bugün

fenerbahçe

uefa kupasında ya da şimdiki adıyla avrupa liginde yarı finale kalan takımdır. öncelikle kolay kura çekti vs. gibi düşünceleri önemsememek gerektiğine inanıyorum. sonuçta kura ile belirlendi rakipleri ve fenerbahçe' ye gelmese başka takıma gelecekti bate ya da plezen. kırmızı kart verdi, şu oldu, bu oldu gibi söylemlere de gerek yok. fenerbahçe hem kendi hem de ülke futbol tarihinin en önemli başarılarından birine imza attı an itibarı ile.
uefa kupasında son 4 takım arasındalar ve delice seviniyorlar buna ki haklılar. şimdi galatasaray' a bağlıyorum konuyu bir galatasaraylı olarak. biz bu kupayı alıp delice kutladığımızda, üzerinden seneler geçtiği halde hala konuştuğumuzda ve genelde bu kupaya dayanarak bu ülkenin en büyük futboltakımı olduğumuzu iddia ettiğimizde ''ama bizim uefa kupamız var'' diye sözde geyik yapmaya kalkanlar (o kupanın büyüklüğünü kabul eden fenerbahçelileri tenzih ederim), o kupaya 'tesadüf' diyenler şu an ne hissediyorlar merak ediyorum.
babam ve oğlumun klasik sahnelerinden birini anımsamanızı istiyorum. ha ni avluda fikret kuşkan ve çetin tekindor konuşurlar. fikret kuşkan sarhoştur. geçmişi, hataları konuşurlar biraz da birbirlerini suçlarcasına. orada çetin tekindor şu cümleyi kurar: ''göndün mü evlat ne demek? gördün mü?''
işte aynı tonda, aynı ruh haliyle fenerbahçeli arkadaşlara sormak istiyorum:

''gördün mü uefa kupası ne demek? gördün mü?''
© copyright 2005 - 2026