bugün
- queen ravennanın aşırı güzel olması10
- ulu önder tektir o da hz muhammeddir7
- filiz makarna'nın türkiye buğdayı skandalı20
- yagmurcu çık açıkla8
- otistik bir insanla sohbet etmek3
- prof dr üstad kadir mısıroğlu3
- arap götü8
- tanımadığı kadına tokat atan adam12
- topla topla topla3
- camgöz balık ekmek4
- yazarların akşama dair planları7
- 99 lu sevgiliye güz gülleri kaseti hediye etmek4
- erecto bruder2
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı27
- kale3112 tarzı entry girmek8
- tren4
- kırıkkaleli olmak istemek4
- doların 50 tl olması7
- her gün 1 litre kola içersek ne olur10
- iskilipli atıf hoca20
- kablosuz mouse12
- traveler of secret moments tarzı enrty girmek13
- yagmurcu3
- mazot 3 euro olabilirmiş2
- sürekli çalışmak zorunda olmamız8
- favlayan yazarın asıl amacı12
- true niye hala çaylak5
- 3 gündür eksi yemiyorum2
- sözlük kürdü55
- fb'nin inanılmaz başarısı5
- hoşlanılan kızı başkasının favlaması8
- robert de niro denince akla gelen ilk film8
- sözlükteki kuzucuklarım6
- ahmet3
- ormanda bir kulübede feci şekilde ölmeli film2
- çocukluğu hatırlatan tatlar4
- 18 ekim 2026 uludağ sözlüğün hacklenmesi8
- somali de türk bayrağı yakılması5
- yeni bir işe başlarken akıldan geçenler5
- al pacino denince akla gelen ilk film2
- abdullah öcalana'ın yeni konutuna taşınması20
- yogartiksen6
- emre belözoğlu3
- ne oldu2
- anın görüntüsü32
- songül karlı5
- millette manyak para var21
- alt tarafı bir alet kahraman sensin2
- esra'yı aç esra'yı9
- ahmet nazif zorlu8
jean paul sartreın 1938 de yayınlanan dünyaca ünlü romanının ismidir...günlük biçiminde yazdığı bu kitabında roman kahramanı antoine roquentin'in dünya karşısında duyduğu tiksintiyi anlatır. bu tiksinti yalnızca dış dünyaya değil, roquentin'in kendi bedenine de yöneliktir.
romanın kahramanı çok ilginç bir kişiliktir. ne var ki okuru duygulandırmaz. roquentin herhangi bir insanda görülen normal aldanışlardan ve ilgilerden sıyrılmıştır.romanın ilginç yanı, roquentin'in sağlam bilincinden çevresindeki nesnelere uzanan yönelişi sergilenmesidir. roquentin,sartre'ın varoluşçu felsefesinin tipik kişisi değildir. dünyanın saçmalığını, yüreğinde "bulantı" duyacak derecede açık seçik görebilen, ama bu gerçek karşısında yaşamını değiştirmeyecek kadar uyuşuk bir adamdır.
bulantı'yı insan yaşamının anlamsız parçalanışını ve bu yaşantının dış görünüşündeki yapmacıklığı konu edinmiş romanlardan ayıran özellik, kitabın felsefi bir bilinç taşıması, kahramanın çözümleyici kişiliğiyle orantılı bir felsefi boyuta sahip olmasıdır.
sonuç olarak sartre'a göre "bulantı", insanın kendi sorumluluğunu duymaktır. insan, sorumluluklarını maskeleyen bu "bulantı"yı azaltabilir, ama gene de içi rahat değildir. gerçekte, sadece olmak istediği kimseyi değil, bir yasa koyucusu olarak bütün insanlığı seçen kişi, sorumluluk duygusundan da, onun sonucu olan "bulantı"dan da kurtulamaz. çoğu kimse yaptıklarının yalnız onu bağladığına, yalnız onu sorumlu kıldığına kendisini inandırmaya çalışır, gene de bir türlü rahat edemez. çünkü sorumluluk da, "bulantı"da insanın varlığından gelmektedir.*
(bkz: jean paul sartre)
romanın kahramanı çok ilginç bir kişiliktir. ne var ki okuru duygulandırmaz. roquentin herhangi bir insanda görülen normal aldanışlardan ve ilgilerden sıyrılmıştır.romanın ilginç yanı, roquentin'in sağlam bilincinden çevresindeki nesnelere uzanan yönelişi sergilenmesidir. roquentin,sartre'ın varoluşçu felsefesinin tipik kişisi değildir. dünyanın saçmalığını, yüreğinde "bulantı" duyacak derecede açık seçik görebilen, ama bu gerçek karşısında yaşamını değiştirmeyecek kadar uyuşuk bir adamdır.
bulantı'yı insan yaşamının anlamsız parçalanışını ve bu yaşantının dış görünüşündeki yapmacıklığı konu edinmiş romanlardan ayıran özellik, kitabın felsefi bir bilinç taşıması, kahramanın çözümleyici kişiliğiyle orantılı bir felsefi boyuta sahip olmasıdır.
sonuç olarak sartre'a göre "bulantı", insanın kendi sorumluluğunu duymaktır. insan, sorumluluklarını maskeleyen bu "bulantı"yı azaltabilir, ama gene de içi rahat değildir. gerçekte, sadece olmak istediği kimseyi değil, bir yasa koyucusu olarak bütün insanlığı seçen kişi, sorumluluk duygusundan da, onun sonucu olan "bulantı"dan da kurtulamaz. çoğu kimse yaptıklarının yalnız onu bağladığına, yalnız onu sorumlu kıldığına kendisini inandırmaya çalışır, gene de bir türlü rahat edemez. çünkü sorumluluk da, "bulantı"da insanın varlığından gelmektedir.*
(bkz: jean paul sartre)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar