bugün
- true yahudi mi8
- true nefreti6
- fake hesapların sahibi5
- habire1239
- mastürbasyon yapmayı unutmayın11
- puura5
- velvet39
- bir kızdan kibarca nasıl domalmş fotoğrafı istenir7
- çekingen nazik saygılı erkek sevilir mi sorusu13
- kız arkadaşa alınabilecek hediyeler9
- yeni parti24
- lezbiyenler kız hakkımızı yiyorlar4
- antipanik7
- bu kız kaç postaya düzelir3
- true vs yagmurcu12
- lionel messi vs lamine yamal4
- din olmadan ahlak temellendirilemez10
- lamine yamal6
- seri gizli artı oy veren melek8
- kızların keko erkek seviyoruz demesi13
- sedat peker'e küfür etmek6
- true silik yesin kampanyası2
- beğeni almak beni mutlu etmiyor2
- göğüsleri küçük diye üzülen kadın3
- basit bir hayat istemek11
- dün erkeklerin yüzde 70'i seks yapmadı2
- zafer partisi neden düştü8
- güzel olmak vs tatlı olmak4
- cumhuriyet halk partisi10
- kemalizmin gericilik olması7
- kola ile sigara icmek4
- lamine yamal için sevgilisini terk eden kız4
- sözlükte galiba kavga olmuş hissi5
- diamond bosphorus9
- gül gibi efendi erkek10
- ahmet sezer bey birader birader bey3
- arkadaşlar yeni aldığım şarj cihazıma bakın8
- g'i l d'e d l'i l y14
- yakışıklı bir erkekle öpüşmek7
- kurşuni renkler2
- başlatmayın kollektivizminize2
- süper lig'e gelen yeni kurallar4
- gammazlar çetesi2
- muslettin amca11
- kız kardeşimi tandırda yaktılar3
- ben geldim kerkenezler18
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları3
- escorta giden erkek8
- yazarların özledikleri şeyler8
- recep tayyip erdoğan10
gecenin bu vakti yine seni düşünüyorum anne.
2 yıl oldu, tam 2 yıl.
2 yıl sonrasının o nalet şubatı oldu yine anne.
düşündükçe gerçekle yüzyüze gelmenin sancılarını yaşıyorum. kimi zaman soluğum kesiliyor,kimi zaman hayattan vazgeçiyorum. yokluğunu hissetmenin yarattığı ızdırabı hangi kelime ifade edebilir bilmiyorum...yapayalnızım;sen yoksun... şu koskoca dünyaya sığmıyorum; sen yoksun... artık hiç olmayacağını bilmek.. tanrım,hayat ne kadar acımasız...
biraz daha kalamaz mıydın? hani diyorum biraz daha kalıp okşayamaz mıydın saçlarımı?
saçlarım...!
kokusunu derinden soluyup,her telini bir bir sevdiğin saçlarım...şimdi ellerini özlüyor ve gözyaşlarım özlüyor seni.
görüyor musun herşey ölüm kokuyor hayatımda?
ne zaman toprağa baksam içim daralıyor,boğuluyorum..ben artık ölümü seviyorum,ölümü özlüyorum.
hatırlıyorum da eskiden ürkütürdü beni adı bile..zamanla nasıl da değişiyormuş insan,hiç sevmediği şeyi bir gün sevebiliyormuş oysa...
hasret diyordum,evet hasret...
biliyor musun sensiz geçen her saniye içimde hasretin deli fırtınaları kopuyor...yere düşüp yığılıyorum, gücüm tükeniyor. ruhum yerinden fırlayıp tüm hızıyla dünyanın en derin uçurumlarına atıyor beni ,ne zaman hissediyorsam hasretini işte o an çaresizliğin o hoyrat, o çirkin suretini görüyorum, ellerim titriyor, yumruklarımla duvarları herşeyi yıkasım geliyor...
ölesim geliyor ölemiyorum.
kıvranışlarım bir ömür sürecek biliyorum,hasretin de öyle...
bazen hiç kavuşamayacakmışız gibi geliyor ama vazgeçmiyorum umut etmekten.
çünkü bana en umutsuz zamanlarımda ayakta kalabilmeyi öğrettin inanmakla. inancım tükenmeyecek,senin için kendim için..bizim için..
biz...
o kadar zamansız gittin ki aslında...
saatler öncesi gözlerime bir tuhaf tebessümle bakıp da \"bana dokun lütfen,beni mutlu et\"demiştin...sanki bu gidişi biliyordun,sanki gitmeye çoktan gönüllüydün...
oysa ki aylar boyu savaş verdim,benimle kalabilmen için...o kadar inanmıştım ki gitmeyeceğine,öyle umut bağlamıştım ki gözlerinin daima güleceğine ve o içime sığmayan ışığı kaybetmeyeceğine...
belki gidebileceğini söylediğinde\"hayir \"demiştim sana \"yakma yüreğimi gitme dayanamam\"
sen ise o güzel bakışlarını gözlerime doğrultup yine saçlarımı okşayarak \"geçer...unutursun birgün yavrucum\" demiştin..dudaklarından nasıl da dökülmüştü bir çırpıda bu sözler..
peki neden susmuyor bu sancı anne?
birtek ben mi yarımkaldım yokluğunda,bir tek ben mi yandım anne...?
nice zaman oldu, herşey senin istediğin gibi işte..
evini hergün silip süpürüyoruz, bize öğrettiğin yemeklerden pişiriyoruz babama.
sahi anne, babam sen sonrası hiç gülmüyor, \"ömrümden ömür gitti,canımın yarısı gitti\"diyor içleniyor.
o hep ağlıyor anne,hiç böyle olmazdı..babam ağlamazdı.yüreğimiz acıyor anne yüreğimiz..
bütün odalarında sen varsın bu evin ,her gün pencereden bakıyorum karşı yola, hani hep derdin ya \"beni bekle\".
seni bekliyorum anne,gelmiyorsun.
kim beyazlara bürünse;sanki sen, hangi ananın gözleri dolsa;sen...
ön bahçeye diktiğin ağaçlara sarılasım geliyor bazen, kokun vardır kimbilir!
kimbilir annem!
hasret anne...bu yolun sonu gelesi değil gibi.
çarçabuk geçse bir şu zaman,bir geçse,kapılar açılsa bana..
ben artık yaşamı sevmiyorum anne.
hiç bu kadar yalnız kalmamıştım,resimlerin konuşmuyor benimle...oysa ben attığım her adımda,aldığım her solukta seni yaşıyorum ve diyorum yoksun.
korkuyorum anne,binalardan,evlerden,ağaçlardan,herşeyden korkuyorum.
bütün bunların arasında senin bebeğin kaybolmaktan korkuyor.ellerimi tutan yok anne,ne de kokumu senin kadar seven...saçlarımı öpüp koklayan, ağladığımda \"ağlama yavrum, kıyamam gözyaşlarına\"diyen yok.
çok özlüyorum seni anne.
o kadar güzelsin ki..
tıpkı bir melek gibi...beyazlar çok yakışırdı sana,hani hep söylerdim ya sana da.
hiç gelinlik giyememiştin sen anne ve bir gün kına yaktılar ellerine,ayaklarına...bembeyaz giydirdiler sonra seni...ve götürdüler,benden aldılar...tertemiz sularla,dualarla yıkadılar..gelin oluyordun öyle ya!!! beyaz yine yakışmıştı sana,o gün söyleyememiştim,şimdi söyleyeyim bari:
yine çok güzeldin anne! melekler kıskanmış mıdır acaba?
elimden aldılar seni anne,musalla taşına koydular. hoca başında,cemaat....\"iyi bilirdik\" dediler anne....oradaydım...ya da değildim.
iyisi azdi annem...sen bu dünyanın en tatlı annesisin,annelerin en güzeli en şefkatlisi...
herşeye kızıyorum anne, aklının alabildiği herşeye.
koşuşturuyor insanlar sağa sola sebepsiz yada sebepli, bense onların bu kadar mutlu olabilmesine bile kızıyorum.
diyorya hali sezai \'\' nerden buluyor bu insanlar ben mutsuzken gülünecek şeyleri \'\' diye
düşünüyorum acaba hiç anneleri ölmedi mi?
ölmediyse yaşamasınlar zaten bu acıyı anne,
senden öncesi ve sonrası diye ayrılmasın hayatları onların da
belki bu yazıyı da okuyorlardır anne, belki değerini bilmiyorlardır az ilerisinde şu anda uyuyan annelerinin, yada uzakta başka bir evde.
çünkü sahipler anne, benim gibi yoksun değiller.
bir kereliğine empatik davransınlar anne.
benim sahip olamadığıma sahip olanlar bir kere empatik davransın ve koşsun hayattaki en çıkarsız varlıklarına sarılsın.
çok geç olmadan bunu yapsınlar.
oradaki tüm annelere de selam söyle anne.
onların hepsinin acıyla yoğrulmuş ve yoğrulmaya devam eden yavrularının selamı var.
hepsinin ellerinden öpüyorum.
seni çok özledim anne.
Ha bu arada anne, sen gittiğinden beri değişen en önemli şey, artık hiçbirşeye karşı çok kelimesini kullanmıyorum.
Hiçbirşey bende çok etkisi yaratmıyor.
Gülsem bile hiç çok olmuyor.
Sevsem aynı.
Konuşsam aynı.
Ne yaparsam yapayım çok kelimesini kullanamıyorum.
Sadece seni çok özledim annem.
Çok.
2 yıl oldu, tam 2 yıl.
2 yıl sonrasının o nalet şubatı oldu yine anne.
düşündükçe gerçekle yüzyüze gelmenin sancılarını yaşıyorum. kimi zaman soluğum kesiliyor,kimi zaman hayattan vazgeçiyorum. yokluğunu hissetmenin yarattığı ızdırabı hangi kelime ifade edebilir bilmiyorum...yapayalnızım;sen yoksun... şu koskoca dünyaya sığmıyorum; sen yoksun... artık hiç olmayacağını bilmek.. tanrım,hayat ne kadar acımasız...
biraz daha kalamaz mıydın? hani diyorum biraz daha kalıp okşayamaz mıydın saçlarımı?
saçlarım...!
kokusunu derinden soluyup,her telini bir bir sevdiğin saçlarım...şimdi ellerini özlüyor ve gözyaşlarım özlüyor seni.
görüyor musun herşey ölüm kokuyor hayatımda?
ne zaman toprağa baksam içim daralıyor,boğuluyorum..ben artık ölümü seviyorum,ölümü özlüyorum.
hatırlıyorum da eskiden ürkütürdü beni adı bile..zamanla nasıl da değişiyormuş insan,hiç sevmediği şeyi bir gün sevebiliyormuş oysa...
hasret diyordum,evet hasret...
biliyor musun sensiz geçen her saniye içimde hasretin deli fırtınaları kopuyor...yere düşüp yığılıyorum, gücüm tükeniyor. ruhum yerinden fırlayıp tüm hızıyla dünyanın en derin uçurumlarına atıyor beni ,ne zaman hissediyorsam hasretini işte o an çaresizliğin o hoyrat, o çirkin suretini görüyorum, ellerim titriyor, yumruklarımla duvarları herşeyi yıkasım geliyor...
ölesim geliyor ölemiyorum.
kıvranışlarım bir ömür sürecek biliyorum,hasretin de öyle...
bazen hiç kavuşamayacakmışız gibi geliyor ama vazgeçmiyorum umut etmekten.
çünkü bana en umutsuz zamanlarımda ayakta kalabilmeyi öğrettin inanmakla. inancım tükenmeyecek,senin için kendim için..bizim için..
biz...
o kadar zamansız gittin ki aslında...
saatler öncesi gözlerime bir tuhaf tebessümle bakıp da \"bana dokun lütfen,beni mutlu et\"demiştin...sanki bu gidişi biliyordun,sanki gitmeye çoktan gönüllüydün...
oysa ki aylar boyu savaş verdim,benimle kalabilmen için...o kadar inanmıştım ki gitmeyeceğine,öyle umut bağlamıştım ki gözlerinin daima güleceğine ve o içime sığmayan ışığı kaybetmeyeceğine...
belki gidebileceğini söylediğinde\"hayir \"demiştim sana \"yakma yüreğimi gitme dayanamam\"
sen ise o güzel bakışlarını gözlerime doğrultup yine saçlarımı okşayarak \"geçer...unutursun birgün yavrucum\" demiştin..dudaklarından nasıl da dökülmüştü bir çırpıda bu sözler..
peki neden susmuyor bu sancı anne?
birtek ben mi yarımkaldım yokluğunda,bir tek ben mi yandım anne...?
nice zaman oldu, herşey senin istediğin gibi işte..
evini hergün silip süpürüyoruz, bize öğrettiğin yemeklerden pişiriyoruz babama.
sahi anne, babam sen sonrası hiç gülmüyor, \"ömrümden ömür gitti,canımın yarısı gitti\"diyor içleniyor.
o hep ağlıyor anne,hiç böyle olmazdı..babam ağlamazdı.yüreğimiz acıyor anne yüreğimiz..
bütün odalarında sen varsın bu evin ,her gün pencereden bakıyorum karşı yola, hani hep derdin ya \"beni bekle\".
seni bekliyorum anne,gelmiyorsun.
kim beyazlara bürünse;sanki sen, hangi ananın gözleri dolsa;sen...
ön bahçeye diktiğin ağaçlara sarılasım geliyor bazen, kokun vardır kimbilir!
kimbilir annem!
hasret anne...bu yolun sonu gelesi değil gibi.
çarçabuk geçse bir şu zaman,bir geçse,kapılar açılsa bana..
ben artık yaşamı sevmiyorum anne.
hiç bu kadar yalnız kalmamıştım,resimlerin konuşmuyor benimle...oysa ben attığım her adımda,aldığım her solukta seni yaşıyorum ve diyorum yoksun.
korkuyorum anne,binalardan,evlerden,ağaçlardan,herşeyden korkuyorum.
bütün bunların arasında senin bebeğin kaybolmaktan korkuyor.ellerimi tutan yok anne,ne de kokumu senin kadar seven...saçlarımı öpüp koklayan, ağladığımda \"ağlama yavrum, kıyamam gözyaşlarına\"diyen yok.
çok özlüyorum seni anne.
o kadar güzelsin ki..
tıpkı bir melek gibi...beyazlar çok yakışırdı sana,hani hep söylerdim ya sana da.
hiç gelinlik giyememiştin sen anne ve bir gün kına yaktılar ellerine,ayaklarına...bembeyaz giydirdiler sonra seni...ve götürdüler,benden aldılar...tertemiz sularla,dualarla yıkadılar..gelin oluyordun öyle ya!!! beyaz yine yakışmıştı sana,o gün söyleyememiştim,şimdi söyleyeyim bari:
yine çok güzeldin anne! melekler kıskanmış mıdır acaba?
elimden aldılar seni anne,musalla taşına koydular. hoca başında,cemaat....\"iyi bilirdik\" dediler anne....oradaydım...ya da değildim.
iyisi azdi annem...sen bu dünyanın en tatlı annesisin,annelerin en güzeli en şefkatlisi...
herşeye kızıyorum anne, aklının alabildiği herşeye.
koşuşturuyor insanlar sağa sola sebepsiz yada sebepli, bense onların bu kadar mutlu olabilmesine bile kızıyorum.
diyorya hali sezai \'\' nerden buluyor bu insanlar ben mutsuzken gülünecek şeyleri \'\' diye
düşünüyorum acaba hiç anneleri ölmedi mi?
ölmediyse yaşamasınlar zaten bu acıyı anne,
senden öncesi ve sonrası diye ayrılmasın hayatları onların da
belki bu yazıyı da okuyorlardır anne, belki değerini bilmiyorlardır az ilerisinde şu anda uyuyan annelerinin, yada uzakta başka bir evde.
çünkü sahipler anne, benim gibi yoksun değiller.
bir kereliğine empatik davransınlar anne.
benim sahip olamadığıma sahip olanlar bir kere empatik davransın ve koşsun hayattaki en çıkarsız varlıklarına sarılsın.
çok geç olmadan bunu yapsınlar.
oradaki tüm annelere de selam söyle anne.
onların hepsinin acıyla yoğrulmuş ve yoğrulmaya devam eden yavrularının selamı var.
hepsinin ellerinden öpüyorum.
seni çok özledim anne.
Ha bu arada anne, sen gittiğinden beri değişen en önemli şey, artık hiçbirşeye karşı çok kelimesini kullanmıyorum.
Hiçbirşey bende çok etkisi yaratmıyor.
Gülsem bile hiç çok olmuyor.
Sevsem aynı.
Konuşsam aynı.
Ne yaparsam yapayım çok kelimesini kullanamıyorum.
Sadece seni çok özledim annem.
Çok.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar