bugün
- insanlık nasıl geliştirilebilir10
- iyi menemenin sırrı18
- gece gelen açlık7
- fatma betül sayan kaya9
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı88
- sözlüğün yeni tasarımı13
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu35
- muslettin amca23
- alexander nübel7
- bitlis'te oğluna filistin ismini koyan adam28
- beyaz ekmek yemenin varoşluk olması11
- hayatın anlamı ne6
- sigara içmek8
- şimdi olsa da yesek denilen şeyler4
- yeraltı varlıkları7
- yemek yapmayı bilmeyen kızı istemem diyen erkek9
- aşk karın doyurmuyor diyen kız9
- chp'nin türkiye'yi sosyal devlet yapmak istemesi4
- sözlüğe ne oldu5
- aşk bir yemek olsaydı8
- arabayı satıp akülü araba almak3
- mazide kalmış sözlük yazarları2
- iyi saksafon çalarım diyen kız7
- pankek7
- vincenzo italiano3
- mehmet şimşek5
- beşiktaş4
- üşüyerek yatağa girip yavaşça ısınmak6
- ucanpembekoala5
- boykot arabaları2
- gülşen in memeleri14
- gülden karaböcek3
- iran'ın tdt ne katılmak istemesi4
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı14
- 5 kasım 2026 celtic beşiktaş maçı9
- arkadaşlar uyudunuz mu3
- bir kadına alınabilecek en güzel hediye4
- memeliler kaça ayrılır3
- kendimi intihar edeceğim3
- uyudunuz mu2
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim31
- afyonkarahisar saldırganının mit yalanı2
- futbol16
- michael myers3
- üniversite yıllarını özlemek4
- caligula'nın korkusu5
- hangi yemek nerede yenir4
- afyonkarahisar da iki araçta 5 kişinin öldürülmesi6
- toplumsal çürüme7
- tuborg ice7
kadın olanlarının acımasız eleştirilerine mutlaka maruz kalacağınız insan.
ilk kez gittiğim bir kuaföre işe başlamadan önce standart cümlemi sarfettim. kuaför, 40-45 yaşlarında bir kadın.
-kaşlarımın incelmesini istemiyorum, şeklini bozmayın, doğal şekliyle kalsın, sadece toparlayın lütfen.
+ama bence doğal şekli güzel değil.
- bence güzel. (ben seviyorum kaşlarımı ya alla alla)
+ama bakın şimdi, bu kavsin burda değil, burda olması gerekiyor.
-gerekiyor mu ? nasıl yani ? benimki böyle sonuçta.
+bakın şimdi şurdan şöyle yapıcam, burayı da kısaltıcam, göreceksiniz çok daha güzel olacak.
- (pes ediyorum, çenemi yoramayacam daha fazla) tamam o zaman, size bırakıyorum.
+korkmayın, ben sizi çirkinleştirir miyim hiç hehehe ? (klasik bir bayan kuaförünün samimiyet kurma çabası)
- korkmuyorum, beni ne kadar çirkinleştirebilirsiniz ki ? (kadını ve beni bir kahkaha alır)
+ooo çok güzelsiniz elbette, çok samimiyim. ama benim kadar güzel misiniz acaba ?
-sizin kadar da değilim tabi ahahaha. şaka yapıyorum zaten, çirkin olmaktan korkmuyorum, mükemmel olmaya çalışmadığım için kaşımı maceraya sokmak gereksiz geliyor.
+olsun olsun, ben çok güzel yapıcam şimdi, göreceksiniz.
ve eleştiri darbelerinin ardı arkası kesilmez:
+ay dökülmüş kaşınız, niye öyle ?
-dökülmüş değil, hep öyleydi, seyrek benimki. (doğulular gibi fırça gibi çıkmıyor napayım)
+su içmiyor musunuz ?
-cildin kuru mu diyeceksiniz ?
+evet çok kuru, günde ne kadar su içiyorsunuz ? (doktor kesildi başıma)
-sebebi az su içmek değil. şehrin iklimi ile alakalı, buradayken kuruyor.
sonrasında;
+gözenekleriniz çok tıkalı niye öyle ? (lan hergün 2 çeşit ürünle peeling yapıyorum)
+ ay dudaklarınız da baya kurumuş, dökülüyor ? (mal mısın ya, dışarıda hava -5 derece, lip stick kullanacak kadar da aklım eriyor) +lazer epilasyon yaptırmayı neden düşünmüyorsunuz ? (yav yaptırmadığımı nerden biliyorsun, alnımda 'kılı tüyü salmış' mı yazıyor. ) şeklinden sorularla beni öldürdü, bitirdi ya la.
kuaförden çıkarken de çıkarken kapının önünde buz tutumuş su bikintisine basıp kaydım, yere düştüm, kafam tutunmaya çalıştığım demir direğe çarptı. nazarı değdi bunun bence. çekemedi o beni, anlamıştım zaten.
ilk kez gittiğim bir kuaföre işe başlamadan önce standart cümlemi sarfettim. kuaför, 40-45 yaşlarında bir kadın.
-kaşlarımın incelmesini istemiyorum, şeklini bozmayın, doğal şekliyle kalsın, sadece toparlayın lütfen.
+ama bence doğal şekli güzel değil.
- bence güzel. (ben seviyorum kaşlarımı ya alla alla)
+ama bakın şimdi, bu kavsin burda değil, burda olması gerekiyor.
-gerekiyor mu ? nasıl yani ? benimki böyle sonuçta.
+bakın şimdi şurdan şöyle yapıcam, burayı da kısaltıcam, göreceksiniz çok daha güzel olacak.
- (pes ediyorum, çenemi yoramayacam daha fazla) tamam o zaman, size bırakıyorum.
+korkmayın, ben sizi çirkinleştirir miyim hiç hehehe ? (klasik bir bayan kuaförünün samimiyet kurma çabası)
- korkmuyorum, beni ne kadar çirkinleştirebilirsiniz ki ? (kadını ve beni bir kahkaha alır)
+ooo çok güzelsiniz elbette, çok samimiyim. ama benim kadar güzel misiniz acaba ?
-sizin kadar da değilim tabi ahahaha. şaka yapıyorum zaten, çirkin olmaktan korkmuyorum, mükemmel olmaya çalışmadığım için kaşımı maceraya sokmak gereksiz geliyor.
+olsun olsun, ben çok güzel yapıcam şimdi, göreceksiniz.
ve eleştiri darbelerinin ardı arkası kesilmez:
+ay dökülmüş kaşınız, niye öyle ?
-dökülmüş değil, hep öyleydi, seyrek benimki. (doğulular gibi fırça gibi çıkmıyor napayım)
+su içmiyor musunuz ?
-cildin kuru mu diyeceksiniz ?
+evet çok kuru, günde ne kadar su içiyorsunuz ? (doktor kesildi başıma)
-sebebi az su içmek değil. şehrin iklimi ile alakalı, buradayken kuruyor.
sonrasında;
+gözenekleriniz çok tıkalı niye öyle ? (lan hergün 2 çeşit ürünle peeling yapıyorum)
+ ay dudaklarınız da baya kurumuş, dökülüyor ? (mal mısın ya, dışarıda hava -5 derece, lip stick kullanacak kadar da aklım eriyor) +lazer epilasyon yaptırmayı neden düşünmüyorsunuz ? (yav yaptırmadığımı nerden biliyorsun, alnımda 'kılı tüyü salmış' mı yazıyor. ) şeklinden sorularla beni öldürdü, bitirdi ya la.
kuaförden çıkarken de çıkarken kapının önünde buz tutumuş su bikintisine basıp kaydım, yere düştüm, kafam tutunmaya çalıştığım demir direğe çarptı. nazarı değdi bunun bence. çekemedi o beni, anlamıştım zaten.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar