bugün
- dizi sektöründeki maliyet krizi9
- ülkücü erkek ermeni kız aşkı6
- askerde özlenen şeyler9
- izmir de poposundan bıçaklanan trans birey7
- kan şekerini aşırı yükselten yiyecekler6
- uludede3
- rüyada hala askerde olduğunu görmek5
- çok güzel bir kızın sizi kesmesi4
- rüyada ilkokul derslerini alttan almak4
- arda güler4
- kuantum fiziğine sahip kadın5
- kocasının fotosunu paylaşan kadın yazar5
- burun karıştırmak5
- atları bağlayın geceyi burada geçiriyoruz21
- yazarların işlediği günahlar15
- otomobilin üstünde uyuyakalan adam4
- gammaz mesaisi3
- bir önceki entryi devam ettir4
- terhis oluyorum sözlük25
- 8 kasım 2026 elazığspor şanlıurfaspor maçı2
- fare var deyince ay ben korkarım diyen erkek3
- iran füzeleri ateşlemiş2
- çay var içersen antidepresan da var yersen4
- kürt lastikçi2
- düzenli beyaz ekmek yemek gerizekalı yapıyor3
- çay koydum sen anlat diyen psikolog4
- şarkılarda geçen mükemmel sözler3
- pazar günü aktiviteleri3
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı14
- 30 kasım 2026 beşiktaş galatasaray maçı3
- adana limanı nın çıplak fotoğrafları3
- eski sevgilisini unutamayan biriyle çıkmak6
- mesaj atan travestiye nerden esti demek2
- halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama suçu4
- helin elveren3
- fatma betül olayından çıkarılacak beş ders5
- sıra gecesine gidip çılgınlar gibi eğlenmek2
- tır şoförleri oruç tutuyor mu sorunsalı4
- günah çıkarma seansını aniden terk eden rahip3
- soğuk havaların resmi içeceği2
- felsefe öğretmenin ironisi3
- amedspor31
- anın görüntüsü25
- bekareti kaybedince aglamanin mantiksizligi2
- 8 kasım 2026 52 orduspor sakaryaspor maçı2
- onur babacan3
- yemek yaparak sözlükten koca düşürmek17
- muslettin amca23
- flörtün ilkesel reddi5
- hayat bilgisi ürperi2
yıllarca aynı yalanları söyledikleri yetmiyormuş gibi hala yalanlar söylemeye ve yeni yalanlar üretmeye devam eden partiler...
kimisi açlığı sıfıra indireceğini, kimi öss'yi kaldıracağını, kimi asgari ücretten vergi kesilmeyeceğini, kimi mazotu düşüreceğini, kimi dışa bağımlılığı önleyeceğini, kimi terörün biteceğini, kimi eşitlik ve hakların herkese eşit olarak dağıtılacağını, kimi asgari ücreti artıracağını söylemekte...
komik olan ise bunu söyleyen liderlerin aslında hiçbir şey yapmadıkları hazineden aldıkları paralar ile şehir şehir gezip bu yaz sıcaklarında halka -ki o halk kendi iradesi ile oradamıdır bilinmez- kendilerinin bile yapmakta zorlanacakları ve yapamadıkları zaman ise beş yıllık bir idare ile değil daha uzun mesafede olması gerekliydi yalanını uyduracakları, yalanlar silsilesini dinletmek zorunda bırakıyorlar...
kimsenin adını bile anamadığı öss'yi nasıl kaldıracakları, dünya'nın yüzde 90'nında olan açlığı nasıl sıfıra indirecekleri, ülke de en çok vergi ödeyen kişilerin asgari ücretle çalışanlar olması ve hazinenin en büyük kaynağı bunlar olduğu halde nasıl vergi almayacaklarını, dışa bağımlılığı kaldırmanın hayal olduğu bir teslimiyetle yıllar öncesine dayanan ve yıllarca da sürmesi gerektiğini bildikleri halde bitireceklerini, zamanında umursamadıkları terörü daha kendi ellerindeki kanlar kurumamış kişilerin nasıl bitireceklerini -ki bitirebiliyorsun da neyi bekliyorsun, kaç insan daha ölecek-, eşitlik ve hakları haksızlık yapmadan nasıl başarabilecekleri oldukça merak edilmektedir...
bir partinin öncelikli sorun olarak gördüğü şeyleri diğer partilerin ise proğramlarına almaması ise bu bilmem kaç sahnelik oyunun son bölümüdür...
bu sorunlar neye göre belirleniyor? kim belirliyor? trafik canavarı bu ülkede terorden daha fazla can aldığı halde neden kimselerin sesi çıkmıyor? halkın sorunlarını kendi keyfe keder tutumlarıyla kimler belirliyor?
belkide en önemlisi, daha meclise bile girememişken mitinglerde mahalle karıları gibi birbirlerine laf sokmaya çalışan liderler ve onları yandaşları, meclise girdikleri zaman nasıl birbirleri ile anlaşacaklar?
gerçek sorunları belli bir ülkenin, it dalaşı ve saçma sapan inatları ile nasıl çözüme kavuşturacaklar?
kendi partisinden olmayan belediyelere eskisi gibi brokratik engeller çıkararak işlemleri yavaşlatacaklar mı?
meclise girecek siyasi partiler, varoş semtlerdeki çocuklar gibi mahalle kavgalarına devam ettikleri ve inatçı tutumlarını sergilemeye devam ettikleri sürece tıpkı eski seçimlerdeki gibi halkı yine hüsrana uğratacaklardır...
ve halk artık modern dünya'da siyaseti beceremeyen siyasilere kitlesel eylemler, tek ses ve ne istediğini bilen insanlar olarak tepkilerini gösterecektir...
siyasi partiler, bu ülkenin gelişmesini engeleyen en büyük engellerden birisidir...
kimisi açlığı sıfıra indireceğini, kimi öss'yi kaldıracağını, kimi asgari ücretten vergi kesilmeyeceğini, kimi mazotu düşüreceğini, kimi dışa bağımlılığı önleyeceğini, kimi terörün biteceğini, kimi eşitlik ve hakların herkese eşit olarak dağıtılacağını, kimi asgari ücreti artıracağını söylemekte...
komik olan ise bunu söyleyen liderlerin aslında hiçbir şey yapmadıkları hazineden aldıkları paralar ile şehir şehir gezip bu yaz sıcaklarında halka -ki o halk kendi iradesi ile oradamıdır bilinmez- kendilerinin bile yapmakta zorlanacakları ve yapamadıkları zaman ise beş yıllık bir idare ile değil daha uzun mesafede olması gerekliydi yalanını uyduracakları, yalanlar silsilesini dinletmek zorunda bırakıyorlar...
kimsenin adını bile anamadığı öss'yi nasıl kaldıracakları, dünya'nın yüzde 90'nında olan açlığı nasıl sıfıra indirecekleri, ülke de en çok vergi ödeyen kişilerin asgari ücretle çalışanlar olması ve hazinenin en büyük kaynağı bunlar olduğu halde nasıl vergi almayacaklarını, dışa bağımlılığı kaldırmanın hayal olduğu bir teslimiyetle yıllar öncesine dayanan ve yıllarca da sürmesi gerektiğini bildikleri halde bitireceklerini, zamanında umursamadıkları terörü daha kendi ellerindeki kanlar kurumamış kişilerin nasıl bitireceklerini -ki bitirebiliyorsun da neyi bekliyorsun, kaç insan daha ölecek-, eşitlik ve hakları haksızlık yapmadan nasıl başarabilecekleri oldukça merak edilmektedir...
bir partinin öncelikli sorun olarak gördüğü şeyleri diğer partilerin ise proğramlarına almaması ise bu bilmem kaç sahnelik oyunun son bölümüdür...
bu sorunlar neye göre belirleniyor? kim belirliyor? trafik canavarı bu ülkede terorden daha fazla can aldığı halde neden kimselerin sesi çıkmıyor? halkın sorunlarını kendi keyfe keder tutumlarıyla kimler belirliyor?
belkide en önemlisi, daha meclise bile girememişken mitinglerde mahalle karıları gibi birbirlerine laf sokmaya çalışan liderler ve onları yandaşları, meclise girdikleri zaman nasıl birbirleri ile anlaşacaklar?
gerçek sorunları belli bir ülkenin, it dalaşı ve saçma sapan inatları ile nasıl çözüme kavuşturacaklar?
kendi partisinden olmayan belediyelere eskisi gibi brokratik engeller çıkararak işlemleri yavaşlatacaklar mı?
meclise girecek siyasi partiler, varoş semtlerdeki çocuklar gibi mahalle kavgalarına devam ettikleri ve inatçı tutumlarını sergilemeye devam ettikleri sürece tıpkı eski seçimlerdeki gibi halkı yine hüsrana uğratacaklardır...
ve halk artık modern dünya'da siyaseti beceremeyen siyasilere kitlesel eylemler, tek ses ve ne istediğini bilen insanlar olarak tepkilerini gösterecektir...
siyasi partiler, bu ülkenin gelişmesini engeleyen en büyük engellerden birisidir...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com