bugün
- yılmaz güney izleyip ahmet kaya dinleyen tip8
- bik bik kız kaçırdı8
- gammazın gammazlanması2
- sinirlenip üç beş yazarı tokatlamak4
- tarhana içenlerin köylü ve eğitimsiz olması10
- muslettin amca6
- reels izleme bağımlılığı6
- abdullah öcalan9
- yılmaz güney filmleri2
- alparslan kuytul13
- nervio yu gammazlamak2
- güzel kızların sözlüğün yolunu kaybetmesi3
- fenerbahçe biraz sert biraz katı9
- gazisini zulüm eden savaşta asker bulamaz5
- yolda otobüs tren önünde namaz kılmak2
- tarhana çorbası2
- yasakçı zihniyet15
- müsavat dervişoğlu8
- iki saatte 10 bin tl iyi para mıdır2
- ilk buluşmada 13 pişi yiyen kız12
- ekşi sözlük21
- beni çok sevdiğin için teşekkür ederim sözlük3
- kemal kılıçdaroğlu6
- deniz akkaya3
- ağlamamak için kendini tutmak4
- polisin verilen emrin yasaya uygunluğunu sorgusu12
- ismail kartal16
- tülin şahin2
- jennifer lopez2
- arzu yanardağ2
- bugün ne yapsam9
- aleksey batrakov19
- marco asensio5
- ulusalcı önderlerin akp'ye geçmesi10
- ahmet mümtaz taylan8
- enayimiknatisi ile kavga etmek13
- saddamdan kovulanların türkiyede özerklik istemesi4
- roberto carlos2
- kürtleri sempatik göstermek için söylenen yalanlar4
- karanlıkta johnny depp e benzeyen yazarlar3
- 18 ağustos 2026 fenerbahçe lyon maçı30
- leyla ile mecnun4
- hewal ebo4
- fethullah gülen2
- fenerbahçe'nin başarısızlığının nedenleri4
- etimek tatlısı2
- ibda c vs fetö2
- kimse kalmadı5
- 0 0 7'nin kafasını tutup ağaca sürtmek5
- felsefe9
darüşşafaka lisesinde okuduysanız belki bir nebze daha kolaydır. en azından çocuklugunuz biraz daha kolay geçebilir.
(bkz: darüşşafaka)
kısaca özetlemek gerekirse darüşşafaka babası hayatta olmayan, maddi durumu yetersiz ve zeki çocukları sınavla alan bi okuldur. okula ilkokul 4. sınıfta girilir. liseyi bitirene kadar okursunuz.
ben babamı 17agustos 99depreminde kaybettim. yani herhangi bi hastalıgı filan yoktu. birden gelen bir dogal afet aldı babamızı bizden.
evimiz yıkılınca eski mahallemize döndük. normalde ordaki okula devam edecektim. ilk derste (boyum da kısa oldugundan yine en önde oturuyorum) hoca babamın meslegini sordu. ne alaka ise bu soruyu sorma geregi duymuş. ben babamı 3ay önce kaybetmişim. öldü dedim. sınıfta bi sessizlik tabi. dersin büyük çogunlugu bu konuşulmuştu. sınıftaki çocukların bakışlarını üstümde hissedebiliyordum. ikinci ders boştu. yine bir deprem oldu ve tüm sınıf boşaltıldı. okul 15 gün tatil olacak dediler.
o sırada darüşşafaka dan haberimiz oldu. yatılı okul diye pek istemedim. ama ordaki çocukların babasının olmadıgını duyunca da inanamadım. hepsi normal görünüyordu. babasını kaybetmiş bir çocugun gülebilecegine ihtimal veremiyodum ki çocuktum. yatılı olması başlarda zorlasa da bu okulda kendimi normal hissetmiştim. herkesten biriydim. burda kimse "baban ne iş yapıyor?" gibi gereksiz bi soru sormayacaktı.
neyse.. lise bitti. darüşşafaka sayesinde üniversteye de girebildik. normal şartlarda ailem okutamazdı çünkü biliyorum. kayıt zamanındayız. öğrenci işlerinin bizi içeri davet etmesini bekliyoruz yakınlarımızla. bi görevli çıkıp "sadece öğrenciler gelsin, veliler beklesin." dedi. arkamda bi kız "iyi de ben bişi bilmiyorum ki tüm belgeleri babam hazırladı" dedi. o an kendimi daha güçlü hissetmiştim. hepsinin peşinden kendim koşmuş halletmiştim çünkü. ama yanılıyormuşum.
okul başladı. tipler devamlı babalarıyla konuşuyo, onları anlatıyo filan. o zaman anladım ki babasızlık durumunu da aslında aşamamışım. sadece ertelenmiş bi duyguymuş. ha aşar mıyım? hiç sanmıyorum. arkadaşlarım ne zaman babalarından bahsetse ben içimde bir yerde kendiminkini düşünüyorum. şuan yaşasa nasıl görünürdü filan. ya da ben böyle hayatıma giren her erkege hemen inanıp güvenir miydim o zaman da. hemen bağlanır mıydım. işte bir de kız evladıysanız sevdiğiniz erkek sizin için daha farklı bi anlam kazanıyor o zaman. sizi uyaracak koruyup gözetecek bir erkek gözü olmadığından mıdır onun hayatınızdaki eksikliginin verdigi bi psikolojiden midir bazen gereksiz anlam yüklüyosunuz sevdiginiz erkege. istiyosunuz ki sizi de koruyan, gözeten, düşünen bir erkek olsun hayatınızda. bu da genelde üzülmenize sebep oluyor.
(bkz: darüşşafaka)
kısaca özetlemek gerekirse darüşşafaka babası hayatta olmayan, maddi durumu yetersiz ve zeki çocukları sınavla alan bi okuldur. okula ilkokul 4. sınıfta girilir. liseyi bitirene kadar okursunuz.
ben babamı 17agustos 99depreminde kaybettim. yani herhangi bi hastalıgı filan yoktu. birden gelen bir dogal afet aldı babamızı bizden.
evimiz yıkılınca eski mahallemize döndük. normalde ordaki okula devam edecektim. ilk derste (boyum da kısa oldugundan yine en önde oturuyorum) hoca babamın meslegini sordu. ne alaka ise bu soruyu sorma geregi duymuş. ben babamı 3ay önce kaybetmişim. öldü dedim. sınıfta bi sessizlik tabi. dersin büyük çogunlugu bu konuşulmuştu. sınıftaki çocukların bakışlarını üstümde hissedebiliyordum. ikinci ders boştu. yine bir deprem oldu ve tüm sınıf boşaltıldı. okul 15 gün tatil olacak dediler.
o sırada darüşşafaka dan haberimiz oldu. yatılı okul diye pek istemedim. ama ordaki çocukların babasının olmadıgını duyunca da inanamadım. hepsi normal görünüyordu. babasını kaybetmiş bir çocugun gülebilecegine ihtimal veremiyodum ki çocuktum. yatılı olması başlarda zorlasa da bu okulda kendimi normal hissetmiştim. herkesten biriydim. burda kimse "baban ne iş yapıyor?" gibi gereksiz bi soru sormayacaktı.
neyse.. lise bitti. darüşşafaka sayesinde üniversteye de girebildik. normal şartlarda ailem okutamazdı çünkü biliyorum. kayıt zamanındayız. öğrenci işlerinin bizi içeri davet etmesini bekliyoruz yakınlarımızla. bi görevli çıkıp "sadece öğrenciler gelsin, veliler beklesin." dedi. arkamda bi kız "iyi de ben bişi bilmiyorum ki tüm belgeleri babam hazırladı" dedi. o an kendimi daha güçlü hissetmiştim. hepsinin peşinden kendim koşmuş halletmiştim çünkü. ama yanılıyormuşum.
okul başladı. tipler devamlı babalarıyla konuşuyo, onları anlatıyo filan. o zaman anladım ki babasızlık durumunu da aslında aşamamışım. sadece ertelenmiş bi duyguymuş. ha aşar mıyım? hiç sanmıyorum. arkadaşlarım ne zaman babalarından bahsetse ben içimde bir yerde kendiminkini düşünüyorum. şuan yaşasa nasıl görünürdü filan. ya da ben böyle hayatıma giren her erkege hemen inanıp güvenir miydim o zaman da. hemen bağlanır mıydım. işte bir de kız evladıysanız sevdiğiniz erkek sizin için daha farklı bi anlam kazanıyor o zaman. sizi uyaracak koruyup gözetecek bir erkek gözü olmadığından mıdır onun hayatınızdaki eksikliginin verdigi bi psikolojiden midir bazen gereksiz anlam yüklüyosunuz sevdiginiz erkege. istiyosunuz ki sizi de koruyan, gözeten, düşünen bir erkek olsun hayatınızda. bu da genelde üzülmenize sebep oluyor.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar