bugün
- lahmacun yiyecek kadar düşmek8
- ispanya'nın amerika'ya kafa tutması7
- kabataş olayı görüntüleri27
- safran7
- hangi manifest kızısın10
- meyveli lahmacun7
- galatasaray ne zaman transfer yapacak5
- türkiye cumhuriyeti ortak paydası4
- her şeyin üst üste gelmesi3
- sanayi tipi kavurmalı tost5
- istanbul un çok pahalı olması27
- mehdiyete dair hayalleriniz7
- arkadaşlar ne oldu size böyle7
- okumak yerine erken yaşta çalışmanın faydası3
- mehdi 29 yaşında mı başa geçmeli 40 mı6
- marc cucurella9
- kıvameddin efendi3
- en sevilmeyen ev işleri14
- ne kadar salak olduğunuzu biliyor musunuz3
- başbiraderin kahve biraderleri2
- mel mel bakan gibson ve 0 0 710
- ne kadar geri zekalı varsa hepsi uludağ sözlük te3
- ciddiye alınmamak4
- gönül almaya çalışan erkek11
- gocu25
- kara sevdaya tutulan kalmaması7
- sitede büyüyen çocuk3
- haluk levent son açıklaması7
- mehdi bir ihtiyaçtır3
- vaatlerinin tam tersi olduğu halde iktidarda olmak4
- sözlük yazarlarına gelen son mesaj3
- erdogan ve trump'ın yakın ilişkisi4
- volkswagen beetle3
- hayatın en zor günü2
- kavgada ele sıçıp yumruklar atmak7
- en son ne aldınız5
- rejim kuklaları2
- annesi dışarı çıkmasına izin vermeyen çocuk2
- beyaz ekmek yiyen vatan hainleri10
- edip yüksel2
- saddam bandı2
- ben lafa değil göte bakarım4
- yazarların bugün cılkını çıkardığı şarkı7
- gece yolda yürürken arabada görülen çığlık maskesi2
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı61
- dünya kaç renklidir3
- dhalsim10
- temas2
- karı kıza para yedirir misiniz4
- bilgi içerikli entry girmeyen yazarın cnsl yönelmi2
şerefsizlikte sınır tanımıyorlar.
--spoiler--
stanbul'a üniversite eğitimi için gönderdiği kızıyla ilgili gelişme üzerine adliyeye koşan inşaat işçisi baba tepkisini "Bunlar 'devrimciyim' diye geçinen, kime hizmet ettiği belli olmayan insanlar." sözleriyle dile getirmişti.
Acılı baba, tehdit altında olduklarını, bir avukat tuttuklarını onun da savunma yapmadan çekildiğini anlattı. "Çünkü, örgüt tehdit etti. Avukat olduğunu söyleyen bazı kişiler eşimle beni de dövmeye kalkıştı. Sonuçta örgüt kızımızı cezaevine gönderdi." dedi.
Ancak asla pes etmeyeceğini ve kızını örgütün elinden kurtaracağını dile getirdi Ailelere de "Çocuklarınızın kimlerle arkadaşlık ettiğini bilin." uyarısında bulundu.
DHKP-C operasyonunda tutuklanan kızının ardından örgüte karşı tepkisiyle dikkat çeken Hüseyin Yücel, geçtiğimiz hafta istanbul'da yaşadıklarını Zaman'la paylaştı.
Örgüt avukatlarının savcılık ve mahkeme aşamalarında hiç kimseye savunma yaptırmadıklarını belirten acılı baba, o günlerde bir avukat tuttuklarını, ancak kızının kabul ettiği avukatın savunma yapmadan çekildiğini söyledi.
Avukatın çekilmesini ise Yücel, "Çünkü, örgüt tehdit etti. Avukat olduğunu söyleyen bazı kişiler de eşimle beni dövmeye kalkıştı. Sonuçta örgüt 'direne direne' kızımızı elimizden alıp, cezaevine gönderdi." sözleriyle yorumluyor.
Önceliğinin kızını dört duvar arasından çıkarmak olduğunu kaydeden Hüseyin Yücel, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bir haftadır yeme içmeden kesildik. Birbirimize 'Hiçbir şeyden nasıl haberimiz olmadı?' diye soruyoruz. Kızımı oradan kurtarmak için gerekirse canımı ortaya koyacağım. Duygu'yu onlara yedirmeyeceğim. Kaybedecek hiçbir şeyim yok. Kızıma 22 yılımı vermişim. Cezaevinde çürümesine, asla izin vermeyeceğim. Çıkması için devletin ilgili tüm birimleriyle irtibata geçeceğim."
Kızının iki ayda bir Ankara'ya evlerine geldiğine, örgütle irtibatlı olabileceği yönünde hiçbir izlenim edinemediklerine değinen Yücel, kızının gözaltına alınmadan yaklaşık bir hafta önce annesine, "Ben artık aile ortamında yaşamak istiyorum. Buralarda çok sıkıldım. Ankara'da herhangi bir üniversiteye geçiş yaptıralım." dediğini belirtti.
Kızının eğitim gördüğü süre içinde elinden geleni yaptığını belirten baba Yücel, örgütle ilgili ilginç bir noktaya da dikkat çekiyor:
"Ben ve eşim rahat bir öğrenim hayatı sürmesi için var gücümüzle çalıştık. Aylık olarak bin ile bin 300 lira arasında para gönderdik. Duygu, Kredi Yurtlar'da kalıyordu. Aylık masrafı 300 lira civarındaydı. Gözaltına alındığında üzerinde iki yıl önce aldığım ayakkabı ve kont pantolonu vardı. Örgüt, ellerinden sadece geleceklerini değil, ceplerindeki paralarını da alıyor. Masum gençleri örgüt üyesi yapanların vatan hainlerinden hiçbir farkı yoktur."
Hüseyin Yücel, örgüt ve onları savunan avukatların da devrimcilikle hiçbir ilgisinin olmadığını vurguladı. "Şayet devrimci isen benim kızımı neden elimden aldın? 22 yaşındaki genç bir kızın hücrelerde ne işi var? Garibanı, çocuğundan ayırmak mı devrimcilik?" diye soran baba, örgütün istanbul'a 'okusun' diye gönderdiği kızının hayatını kararttığından yakınırken ailelere, "Çocuklarınızın kimlerle arkadaşlık ettiğini bilin. Aksi takdirde istenmeyen olaylarla karşılaşabilirsiniz." uyarısında bulundu.
HÜSEYiN YÜCEL'iN OTOMOBiLiNi KUNDAKLADILAR
DHKP-C tehdidi sebebiyle adres değiştirdiği halde Hüseyin Yücel'in aracı kundaklandı. Benzin deposunun bulunduğu yerden ateşe verilen araç, komşuların zamanında fark etmesi üzerine söndürüldü.
Kızı Duygu Yücel'in tutuklanmasının ardından Ankara'ya dönen Hüseyin Yücel'in otomobili önceki gün kimliği belirsiz kişiler tarafından kundaklandı.
Komşuların zamanında fark etmesiyle söndürülen araçta maddî hasar oluştu.
Yaşanan olayın ardından ailenin ikamet ettiği adrese gelen Ankara Emniyet Müdürlüğü TEM Şube ekipleri, inceleme yaparak şüphelilerle ilgili delil topladı. Edinilen bilgilere göre; aile örgütten gelebilecek tehlikelere karşı Ankara'ya geldikten sonra başka adreslerde ikamet etmeye başladı.
http://www.haber7.com/gun...n-feryadi-orgutu-kizdirdi
--spoiler--
--spoiler--
stanbul'a üniversite eğitimi için gönderdiği kızıyla ilgili gelişme üzerine adliyeye koşan inşaat işçisi baba tepkisini "Bunlar 'devrimciyim' diye geçinen, kime hizmet ettiği belli olmayan insanlar." sözleriyle dile getirmişti.
Acılı baba, tehdit altında olduklarını, bir avukat tuttuklarını onun da savunma yapmadan çekildiğini anlattı. "Çünkü, örgüt tehdit etti. Avukat olduğunu söyleyen bazı kişiler eşimle beni de dövmeye kalkıştı. Sonuçta örgüt kızımızı cezaevine gönderdi." dedi.
Ancak asla pes etmeyeceğini ve kızını örgütün elinden kurtaracağını dile getirdi Ailelere de "Çocuklarınızın kimlerle arkadaşlık ettiğini bilin." uyarısında bulundu.
DHKP-C operasyonunda tutuklanan kızının ardından örgüte karşı tepkisiyle dikkat çeken Hüseyin Yücel, geçtiğimiz hafta istanbul'da yaşadıklarını Zaman'la paylaştı.
Örgüt avukatlarının savcılık ve mahkeme aşamalarında hiç kimseye savunma yaptırmadıklarını belirten acılı baba, o günlerde bir avukat tuttuklarını, ancak kızının kabul ettiği avukatın savunma yapmadan çekildiğini söyledi.
Avukatın çekilmesini ise Yücel, "Çünkü, örgüt tehdit etti. Avukat olduğunu söyleyen bazı kişiler de eşimle beni dövmeye kalkıştı. Sonuçta örgüt 'direne direne' kızımızı elimizden alıp, cezaevine gönderdi." sözleriyle yorumluyor.
Önceliğinin kızını dört duvar arasından çıkarmak olduğunu kaydeden Hüseyin Yücel, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bir haftadır yeme içmeden kesildik. Birbirimize 'Hiçbir şeyden nasıl haberimiz olmadı?' diye soruyoruz. Kızımı oradan kurtarmak için gerekirse canımı ortaya koyacağım. Duygu'yu onlara yedirmeyeceğim. Kaybedecek hiçbir şeyim yok. Kızıma 22 yılımı vermişim. Cezaevinde çürümesine, asla izin vermeyeceğim. Çıkması için devletin ilgili tüm birimleriyle irtibata geçeceğim."
Kızının iki ayda bir Ankara'ya evlerine geldiğine, örgütle irtibatlı olabileceği yönünde hiçbir izlenim edinemediklerine değinen Yücel, kızının gözaltına alınmadan yaklaşık bir hafta önce annesine, "Ben artık aile ortamında yaşamak istiyorum. Buralarda çok sıkıldım. Ankara'da herhangi bir üniversiteye geçiş yaptıralım." dediğini belirtti.
Kızının eğitim gördüğü süre içinde elinden geleni yaptığını belirten baba Yücel, örgütle ilgili ilginç bir noktaya da dikkat çekiyor:
"Ben ve eşim rahat bir öğrenim hayatı sürmesi için var gücümüzle çalıştık. Aylık olarak bin ile bin 300 lira arasında para gönderdik. Duygu, Kredi Yurtlar'da kalıyordu. Aylık masrafı 300 lira civarındaydı. Gözaltına alındığında üzerinde iki yıl önce aldığım ayakkabı ve kont pantolonu vardı. Örgüt, ellerinden sadece geleceklerini değil, ceplerindeki paralarını da alıyor. Masum gençleri örgüt üyesi yapanların vatan hainlerinden hiçbir farkı yoktur."
Hüseyin Yücel, örgüt ve onları savunan avukatların da devrimcilikle hiçbir ilgisinin olmadığını vurguladı. "Şayet devrimci isen benim kızımı neden elimden aldın? 22 yaşındaki genç bir kızın hücrelerde ne işi var? Garibanı, çocuğundan ayırmak mı devrimcilik?" diye soran baba, örgütün istanbul'a 'okusun' diye gönderdiği kızının hayatını kararttığından yakınırken ailelere, "Çocuklarınızın kimlerle arkadaşlık ettiğini bilin. Aksi takdirde istenmeyen olaylarla karşılaşabilirsiniz." uyarısında bulundu.
HÜSEYiN YÜCEL'iN OTOMOBiLiNi KUNDAKLADILAR
DHKP-C tehdidi sebebiyle adres değiştirdiği halde Hüseyin Yücel'in aracı kundaklandı. Benzin deposunun bulunduğu yerden ateşe verilen araç, komşuların zamanında fark etmesi üzerine söndürüldü.
Kızı Duygu Yücel'in tutuklanmasının ardından Ankara'ya dönen Hüseyin Yücel'in otomobili önceki gün kimliği belirsiz kişiler tarafından kundaklandı.
Komşuların zamanında fark etmesiyle söndürülen araçta maddî hasar oluştu.
Yaşanan olayın ardından ailenin ikamet ettiği adrese gelen Ankara Emniyet Müdürlüğü TEM Şube ekipleri, inceleme yaparak şüphelilerle ilgili delil topladı. Edinilen bilgilere göre; aile örgütten gelebilecek tehlikelere karşı Ankara'ya geldikten sonra başka adreslerde ikamet etmeye başladı.
http://www.haber7.com/gun...n-feryadi-orgutu-kizdirdi
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar