bugün
- 28 eylül 2026 türkiye italya maçı36
- çalmaşur4
- paranın devrinin bitmesi8
- sarma saran kaslı sözlük erkekleri13
- fatma betül sayan kaya44
- izmirin diğer büyükşehirlere göre çok geri olması13
- teomancalmasur3
- bir erkeğe saklama kabında sarma götürmek14
- yasak cinsel ilişkiler15
- bir sözlük erkeğine yürüyüp karşılık bulamamak11
- beyza3
- teoman çamaşır2
- sözlük erkeğine cin musallat etmek7
- sarma saramayan kız10
- futbol13
- sevgilinin filmine rastlamak2
- karlı havada ormanda tek başına kalmak3
- özgürlük vs eşitlik5
- osmanlı'nın yıkılma sebepleri5
- ortada bir yolsuzluk olmaması28
- arkadaşlar biraz dertleşelim mi21
- türkiye28
- true nickli yazar26
- siktir et be teoman abi2
- gocu'nun 2 günde unutulması13
- italya12
- true'nun çaylak olması7
- eski sevgilinin saçmalıkları5
- bir sözlük erkeğine sarma tenceresiyle saldırmak7
- asrın soygunu13
- online listesinin yine gelmesi6
- izmir'i yönetemeyip ülkeyi yöneteceğini sanan tip6
- trt tarafsız olmalı2
- arkadaşlar bişe dicem ya7
- belçika10
- 2090 yılında hepimiz ölmüş olacağız4
- yaki kadafi2
- abberline ın yeni hesabı11
- bir sözlük erkeğine sarma sarmak6
- altay bayındır6
- selamın aleyküm arkadaşlar4
- ankara da aym önünde intihar eden emekli polis16
- romanya53
- yağmurlu gece6
- pazartesi4
- yağız kaan erdoğmuş2
- amına koyduğumun orospusu4
- rapunzel'in bitli bir çingene olması4
- hamburger4
- gece vakti sözlüğe girenler3
insanın sadece haberlerde duyduğu ya da bir tanıdık sohbetinde "ya biliyor musun, x kansermiş" cümlesinde şahit olacağını zannettiği, kısacası en yakınlarının başına geleceğini bir türlü düşünemediği hastalık. aynı ölüm gibi, kaza gibi.
7 sene öncesine kadar her duyduğumda sadece "yazık, geçer inşallah" tepkisini verdiğim hastalığın hayatımın akışını değiştireceğini, deli gibi korkular yaşatacağını, bir şekilde iyi kötü giden ama giden şeylerin hepsinin bir anda 180 derece döndüreceğini ben de tahmin edemezdim. dediğim gibi sadece "hadi ya tüh" gibi sıradan, basit, anlık tepkilerin sebebiydi kanser benim için. insan çok yakın bi arkadaşının özne olduğu "ya biliyor musun, x kansermiş" cümlesine çok çok farklı tepkiler veriyormuş.
hele ki hastalık iyileştikten bir kaç sene sonra daha da kötü bir şekilde yeniden ortaya çıkınca.
hastalık lotosu gelip sadece size vurmuş gibi hissediyorsunuz. aynı hiç kaza yapmamış birisinin kazalarla hayatı boyunca sadece tesadüfen yolda karşılaşacağını ve olayın sadece şahidi olacağını zannettiği gibi.
çekilen acılar, sıkıntılar olayın farklı ve önemli bir boyutu ama bu durum gerçekten çok garip geliyor. mesela arkadaşlarımlayken laf bir şekilde o arkadaşımdan açılınca "ya hakikaten, ..... nasıl oldu?" sorusu, "iyi olacak inşallah" cevabı, 3-5 saniye sessizlik, yüzlerin asılması ve hayat - muhabbet kaldığı yerden devam ediyor. benim için edemiyor ama. orada takılıp kalıyorum hatta bazen oraya bile gelemiyorum.
hele ki duygularını, daha doğrusu acılarını yansıtamayan bir insansanız bu durumla yaşamak çok zor oluyor. içinizdeki yumru ilk zamankine göre küçülüyor belki ama gerçekten her yutkunduğunuzda kendisini hissettiriyor o yumru. kimsenin benimle aynı acıyı yaşamasını beklemiyorum veya hassas davranmıyorlar demiyorum, şikayet etmiyorum. ama yazının ilk başında söylediğim gibi arkadaşımın özne olduğu bir cümleye hadi ya tüh tepkisinin verilmesi garip geliyor. 7 sene önce başkaları için aynı tepkiyi vermiş olmama rağmen garip geliyor.
herkes dünyanın merkezinin kendisi olduğunu düşünüyor işte.
o yüzden bu yazıyı okuyanlardan bu illeti yaşayanların "evet ya, aynen" dediğinden, yaşamayanların da "hadi ya, tüh" dediğinden eminim.
ama iyi olacak inşallah..
7 sene öncesine kadar her duyduğumda sadece "yazık, geçer inşallah" tepkisini verdiğim hastalığın hayatımın akışını değiştireceğini, deli gibi korkular yaşatacağını, bir şekilde iyi kötü giden ama giden şeylerin hepsinin bir anda 180 derece döndüreceğini ben de tahmin edemezdim. dediğim gibi sadece "hadi ya tüh" gibi sıradan, basit, anlık tepkilerin sebebiydi kanser benim için. insan çok yakın bi arkadaşının özne olduğu "ya biliyor musun, x kansermiş" cümlesine çok çok farklı tepkiler veriyormuş.
hele ki hastalık iyileştikten bir kaç sene sonra daha da kötü bir şekilde yeniden ortaya çıkınca.
hastalık lotosu gelip sadece size vurmuş gibi hissediyorsunuz. aynı hiç kaza yapmamış birisinin kazalarla hayatı boyunca sadece tesadüfen yolda karşılaşacağını ve olayın sadece şahidi olacağını zannettiği gibi.
çekilen acılar, sıkıntılar olayın farklı ve önemli bir boyutu ama bu durum gerçekten çok garip geliyor. mesela arkadaşlarımlayken laf bir şekilde o arkadaşımdan açılınca "ya hakikaten, ..... nasıl oldu?" sorusu, "iyi olacak inşallah" cevabı, 3-5 saniye sessizlik, yüzlerin asılması ve hayat - muhabbet kaldığı yerden devam ediyor. benim için edemiyor ama. orada takılıp kalıyorum hatta bazen oraya bile gelemiyorum.
hele ki duygularını, daha doğrusu acılarını yansıtamayan bir insansanız bu durumla yaşamak çok zor oluyor. içinizdeki yumru ilk zamankine göre küçülüyor belki ama gerçekten her yutkunduğunuzda kendisini hissettiriyor o yumru. kimsenin benimle aynı acıyı yaşamasını beklemiyorum veya hassas davranmıyorlar demiyorum, şikayet etmiyorum. ama yazının ilk başında söylediğim gibi arkadaşımın özne olduğu bir cümleye hadi ya tüh tepkisinin verilmesi garip geliyor. 7 sene önce başkaları için aynı tepkiyi vermiş olmama rağmen garip geliyor.
herkes dünyanın merkezinin kendisi olduğunu düşünüyor işte.
o yüzden bu yazıyı okuyanlardan bu illeti yaşayanların "evet ya, aynen" dediğinden, yaşamayanların da "hadi ya, tüh" dediğinden eminim.
ama iyi olacak inşallah..
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar