bugün
- sözlük kadınlarının bugünkü kombini16
- kaçak elektrik kullanan doğulu vatan haini9
- chp'nin hali ne olacak33
- kötü hissedildiğinde rahatlamak için yapılan şey2
- cinsel taciz5
- bir insana yapılabilecek en büyük kötülük6
- bir kadını sarhoş edip onunla birlikte olan erkek18
- başarılı sigara bırakma teknikleri10
- onca zorluğun arasında mağaraya resim yapan tip3
- sonradan severim diyerek ilişkiye başlamak12
- kimseye borç vermeyen insan11
- babam ve oğlum filmindeki saçma duygusallık8
- yalnızlık4
- sözlük kızlarının favori sözlük erkekleri6
- iran'dan israil'e tehdit3
- en sevdiğiniz müzik türü10
- m r e r e c t o20
- koca bulmak5
- 9 haziran 2026 akit tv'ye el hareketi yapan dayı7
- yazarların on üzerinden komiklikleri46
- sedat pekmez24
- uysaljakoben buraya bak aslanım6
- belfastta cihatçının kafa kesmesi4
- diamond bosphoruss denen yazar22
- önemli olan eğitim mi yoksa karakter mi6
- mount and blade ii bannerlord2
- klozet neden bu kadar ses çıkarıyor3
- x men2
- kendini çirkin bulan yazarlar4
- her gün içsem bıkmam içecekleri3
- süt gibi bembeyaz tenli kızlar3
- twilight2
- ilgi manyağı olmak5
- türkiyenin en yakışıklı erkeği4
- kadınların kadınlarda kıskandığı şeyler6
- başbiraderin profilinin halen gizli olması4
- günün şiiri8
- gocu27
- 5 ayda 84.114 suriyeli'nin ülkesine dönmesi2
- sözlükte erkekleri istemiyoruz24
- beyazsemsiyeliyabanci48
- sözlük erkeklerinin evlenme şartları5
- normal sözlükten gelenler için çalışma kampı2
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle61
- sözlükte erkekleri taciz eden kızlar tam liste9
- hoşlanılan kızın ittihatçı çıkması5
- tai lung11
- zayıflamanın en güzel yanı5
- konya2
- kayyum kemal8
jean paul sartreın 1938 de yayınlanan dünyaca ünlü romanının ismidir...günlük biçiminde yazdığı bu kitabında roman kahramanı antoine roquentin'in dünya karşısında duyduğu tiksintiyi anlatır. bu tiksinti yalnızca dış dünyaya değil, roquentin'in kendi bedenine de yöneliktir.
romanın kahramanı çok ilginç bir kişiliktir. ne var ki okuru duygulandırmaz. roquentin herhangi bir insanda görülen normal aldanışlardan ve ilgilerden sıyrılmıştır.romanın ilginç yanı, roquentin'in sağlam bilincinden çevresindeki nesnelere uzanan yönelişi sergilenmesidir. roquentin,sartre'ın varoluşçu felsefesinin tipik kişisi değildir. dünyanın saçmalığını, yüreğinde "bulantı" duyacak derecede açık seçik görebilen, ama bu gerçek karşısında yaşamını değiştirmeyecek kadar uyuşuk bir adamdır.
bulantı'yı insan yaşamının anlamsız parçalanışını ve bu yaşantının dış görünüşündeki yapmacıklığı konu edinmiş romanlardan ayıran özellik, kitabın felsefi bir bilinç taşıması, kahramanın çözümleyici kişiliğiyle orantılı bir felsefi boyuta sahip olmasıdır.
sonuç olarak sartre'a göre "bulantı", insanın kendi sorumluluğunu duymaktır. insan, sorumluluklarını maskeleyen bu "bulantı"yı azaltabilir, ama gene de içi rahat değildir. gerçekte, sadece olmak istediği kimseyi değil, bir yasa koyucusu olarak bütün insanlığı seçen kişi, sorumluluk duygusundan da, onun sonucu olan "bulantı"dan da kurtulamaz. çoğu kimse yaptıklarının yalnız onu bağladığına, yalnız onu sorumlu kıldığına kendisini inandırmaya çalışır, gene de bir türlü rahat edemez. çünkü sorumluluk da, "bulantı"da insanın varlığından gelmektedir.*
(bkz: jean paul sartre)
romanın kahramanı çok ilginç bir kişiliktir. ne var ki okuru duygulandırmaz. roquentin herhangi bir insanda görülen normal aldanışlardan ve ilgilerden sıyrılmıştır.romanın ilginç yanı, roquentin'in sağlam bilincinden çevresindeki nesnelere uzanan yönelişi sergilenmesidir. roquentin,sartre'ın varoluşçu felsefesinin tipik kişisi değildir. dünyanın saçmalığını, yüreğinde "bulantı" duyacak derecede açık seçik görebilen, ama bu gerçek karşısında yaşamını değiştirmeyecek kadar uyuşuk bir adamdır.
bulantı'yı insan yaşamının anlamsız parçalanışını ve bu yaşantının dış görünüşündeki yapmacıklığı konu edinmiş romanlardan ayıran özellik, kitabın felsefi bir bilinç taşıması, kahramanın çözümleyici kişiliğiyle orantılı bir felsefi boyuta sahip olmasıdır.
sonuç olarak sartre'a göre "bulantı", insanın kendi sorumluluğunu duymaktır. insan, sorumluluklarını maskeleyen bu "bulantı"yı azaltabilir, ama gene de içi rahat değildir. gerçekte, sadece olmak istediği kimseyi değil, bir yasa koyucusu olarak bütün insanlığı seçen kişi, sorumluluk duygusundan da, onun sonucu olan "bulantı"dan da kurtulamaz. çoğu kimse yaptıklarının yalnız onu bağladığına, yalnız onu sorumlu kıldığına kendisini inandırmaya çalışır, gene de bir türlü rahat edemez. çünkü sorumluluk da, "bulantı"da insanın varlığından gelmektedir.*
(bkz: jean paul sartre)
Gündemdeki Haberler
güncel Önemli Başlıklar
