bugün
- yagmurcu çık açıkla6
- queen ravennanın aşırı güzel olması7
- filiz makarna'nın türkiye buğdayı skandalı17
- camgöz balık ekmek4
- arap götü8
- tanımadığı kadına tokat atan adam12
- 99 lu sevgiliye güz gülleri kaseti hediye etmek4
- yazarların akşama dair planları7
- tren4
- kırıkkaleli olmak istemek4
- kale3112 tarzı entry girmek8
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı27
- mazot 3 euro olabilirmiş2
- doların 50 tl olması7
- her gün 1 litre kola içersek ne olur10
- yagmurcu3
- iskilipli atıf hoca20
- topla topla topla2
- kablosuz mouse12
- traveler of secret moments tarzı enrty girmek13
- 3 gündür eksi yemiyorum2
- sürekli çalışmak zorunda olmamız8
- true niye hala çaylak5
- favlayan yazarın asıl amacı12
- ormanda bir kulübede feci şekilde ölmeli film2
- ahmet3
- fb'nin inanılmaz başarısı5
- al pacino denince akla gelen ilk film2
- çocukluğu hatırlatan tatlar4
- sözlükteki kuzucuklarım6
- hoşlanılan kızı başkasının favlaması8
- robert de niro denince akla gelen ilk film8
- sözlük kürdü55
- ne oldu2
- somali de türk bayrağı yakılması5
- 18 ekim 2026 uludağ sözlüğün hacklenmesi8
- yeni bir işe başlarken akıldan geçenler5
- emre belözoğlu3
- alt tarafı bir alet kahraman sensin2
- yogartiksen6
- abdullah öcalana'ın yeni konutuna taşınması20
- esra'yı aç esra'yı9
- songül karlı5
- anın görüntüsü32
- millette manyak para var21
- istanbul şu an hafif yağmurlu 17 derece2
- ahmet nazif zorlu8
- ismail kartal17
- kasım ayının beraberinde getirdikleri6
- aktara girip özgürce alışveriş yapmak6
Savunulmamış bir doktora tezinden notlar: (Belma Kurtişoğlu)
------------------------
Balkanlarda yaygın olarak ancak en çok Sırbistan, Arnavutluk (lahutë), Hırvatistan, Karadağ ve Bosna-Hersekte görülen çoğunlukla tek telli, uzun saplı, bir çalgıdır.
Genellikle akçaağaçtan veya istanbuldaki yapımcısı Hasan Gülerin belirttiği gibi Afrikadan gelen okume ağacından, gövdesi ve sapı birlikte oyularak yapılmaktadır. Ses kutusu oval, armudi veya yaprak biçiminde olabilir. Üzerine keçi derisi gerilir; Güler bu deriyi Kapalıçarşıdan bulduğunu belirtiyor ve devam ediyor deriyi raptiye ile geriyorum, eskiden ahşaptan yapılan mıh kullanırdım. Günümüzde daha çok misina kullanılmasına karşın aslında yaklaşık 40 at telinin birleşmesiyle oluşan tel, burgudan başlayıp perdesiz sapı aşarak gövdenin alt kısmındaki kuyruk takozuna bağlanmadan hemen önce eşikten geçmektedir.
Dengeyi sağlamak için ses kutusunun boyu ile sapı eşit uzunluktadır. Burgulukta farklı figürler kullanılabildiğinden çalgının boyu buna bağlı olarak değişebildiği gibi özellikle teli at kılından yapılanlar, bu telin uzunluğuna göre ayarlanmaktadır. 64 cm ile 80 cm arasında değiştiği görülmektedir.
Sol elin desteği ile hafifçe sola eğik bir şekilde dik tutularak tek dizin üzerine veya iki dizin arasına yerleştirilen çalgı gudalo adı verilen yayla çalınmaktadır. Özellikle burguluklara gösterilen özeni, kemer kısmı oldukça kavisli olan yayda bulmak zordur. Yayın telleri de at kılından yapılmakta olup çalgıya gerilen tellerin yarısı uzunluğundadır. en çok işaret ve orta parmağın tele dokunmasıyla çalınır. Gusli çalan kişi (guslar) aynı zamanda söyler, bu nedenle çalgının akordunu kendi ses sahasına göre yapar.
Maundan yapılan tek burgunun arkaya bakacak şekilde yerleştiği burguluk, bu çalgının en simgesel bölümüdür. Süslü olmasının yanı sıra, oyularak yapılan figürler, yapımcının ve icracının, çalınan müziğin içeriği ile de bağlantı kurarak oluşturduğu ulusal özellik taşımasına özen gösterilen temsili simgelerdir. Hayvan figürleri arasında at başı, kartal başı ve Arnavutların kullandıklarında Arnavutların simgesi olan çift başlı kartala sık sık rastlanmaktadır. Kullanılan bir başka figür ise yine ulusa göre değişen kahramanların portreleridir. Örneğin, tarih meraklısı yapımcı Güler, Bosnalı olmasıyla gurur duyduğu Sokullu Mehmet Paşanın ve birçok padişahın resmini burguluğa yerleştirmiştir. Atatürke duyduğu saygı ve sevgi nedeniyle onun portresini çalışmak istemektedir.
Deriden yapılan ses tablasının üzerinde farklı şekiller ortaya çıkaracak şekilde ufak ses delikleri bulunmaktadır. Ses kutusunun tabanına veya arkasına da ufak br ses deliği açılır. Guslar denilen gusle çalan kişi, çalgıyı oturarak, dizlerinin arasına sıkıştırıp, sapından sol eliyle destek verecek şekilde hafif eğik bir şekilde dik tutarak çalar. Tellere, elinin duruşunu değiştirmeden gerili tutulan işaret veya orta parmağını değdirir. Guslar kendi şarkısına eşlik ettiğinden, akortu da kendi ses aralığına göre yapar. Epik şarkıya eşlik etmenin dışında, giriş ve aranağme kısımlarını da çalar. Sarajevo, Belgrad ve Podgroricede guslar derneklerinin bulunması bu çalgının popülerliğini koruduğunu göstermektedir. Yugoslavya farklı devletlere bölünmeden önce ulusal kimliklerin bir sembolü ve bu kimlikleri oluşturmada araç olarak kullanılırdı.
Guslarske pjesme olarak adlandırılan guslenin eşlik ettiği epik şarkıları söylemek, 1930lu yıllara kadar bütün yerli etnik guruplarda ortak bir gelenekti. Daha sonra, guslar şarkıları, Sırplara has kültürel bir miras olarak algılanır oldu. Sonuç olarak, Müslüman kökenli çoğu epik şarkı söyleyenler, epik parçaların tarihsel yorumları Sırpların dikte ettiği tarihsel olayların resmi yapılandırmasına uymadığı için bu geleneklerini bırakmak zorunda kaldılar.
Diyatonik olarak akortlanan 11 ila 36 telli Rus Gusli ile ve üç telli tırnak ve parmak uçlarıyla çalınarak Bulgar Horolarına eşlik eden, kimi zaman gusla diye isimlendirilen gadulka ile karıştırılmamalıdır.
------------------------
Balkanlarda yaygın olarak ancak en çok Sırbistan, Arnavutluk (lahutë), Hırvatistan, Karadağ ve Bosna-Hersekte görülen çoğunlukla tek telli, uzun saplı, bir çalgıdır.
Genellikle akçaağaçtan veya istanbuldaki yapımcısı Hasan Gülerin belirttiği gibi Afrikadan gelen okume ağacından, gövdesi ve sapı birlikte oyularak yapılmaktadır. Ses kutusu oval, armudi veya yaprak biçiminde olabilir. Üzerine keçi derisi gerilir; Güler bu deriyi Kapalıçarşıdan bulduğunu belirtiyor ve devam ediyor deriyi raptiye ile geriyorum, eskiden ahşaptan yapılan mıh kullanırdım. Günümüzde daha çok misina kullanılmasına karşın aslında yaklaşık 40 at telinin birleşmesiyle oluşan tel, burgudan başlayıp perdesiz sapı aşarak gövdenin alt kısmındaki kuyruk takozuna bağlanmadan hemen önce eşikten geçmektedir.
Dengeyi sağlamak için ses kutusunun boyu ile sapı eşit uzunluktadır. Burgulukta farklı figürler kullanılabildiğinden çalgının boyu buna bağlı olarak değişebildiği gibi özellikle teli at kılından yapılanlar, bu telin uzunluğuna göre ayarlanmaktadır. 64 cm ile 80 cm arasında değiştiği görülmektedir.
Sol elin desteği ile hafifçe sola eğik bir şekilde dik tutularak tek dizin üzerine veya iki dizin arasına yerleştirilen çalgı gudalo adı verilen yayla çalınmaktadır. Özellikle burguluklara gösterilen özeni, kemer kısmı oldukça kavisli olan yayda bulmak zordur. Yayın telleri de at kılından yapılmakta olup çalgıya gerilen tellerin yarısı uzunluğundadır. en çok işaret ve orta parmağın tele dokunmasıyla çalınır. Gusli çalan kişi (guslar) aynı zamanda söyler, bu nedenle çalgının akordunu kendi ses sahasına göre yapar.
Maundan yapılan tek burgunun arkaya bakacak şekilde yerleştiği burguluk, bu çalgının en simgesel bölümüdür. Süslü olmasının yanı sıra, oyularak yapılan figürler, yapımcının ve icracının, çalınan müziğin içeriği ile de bağlantı kurarak oluşturduğu ulusal özellik taşımasına özen gösterilen temsili simgelerdir. Hayvan figürleri arasında at başı, kartal başı ve Arnavutların kullandıklarında Arnavutların simgesi olan çift başlı kartala sık sık rastlanmaktadır. Kullanılan bir başka figür ise yine ulusa göre değişen kahramanların portreleridir. Örneğin, tarih meraklısı yapımcı Güler, Bosnalı olmasıyla gurur duyduğu Sokullu Mehmet Paşanın ve birçok padişahın resmini burguluğa yerleştirmiştir. Atatürke duyduğu saygı ve sevgi nedeniyle onun portresini çalışmak istemektedir.
Deriden yapılan ses tablasının üzerinde farklı şekiller ortaya çıkaracak şekilde ufak ses delikleri bulunmaktadır. Ses kutusunun tabanına veya arkasına da ufak br ses deliği açılır. Guslar denilen gusle çalan kişi, çalgıyı oturarak, dizlerinin arasına sıkıştırıp, sapından sol eliyle destek verecek şekilde hafif eğik bir şekilde dik tutarak çalar. Tellere, elinin duruşunu değiştirmeden gerili tutulan işaret veya orta parmağını değdirir. Guslar kendi şarkısına eşlik ettiğinden, akortu da kendi ses aralığına göre yapar. Epik şarkıya eşlik etmenin dışında, giriş ve aranağme kısımlarını da çalar. Sarajevo, Belgrad ve Podgroricede guslar derneklerinin bulunması bu çalgının popülerliğini koruduğunu göstermektedir. Yugoslavya farklı devletlere bölünmeden önce ulusal kimliklerin bir sembolü ve bu kimlikleri oluşturmada araç olarak kullanılırdı.
Guslarske pjesme olarak adlandırılan guslenin eşlik ettiği epik şarkıları söylemek, 1930lu yıllara kadar bütün yerli etnik guruplarda ortak bir gelenekti. Daha sonra, guslar şarkıları, Sırplara has kültürel bir miras olarak algılanır oldu. Sonuç olarak, Müslüman kökenli çoğu epik şarkı söyleyenler, epik parçaların tarihsel yorumları Sırpların dikte ettiği tarihsel olayların resmi yapılandırmasına uymadığı için bu geleneklerini bırakmak zorunda kaldılar.
Diyatonik olarak akortlanan 11 ila 36 telli Rus Gusli ile ve üç telli tırnak ve parmak uçlarıyla çalınarak Bulgar Horolarına eşlik eden, kimi zaman gusla diye isimlendirilen gadulka ile karıştırılmamalıdır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar