bugün
- erkeklerin kadınsılaşması9
- şu anda ne yapıyorsun10
- insanların gözlem yapmaması7
- tuborg kırmızı seven kız4
- sözlükte altın günü yapmak10
- insanların gözleme yapmaması4
- üstteki yazarın nicki ile akrostiş yaz4
- ben aşık yorguni sorularınızı cevaplıyorum15
- yalnızlıktan kafayı yiyen insan7
- sosyalleşmekten kaçan insan4
- yarın iş olması4
- islam düşmanlarına epstein şoku3
- bir kezonun elinden zehir olsa yemek5
- ankastre bozukluğu4
- şeytan5
- maldivler6
- eşek sucuğu16
- üşenirken yapılan saçmalıklar7
- allah6
- dünyanın en güzel omleti5
- pandela kaşarlığı2
- 30 lu yaşlar7
- takıntılı biri olmak3
- uludağ sözlüğün cenaze namazı6
- üstteki yazar ne yapıyor5
- chp içindeki alevi sünni kamplaşması12
- çocuğunu kocasından daha çok seven kadın3
- sözlük yazarlarının tanım yapabilme menzili2
- brusella2
- şirinevler8
- flörtlerin ilişkiye dönmeme sebebi11
- insanın bu hayattaki amacı17
- aşık yorguni10
- aşırı sinirli olmak2
- flört edinmek7
- kimseyi memnun edememek12
- eşe mi pahalı hediye alınır metrese mi sorunsalı6
- kızartma yağından sabun yapmak8
- biraderleri üst üste koymak7
- aleyna tilki4
- beyler kabağı kollayın3
- portekiz maçında ronaldo krizi2
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle9
- egay sucukcu5
- aile hekimi3
- işi gücü borsa siyaset olan insan4
- karateci mi döver kung fucu mu yoksa aikidocu mu3
- sedat pekmez bey reyizin dönmüş olması6
- metrobüste yer bulmak4
- konuşmaya konuşmaya konuşmayı unutmak2
kendisi mevcut lig şartlarında beşiktaş'ı ikinci sıraya yerleştirerek nispeten başarılıdır. rakiplere oranla fiyat/perfomans açısından kurduğu kadronun bu seviyede iyi denilebilecek bir futbol oynaması en büyük artısıdır. fakat kendisinde bitmek bilmeyen bir dar görüşlülük, her şeyi en iyi ben bilirim bu böyle olacak edaları ben gibi bir çok beşiktaş'lıyı bezdirmiştir. futbolcular samet aybaba'nın adamcılık yapmasının kurbanı olmuş gibi geliyor. çünkü sezon başından bu yana darbeye bağlı olmaksızın sahada veya idmanda kendi kendine sakatlanan oyuncular; mustafa pektemek, hugo almeida, manuel fernandes, uğur boral, necip uysal, ismail köybaşı ,ersan adem gülüm, veli kavlak, julien escude, dentinho, hasan türk, emre özkan, mehmet akgün, cenk gönen...
sadece tek kulvarda mücadele edebilen, bugün itibariyle 13-14 maçı kalmış bir takımın bu denli sakatlık yaşaması normal sayılamayacak bir durum. gel gelelim, kondisyoner olarak takımda görev alan isimler; eren şafak ve ersin aka. hangi muhteşem kondisyonerlik kariyerleri onları bu noktaya getirebilmiş sorgulamak lazım. yoksa kendileri bir hemşehricilik, adamcık yapılıp kulübe sokulmalarının bir ürünü mü? eren şafak bu takıma tayfur havutçu'nun isteği ile istatistik ve analiz sorumlusu olarak katılmıştı. ersin aka ise geçtiğimiz sezon erzinbelediyespor'un antrenörü. kendisi erzin/hatay doğumlu, erzin osmaniye sınırında bir ilçe. sonra bakıyoruz, samet aybaba osmaniye doğumlu, ve futbolculuk kariyerine iskenderunspor'da (hatay takımı) başlamış. tesadüf mü? olabilir. ama türkiye'de iş arama/bulma mekanizmasının nasıl çalıştığını az çok bilen birisi, ersin Aka ile samet aybaba'nın en fazla 2 derece ayrı olduklarını rahatlıkla çözebilir. ersin aka ve eren şafak ikilisinin kariyeri 2009-2010 sezonunda kesişiyor her ikisi de siirtspor'da iş arkadaşı ne tesadüf değil mi?
takım feda sezonunu bin bir zorluk içerisinde geçirirken neden bu isimlerden hesap sorulmuyor. gelin bakalım kardeşim bu kadarı da olmaz denmiyor. tamam, feda sezonu dedik de, beşiktaş koch'dan, morreno'dan sonra en son siirtspor'da çalışmış, erzin'in belediye takımına teknik direktörlük yapan birisinden daha tecrübeli bir kondisyoner bulamaz halde midir?
bu tür eleştiriler üzerine samet aybaba geçtiğimiz günlerde şöyle bir açıklama yapıyor;
"biz en çok koşan takımız. kondisyonerlerimizden memnunuz. yabancı olunca da durum farklı olmuyor. milli takım'a amerika'dan kondisyoner getirdik. kendimizi küçümsememiz lazım. yok ispanya'dan kondisyoner getirelim. böyle olmaz. bizim takımımızda çok iyi kondisyonerler var. altyapıda çalışan çok iyi antrenör arkadaşlarımız var. bunları değerlendirmeliyiz. ben de yabancıyla çalıştım ama artık çok kaliteli okullardan mezun arkadaşlar var. kendilerini sürekli geliştiriyorlar."
samet aybaba ve teknik ekibi buna zaman zaman fikret orman'da dahil oyuncular kendilerine iyi bakmıyor özel yaşantısına dikkat etmiyor diye açıklama yapıyorlar. bu kadar mı dar görüşlüsünüz bu denli mi eleştiriye kapalı kendini, çalışanını koruyacağım diye bu kadar mı körsünüz. yapmayın, nasıl körü körüne biz beşiktaş'ın neferiyiz diye geçinirken bunu idrak edemezsiniz. bu takım geçtiğimiz sezon sıkışık fikstürde 3 güne 1 toplamda 60 maç yaparken 3-4 sakatlık yaşadı, onları da hepimiz biliyoruz: ersan adem gülüm, ismail köybaşı, ricardo quaresma.
kendisi öz eleştiri nedir bilmeyen, irdelendiğinde de eleştiriye kapalı, profesyonellikten uzak, idrak yeteneğinden yoksun güzelim beşiktaşımın teknik direktörüdür.
edit: imla
sadece tek kulvarda mücadele edebilen, bugün itibariyle 13-14 maçı kalmış bir takımın bu denli sakatlık yaşaması normal sayılamayacak bir durum. gel gelelim, kondisyoner olarak takımda görev alan isimler; eren şafak ve ersin aka. hangi muhteşem kondisyonerlik kariyerleri onları bu noktaya getirebilmiş sorgulamak lazım. yoksa kendileri bir hemşehricilik, adamcık yapılıp kulübe sokulmalarının bir ürünü mü? eren şafak bu takıma tayfur havutçu'nun isteği ile istatistik ve analiz sorumlusu olarak katılmıştı. ersin aka ise geçtiğimiz sezon erzinbelediyespor'un antrenörü. kendisi erzin/hatay doğumlu, erzin osmaniye sınırında bir ilçe. sonra bakıyoruz, samet aybaba osmaniye doğumlu, ve futbolculuk kariyerine iskenderunspor'da (hatay takımı) başlamış. tesadüf mü? olabilir. ama türkiye'de iş arama/bulma mekanizmasının nasıl çalıştığını az çok bilen birisi, ersin Aka ile samet aybaba'nın en fazla 2 derece ayrı olduklarını rahatlıkla çözebilir. ersin aka ve eren şafak ikilisinin kariyeri 2009-2010 sezonunda kesişiyor her ikisi de siirtspor'da iş arkadaşı ne tesadüf değil mi?
takım feda sezonunu bin bir zorluk içerisinde geçirirken neden bu isimlerden hesap sorulmuyor. gelin bakalım kardeşim bu kadarı da olmaz denmiyor. tamam, feda sezonu dedik de, beşiktaş koch'dan, morreno'dan sonra en son siirtspor'da çalışmış, erzin'in belediye takımına teknik direktörlük yapan birisinden daha tecrübeli bir kondisyoner bulamaz halde midir?
bu tür eleştiriler üzerine samet aybaba geçtiğimiz günlerde şöyle bir açıklama yapıyor;
"biz en çok koşan takımız. kondisyonerlerimizden memnunuz. yabancı olunca da durum farklı olmuyor. milli takım'a amerika'dan kondisyoner getirdik. kendimizi küçümsememiz lazım. yok ispanya'dan kondisyoner getirelim. böyle olmaz. bizim takımımızda çok iyi kondisyonerler var. altyapıda çalışan çok iyi antrenör arkadaşlarımız var. bunları değerlendirmeliyiz. ben de yabancıyla çalıştım ama artık çok kaliteli okullardan mezun arkadaşlar var. kendilerini sürekli geliştiriyorlar."
samet aybaba ve teknik ekibi buna zaman zaman fikret orman'da dahil oyuncular kendilerine iyi bakmıyor özel yaşantısına dikkat etmiyor diye açıklama yapıyorlar. bu kadar mı dar görüşlüsünüz bu denli mi eleştiriye kapalı kendini, çalışanını koruyacağım diye bu kadar mı körsünüz. yapmayın, nasıl körü körüne biz beşiktaş'ın neferiyiz diye geçinirken bunu idrak edemezsiniz. bu takım geçtiğimiz sezon sıkışık fikstürde 3 güne 1 toplamda 60 maç yaparken 3-4 sakatlık yaşadı, onları da hepimiz biliyoruz: ersan adem gülüm, ismail köybaşı, ricardo quaresma.
kendisi öz eleştiri nedir bilmeyen, irdelendiğinde de eleştiriye kapalı, profesyonellikten uzak, idrak yeteneğinden yoksun güzelim beşiktaşımın teknik direktörüdür.
edit: imla
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar