bugün
- ben aquila bicipite sorularınızı yanıtlıyorum25
- kızlara bişey soracağım erkekler gelmesin9
- ayı saldırınca yapılması gerekenler12
- gece yarısı çalan telefon7
- geceye bir söz bırak3
- sinirli kadını sakinleştirmenin yolları14
- ilşkisini herkese anlatan kızlar7
- uysaljakoben21
- kızların sözlüğü erkek düşürmek için kullanması7
- gammaz olmuşum13
- eski dizileri izlemek3
- bir erkeğin instagram kullanma amacı2
- daha önce erkeklerle aynı ortamda oturmuş kız2
- başımın tatlı tatlı dönmesi4
- çıplak ayakla misafir karşısına çıkmaya utanmak2
- yüzüklerin efendisi abartılmış boktan bi filmdir4
- aquila bicipite8
- aşık olunca yapılan salaklıklar3
- kadın mı erkek mi belli olmayan yazarlar21
- uyuşturucu kullanan oğlunu öldüren baba7
- kel erkek3
- minyon kadın siniri5
- reha muhtar25
- ona bir şey söyle16
- denize sıfır bir ev sahibi olmak2
- ekşi sözlükte 2 yıldır çaylak olmak2
- hiç evlenemeyecek gibi hissetmek4
- osuruk kokusunun kalıcılık süresi6
- death2
- kemal kılıçdaroğlu35
- rusya'dan nükleer silah tehdidi2
- toplu taşımaya binen kızın asıl amacı4
- bir kadına alınabilecek en güzel hediye7
- güzel ayaklar mevsiminin gelmesi9
- bizim delilere bakayım4
- elit olmak için gerekenler13
- gecenin şarkısı4
- benim başaklarımı görmek ister misiniz3
- gençler iş beğenmiyor3
- ses yakışıklılığı2
- herkes eski nikini yazsın bitsin bu eziyet11
- pazarda su satmak2
- yazarların 2005 yılı maaşları7
- yemek yemek mi güzel giyinmek mi5
- gazlamak2
- ona bir cümle bırak4
- semum3
- sevgiliyle kavga etmek2
- vajina peşinde yitip giden hayatlar3
- 1 litrelik cam şişe kola3
Gusle
Arnavutçadır.
Arnavutçadır.
Savunulmamış bir doktora tezinden notlar: (Belma Kurtişoğlu)
------------------------
Balkanlarda yaygın olarak ancak en çok Sırbistan, Arnavutluk (lahutë), Hırvatistan, Karadağ ve Bosna-Hersekte görülen çoğunlukla tek telli, uzun saplı, bir çalgıdır.
Genellikle akçaağaçtan veya istanbuldaki yapımcısı Hasan Gülerin belirttiği gibi Afrikadan gelen okume ağacından, gövdesi ve sapı birlikte oyularak yapılmaktadır. Ses kutusu oval, armudi veya yaprak biçiminde olabilir. Üzerine keçi derisi gerilir; Güler bu deriyi Kapalıçarşıdan bulduğunu belirtiyor ve devam ediyor deriyi raptiye ile geriyorum, eskiden ahşaptan yapılan mıh kullanırdım. Günümüzde daha çok misina kullanılmasına karşın aslında yaklaşık 40 at telinin birleşmesiyle oluşan tel, burgudan başlayıp perdesiz sapı aşarak gövdenin alt kısmındaki kuyruk takozuna bağlanmadan hemen önce eşikten geçmektedir.
Dengeyi sağlamak için ses kutusunun boyu ile sapı eşit uzunluktadır. Burgulukta farklı figürler kullanılabildiğinden çalgının boyu buna bağlı olarak değişebildiği gibi özellikle teli at kılından yapılanlar, bu telin uzunluğuna göre ayarlanmaktadır. 64 cm ile 80 cm arasında değiştiği görülmektedir.
Sol elin desteği ile hafifçe sola eğik bir şekilde dik tutularak tek dizin üzerine veya iki dizin arasına yerleştirilen çalgı gudalo adı verilen yayla çalınmaktadır. Özellikle burguluklara gösterilen özeni, kemer kısmı oldukça kavisli olan yayda bulmak zordur. Yayın telleri de at kılından yapılmakta olup çalgıya gerilen tellerin yarısı uzunluğundadır. en çok işaret ve orta parmağın tele dokunmasıyla çalınır. Gusli çalan kişi (guslar) aynı zamanda söyler, bu nedenle çalgının akordunu kendi ses sahasına göre yapar.
Maundan yapılan tek burgunun arkaya bakacak şekilde yerleştiği burguluk, bu çalgının en simgesel bölümüdür. Süslü olmasının yanı sıra, oyularak yapılan figürler, yapımcının ve icracının, çalınan müziğin içeriği ile de bağlantı kurarak oluşturduğu ulusal özellik taşımasına özen gösterilen temsili simgelerdir. Hayvan figürleri arasında at başı, kartal başı ve Arnavutların kullandıklarında Arnavutların simgesi olan çift başlı kartala sık sık rastlanmaktadır. Kullanılan bir başka figür ise yine ulusa göre değişen kahramanların portreleridir. Örneğin, tarih meraklısı yapımcı Güler, Bosnalı olmasıyla gurur duyduğu Sokullu Mehmet Paşanın ve birçok padişahın resmini burguluğa yerleştirmiştir. Atatürke duyduğu saygı ve sevgi nedeniyle onun portresini çalışmak istemektedir.
Deriden yapılan ses tablasının üzerinde farklı şekiller ortaya çıkaracak şekilde ufak ses delikleri bulunmaktadır. Ses kutusunun tabanına veya arkasına da ufak br ses deliği açılır. Guslar denilen gusle çalan kişi, çalgıyı oturarak, dizlerinin arasına sıkıştırıp, sapından sol eliyle destek verecek şekilde hafif eğik bir şekilde dik tutarak çalar. Tellere, elinin duruşunu değiştirmeden gerili tutulan işaret veya orta parmağını değdirir. Guslar kendi şarkısına eşlik ettiğinden, akortu da kendi ses aralığına göre yapar. Epik şarkıya eşlik etmenin dışında, giriş ve aranağme kısımlarını da çalar. Sarajevo, Belgrad ve Podgroricede guslar derneklerinin bulunması bu çalgının popülerliğini koruduğunu göstermektedir. Yugoslavya farklı devletlere bölünmeden önce ulusal kimliklerin bir sembolü ve bu kimlikleri oluşturmada araç olarak kullanılırdı.
Guslarske pjesme olarak adlandırılan guslenin eşlik ettiği epik şarkıları söylemek, 1930lu yıllara kadar bütün yerli etnik guruplarda ortak bir gelenekti. Daha sonra, guslar şarkıları, Sırplara has kültürel bir miras olarak algılanır oldu. Sonuç olarak, Müslüman kökenli çoğu epik şarkı söyleyenler, epik parçaların tarihsel yorumları Sırpların dikte ettiği tarihsel olayların resmi yapılandırmasına uymadığı için bu geleneklerini bırakmak zorunda kaldılar.
Diyatonik olarak akortlanan 11 ila 36 telli Rus Gusli ile ve üç telli tırnak ve parmak uçlarıyla çalınarak Bulgar Horolarına eşlik eden, kimi zaman gusla diye isimlendirilen gadulka ile karıştırılmamalıdır.
------------------------
Balkanlarda yaygın olarak ancak en çok Sırbistan, Arnavutluk (lahutë), Hırvatistan, Karadağ ve Bosna-Hersekte görülen çoğunlukla tek telli, uzun saplı, bir çalgıdır.
Genellikle akçaağaçtan veya istanbuldaki yapımcısı Hasan Gülerin belirttiği gibi Afrikadan gelen okume ağacından, gövdesi ve sapı birlikte oyularak yapılmaktadır. Ses kutusu oval, armudi veya yaprak biçiminde olabilir. Üzerine keçi derisi gerilir; Güler bu deriyi Kapalıçarşıdan bulduğunu belirtiyor ve devam ediyor deriyi raptiye ile geriyorum, eskiden ahşaptan yapılan mıh kullanırdım. Günümüzde daha çok misina kullanılmasına karşın aslında yaklaşık 40 at telinin birleşmesiyle oluşan tel, burgudan başlayıp perdesiz sapı aşarak gövdenin alt kısmındaki kuyruk takozuna bağlanmadan hemen önce eşikten geçmektedir.
Dengeyi sağlamak için ses kutusunun boyu ile sapı eşit uzunluktadır. Burgulukta farklı figürler kullanılabildiğinden çalgının boyu buna bağlı olarak değişebildiği gibi özellikle teli at kılından yapılanlar, bu telin uzunluğuna göre ayarlanmaktadır. 64 cm ile 80 cm arasında değiştiği görülmektedir.
Sol elin desteği ile hafifçe sola eğik bir şekilde dik tutularak tek dizin üzerine veya iki dizin arasına yerleştirilen çalgı gudalo adı verilen yayla çalınmaktadır. Özellikle burguluklara gösterilen özeni, kemer kısmı oldukça kavisli olan yayda bulmak zordur. Yayın telleri de at kılından yapılmakta olup çalgıya gerilen tellerin yarısı uzunluğundadır. en çok işaret ve orta parmağın tele dokunmasıyla çalınır. Gusli çalan kişi (guslar) aynı zamanda söyler, bu nedenle çalgının akordunu kendi ses sahasına göre yapar.
Maundan yapılan tek burgunun arkaya bakacak şekilde yerleştiği burguluk, bu çalgının en simgesel bölümüdür. Süslü olmasının yanı sıra, oyularak yapılan figürler, yapımcının ve icracının, çalınan müziğin içeriği ile de bağlantı kurarak oluşturduğu ulusal özellik taşımasına özen gösterilen temsili simgelerdir. Hayvan figürleri arasında at başı, kartal başı ve Arnavutların kullandıklarında Arnavutların simgesi olan çift başlı kartala sık sık rastlanmaktadır. Kullanılan bir başka figür ise yine ulusa göre değişen kahramanların portreleridir. Örneğin, tarih meraklısı yapımcı Güler, Bosnalı olmasıyla gurur duyduğu Sokullu Mehmet Paşanın ve birçok padişahın resmini burguluğa yerleştirmiştir. Atatürke duyduğu saygı ve sevgi nedeniyle onun portresini çalışmak istemektedir.
Deriden yapılan ses tablasının üzerinde farklı şekiller ortaya çıkaracak şekilde ufak ses delikleri bulunmaktadır. Ses kutusunun tabanına veya arkasına da ufak br ses deliği açılır. Guslar denilen gusle çalan kişi, çalgıyı oturarak, dizlerinin arasına sıkıştırıp, sapından sol eliyle destek verecek şekilde hafif eğik bir şekilde dik tutarak çalar. Tellere, elinin duruşunu değiştirmeden gerili tutulan işaret veya orta parmağını değdirir. Guslar kendi şarkısına eşlik ettiğinden, akortu da kendi ses aralığına göre yapar. Epik şarkıya eşlik etmenin dışında, giriş ve aranağme kısımlarını da çalar. Sarajevo, Belgrad ve Podgroricede guslar derneklerinin bulunması bu çalgının popülerliğini koruduğunu göstermektedir. Yugoslavya farklı devletlere bölünmeden önce ulusal kimliklerin bir sembolü ve bu kimlikleri oluşturmada araç olarak kullanılırdı.
Guslarske pjesme olarak adlandırılan guslenin eşlik ettiği epik şarkıları söylemek, 1930lu yıllara kadar bütün yerli etnik guruplarda ortak bir gelenekti. Daha sonra, guslar şarkıları, Sırplara has kültürel bir miras olarak algılanır oldu. Sonuç olarak, Müslüman kökenli çoğu epik şarkı söyleyenler, epik parçaların tarihsel yorumları Sırpların dikte ettiği tarihsel olayların resmi yapılandırmasına uymadığı için bu geleneklerini bırakmak zorunda kaldılar.
Diyatonik olarak akortlanan 11 ila 36 telli Rus Gusli ile ve üç telli tırnak ve parmak uçlarıyla çalınarak Bulgar Horolarına eşlik eden, kimi zaman gusla diye isimlendirilen gadulka ile karıştırılmamalıdır.
güncel Önemli Başlıklar
