bugün
- erzurum da 150 tl'ye satılan serpme kahvaltı9
- bik bik'in kraliçe olması11
- sarı tekerin yazar olamaması9
- türk kızı'nın hırt suçlu fetişi6
- kolye142
- asla evlenilmeyecek kızlar11
- bik bik'in hacker'a yemek yapması20
- kafasına haç düşen rahibin ölmesi4
- ıpkis'in bir işe yaramaması10
- 18 ekim 2026 uludağ sözlüğün hacklenmesi19
- bik bik moderatör olmasın kampanyası6
- uzun süre bir uçuruma bakmak4
- hacker saldırısı gazileri8
- hitler dönemi fenerbahçe dominasyonu7
- peynir dolgulu jalapeno3
- usualsuspects'e ödül ayağı atmak5
- sözlüğe yeni bir moderatör alınsın kampanyası5
- uludağ sözlük'ü yıkamayacaksınız7
- cep telefonu22
- fransa8
- nokia20
- arkadaşınızın sizi övmesi3
- usualsuspectsin mod olması6
- zall'ın makara yapması6
- usualsuspects'in ayağı4
- her boku yiyip suçu şeytana atmak2
- yılmaz erdoğan2
- uludağ sözlüğün hacklenmesi14
- araba3
- meltem hendem2
- antalya2
- bik bik'in hacker'a yalakalık yapması11
- kuzey kıbrıs ta öğrenci olmak2
- abd de futbol sahasına kamyonet dalması4
- fenerbahçe organize troll örgütü3
- bilim3
- ay3
- uzay3
- ben yokken sözlükte neler oldu4
- esaretin bedeli5
- asla evlenilmeyecek erkekler10
- fon vurgunu24
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- konya denilince akla gelenler7
- son parti4
- hacker'ın hesabı mı kısıtlaması7
- jagermeister3
- istersem sozlugu hacklerim5
- cimer'e yazılan öğretmen şikayetleri6
- sözlükte aynı anda iki hesap kullanan tip7
dakikalar önce yaşanmış bir olayı itiraf etmek durumundayım.
ön bilgi: bir buçuk ay önce sigarayı bırakma kararı almıştım. beni kendisine bahane eden arkadaşım da sigarayla olan ilişkisine son vermiş bulundu. lakiiiiiin, hayatta her şey mutlaka tekerrür ederdi.
***
vize haftasında olan ve yukarıda bahsi geçen arkadaşıyla 5 saattir not yazan şahıs odasından sessiz adımlarla çıkar, bunalmıştır. zuladaki sigaralar kötü günler içindir ve o kötü gün gelip çatmıştır. beynine oksijen, ciğerlerine nikotin gitme düşüncesi ile şahıs balkona doğru hareket eder. tedirgindir. arkadaşına ihanet ettiği düşüncesiyle sigarasını yakar ve gökyüzünü seyre dalar. gözleri fel fecir okur, yakalanma düşüncesi onu iyice telaşlandırır. oysa ki tek düşüncesi biraz rahatlamaktır.
***
bu arada balkon caddeye dönüktür. bir kaç tane park halinde araç, konteynır ve yol çalışmaları nedeniyle kaldırımda naylonla örtülmüş, çimentoyla harmanlanıp yollara serilmeyi bekleyen kumlar bulunmaktadır.
***
kendisini bataklıkta arkadaşına hainlik yapan bir kurbağa gibi hisseder veee.... vize mağduru zavallı kişi sigarası henüz bitmeden onu atmaya karar verir.
(dikkat: direk atmaya, söndürmeden atmaya!!)
sigara kurbağanın gözlerinin önünden adeta süzülür ve kaldırımın üzerindeki naylonun üzerine düşer. evet, gençliğinin baharında olan ve ailesiyle yaşadığı için gecenin 3 ünde evden çıkamayan mağdur kelimenin tam anlamıyla sıçmaktadır. mahalleyi hatta yaşadığı evi yakan kişi olmak istemez. bir de madalyonun diğer yüzü vardır. odasında hiçbir şeyden haberi olmayan arkadaşı. balkonda sağa sola yürür, burnuna yanık kokusu gelmeye başlar. fazla vakti kalmadığını anlar ve yüzü beyazlara bürünmüş şahıs, parmak uçlarıyla geldiği balkondan koşar adım arkadaşına, o masum insana doğru gider. başka çaresi yoktur. arkadaş kötü günde belli olur der ve ona bir arı vızıldaması hızıyla "bensigaraiçtim,yereattımnaylonyanıyorsıçtımevdençıkmamlazım" der. (bunu jet hızıyla söyler) arkadaşımın 5 saatlik çalışmadan beyni yanmış olsa gerek ki, her zaman ki rahatlığıyla " manyak mısın sen, naylon yanar mı hiç" der. demirin bile eritildiği şu dünyada bu söylediğine asla inanmaz panik halindeki telaşlı şahıs. arkadaşı balkona koşar. kendisi de 5 litrelik içme suyunu aldığı gibi daire kapısına yönelir. kapıyı çok sessiz açmak zorundadır. sesli de açsa geri dönüşü olmayan bir yola girmiştir. çoraplarıyla evden çıkar. koşarak olay yerine gelir ve 5 litrelik içme suyunu naylonun üzerine boşaltır. o an aklından "itfaiyeci olcak insanmışım ya la" diye geçirir. lakin düşünmeye fazla vakti yoktur. ayakları kafasına vurur hızla eve geri girer. annesi ve babası uyanmamıştır. mutludur. arkadaşı ise hala, " naylon yanar mı allah aşkına akhfa....." gibi cümleler kurmaya devam eder. yalnız helal olsundur, sigara içmeme değil, naylonun yanmayan bir şey olduğunu bilmememe kızar kendisi. hatta bir kez daha helal olsundur.
***
bu bahsettiğim olay dakikalar sürmüş olsa da saatler gibi gelmiş, arkadaştan gizli bir şey yapılmaması gerektiği ve naylonun insan hayatında ne denli önemli olduğu öğrenilmiştir.
***
ha bir de bir daha sigarayı söndürmeden atarsam, o bataklıktaki kurbağadan beter olayım.
ön bilgi: bir buçuk ay önce sigarayı bırakma kararı almıştım. beni kendisine bahane eden arkadaşım da sigarayla olan ilişkisine son vermiş bulundu. lakiiiiiin, hayatta her şey mutlaka tekerrür ederdi.
***
vize haftasında olan ve yukarıda bahsi geçen arkadaşıyla 5 saattir not yazan şahıs odasından sessiz adımlarla çıkar, bunalmıştır. zuladaki sigaralar kötü günler içindir ve o kötü gün gelip çatmıştır. beynine oksijen, ciğerlerine nikotin gitme düşüncesi ile şahıs balkona doğru hareket eder. tedirgindir. arkadaşına ihanet ettiği düşüncesiyle sigarasını yakar ve gökyüzünü seyre dalar. gözleri fel fecir okur, yakalanma düşüncesi onu iyice telaşlandırır. oysa ki tek düşüncesi biraz rahatlamaktır.
***
bu arada balkon caddeye dönüktür. bir kaç tane park halinde araç, konteynır ve yol çalışmaları nedeniyle kaldırımda naylonla örtülmüş, çimentoyla harmanlanıp yollara serilmeyi bekleyen kumlar bulunmaktadır.
***
kendisini bataklıkta arkadaşına hainlik yapan bir kurbağa gibi hisseder veee.... vize mağduru zavallı kişi sigarası henüz bitmeden onu atmaya karar verir.
(dikkat: direk atmaya, söndürmeden atmaya!!)
sigara kurbağanın gözlerinin önünden adeta süzülür ve kaldırımın üzerindeki naylonun üzerine düşer. evet, gençliğinin baharında olan ve ailesiyle yaşadığı için gecenin 3 ünde evden çıkamayan mağdur kelimenin tam anlamıyla sıçmaktadır. mahalleyi hatta yaşadığı evi yakan kişi olmak istemez. bir de madalyonun diğer yüzü vardır. odasında hiçbir şeyden haberi olmayan arkadaşı. balkonda sağa sola yürür, burnuna yanık kokusu gelmeye başlar. fazla vakti kalmadığını anlar ve yüzü beyazlara bürünmüş şahıs, parmak uçlarıyla geldiği balkondan koşar adım arkadaşına, o masum insana doğru gider. başka çaresi yoktur. arkadaş kötü günde belli olur der ve ona bir arı vızıldaması hızıyla "bensigaraiçtim,yereattımnaylonyanıyorsıçtımevdençıkmamlazım" der. (bunu jet hızıyla söyler) arkadaşımın 5 saatlik çalışmadan beyni yanmış olsa gerek ki, her zaman ki rahatlığıyla " manyak mısın sen, naylon yanar mı hiç" der. demirin bile eritildiği şu dünyada bu söylediğine asla inanmaz panik halindeki telaşlı şahıs. arkadaşı balkona koşar. kendisi de 5 litrelik içme suyunu aldığı gibi daire kapısına yönelir. kapıyı çok sessiz açmak zorundadır. sesli de açsa geri dönüşü olmayan bir yola girmiştir. çoraplarıyla evden çıkar. koşarak olay yerine gelir ve 5 litrelik içme suyunu naylonun üzerine boşaltır. o an aklından "itfaiyeci olcak insanmışım ya la" diye geçirir. lakin düşünmeye fazla vakti yoktur. ayakları kafasına vurur hızla eve geri girer. annesi ve babası uyanmamıştır. mutludur. arkadaşı ise hala, " naylon yanar mı allah aşkına akhfa....." gibi cümleler kurmaya devam eder. yalnız helal olsundur, sigara içmeme değil, naylonun yanmayan bir şey olduğunu bilmememe kızar kendisi. hatta bir kez daha helal olsundur.
***
bu bahsettiğim olay dakikalar sürmüş olsa da saatler gibi gelmiş, arkadaştan gizli bir şey yapılmaması gerektiği ve naylonun insan hayatında ne denli önemli olduğu öğrenilmiştir.
***
ha bir de bir daha sigarayı söndürmeden atarsam, o bataklıktaki kurbağadan beter olayım.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar