bugün
- recep tayyip erdoğan10
- z kuşağı kitap okuyor mu10
- beşiktaş11
- honore de balzac4
- dem partili yazar7
- yavuz ağıralioğlu6
- laik teyzelerin fenotipi34
- sözlüğü bırakıyorum ajitasyonu6
- selahattin demirtaş4
- milliyetçi hareket partisi2
- mhp dem kardeştir ayrım yapan kalleştir3
- yeni başlayanlar için soruşturma4
- kalp ritmini hızlandıran şeyler5
- ekrem imamoğlu8
- hangi sözlük kızıyla ne yapmak isterdin3
- 3 numara saç kirli sakal5
- vincenzo italiano5
- 23 ağustos 2026 alanyaspor beşiktaş maçı6
- şarapçı koala'nın denemediği ideoloji3
- geceye bir şiir bırak4
- kitap okumaya geç başlamak4
- haydi güzelim şeker ezelim4
- özgür özel2
- müzikten soğumak3
- davranışlardaki küçük ayrıntıları kafaya takmak5
- zamanda geriye gitmek2
- akp oyları yüzde 10'un üzerinde10
- 2028 cumhurbaşkanlığı seçimleri6
- 2 dünya savaşı'na katılmış yazarlar4
- abdülhamid'in sanat zevki3
- mansur yavaş11
- arkadaşlar kararsız kaldım hangisini alayım18
- muhaliflere haşhaşi diyen butlancı vekil3
- huzursuz insan4
- sözlükte hissedilen femboy yazar eksikliği2
- bir insanı hayatının merkezine koymak7
- anayurt oteli2
- islam barış dinidir13
- futbolu aşırı kafaya takmak3
- hamam oğlanı3
- pişman olmak2
- yavuz çetin2
- sanat filmi izlerken sıkılmayan insan2
- kendiyle barışık olan insan3
- devlet bahçeli5
- akşamın konusu2
- kamp yapmaktan anlayan doğayı tanıyan erkek2
- elif şafak3
- elektronik müzik2
- halil konakçı'nın hatay işgalini savunması4
az önce facebook'ta hakkında güzel bir yazıya rastladığım gün. buraya yazayım dedim ;
Bir iğne elimize battığında canımız yanıyor. Sebebini düşünmeden, direkt bir pamuk arayabiliyoruz. Ancak ''sebebini düşünmek'' kısmını, pamuğu bulup buluşturduktan sonra gerçekleştirebiliriz diye düşünüyoruz.
iğnenin tenimize batabilmesinin sebebi, tenimizle ifade ettiğimiz yüzeye, dikine kuvvetin, çok küçük bir alanla beraber uygulanmasıdır. Bir iğne ucundan, kör bir bıçak ucuna geçtiğimizde, bu ucun tenimize batabilme olasılığı azalır. Bir parmak ise, eğer ışık hızına yakın hızlarda hareket etmiyorsa, tenimize batamaz.
Şüphesiz, bu çıkarımları yapabiliyoruzdur. Ancak özel günlerden, sevgililer günü söz konusu olduğunda insanlar, her ne kadar tüm ağırlıklarını takınıp ''Artık eski tadı yok.'', ''Kapitalizme yem oldu.'' ve benzeri beyanlarda bulunsalar da, genel bir tüketim çılgınlığı ve sevgiyi parayla ifade etme sendromu ortaya çıkmaktadır. Peki tüm bunların, tenimize batan iğneyle bağlantısı ne olabilir?
Tenimiz, tüm bir yıl olsun; iğne ise, bizim o şiddetli sendromumuz. Tenimizin tüm noktaları, yılın birer günü iken, yılın sadece bir gününe bu sevgi gösterilerimizi sıkıştırmamız, sevgi gösterilerimizi birer sendroma dönüştürür ve iğne, tene batar. Bu, sadece bu bağlamda değerlendirilmemelidir. Tüketimin bir güne sıkışması, telaşın bir güne sıkışması, stresin bir güne sıkışması ve daha nicesi. Bunların hepsi, iğnenin arkasına geçerek, yüzeye dikey binecek kuvveti sağlayan etmenlerdir.
insanı, sevgi günü için bile iteleyen bir şeylerin olması bir yana, esasında bu günü, ne kapitalizm, ne de para babaları icat etmiştir. Kapitalizm, sadece oyuna sonradan dahil olan bir fırsatçıdır.
linki de vereyim tam olsun : http://www.facebook.com/p...pe=1&relevant_count=1
benim yorumum ise daha kısa ve basit olacak : sıradan bir gün, kasmayın.
Bir iğne elimize battığında canımız yanıyor. Sebebini düşünmeden, direkt bir pamuk arayabiliyoruz. Ancak ''sebebini düşünmek'' kısmını, pamuğu bulup buluşturduktan sonra gerçekleştirebiliriz diye düşünüyoruz.
iğnenin tenimize batabilmesinin sebebi, tenimizle ifade ettiğimiz yüzeye, dikine kuvvetin, çok küçük bir alanla beraber uygulanmasıdır. Bir iğne ucundan, kör bir bıçak ucuna geçtiğimizde, bu ucun tenimize batabilme olasılığı azalır. Bir parmak ise, eğer ışık hızına yakın hızlarda hareket etmiyorsa, tenimize batamaz.
Şüphesiz, bu çıkarımları yapabiliyoruzdur. Ancak özel günlerden, sevgililer günü söz konusu olduğunda insanlar, her ne kadar tüm ağırlıklarını takınıp ''Artık eski tadı yok.'', ''Kapitalizme yem oldu.'' ve benzeri beyanlarda bulunsalar da, genel bir tüketim çılgınlığı ve sevgiyi parayla ifade etme sendromu ortaya çıkmaktadır. Peki tüm bunların, tenimize batan iğneyle bağlantısı ne olabilir?
Tenimiz, tüm bir yıl olsun; iğne ise, bizim o şiddetli sendromumuz. Tenimizin tüm noktaları, yılın birer günü iken, yılın sadece bir gününe bu sevgi gösterilerimizi sıkıştırmamız, sevgi gösterilerimizi birer sendroma dönüştürür ve iğne, tene batar. Bu, sadece bu bağlamda değerlendirilmemelidir. Tüketimin bir güne sıkışması, telaşın bir güne sıkışması, stresin bir güne sıkışması ve daha nicesi. Bunların hepsi, iğnenin arkasına geçerek, yüzeye dikey binecek kuvveti sağlayan etmenlerdir.
insanı, sevgi günü için bile iteleyen bir şeylerin olması bir yana, esasında bu günü, ne kapitalizm, ne de para babaları icat etmiştir. Kapitalizm, sadece oyuna sonradan dahil olan bir fırsatçıdır.
linki de vereyim tam olsun : http://www.facebook.com/p...pe=1&relevant_count=1
benim yorumum ise daha kısa ve basit olacak : sıradan bir gün, kasmayın.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar