bugün
- aklınıza gelen şarkı sözü5
- sözlükler arası savaş çıksa11
- ütü13
- bir şeyler söyle4
- cedidacer bey ne yapıyor sorusu7
- çay içen kız9
- sözlük yazarlarının akşam yemekleri9
- taşaklardan birinin kayıp olması4
- anın fotoğrafı14
- uludağ sözlük çeteleri9
- duyulan en ilginç isim5
- evde yapılabilecek aktiviteler4
- oralet içen erkek5
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz9
- çaya şeker atan erkek5
- mutsuz olmak3
- galatasaray6
- kalem4
- galatasaray 3 rennes 33
- 2 ağustos 2026 galatasaray rennes maçı3
- kız arkadaşına mini etek giydiren erkek3
- en boktan on yıl7
- en tehlikeli insan tipleri2
- atatürk düşmanlarının ortak özellikleri2
- yıkık yazarlar4
- 2036 da paranın bir önemi kalmayacak7
- latte içen erkek4
- patates kızartması4
- yerinde dur3
- gocu bak bi5
- ona bir şey söyle13
- arkadaşlar ne yapıyorsunuz9
- yelpaze3
- smallville'deki konuk oyuncular3
- dolma kalem3
- erdal beşikçioğlu8
- red flag erkek listesi9
- doa otomatı3
- veda mesajları hep yanlış yazılır2
- menemen9
- 45 defa kürtaj oldum bebek öldürmeyi seviyorum2
- rennes2
- ayrılık8
- mcdonalds nasıl okunur sorunsalı9
- telefona cevap vermeyen kız3
- eğleniyormuş gibi yapan kadın2
- gece ormanda birisi tarafından takip edilmek3
- hırvatistan14
- oturunca göbeği kat kat olan kız3
- borç ve kira olupta iyi olan para7
jean paul sartreın 1938 de yayınlanan dünyaca ünlü romanının ismidir...günlük biçiminde yazdığı bu kitabında roman kahramanı antoine roquentin'in dünya karşısında duyduğu tiksintiyi anlatır. bu tiksinti yalnızca dış dünyaya değil, roquentin'in kendi bedenine de yöneliktir.
romanın kahramanı çok ilginç bir kişiliktir. ne var ki okuru duygulandırmaz. roquentin herhangi bir insanda görülen normal aldanışlardan ve ilgilerden sıyrılmıştır.romanın ilginç yanı, roquentin'in sağlam bilincinden çevresindeki nesnelere uzanan yönelişi sergilenmesidir. roquentin,sartre'ın varoluşçu felsefesinin tipik kişisi değildir. dünyanın saçmalığını, yüreğinde "bulantı" duyacak derecede açık seçik görebilen, ama bu gerçek karşısında yaşamını değiştirmeyecek kadar uyuşuk bir adamdır.
bulantı'yı insan yaşamının anlamsız parçalanışını ve bu yaşantının dış görünüşündeki yapmacıklığı konu edinmiş romanlardan ayıran özellik, kitabın felsefi bir bilinç taşıması, kahramanın çözümleyici kişiliğiyle orantılı bir felsefi boyuta sahip olmasıdır.
sonuç olarak sartre'a göre "bulantı", insanın kendi sorumluluğunu duymaktır. insan, sorumluluklarını maskeleyen bu "bulantı"yı azaltabilir, ama gene de içi rahat değildir. gerçekte, sadece olmak istediği kimseyi değil, bir yasa koyucusu olarak bütün insanlığı seçen kişi, sorumluluk duygusundan da, onun sonucu olan "bulantı"dan da kurtulamaz. çoğu kimse yaptıklarının yalnız onu bağladığına, yalnız onu sorumlu kıldığına kendisini inandırmaya çalışır, gene de bir türlü rahat edemez. çünkü sorumluluk da, "bulantı"da insanın varlığından gelmektedir.*
(bkz: jean paul sartre)
romanın kahramanı çok ilginç bir kişiliktir. ne var ki okuru duygulandırmaz. roquentin herhangi bir insanda görülen normal aldanışlardan ve ilgilerden sıyrılmıştır.romanın ilginç yanı, roquentin'in sağlam bilincinden çevresindeki nesnelere uzanan yönelişi sergilenmesidir. roquentin,sartre'ın varoluşçu felsefesinin tipik kişisi değildir. dünyanın saçmalığını, yüreğinde "bulantı" duyacak derecede açık seçik görebilen, ama bu gerçek karşısında yaşamını değiştirmeyecek kadar uyuşuk bir adamdır.
bulantı'yı insan yaşamının anlamsız parçalanışını ve bu yaşantının dış görünüşündeki yapmacıklığı konu edinmiş romanlardan ayıran özellik, kitabın felsefi bir bilinç taşıması, kahramanın çözümleyici kişiliğiyle orantılı bir felsefi boyuta sahip olmasıdır.
sonuç olarak sartre'a göre "bulantı", insanın kendi sorumluluğunu duymaktır. insan, sorumluluklarını maskeleyen bu "bulantı"yı azaltabilir, ama gene de içi rahat değildir. gerçekte, sadece olmak istediği kimseyi değil, bir yasa koyucusu olarak bütün insanlığı seçen kişi, sorumluluk duygusundan da, onun sonucu olan "bulantı"dan da kurtulamaz. çoğu kimse yaptıklarının yalnız onu bağladığına, yalnız onu sorumlu kıldığına kendisini inandırmaya çalışır, gene de bir türlü rahat edemez. çünkü sorumluluk da, "bulantı"da insanın varlığından gelmektedir.*
(bkz: jean paul sartre)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar