bugün
- trump'ın tr'ye 5 f 35 vereceğiz açıklaması6
- ölümün en iyi tanımı12
- aşırı çıplaklığın rahatsız edici olması19
- otel odasında ölü bulunmak5
- kol saati takmanın anlamsızlığı10
- sevgiliyle tatile gitmek7
- 7 temmuz 2026 messi balonunun patlaması7
- sizce uzay milyarlarca dolar harcamaya değer mi5
- iş arkadaşı ile her gün 8 saat geçirmek4
- isviçre'nin çeyrek finalde arjantin'in rakibi olma4
- novak djokovic2
- 7 temmuz 2026 isviçre kolombiya maçı10
- uzun entry giren yazar enayiliği5
- nato liderler zirvesi akşam yemeği menüsü3
- her yazarın eşit olmaması2
- sürekli vurduran kadın nasıl anlaşılır5
- yazarların en sevdiği hayvan4
- beyaz yakalıların yüzde 90'ı işsiz kalacak4
- erling braut haaland10
- katatespizartmasi2
- yorgun mermi5
- charles bukowski vs can yücel2
- can yücel vs charles bukowski2
- yazarların mezun olduğu okullar17
- squirtle2
- ölümden sonra yaşamın var olduğu gerçeği3
- kaslı yakışıklı sert mizaçlı memur erkekler5
- vurdurmuş erkek nasıl anlaşılır15
- arjantin mısır maçı13
- avm otoparkında uygunsuz çifte bağıran kadın18
- tarık biberovic2
- sözlüğün en muhteşem yazarlarının fotoğrafları14
- bir kadına verilecek en güzel çiçek9
- ankara da nato zirvesi13
- sözlüğün en güzel 3 kadın yazarı24
- kadınların esasında ters dönmüş penis olması2
- rafadan yumurta kaç dk olmalı13
- ctrlx'in ayakları11
- balık burcu bir sözlük kızıyla evlenebilirim16
- donald trump'ın anıtkabir'i ziyaret etmemesi12
- sabahın şiiri2
- tanrı mı bizi yarattı tanrıyı mı biz yarattık10
- günün şiiri25
- saraca finch house19
- 7 temmuz 2026 arjantin mısır maçı11
- atm'ye ateme diyen hanzo13
- bakire kadını gözünden tanımak6
- üst düzey yönetici olabilmek için gerekenler9
- kurtuluş savaşı'nın müfredattan kaldırılması27
- yoğurt11
"ideal insan tabiattan Allah'ı anlamaya çalışır; insanlığı arar, Tanrı'aya ulaşır. Tabiata gözlerini kapamaz, insanlığa sırtını çevirmez. Elinde Sezar'ın kılıcını tutar ama göğsünde Hz. isa'nın kalbini taşır. Sokrat'ın beyniyle düşünür ve Allah'ı Hallac'ın kalbiyle sever. Alexis Carrel'in özlediği gibi bilimin ve Tanrı'nın güzelliğini görür; hem Pascal'ın hem Descartes'ın sözlerine kulak verir.
Buda gibi, eğlence ve bencilliğin fildişi kulesinden inmiştir; Lao Tse gibi yaratılışındaki gizli hikmetleri; Konfüçyüs gibi toplumun akıbetini düşünür. Spartaküs gibi kölecilere baş kaldırır. Hz. isa gibi aşk ve barış, Hz. Musa gibi cihad ve kurtuluş mesajı taşır. Felsefi düşünceleri dolayısıyla insanların akıbetine ilgisiz kalmaz; siyasetle uğraşması da onu demagojiye ve şöhretperestliğe itmez. Ne bilim onu inançtan, ne de inanç onu düşünmekten ve mantığını kullanmaktan alıkoyar. O cihad ve içtihad, şiir ve kılıç, yalnızlık ve inanç, duygu ve akıl, kudret ve aşk, inanç ve bilgi adamıdır. O, geçek insanlığın bütün boyutlarını kendinde birleştirmiştir. Yaşadığı hayat, onu tek boyutlu, kırık ve mağlup bir yaratık haline getirmemiştir. Allah'a kulluk ederek nesnelere ve insanlara kulluk etmekten kurtulmuştur. Allah'ın mutlak iradesine teslim olarak, her türlü zorlamaya karşı çıkacağını peşinen kabul etmiştir. Kendi fani benliğini, ebedi özdeşliğinde eritmiş, benliğinden geçerek ebediyete kavuşturmuştur. Allah'ın ağır emanetini üstlenmiş ve işte bu yüzden, kendi özgür iradesiyle sorumlu ve bağımlı bir varlık haline gelmiştir. Mükemmelliğin kendisine, diğer insanların aleyhine işleyen bir imtiyaz gibi bağışlanmadığını, tam tersine kendi mükemmelliğinin ve Allah'a yakınlığının, bütün insanlığın mükemmelliği için mücadele etmesine, hürriyet ve insanlığın selameti için zorluğa, açlığa, yoksulluğa ve işkenceye dayanabilmesine, fikri ve toplumsal mücadelenin ateşine bağlı olduğunu bilir. O, çevresi tarafından biçimlendirilmez, tam tersine, çevresinin biçimlendirir. Bilim ve teknoloji aracılığıyla insanlar üzerinde sürekli uygulanan baskılardan kendini inanç ve şuurla kurtarır. Tabiat ve verasetin, tarihin, toplumun ve çevrenin zorlamalarından -bu üç zincirden- bilim ve teknolojinin öncülüğünden kendini kurtarmıştır. Dördüncü zincir olan kendi nefsinden de aşkla kurtulacaktır. Kendi benliğine isyan eder, onu yola getirir, terbiye eder. içinde yaşadığı toplumun ve ırkın, veraset yoluyla kendine geçen ölçü ve kurallarından (ki bunların hepsi izafidir ve çevre şartlarının ürünüdür) kişiliğini kurtarıp ebedi ve ilahi kuralları keşfederek, Allah'ın ahlakıyla ahlaklanır. Artık, düşünmeden ve sadece kendisine görev diye belletildiği için davranmaktan vazgeçer. Ahlakı, toplumsal şuurun kendisine zorla kabul ettirdiği yasaklar toplamı olmaktan çıkar. iyilik, kişiliğiyle özdeşleşir; yüce değerler, öz benliğinin temelleri haline gelir. Yaşaması, düşünmesi, sevmesi bunlarla bütünleşir.
Onun elinde sanat, birikmiş enerjinin boşalmasına yarayan bir oyuncak ve bir eğlence olmaktan çıkar. Cinsiyetin, siyasetin ve sermayenin kölesi değildir. Sanat, Allah'ın insanlara verdiği özel bir emanettir. Mutlak özgürlük, mutlak şuur ve mutlak yaratıı güç Allah'ındır. Allah'ın kendi suretine uygun olarak yarattığı, emanetini teslim ettiği ideal insan, güzellik, fazilet ve hikmetle dolup taşan sonsuz iradedir. Bütün tabiatta, izafi bir özgürlüğe, izafi bir şuura ve izafi bir yaratıcılığa sahip olan sadece insandır.
ideal insanın üç özelliği vardır: Doğruluk, iyilik ve güzellik; bir başka deyişle bilgi, ahlak ve sanat. O, Allah'ın halifesidir. Aşk ve bilgiyle donatılarak yeryüzüne sürülmüştür. Her şey onun emrindedir. Melekler bile onun önünde secde etmişlerdir. Allah'ın halifesi, kullukla, emanet yükünü taşıyarak tarihin sonuna ve tabiatın nihai sınırına gelip dayanmıştır.
Diriliş başlamak üzeredir!"****
Buda gibi, eğlence ve bencilliğin fildişi kulesinden inmiştir; Lao Tse gibi yaratılışındaki gizli hikmetleri; Konfüçyüs gibi toplumun akıbetini düşünür. Spartaküs gibi kölecilere baş kaldırır. Hz. isa gibi aşk ve barış, Hz. Musa gibi cihad ve kurtuluş mesajı taşır. Felsefi düşünceleri dolayısıyla insanların akıbetine ilgisiz kalmaz; siyasetle uğraşması da onu demagojiye ve şöhretperestliğe itmez. Ne bilim onu inançtan, ne de inanç onu düşünmekten ve mantığını kullanmaktan alıkoyar. O cihad ve içtihad, şiir ve kılıç, yalnızlık ve inanç, duygu ve akıl, kudret ve aşk, inanç ve bilgi adamıdır. O, geçek insanlığın bütün boyutlarını kendinde birleştirmiştir. Yaşadığı hayat, onu tek boyutlu, kırık ve mağlup bir yaratık haline getirmemiştir. Allah'a kulluk ederek nesnelere ve insanlara kulluk etmekten kurtulmuştur. Allah'ın mutlak iradesine teslim olarak, her türlü zorlamaya karşı çıkacağını peşinen kabul etmiştir. Kendi fani benliğini, ebedi özdeşliğinde eritmiş, benliğinden geçerek ebediyete kavuşturmuştur. Allah'ın ağır emanetini üstlenmiş ve işte bu yüzden, kendi özgür iradesiyle sorumlu ve bağımlı bir varlık haline gelmiştir. Mükemmelliğin kendisine, diğer insanların aleyhine işleyen bir imtiyaz gibi bağışlanmadığını, tam tersine kendi mükemmelliğinin ve Allah'a yakınlığının, bütün insanlığın mükemmelliği için mücadele etmesine, hürriyet ve insanlığın selameti için zorluğa, açlığa, yoksulluğa ve işkenceye dayanabilmesine, fikri ve toplumsal mücadelenin ateşine bağlı olduğunu bilir. O, çevresi tarafından biçimlendirilmez, tam tersine, çevresinin biçimlendirir. Bilim ve teknoloji aracılığıyla insanlar üzerinde sürekli uygulanan baskılardan kendini inanç ve şuurla kurtarır. Tabiat ve verasetin, tarihin, toplumun ve çevrenin zorlamalarından -bu üç zincirden- bilim ve teknolojinin öncülüğünden kendini kurtarmıştır. Dördüncü zincir olan kendi nefsinden de aşkla kurtulacaktır. Kendi benliğine isyan eder, onu yola getirir, terbiye eder. içinde yaşadığı toplumun ve ırkın, veraset yoluyla kendine geçen ölçü ve kurallarından (ki bunların hepsi izafidir ve çevre şartlarının ürünüdür) kişiliğini kurtarıp ebedi ve ilahi kuralları keşfederek, Allah'ın ahlakıyla ahlaklanır. Artık, düşünmeden ve sadece kendisine görev diye belletildiği için davranmaktan vazgeçer. Ahlakı, toplumsal şuurun kendisine zorla kabul ettirdiği yasaklar toplamı olmaktan çıkar. iyilik, kişiliğiyle özdeşleşir; yüce değerler, öz benliğinin temelleri haline gelir. Yaşaması, düşünmesi, sevmesi bunlarla bütünleşir.
Onun elinde sanat, birikmiş enerjinin boşalmasına yarayan bir oyuncak ve bir eğlence olmaktan çıkar. Cinsiyetin, siyasetin ve sermayenin kölesi değildir. Sanat, Allah'ın insanlara verdiği özel bir emanettir. Mutlak özgürlük, mutlak şuur ve mutlak yaratıı güç Allah'ındır. Allah'ın kendi suretine uygun olarak yarattığı, emanetini teslim ettiği ideal insan, güzellik, fazilet ve hikmetle dolup taşan sonsuz iradedir. Bütün tabiatta, izafi bir özgürlüğe, izafi bir şuura ve izafi bir yaratıcılığa sahip olan sadece insandır.
ideal insanın üç özelliği vardır: Doğruluk, iyilik ve güzellik; bir başka deyişle bilgi, ahlak ve sanat. O, Allah'ın halifesidir. Aşk ve bilgiyle donatılarak yeryüzüne sürülmüştür. Her şey onun emrindedir. Melekler bile onun önünde secde etmişlerdir. Allah'ın halifesi, kullukla, emanet yükünü taşıyarak tarihin sonuna ve tabiatın nihai sınırına gelip dayanmıştır.
Diriliş başlamak üzeredir!"****
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar