bugün
- iskilipli atıf hoca21
- favlayan yazarın asıl amacı10
- hoşlanılan kızı başkasının favlaması6
- ahmet nazif zorlu8
- tanımadığı kadına tokat atan adam5
- kasımda aşk başkadır5
- kablosuz mouse7
- fb'nin inanılmaz başarısı3
- kasım ayının beraberinde getirdikleri6
- atatürk düşmanı değilim2
- aktara girip özgürce alışveriş yapmak6
- kelebek gibi uçarım ağzını yüzünü skerim2
- robert de niro denince akla gelen ilk film5
- iş yerinde atletle çalışmak4
- fon vurgunu3
- togg2
- abdullah öcalana'ın yeni konutuna taşınması20
- herşeyi boşverip arıcak'a yerleşmek5
- güney kore devlet başkanı lee den türkiye mesajı3
- evli bir kadını sikmek4
- tenerife andorra maçında futbolcunun ölmesi2
- otel odasında yalnız kalmak4
- millette manyak para var21
- sarhoş insanlarla dolu partideki tek ayık kişi5
- herşeyi kusursuz sadece ayağı çirkin olan kız3
- traveler seri oy atınca ay silkecek beni sanmak3
- 18 ekim 2026 uludağ sözlüğün hacklenmesi5
- sevimli kafir3
- travis bickle'a benzeyen sözlük yazarı2
- sözlük kürdü54
- sözlüğün sapık dolması sorunsalı3
- pazarama com3
- 30 liraya satılan tavuk döner15
- anın görüntüsü32
- dünürüm haçan sana hamsi yaptum'ye bagayım3
- kale3112 tarzı entry girmek2
- neden herkes sabah erken kalkmayı erdem sanıyor4
- boşandığı eşine araba alan adam8
- casino2
- osmanlı hanedanı3
- zenci kadın poposu2
- 693
- hüzünlü bakışlı ünlüler2
- nick vermeden bir yazara seslen3
- red flag sözlük yazarları2
- nar tanelemek5
- ismail kartal16
- zenci uşağın aniden içeri girmesi5
- escort ile para kavgası6
- yeni bir işe başlarken akıldan geçenler2
kalbi sarı-lacivert bir güzel insan.
biz onu fenerbahçe büyüklüğü'nü betimleyen muhteşem sözleriyle tanıdık, sanki üstad fenerbahçe hakkında başka bir şey söylememiş gibi.. barış gerçeker ntvspor'da kendisine ait bir yazıyı (sadece dönem isimlerini güncelleyerek) yayınladı birkaç ay önce. hani hep derler ya, atatürk şimdi yaşasa xxxx olurdu diye? islam çupi olsa bugün neler yazardı anlayabiliyoruz açık bir şekilde.
yazının orijinali eylül 1990de yazılmış.
--spoiler--
Artık görülüyor ki, bir tarafta Fenerbahçe futbolcuları, bir tarafta Fenerbahçe teknik direktörü, öğrenci ve hoca olarak uzlaşması mümkün olmayan bir noktaya gelmişlerdir.
Teknik direktörün futbolcularla ilgili gazetelerin spor sayfalarına koyduğu fokurdayan kazan, futbolcuların teknik direktörlük kurumuna fırlattığı kelimelerden olma zifoşlar, Fenerbahçe, Kocaman anonim şirketini biribirlerine hiç sevgi ve saygısı olmayan, birinin diğerine hiç yaklaşımı ve güveni kalmayan bir işyerine çevirmiştir.
Bundan sonrası, bizim kutsal kitabımızın deyimi ile tufandır, artık
Barışın adı ne ki Ya futbolcular tümden değişecektir, ya da teknik direktör, tekten
Futbolcuların hepsinin birden meslekten men edilmesi, dünya kulüp tarihlerinde hiç yapılmamış bir temizlik olduğuna göre, deterjan paketleri Kocaman!ın üstüne dökülecektir.
Temizlikçi için, temizlenecek başka kirli yer yoktur, çünkü
Fenerbahçe takımı, dün AEL Limasol karşısında oynadığı başı da ayağı da olmayan futbolu, sanki bir kopya kağıdının altına konulmuş bir eski metin gibi tekrarlayan Antalyaspor önünde saha yaşamını bitirmiş bir mezalığa benziyordu
Profesyonel futbolu oynamak için önce profesyonelce hazırlanmış bir vücut isteyen bu oyun Fenerbahçeli adamların vücuduna girdiğinde türlü çeşitli hastalıkların sizoik belirtilerine uğruyor ve takım sıhhat testinden sınıfta kalan bir eksik insanın çaresizliğine bürünüyordu.
Bir adele kabartısında lifi kopan futbolcu Fenerbahçede oynuyordu.
Üst üste iki harekete fizik güç yetiştiremediği için yerlerde düşürdüğü mazisini arayan garibana, seyredenler Fenerbahçe futbolcusu diyeceklerdi.
Ikili mücadelelere adelesiz ve yüreksiz bakan, teke tek kapışmalarda hiçbir özelliğini kımıldatamayan, gittiği ve dönmek gerektiği saha parçalarında bir hareket tembelliğinin yüce duruculuğunu simgeliyen, pas olarak biribirini bulamayan, biribirlerini hiç anlamayan oyuncu kalabalığını, profesyonel futbolculuk teknik direktörü ve antrenörü ile bir otobüse doldurur, idmana çıktıkları sahaya götürür ve hepsine birden sorar
Siz haftalardan beri burada ne yapıyorsunuz, sahi
Futbolcusu ile, teknik direktörü, antrenörü ve mesorü ile bir profesyonel takım böyle bir soruya muhatap kalıyorsa, futbol konumları karşısında, kimse haklı değil demektir.
Teknik direktörü, antrenörü sevip sevmemek başka şeydir, futbolu sevmek, Fenerbahçe formasını sevmek, yapılan işe kişisel bir mecburiyet ve saygı duymak başka şey
50 binlik ful Fenerbahçe seyircisini 20 yıldan sonra 3 bine indiren, Türkiyenin en seyredilen takımını bir köy düğünü tenhalığına uğratan ne Kocamandır, ne Hasan Çetinkaya, ne Ali Yıldır/ım ne de Aziz Yıldırım sizlersiniz, siz futbolcularsınız
Kötü bir roman nasıl kitap vitrinlerinde okur bulamayıp yazarının ismi ile birlikte iade denen mezarlığa gidiyorsa, kötü bir tiyatro eseri veya kurgusu iyi oturtulamamış bir film nasıl karanlık salonların onu yaratanlarla birlikte, bir nefret gösterisine dönüşüyorsa, Fenerbahçe forması ile ve futbolcu sıfatı ile sahaya sizler çıkıyorsunuz.
Seyirci için Aziz Yıldırım da hiçtir, Ali Yıldırım, Hasan Çetinkaya ve Kocaman da hiç
Cadı kazanı hangi santigrat derecede kaynarsa kaynasın, kim kimden nefret ederse etsin, kulüp içinde kim cahil kim ulema kim ukala olursa olsun futbol başladıktan sonra sahada kalan sadece futbolcular ve toptur.
Futbolcularla topun yaratacağı armoninin tetikçisi veya münafığı ne genel sekreterdir, ne antrenör, teknik direktör, ne birleşik cephedir, ne Kalamıştaki Fenerbahçeli manav ve bakkal, ne de dün 90 dakika bir Sarı-Lacivert rengin romantiği olan Antalyaspor ve Deniz Barış
Futbolcularla topun yaratacağı armoni, futbolcularla topun birbirlerini öperek fışkırtacağı Fenerbahçe klasiği futbolcularla topun bu oyunun güzelliği için yek diğerine vereceği sözler, edeceği yeminler, sadece sizlere aittir.
Bir sözdür. Fazla kontrolsuz gelmiyorsa, stop ediniz, lütfen
Bir insanın yüzlerce sorunu vardır, ama mesleği tektir
Sizler birkaç sorununuzu tek işiniz başladığı zaman, sorunlarınızı öldürüp işinizi alabildiğine canlı tutamıyorsanız, gazetelerin spor sayfalarında ne yıldız arayınız, ne kocaman fotoğraflar, ne de Fenerbahçelilik.
Basit vatandaşlık varken, akşamları eve tek ekmek götüren güleç ebeveyn pozları varken, hatta hanım mutfakta iken çocuğun altını değiştirmek gibi işbitirici müşfik bir baba rolü oynamak varken, neyinize ve hangi kerametinize Fenerbahçe futbolculuğu.
--spoiler--
bu yazıyı herhangi bir isimle yarın herhangi bir isim köşesine taşısa, kim bu 25 sene önce yazılmış diyebilir?
link: http://www.ntvspor.net/ya...ceker/881/kursun-fenerler
biz onu fenerbahçe büyüklüğü'nü betimleyen muhteşem sözleriyle tanıdık, sanki üstad fenerbahçe hakkında başka bir şey söylememiş gibi.. barış gerçeker ntvspor'da kendisine ait bir yazıyı (sadece dönem isimlerini güncelleyerek) yayınladı birkaç ay önce. hani hep derler ya, atatürk şimdi yaşasa xxxx olurdu diye? islam çupi olsa bugün neler yazardı anlayabiliyoruz açık bir şekilde.
yazının orijinali eylül 1990de yazılmış.
--spoiler--
Artık görülüyor ki, bir tarafta Fenerbahçe futbolcuları, bir tarafta Fenerbahçe teknik direktörü, öğrenci ve hoca olarak uzlaşması mümkün olmayan bir noktaya gelmişlerdir.
Teknik direktörün futbolcularla ilgili gazetelerin spor sayfalarına koyduğu fokurdayan kazan, futbolcuların teknik direktörlük kurumuna fırlattığı kelimelerden olma zifoşlar, Fenerbahçe, Kocaman anonim şirketini biribirlerine hiç sevgi ve saygısı olmayan, birinin diğerine hiç yaklaşımı ve güveni kalmayan bir işyerine çevirmiştir.
Bundan sonrası, bizim kutsal kitabımızın deyimi ile tufandır, artık
Barışın adı ne ki Ya futbolcular tümden değişecektir, ya da teknik direktör, tekten
Futbolcuların hepsinin birden meslekten men edilmesi, dünya kulüp tarihlerinde hiç yapılmamış bir temizlik olduğuna göre, deterjan paketleri Kocaman!ın üstüne dökülecektir.
Temizlikçi için, temizlenecek başka kirli yer yoktur, çünkü
Fenerbahçe takımı, dün AEL Limasol karşısında oynadığı başı da ayağı da olmayan futbolu, sanki bir kopya kağıdının altına konulmuş bir eski metin gibi tekrarlayan Antalyaspor önünde saha yaşamını bitirmiş bir mezalığa benziyordu
Profesyonel futbolu oynamak için önce profesyonelce hazırlanmış bir vücut isteyen bu oyun Fenerbahçeli adamların vücuduna girdiğinde türlü çeşitli hastalıkların sizoik belirtilerine uğruyor ve takım sıhhat testinden sınıfta kalan bir eksik insanın çaresizliğine bürünüyordu.
Bir adele kabartısında lifi kopan futbolcu Fenerbahçede oynuyordu.
Üst üste iki harekete fizik güç yetiştiremediği için yerlerde düşürdüğü mazisini arayan garibana, seyredenler Fenerbahçe futbolcusu diyeceklerdi.
Ikili mücadelelere adelesiz ve yüreksiz bakan, teke tek kapışmalarda hiçbir özelliğini kımıldatamayan, gittiği ve dönmek gerektiği saha parçalarında bir hareket tembelliğinin yüce duruculuğunu simgeliyen, pas olarak biribirini bulamayan, biribirlerini hiç anlamayan oyuncu kalabalığını, profesyonel futbolculuk teknik direktörü ve antrenörü ile bir otobüse doldurur, idmana çıktıkları sahaya götürür ve hepsine birden sorar
Siz haftalardan beri burada ne yapıyorsunuz, sahi
Futbolcusu ile, teknik direktörü, antrenörü ve mesorü ile bir profesyonel takım böyle bir soruya muhatap kalıyorsa, futbol konumları karşısında, kimse haklı değil demektir.
Teknik direktörü, antrenörü sevip sevmemek başka şeydir, futbolu sevmek, Fenerbahçe formasını sevmek, yapılan işe kişisel bir mecburiyet ve saygı duymak başka şey
50 binlik ful Fenerbahçe seyircisini 20 yıldan sonra 3 bine indiren, Türkiyenin en seyredilen takımını bir köy düğünü tenhalığına uğratan ne Kocamandır, ne Hasan Çetinkaya, ne Ali Yıldır/ım ne de Aziz Yıldırım sizlersiniz, siz futbolcularsınız
Kötü bir roman nasıl kitap vitrinlerinde okur bulamayıp yazarının ismi ile birlikte iade denen mezarlığa gidiyorsa, kötü bir tiyatro eseri veya kurgusu iyi oturtulamamış bir film nasıl karanlık salonların onu yaratanlarla birlikte, bir nefret gösterisine dönüşüyorsa, Fenerbahçe forması ile ve futbolcu sıfatı ile sahaya sizler çıkıyorsunuz.
Seyirci için Aziz Yıldırım da hiçtir, Ali Yıldırım, Hasan Çetinkaya ve Kocaman da hiç
Cadı kazanı hangi santigrat derecede kaynarsa kaynasın, kim kimden nefret ederse etsin, kulüp içinde kim cahil kim ulema kim ukala olursa olsun futbol başladıktan sonra sahada kalan sadece futbolcular ve toptur.
Futbolcularla topun yaratacağı armoninin tetikçisi veya münafığı ne genel sekreterdir, ne antrenör, teknik direktör, ne birleşik cephedir, ne Kalamıştaki Fenerbahçeli manav ve bakkal, ne de dün 90 dakika bir Sarı-Lacivert rengin romantiği olan Antalyaspor ve Deniz Barış
Futbolcularla topun yaratacağı armoni, futbolcularla topun birbirlerini öperek fışkırtacağı Fenerbahçe klasiği futbolcularla topun bu oyunun güzelliği için yek diğerine vereceği sözler, edeceği yeminler, sadece sizlere aittir.
Bir sözdür. Fazla kontrolsuz gelmiyorsa, stop ediniz, lütfen
Bir insanın yüzlerce sorunu vardır, ama mesleği tektir
Sizler birkaç sorununuzu tek işiniz başladığı zaman, sorunlarınızı öldürüp işinizi alabildiğine canlı tutamıyorsanız, gazetelerin spor sayfalarında ne yıldız arayınız, ne kocaman fotoğraflar, ne de Fenerbahçelilik.
Basit vatandaşlık varken, akşamları eve tek ekmek götüren güleç ebeveyn pozları varken, hatta hanım mutfakta iken çocuğun altını değiştirmek gibi işbitirici müşfik bir baba rolü oynamak varken, neyinize ve hangi kerametinize Fenerbahçe futbolculuğu.
--spoiler--
bu yazıyı herhangi bir isimle yarın herhangi bir isim köşesine taşısa, kim bu 25 sene önce yazılmış diyebilir?
link: http://www.ntvspor.net/ya...ceker/881/kursun-fenerler
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar