bugün
- ısparta da gece hayatı11
- ya aşkım senin neden bicepslerin yok diyen kız10
- sözlük erkeklerinin bicepsleri80
- hiç uçağa binmemek7
- vücut geliştirme ve eşcinsellik5
- bicepsiz fakir erkek6
- türkiye de israilli kadına saldıran yobazlar6
- beyninizi satılığa çıkarsanız ilana yazılacak şey6
- işçileri köle gibi çalıştıran türk patronlar3
- duanın bir şeye yaramaması28
- akplisin yani27
- çok eşlilik büyük bir sapıklıktır7
- fon mağduru 500 bin insan napacak2
- bir oturuşta yarım ekmek tost yiyen erkek10
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı25
- götü güzel cüzdanı zengin sözlük erkekleri9
- sözlük erkeklerinin göğüs kasları12
- ev içinde uludağ sözlüğe bakamamak6
- gönlü zengin kalbi güzel erkek12
- canım ıspartam5
- fon vurgunu52
- botoks yaptırmış sözlük üyeleri7
- anın betimlemesi2
- dölüm geldi diyen erkek4
- dizel araba kullanmak2
- isparta'yı bir cümle ile anlatmak2
- 3 saat çalışan çamaşır makinesi9
- aykirikadin13
- bicepsini çıkartıp sözlük kızlarına gösteren hain7
- fatma betül sayan kaya22
- biberiye turşusu5
- her gün 14 yumurta yiyen sözlük insanı3
- insanın biraz da kendisi için üzülmesi2
- nickinde k harfi olan yazara olan aşkım6
- her şeye neden diye sormak4
- ne yapıyorsun8
- ayak fetişizminin neresi sapıklık9
- neden 50 tane arap devleti var12
- akp li akp li bakan tip8
- 24 eylül 2017 sözlük erkekleri sözlük kızları maçı6
- israil şekeli ingiliz sterlini vs türk lirası2
- akşamki tantana15
- akın gürlek'in fon krizi bilançosu2
- kendine hayır demek2
- çirkin ama fakir erkek7
- lille galatasaray maçı saat 19 45 te trt 1 de5
- tavuk olmasa bu kadar insan ne yiyecekti4
- erzurum vs sivas3
- ay bayılazaam3
- izmirbeyefendisi'nin yakışıklı olması11
"ideal insan tabiattan Allah'ı anlamaya çalışır; insanlığı arar, Tanrı'aya ulaşır. Tabiata gözlerini kapamaz, insanlığa sırtını çevirmez. Elinde Sezar'ın kılıcını tutar ama göğsünde Hz. isa'nın kalbini taşır. Sokrat'ın beyniyle düşünür ve Allah'ı Hallac'ın kalbiyle sever. Alexis Carrel'in özlediği gibi bilimin ve Tanrı'nın güzelliğini görür; hem Pascal'ın hem Descartes'ın sözlerine kulak verir.
Buda gibi, eğlence ve bencilliğin fildişi kulesinden inmiştir; Lao Tse gibi yaratılışındaki gizli hikmetleri; Konfüçyüs gibi toplumun akıbetini düşünür. Spartaküs gibi kölecilere baş kaldırır. Hz. isa gibi aşk ve barış, Hz. Musa gibi cihad ve kurtuluş mesajı taşır. Felsefi düşünceleri dolayısıyla insanların akıbetine ilgisiz kalmaz; siyasetle uğraşması da onu demagojiye ve şöhretperestliğe itmez. Ne bilim onu inançtan, ne de inanç onu düşünmekten ve mantığını kullanmaktan alıkoyar. O cihad ve içtihad, şiir ve kılıç, yalnızlık ve inanç, duygu ve akıl, kudret ve aşk, inanç ve bilgi adamıdır. O, geçek insanlığın bütün boyutlarını kendinde birleştirmiştir. Yaşadığı hayat, onu tek boyutlu, kırık ve mağlup bir yaratık haline getirmemiştir. Allah'a kulluk ederek nesnelere ve insanlara kulluk etmekten kurtulmuştur. Allah'ın mutlak iradesine teslim olarak, her türlü zorlamaya karşı çıkacağını peşinen kabul etmiştir. Kendi fani benliğini, ebedi özdeşliğinde eritmiş, benliğinden geçerek ebediyete kavuşturmuştur. Allah'ın ağır emanetini üstlenmiş ve işte bu yüzden, kendi özgür iradesiyle sorumlu ve bağımlı bir varlık haline gelmiştir. Mükemmelliğin kendisine, diğer insanların aleyhine işleyen bir imtiyaz gibi bağışlanmadığını, tam tersine kendi mükemmelliğinin ve Allah'a yakınlığının, bütün insanlığın mükemmelliği için mücadele etmesine, hürriyet ve insanlığın selameti için zorluğa, açlığa, yoksulluğa ve işkenceye dayanabilmesine, fikri ve toplumsal mücadelenin ateşine bağlı olduğunu bilir. O, çevresi tarafından biçimlendirilmez, tam tersine, çevresinin biçimlendirir. Bilim ve teknoloji aracılığıyla insanlar üzerinde sürekli uygulanan baskılardan kendini inanç ve şuurla kurtarır. Tabiat ve verasetin, tarihin, toplumun ve çevrenin zorlamalarından -bu üç zincirden- bilim ve teknolojinin öncülüğünden kendini kurtarmıştır. Dördüncü zincir olan kendi nefsinden de aşkla kurtulacaktır. Kendi benliğine isyan eder, onu yola getirir, terbiye eder. içinde yaşadığı toplumun ve ırkın, veraset yoluyla kendine geçen ölçü ve kurallarından (ki bunların hepsi izafidir ve çevre şartlarının ürünüdür) kişiliğini kurtarıp ebedi ve ilahi kuralları keşfederek, Allah'ın ahlakıyla ahlaklanır. Artık, düşünmeden ve sadece kendisine görev diye belletildiği için davranmaktan vazgeçer. Ahlakı, toplumsal şuurun kendisine zorla kabul ettirdiği yasaklar toplamı olmaktan çıkar. iyilik, kişiliğiyle özdeşleşir; yüce değerler, öz benliğinin temelleri haline gelir. Yaşaması, düşünmesi, sevmesi bunlarla bütünleşir.
Onun elinde sanat, birikmiş enerjinin boşalmasına yarayan bir oyuncak ve bir eğlence olmaktan çıkar. Cinsiyetin, siyasetin ve sermayenin kölesi değildir. Sanat, Allah'ın insanlara verdiği özel bir emanettir. Mutlak özgürlük, mutlak şuur ve mutlak yaratıı güç Allah'ındır. Allah'ın kendi suretine uygun olarak yarattığı, emanetini teslim ettiği ideal insan, güzellik, fazilet ve hikmetle dolup taşan sonsuz iradedir. Bütün tabiatta, izafi bir özgürlüğe, izafi bir şuura ve izafi bir yaratıcılığa sahip olan sadece insandır.
ideal insanın üç özelliği vardır: Doğruluk, iyilik ve güzellik; bir başka deyişle bilgi, ahlak ve sanat. O, Allah'ın halifesidir. Aşk ve bilgiyle donatılarak yeryüzüne sürülmüştür. Her şey onun emrindedir. Melekler bile onun önünde secde etmişlerdir. Allah'ın halifesi, kullukla, emanet yükünü taşıyarak tarihin sonuna ve tabiatın nihai sınırına gelip dayanmıştır.
Diriliş başlamak üzeredir!"****
Buda gibi, eğlence ve bencilliğin fildişi kulesinden inmiştir; Lao Tse gibi yaratılışındaki gizli hikmetleri; Konfüçyüs gibi toplumun akıbetini düşünür. Spartaküs gibi kölecilere baş kaldırır. Hz. isa gibi aşk ve barış, Hz. Musa gibi cihad ve kurtuluş mesajı taşır. Felsefi düşünceleri dolayısıyla insanların akıbetine ilgisiz kalmaz; siyasetle uğraşması da onu demagojiye ve şöhretperestliğe itmez. Ne bilim onu inançtan, ne de inanç onu düşünmekten ve mantığını kullanmaktan alıkoyar. O cihad ve içtihad, şiir ve kılıç, yalnızlık ve inanç, duygu ve akıl, kudret ve aşk, inanç ve bilgi adamıdır. O, geçek insanlığın bütün boyutlarını kendinde birleştirmiştir. Yaşadığı hayat, onu tek boyutlu, kırık ve mağlup bir yaratık haline getirmemiştir. Allah'a kulluk ederek nesnelere ve insanlara kulluk etmekten kurtulmuştur. Allah'ın mutlak iradesine teslim olarak, her türlü zorlamaya karşı çıkacağını peşinen kabul etmiştir. Kendi fani benliğini, ebedi özdeşliğinde eritmiş, benliğinden geçerek ebediyete kavuşturmuştur. Allah'ın ağır emanetini üstlenmiş ve işte bu yüzden, kendi özgür iradesiyle sorumlu ve bağımlı bir varlık haline gelmiştir. Mükemmelliğin kendisine, diğer insanların aleyhine işleyen bir imtiyaz gibi bağışlanmadığını, tam tersine kendi mükemmelliğinin ve Allah'a yakınlığının, bütün insanlığın mükemmelliği için mücadele etmesine, hürriyet ve insanlığın selameti için zorluğa, açlığa, yoksulluğa ve işkenceye dayanabilmesine, fikri ve toplumsal mücadelenin ateşine bağlı olduğunu bilir. O, çevresi tarafından biçimlendirilmez, tam tersine, çevresinin biçimlendirir. Bilim ve teknoloji aracılığıyla insanlar üzerinde sürekli uygulanan baskılardan kendini inanç ve şuurla kurtarır. Tabiat ve verasetin, tarihin, toplumun ve çevrenin zorlamalarından -bu üç zincirden- bilim ve teknolojinin öncülüğünden kendini kurtarmıştır. Dördüncü zincir olan kendi nefsinden de aşkla kurtulacaktır. Kendi benliğine isyan eder, onu yola getirir, terbiye eder. içinde yaşadığı toplumun ve ırkın, veraset yoluyla kendine geçen ölçü ve kurallarından (ki bunların hepsi izafidir ve çevre şartlarının ürünüdür) kişiliğini kurtarıp ebedi ve ilahi kuralları keşfederek, Allah'ın ahlakıyla ahlaklanır. Artık, düşünmeden ve sadece kendisine görev diye belletildiği için davranmaktan vazgeçer. Ahlakı, toplumsal şuurun kendisine zorla kabul ettirdiği yasaklar toplamı olmaktan çıkar. iyilik, kişiliğiyle özdeşleşir; yüce değerler, öz benliğinin temelleri haline gelir. Yaşaması, düşünmesi, sevmesi bunlarla bütünleşir.
Onun elinde sanat, birikmiş enerjinin boşalmasına yarayan bir oyuncak ve bir eğlence olmaktan çıkar. Cinsiyetin, siyasetin ve sermayenin kölesi değildir. Sanat, Allah'ın insanlara verdiği özel bir emanettir. Mutlak özgürlük, mutlak şuur ve mutlak yaratıı güç Allah'ındır. Allah'ın kendi suretine uygun olarak yarattığı, emanetini teslim ettiği ideal insan, güzellik, fazilet ve hikmetle dolup taşan sonsuz iradedir. Bütün tabiatta, izafi bir özgürlüğe, izafi bir şuura ve izafi bir yaratıcılığa sahip olan sadece insandır.
ideal insanın üç özelliği vardır: Doğruluk, iyilik ve güzellik; bir başka deyişle bilgi, ahlak ve sanat. O, Allah'ın halifesidir. Aşk ve bilgiyle donatılarak yeryüzüne sürülmüştür. Her şey onun emrindedir. Melekler bile onun önünde secde etmişlerdir. Allah'ın halifesi, kullukla, emanet yükünü taşıyarak tarihin sonuna ve tabiatın nihai sınırına gelip dayanmıştır.
Diriliş başlamak üzeredir!"****
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar