıdır. aşk, beyrut'a gitmektir. aşk, nil'den su içen çıplak ayaklı sudan'lı çocukların iyi niyetidir. aşk, benimdir, sensindir. aşk hepimiziz.
iki yeni tanışan insanın, her ikisinin aklına da konuşacak bir şey gelmez, bir sessizlik anı olur ya; işte o sessizlik anının verdiği rahatsızlığım ben. birazdan sesler üzerime basacak. yok olacağım.
akıllarda bir anı bile olamayacak kadar piçim ben...
hiçim...
amıma koyayım bazen böyle konuşuyorum.
tuhaflık. tuhaflık, insanın ne kadar hızlı yer değiştirdiğiyle doğru orantılı olan bir ölçü sistemi sanki. yazması şu dakikalar itibariyle acı verse de, dün ben prag caddelerinde binaların geçmişlerini merak ederek başı boş dolaşıyordum.
dün ben charles köprüsü'nün üzerinde öpüşen çiftleri kıskanarak kafka müzesine adımıı atıyordum. dün ben prag kalesinden vltava nehrinin üzerindeki köprüleri sayar iken turn the page dinliyordum. astromik saatin kaç yelkovanı, akrebi vardır ki diye hesaplar yapıyordum. kiliselerde pazar ayinlerine katılıyordum. bir şeye dua ediyordum ben. birine, olmayana, olacağa, hissettiğime ama yokluğa. o kızların gözlerinin renklerinde kayboluyordum, kayboldum, yok oldum ve şimdi başka yerdeyim.
neredeyim ben, neyim ben ?!
erlangen'de bir otel odasında karanlıkta bira içen, geçmişinin gölgesinden kaçan, geleceğinden bihaber olan, yaşadığı anı uzatmaktan aciz olan, uykuya dair 1- uyamayı istememek, 2-uyanmayı istememek şeklinde problemleri olan, zayıf, karaktersiz, acınası, yaşlılığında kimsenin dönüp bakmayacağı, birine muhtaç olmadan ölmeyi dileyen, kafka'yı isteyen, karamazov'un abisi, balzac'ın şato işçisi, şehirlerin sokaklarında yürümekten acı duyan ayakların sahibiyim.
dün o kadınlara aşık oldum ben. şimdiyse; wherever i may roam...
artık hayatımda emin olduğum tek bir şey varsa o da şudur; bir insan her yaşta ve her aşkta başka bir aşkı arar. bir aşk bir insana yetmez. insan sarılmak ister, dokunulmak. bir insan bir insana yetmez azizim. lakin, işte burada, tam da burada, bir sevmek bin defa ölmek iken bu kadar aşk arayışı nedendir?
aşk; ölüme çabucak gitme arzusudur. aşk yok olan bir bedenin var olma çabası, arayışıdır. aşk, beyrut'a gitmektir. aşk, nil'den su içen çıplak ayaklı sudan'lı çocukların iyi niyetidir. aşk, benimdir, sensindir. aşk hepimiziz.
iki yeni tanışan insanın, her ikisinin aklına da konuşacak bir şey gelmez, bir sessizlik anı olur ya; işte o sessizlik anının verdiği rahatsızlığım ben. birazdan sesler üzerime basacak. yok olacağım.
akıllarda bir anı bile olamayacak kadar piçim ben...
hiçim...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar