bugün
- yazarların 80 lerde nasıl göründüğü12
- yalnızlık edebiyatı13
- bir kızla dalga geçmek6
- askerliğin gençler için faydalı olması7
- karı gibi erkek4
- tai lung42
- sözlüğü 2000 ve sonrası doğumluların basması3
- 6 eylül 2026 türkiye italya voleybol maçı18
- kin tutmayı beceremeyen insan9
- gizli hesap6
- en sevmediğin insan tipleri7
- sekiz aydır masturbasyon yapmıyor olmak2
- ciddi ciddi voleybol maçı izleyen insan olması9
- namazlarınızın yaradan için hiçbir kıymeti yok11
- mavi göz7
- ikinci defa askere gitmek6
- sözlükte psikolojik delilerin olması10
- en sevdiğiniz sözlük yazarı9
- türkiye bölünebilir mi2
- bu koyden olsam ne olacak ve sarı şeker12
- bulunduğun koşullarda mutlu olmak3
- claudian clouds22
- türk halkını uyuşturma itemleri2
- herkesin tavsiye verdiği insan4
- gecenin geç saatlerinde entry girmek2
- rennie2
- özbek kadınlar14
- bir viski doldurup kızların final maçını izlemek12
- akrep3
- sözlük whatsapp grupları13
- sözlüğün en hamarat yazarı8
- gece vardiyası yazarlar4
- friedrich hegel la bi cay icek12
- 5 eylül 2026 fenerbahçe beşiktaş maçı42
- islam'ın hak dini olması6
- iğrenme eşiği olmayan erkek9
- uludağ itiraf10
- namazın amacı6
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı17
- kahverengi gözlü olmak4
- sarapci koala47
- melissa vargas7
- göğüs uçlarını birbirine değdirebilen kadın11
- uludağ sözlük benim için ancak mezarda biter5
- filenin sultanlarının avrupa şampiyonu olması6
- yalnız ölmek4
- özbek pilavına kaşık saplamak7
- eva murati3
- pazar gecesi3
- libidosu olmasa true'nun aslında iyi insan olması6
türkiye'de yaklaşık 2 ay geç vizyona girmesiyle isyan ettirmişti ama neyse ki kavuştuk. tarantino'nun western çekeceği haberi çıktığı andan itibaren bekleye bekleye canım çıktı birader. yok set fotoğrafıydı, yok oyuncu kadrosuydu derken ciğerci kedisi gibi bekledik kapısında.
ilk olarak şunu söyleyeyim; zat-ı şahanelerinin bütün filmlerini defalarca izlemiş obsesif bir hayranıyım. o yüzden objektif yorum yapamam bu filmle ilgili. şöyle diyeceğim; film malum ortamlara düştüğünde kardeşim indirdi ve izledi. ben, "sinemada izleyeceğim. bu kadar bekledim, ilk perdede göreceğim" diye el sürmedim. orada durdu gözümün önünde. 1 ay oruç tuttum desem yeridir. film gösterime girdiği gün gidip izledim, geldim bir posta da evde izledim. hayatımda ilk defa bir filmi aynı gün iki defa izledim. başta da dediğim gibi, çok sağlıklı değilim tarantino konusunda. ha, film hayatımda izlediğim en iyi filmdi demiyorum. sadece, ilk defa bir film bana bunu yaptırdı diyorum. bunun sebebi o bekleyiş, o açlıktı.
filme gelince; tarantino'nun yarattığı karakterler arasında sevdiğim çok karakter oldu, ama hiçbirini dr. king schultz kadar sevmedim. tarantino'nun reservoir dogs'dan beri yazdığı karakterlerin yüzde yüze yakını anti-kahraman denilen tipler. her şeyiyle iyilikle veya kötülükle dolu değiller. şikeci boksöründen*, uyuşturucu kaçıran hostesine*, tetikçisinden**, soysuz piçlerine kadar neredeyse hepsi gri adamlar. ve çok gerçekler. bu yüzden filmleri mükemmel oluyor. ama bu filmde schultz'u yazmış. neredeyse gerçek olamayacak kadar baba bir adam. hayatta da var gerçi böyle insanlar. "sizden hala kaldı mı" dediğin adamlardan schultz. hatta şöyle somutlaştırayım anlattığım şeyi ;
--spoiler--
filmin ikinci yarısında calvin candie'nin kaçan dövüşçülerinden birini yolda yakaladıklarında, adamı köpeklere yem olmaktan kurtarmak için cüzdanını çıkarıp candie'nin zararını tazmin etmeye çalışan adam yine schultz'dur. django ise tarantino'nun diğer bahsettiğim geleneksel karakterleri gibi amacına ulaşmak için gözünü kırpmadan yem eder adamı köpeklere. schultz zaten bu olayı hazmedeyip sonunda öldürüleceğini bile bile çekip vurur candie'yi.
o yüzden django ne kadar filmin baş kahramanı olsa da schultz bu filmin en bir über alles kahramınıdır. adamdır. adı gibi, şarkısında da dediği gibi kraldır.*
auf wiedersehen doktor.
--spoiler--
ilk olarak şunu söyleyeyim; zat-ı şahanelerinin bütün filmlerini defalarca izlemiş obsesif bir hayranıyım. o yüzden objektif yorum yapamam bu filmle ilgili. şöyle diyeceğim; film malum ortamlara düştüğünde kardeşim indirdi ve izledi. ben, "sinemada izleyeceğim. bu kadar bekledim, ilk perdede göreceğim" diye el sürmedim. orada durdu gözümün önünde. 1 ay oruç tuttum desem yeridir. film gösterime girdiği gün gidip izledim, geldim bir posta da evde izledim. hayatımda ilk defa bir filmi aynı gün iki defa izledim. başta da dediğim gibi, çok sağlıklı değilim tarantino konusunda. ha, film hayatımda izlediğim en iyi filmdi demiyorum. sadece, ilk defa bir film bana bunu yaptırdı diyorum. bunun sebebi o bekleyiş, o açlıktı.
filme gelince; tarantino'nun yarattığı karakterler arasında sevdiğim çok karakter oldu, ama hiçbirini dr. king schultz kadar sevmedim. tarantino'nun reservoir dogs'dan beri yazdığı karakterlerin yüzde yüze yakını anti-kahraman denilen tipler. her şeyiyle iyilikle veya kötülükle dolu değiller. şikeci boksöründen*, uyuşturucu kaçıran hostesine*, tetikçisinden**, soysuz piçlerine kadar neredeyse hepsi gri adamlar. ve çok gerçekler. bu yüzden filmleri mükemmel oluyor. ama bu filmde schultz'u yazmış. neredeyse gerçek olamayacak kadar baba bir adam. hayatta da var gerçi böyle insanlar. "sizden hala kaldı mı" dediğin adamlardan schultz. hatta şöyle somutlaştırayım anlattığım şeyi ;
--spoiler--
filmin ikinci yarısında calvin candie'nin kaçan dövüşçülerinden birini yolda yakaladıklarında, adamı köpeklere yem olmaktan kurtarmak için cüzdanını çıkarıp candie'nin zararını tazmin etmeye çalışan adam yine schultz'dur. django ise tarantino'nun diğer bahsettiğim geleneksel karakterleri gibi amacına ulaşmak için gözünü kırpmadan yem eder adamı köpeklere. schultz zaten bu olayı hazmedeyip sonunda öldürüleceğini bile bile çekip vurur candie'yi.
o yüzden django ne kadar filmin baş kahramanı olsa da schultz bu filmin en bir über alles kahramınıdır. adamdır. adı gibi, şarkısında da dediği gibi kraldır.*
auf wiedersehen doktor.
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar