bugün
- kan şekerini aşırı yükselten yiyecekler4
- kocasının fotosunu paylaşan kadın yazar5
- askerde özlenen şeyler4
- düzenli beyaz ekmek yemek gerizekalı yapıyor3
- otomobilin üstünde uyuyakalan adam4
- burun karıştırmak5
- şarkılarda geçen mükemmel sözler3
- bir önceki entryi devam ettir4
- pazar günü aktiviteleri3
- kuantum fiziğine sahip kadın4
- 30 kasım 2026 beşiktaş galatasaray maçı3
- adana limanı nın çıplak fotoğrafları3
- çay var içersen antidepresan da var yersen4
- helin elveren3
- dizi sektöründeki maliyet krizi3
- çay koydum sen anlat diyen psikolog4
- 8 kasım 2026 52 orduspor sakaryaspor maçı2
- rüyada hala askerde olduğunu görmek2
- hayat bilgisi ürperi2
- terhis oluyorum sözlük25
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı14
- yazarların işlediği günahlar15
- scream 82
- eski sevgilisini unutamayan biriyle çıkmak6
- kahvaltı yapmak2
- günah çıkarma seansını aniden terk eden rahip3
- atları bağlayın geceyi burada geçiriyoruz21
- felsefe öğretmenin ironisi3
- onur babacan3
- şarkıyı devam ettiriyoruz2
- tır şoförleri oruç tutuyor mu sorunsalı4
- fatma betül olayından çıkarılacak beş ders5
- sabah soğuğu3
- flörtün ilkesel reddi5
- erkek dünyanın en dürüst varlığıdır3
- halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama suçu3
- londra devlet hastanesindeki hamile erkek figürü3
- 7 kasım 2026 aliağa muşspor maçı2
- kitap alıntıları3
- psikologun aman buna da ağlama zırlak demesi8
- cimbom baba2
- amedspor31
- yemek yaparak sözlükten koca düşürmek17
- yüzü siyaha boyayıp gezmek3
- yeni temaya bir türlü alışamamak2
- engineer285
- şamil tayyar'ın fatma betül sayan kaya tweeti3
- 7 kasım 2026 galatasaray amed maçı22
- cem karaca dinleyip dusuncelere dalmak2
- 8 kasım 20263
derin bir ohh çektirir tabi hiç bir pişmanlık yoksa tersi durumunda, bir sıkıntı kaplatır insana 'keşke keşke' diye cümleler kurmana sebebiyet verdirir.
her iki durumda insana yaşamanın önemini hissettirir; ister "derin bir ohh" ister "keşke keşke li cümleler". daha maneviyatını kaybettirmemiştir. ne mutlu onlara ki hala hatırlayabiliyor ve duyumsayabiliyor kokusunu.
oysa hatırlamayanlar vardır onların sorunsalı bu iki durum gibi net değildir. sürekli ararlar, neyi aradığını bilmeden; eskiyi anımsatan şeyler meşgul olur. eskilere sıkışıp kalmıştır. yolunun üstü olmasa da aynı sokaktan geçer... hiç bir anlamı olmayan tabelaya baka kalırken bulur kendini. " birşeyler arıyor besbelli" ama bilmez neyi aradığını, aşağıda anlatılan karakter gibi:
"kenar kenar yürüdüm eski yeşillik olmasa da bir an hayal ettim o ağacı. durdum eskiden kalma levhayı gördüm. onu beklerken 'o' harfine bakıp nasıl bir konuşma hazırlamam gerek diye düşünürdüm. yine vardı 'o' harfi. yaklaştı biri:
-ne arıyorsun evlat. dedi.
-(güldüm) hiç. dedim.
oturduğum bir demir parçası vardı arkadan gidişini seyrederken ki oturduğum demir parçası. hemen yanında bir çukur vardı, çukur değilde bi alçaklık gibi. geçtim oraya bir ses duymak için bir zamanlar ağlarken gözyaşını bile silmeyişimi hatırlamak için ama biri yanaştı:
-ne arıyorsun evlat. dedi.
-(iç çekerek) bilmiyorum. dedim.
gölgelik arıyordum o ağacın gölgesini. ha şimdi buldum. kaldırımda oturmalarımız aklımda. ne konuşuyorduk hatırlamıyorum. dur şimdi ses tonunu unutmuşum galiba. kendi söylediğim şeyler kulağımda çınlıyor. aman allahım kimsenin sesini duymaz oldum. yine aynı adam yaklaşıyor.
-.............(birşeyler söylüyor ama duyamıyorum)
-duymuyorum. dedim.
kendime geldiğimde gizli saklı bir bahçenin arkasında buldum kendimi. ilk verdiğim bir ot parçası yine dalında duruyor. koparttım kokladım. eski tadı yok. umutsuzca yürüdüm. biri sesleniyor ardımdan.
-ne aradığını biliyor musun evlat.
-hayır... ama sanırsam eski bir kokuyu arıyorum."
her iki durumda insana yaşamanın önemini hissettirir; ister "derin bir ohh" ister "keşke keşke li cümleler". daha maneviyatını kaybettirmemiştir. ne mutlu onlara ki hala hatırlayabiliyor ve duyumsayabiliyor kokusunu.
oysa hatırlamayanlar vardır onların sorunsalı bu iki durum gibi net değildir. sürekli ararlar, neyi aradığını bilmeden; eskiyi anımsatan şeyler meşgul olur. eskilere sıkışıp kalmıştır. yolunun üstü olmasa da aynı sokaktan geçer... hiç bir anlamı olmayan tabelaya baka kalırken bulur kendini. " birşeyler arıyor besbelli" ama bilmez neyi aradığını, aşağıda anlatılan karakter gibi:
"kenar kenar yürüdüm eski yeşillik olmasa da bir an hayal ettim o ağacı. durdum eskiden kalma levhayı gördüm. onu beklerken 'o' harfine bakıp nasıl bir konuşma hazırlamam gerek diye düşünürdüm. yine vardı 'o' harfi. yaklaştı biri:
-ne arıyorsun evlat. dedi.
-(güldüm) hiç. dedim.
oturduğum bir demir parçası vardı arkadan gidişini seyrederken ki oturduğum demir parçası. hemen yanında bir çukur vardı, çukur değilde bi alçaklık gibi. geçtim oraya bir ses duymak için bir zamanlar ağlarken gözyaşını bile silmeyişimi hatırlamak için ama biri yanaştı:
-ne arıyorsun evlat. dedi.
-(iç çekerek) bilmiyorum. dedim.
gölgelik arıyordum o ağacın gölgesini. ha şimdi buldum. kaldırımda oturmalarımız aklımda. ne konuşuyorduk hatırlamıyorum. dur şimdi ses tonunu unutmuşum galiba. kendi söylediğim şeyler kulağımda çınlıyor. aman allahım kimsenin sesini duymaz oldum. yine aynı adam yaklaşıyor.
-.............(birşeyler söylüyor ama duyamıyorum)
-duymuyorum. dedim.
kendime geldiğimde gizli saklı bir bahçenin arkasında buldum kendimi. ilk verdiğim bir ot parçası yine dalında duruyor. koparttım kokladım. eski tadı yok. umutsuzca yürüdüm. biri sesleniyor ardımdan.
-ne aradığını biliyor musun evlat.
-hayır... ama sanırsam eski bir kokuyu arıyorum."
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com