bugün
- sabah bi kalktın kadınsın napardın20
- kız arkadaşa gökyüzünü hediye etmek14
- arkadaşlar sizce bu etek nasıl18
- kasiyer kıza nasıl açılırım11
- z kuşağı kızlarının escort gibi olması13
- gaylik alametleri8
- sinagog tavanına çiğ köfte yapıştırmak7
- true'nin hiç sevgilisi olmasın mı12
- yaşlı kadın yuzırlar10
- ulaşamadığı kadına mundar demek5
- en kibirli yuzır11
- hoşlanılan kızın buluşmaya opel tigra ile gelmesi4
- sözlük abilerinden genç yazarlara tavsiyeler6
- muslettin amca ile sinagoga gidiyoruz zirvesi5
- her kadının hoşuna gidecek şey4
- karşısından gelen güzel kıza bakmayan erkek12
- bıyığımı alsam ben var'ya diyen kız4
- velvet47
- friedrich hegel la bi cay icek10
- sabah gece yazdıklarından utanmak5
- hırsızların evdeki altını bulamamasını sağlamak8
- 50 yıllık yuzır5
- duvara işeyerek sevgilinin ismini yazmak4
- uludağ sözlük magazin servisi5
- ormanda gezerken baygın bir bayanla karşılaşmak4
- velvet vs nervio24
- en merak ettiğin ulu yazarı12
- hamburger kırmızı çizgimiz10
- selam sözlük7
- ruh hastası sapık yazarlar5
- artık uyuyalım3
- kezonova4
- kezoyu delirtmek5
- anadolu insanının anlatıldığı kadar saf olmaması5
- doa iade tutarlarının düşürüldüğü iddiası2
- habire1239
- diyetteyiz uludağ sözlük12
- ormanda giderken gizemli kulübe bulmalı film3
- nervio19
- ağzına verilmek istenen kızın ağzına almaması15
- an itibariyle dile dolanan şarkı sözleri4
- yeni parti25
- türklerden nefret etme nedenleri5
- kazanovayı silkmişler3
- sevgilinin giyimine karışmak2
- merak ediyorsan yaz7
- bir sabah erkek olarak uyanmak4
- ciddi ciddi mehdi gelecek diyen insan10
- gulmekicinyaratilmis'in aşık olmadığı erkek3
- g'i l d'e d l'i l y16
çatlamı$ bir alın kemiği
gibi duruyor limanda gri gemi,
yağmur, hüviyetini kaybetmi$ potansiyel suçlu
rüzgârın kimsesi yok tabiattan ba$ka
zanlıyım, kendimce haklıyım, bu kı$ ellerime
eksi sonsuz uçlu
upuzun kapalı müzelerin
hep bir çığlıkla hareketlenecek heykellerinin
mermer bronz karı$ımı
soğuk beyaz karı$ımı
aldatıcı göz bebeksiz bakı$ları bula$tı, evet, harika,
sis çoktan ula$tı denizin sinirlerini bozan
geç dalgasının korku tabirlerine,
baudelaire aldım yanıma okurum diye
felsefe ağaç olsa hangi meyveyi verirdi ve
onu anlarım belki, onunla avunurum, hevesiyle;
$imdilik
gecenin esrara
sevgilinin ihanete aç te$ekkül mertebesinde
belki gemide, belki de sessizliğin güvertesinde
bir takım adamlar gülü$üyor
bir takım adamlar yalan yanlı$ örgütleniyor
halka ait bir manayı hayasızca aralarında bölü$üyor
hayır, yere dü$mü$ yalnız bir biletin önünde;
aslında tedirgin ve sıkılganlar
aslında cahil ve saldırganlar
herkes kadar bir gemiye binip gitmekle
$iddetin kendisiyle uzla$makla
uzakla$makla
uzakla$manın hayat paydasıyla çatı$maktalar..
evet,
çocukken aynı sınavda çözemedikleri tek soruyla
o tek sorunun cevabıyla boğu$maktalar: onca
ağırlığına rağmen neden batmaz bir gemi
her gemi batmak için son bir yolcu mu bekler..
son yolcunun darmadağın beyni, kalbi mi
indirecektir $alteri; gemi
öyle mi çekilecektir içeri, hayır, örneğin, gerisin geri,
toprağın da olsa kaldırma kuvveti
öyle kolay gömülemezdi hiçbir ölü, hiçbir hüzün neferi;
toprak
iterdi, tutardı, çırpınırdı
istemezdi gövdesine bir $eyin ansızın girmesini;
gemi
çatlamı$ bir alın kemiği
gibi duruyor limanda gri;
toprak da duruyor
zaman da, adamlar da.. önemli bir a$k $ahaseri
edasıyla çözülüyorum iskeletimden
etlerimle uçu$uyoruz yapı$mak üzere
bir ba$ka iskeletten ufka açılan
yeni
varolu$tan olu$mu$ ahllerden hallere seviyeli;
belki de çok oldu gemi limandan ayrılalı ve gideli;
ba$lamı$ bir yolculuğun arkasından karada yazılan seyir defteri
tarih mi demeli buna, günce mi daha doğru, bellek mi,
ho$, ben ellerimi hep yıpranmı$ çımalara benzetirim
parmaklarım salkım salkım çımadan sarkar sarkar sarkar
kaç gemiyi bağlamak için limana fırlatılmı$ ellerim
çımacılar mı hain, eldivenler mi kaygan, deneyler mi uğultulu,
ufukta kaybolmaya yüz tutmu$ bu büyük yüzen sedyeye
kimi zaman mabet de demeli, nazar da demeli, büyü de demeli
çatlamı$ bir alın kemiği
gibi kafatasında beyne doğru ilerliyor gemi;
ya çok bildik aynı bir sima var dümende, kazan dairesinde, radarda
ya da
kıyıdayız, hayaller kurarken ölüme dair, erdeme dair; anlıyoruz:
terk edildik,
diğerlerini kurtarırken tela$la o,
tufanda biz geride kalanlar, anlıyoruz,
meğer nuh, asla sevmemi$ hiçbirimizi.
2004 - 2005
küçük iskender - iskender i ben öldürmedim'den..
gibi duruyor limanda gri gemi,
yağmur, hüviyetini kaybetmi$ potansiyel suçlu
rüzgârın kimsesi yok tabiattan ba$ka
zanlıyım, kendimce haklıyım, bu kı$ ellerime
eksi sonsuz uçlu
upuzun kapalı müzelerin
hep bir çığlıkla hareketlenecek heykellerinin
mermer bronz karı$ımı
soğuk beyaz karı$ımı
aldatıcı göz bebeksiz bakı$ları bula$tı, evet, harika,
sis çoktan ula$tı denizin sinirlerini bozan
geç dalgasının korku tabirlerine,
baudelaire aldım yanıma okurum diye
felsefe ağaç olsa hangi meyveyi verirdi ve
onu anlarım belki, onunla avunurum, hevesiyle;
$imdilik
gecenin esrara
sevgilinin ihanete aç te$ekkül mertebesinde
belki gemide, belki de sessizliğin güvertesinde
bir takım adamlar gülü$üyor
bir takım adamlar yalan yanlı$ örgütleniyor
halka ait bir manayı hayasızca aralarında bölü$üyor
hayır, yere dü$mü$ yalnız bir biletin önünde;
aslında tedirgin ve sıkılganlar
aslında cahil ve saldırganlar
herkes kadar bir gemiye binip gitmekle
$iddetin kendisiyle uzla$makla
uzakla$makla
uzakla$manın hayat paydasıyla çatı$maktalar..
evet,
çocukken aynı sınavda çözemedikleri tek soruyla
o tek sorunun cevabıyla boğu$maktalar: onca
ağırlığına rağmen neden batmaz bir gemi
her gemi batmak için son bir yolcu mu bekler..
son yolcunun darmadağın beyni, kalbi mi
indirecektir $alteri; gemi
öyle mi çekilecektir içeri, hayır, örneğin, gerisin geri,
toprağın da olsa kaldırma kuvveti
öyle kolay gömülemezdi hiçbir ölü, hiçbir hüzün neferi;
toprak
iterdi, tutardı, çırpınırdı
istemezdi gövdesine bir $eyin ansızın girmesini;
gemi
çatlamı$ bir alın kemiği
gibi duruyor limanda gri;
toprak da duruyor
zaman da, adamlar da.. önemli bir a$k $ahaseri
edasıyla çözülüyorum iskeletimden
etlerimle uçu$uyoruz yapı$mak üzere
bir ba$ka iskeletten ufka açılan
yeni
varolu$tan olu$mu$ ahllerden hallere seviyeli;
belki de çok oldu gemi limandan ayrılalı ve gideli;
ba$lamı$ bir yolculuğun arkasından karada yazılan seyir defteri
tarih mi demeli buna, günce mi daha doğru, bellek mi,
ho$, ben ellerimi hep yıpranmı$ çımalara benzetirim
parmaklarım salkım salkım çımadan sarkar sarkar sarkar
kaç gemiyi bağlamak için limana fırlatılmı$ ellerim
çımacılar mı hain, eldivenler mi kaygan, deneyler mi uğultulu,
ufukta kaybolmaya yüz tutmu$ bu büyük yüzen sedyeye
kimi zaman mabet de demeli, nazar da demeli, büyü de demeli
çatlamı$ bir alın kemiği
gibi kafatasında beyne doğru ilerliyor gemi;
ya çok bildik aynı bir sima var dümende, kazan dairesinde, radarda
ya da
kıyıdayız, hayaller kurarken ölüme dair, erdeme dair; anlıyoruz:
terk edildik,
diğerlerini kurtarırken tela$la o,
tufanda biz geride kalanlar, anlıyoruz,
meğer nuh, asla sevmemi$ hiçbirimizi.
2004 - 2005
küçük iskender - iskender i ben öldürmedim'den..
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar