bugün
- masklavi ile yeni parti mitingine gitmek4
- çıplaklar kampında tarih hocasıyla karşılaşmak4
- öbür sözlükte uluya kerhane denmesi17
- rakipleri gözaltına alıp seçim kararı almak5
- sude sendromu4
- özenilen şeyler3
- kemal kılıçdaroğlu3
- sözlük açsanız ismi ne olurdu7
- samed agirbas3
- ahlak duygunuzu nerden alıyorsunuz16
- dindarların çoğunun fakir olması10
- erkek erkeğe arkadaşça sakso çekmek3
- bir insanı aslında olmadığına ikna etmek2
- intihardaki vücut pozisyonunu yatakta taklit etmek3
- cinler sizinle nasıl iletişime geçiyor14
- kızları en güzel olan şehir13
- euro 20163
- silver ile evlenecek erkek52
- 30 yaşına girmek5
- 2026 yılı türk biralarının içilemez hale gelmesi21
- mauro icardi13
- sırrı süreyya önder28
- atatürk'e alerjisi olan tipler11
- kolye zincirlerinin birbirine dolaşması10
- sıfır atık vakfı3
- bayern münih2
- hayatinin bittigini fark etmek2
- flört uygulamasında yazılımcı profili2
- damarsız tüysüz manisa yaprağı15
- abdullah öcalan orospu çocuğudur18
- claudian clouds4
- devlet bahçeli2
- and the oscar goes to5
- affetmenin gücü6
- sarapci koala58
- göğüs kıllarım çıkmıyor16
- mesaj atıp konuşmayan kız7
- 3 eylül 2026 türkiye almanya voleybol maçı2
- akrostişli şiir6
- vahiy kitabına göre kıyamet alametleri11
- 18 ay askerlik yapanlar nasıl yaptı sorunsalı8
- 30 ağustos 2026 girne feribot faciası26
- dün gece ne oldu13
- sözlükte linç yiyen insana karışır mısın17
- ilişki yapmaya üşenmek6
- akepeli değilim ama akp'ye oy atıyorum saçmalığı15
- hristiyanlık7
- ey insan2
- türk erkeği endonezyalı kız evliliği6
- rica ediyorum arkamdan konuşmayın12
kendisiyle yıldızımın bir türlü barışmadığı spor.
iki defa ciddi ciddi niyet edip yapmaya kalktım ben bunu. işte salona gittim, yere minderler serdim, yanıma büyük yeşil toplardan falan aldım. ama nedense ikisinde de "hocam telefonum çalıyor." bahanesiyle daha yarısına bile gelmeden salondan çıkıp geri dönmedim.
gülmeyin çünkü haklı bahanelerim var:
1.denemem: hayatımın en yorgun günlerinden biriydi. iş çıkışı gittim, ortamda pilatese yeni başlayan tek kişi bendim. salonun geri kalanı "ebru şallı'lardan oluşuyordu." egzersizler çok ağırdı. üstelik dizlerinin üstüne çöküp o yeşil topu 15 kez indirip kaldırmak görüldüğü kadar kolay bir şey değil. baktım olmayacak, konsantre olmuş ebru şallı'lardan müsade isteyerek kısık sesle "hocam telefonum çalıyor." diyip salondan çıktım. ve huzur!
2.denemem: bu şekildeki "zora gelemeyerek vazgeçme"lerden çok fazla haz etmeyen mücadeleci kişiliğimin zorlamasıyla ikinci derse girmeye karar verdim. aklımda tek bir cümle vardı: "bu kez her şey bambaşka olacak."
enerji level'im %70'in üzerindeydi. daha derse girmeden spor salonunun girişine oturup çiğ köfte dürümümü yiyerek motivasyon seviyemi de arttırmıştım. her açıdan pilatese hazırdım. minderimi serdim, yanıma topumu aldım ve işte başlıy...
o da ne?
"sayın üyelerimiz! kırmızı salonda "dance to dance" aktivitemiz 5 dakika içinde başlayacaktır."
telim yine kulağıma gitti! yüksek sesle: "hmm, öyle mi tamam hemen geliyorum." salondan çıktım! ve huzur...
o gün "dance to dance" aktivitesinde, gangnam style at dansından tutun, roman havasına kadar çeşitli danslar denedik. "kudur, kudur mari ye kafanı." şarkısında bile oynadık . güldük, eğlendik belki ruhum pilatesteki kadar huzur bulmadı, vücudum esnemedi ama ben mutlu oldum.
bu arada sakın benden kurtulduğunu sanma. mutlaka bir üçüncü denemem daha olucak. seni yenicem pilates!
yeni pilates maceralarım coming soon!
iki defa ciddi ciddi niyet edip yapmaya kalktım ben bunu. işte salona gittim, yere minderler serdim, yanıma büyük yeşil toplardan falan aldım. ama nedense ikisinde de "hocam telefonum çalıyor." bahanesiyle daha yarısına bile gelmeden salondan çıkıp geri dönmedim.
gülmeyin çünkü haklı bahanelerim var:
1.denemem: hayatımın en yorgun günlerinden biriydi. iş çıkışı gittim, ortamda pilatese yeni başlayan tek kişi bendim. salonun geri kalanı "ebru şallı'lardan oluşuyordu." egzersizler çok ağırdı. üstelik dizlerinin üstüne çöküp o yeşil topu 15 kez indirip kaldırmak görüldüğü kadar kolay bir şey değil. baktım olmayacak, konsantre olmuş ebru şallı'lardan müsade isteyerek kısık sesle "hocam telefonum çalıyor." diyip salondan çıktım. ve huzur!
2.denemem: bu şekildeki "zora gelemeyerek vazgeçme"lerden çok fazla haz etmeyen mücadeleci kişiliğimin zorlamasıyla ikinci derse girmeye karar verdim. aklımda tek bir cümle vardı: "bu kez her şey bambaşka olacak."
enerji level'im %70'in üzerindeydi. daha derse girmeden spor salonunun girişine oturup çiğ köfte dürümümü yiyerek motivasyon seviyemi de arttırmıştım. her açıdan pilatese hazırdım. minderimi serdim, yanıma topumu aldım ve işte başlıy...
o da ne?
"sayın üyelerimiz! kırmızı salonda "dance to dance" aktivitemiz 5 dakika içinde başlayacaktır."
telim yine kulağıma gitti! yüksek sesle: "hmm, öyle mi tamam hemen geliyorum." salondan çıktım! ve huzur...
o gün "dance to dance" aktivitesinde, gangnam style at dansından tutun, roman havasına kadar çeşitli danslar denedik. "kudur, kudur mari ye kafanı." şarkısında bile oynadık . güldük, eğlendik belki ruhum pilatesteki kadar huzur bulmadı, vücudum esnemedi ama ben mutlu oldum.
bu arada sakın benden kurtulduğunu sanma. mutlaka bir üçüncü denemem daha olucak. seni yenicem pilates!
yeni pilates maceralarım coming soon!
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar