bugün
- kahvaltıda sevgilinizden nasıl çay istersiniz11
- kıbrıs barış harekatını ecevit'e mal etmek19
- mühendis erkek subay kadın evliliği5
- erkekler açılsın5
- mazotun litresi 101 lira32
- g i l d e d l i l y27
- ekonomi iyiken de akpye oy vermeyenler25
- benim dedem çok fakirmiş diyen olmaması5
- kahvaltıda kaç zeytin yersiniz7
- ioçk'nin damak zevki4
- terminator gerçek mi oluyor8
- 38 yaşında olup 20 liklere çıtır gözüyle bakmak14
- aç değilim ya senin tabağından atıştırırım3
- domates çorbanıza size sormadan kaşar atılması5
- yaşlılığı kabullenemeyen insan5
- claudian clouds13
- erkek parfümü kullanan kadın6
- mühendis erkek hemşire kadın evliliği4
- kendinden büyük kadınla evlenmek7
- sözlük yazarlarının bitki çayları3
- sözlükte her gün bir yazarı şımartıyoruz44
- orman yangınlarını akp çıkarıyor zannetmek3
- eve gelen misafirin git sinyallerini okuyamaması7
- gammazlar çetesi3
- sözlükteki kaliteli yazarlar41
- sıkıldım11
- avrupa'nın en ucuz akaryakıt fiyatları35
- puahahahah2
- yürüyen merdivende sol tarafta duran kişi5
- küs olduğun birine yanlışlıkla selam vermek6
- chpli biriyle siyaset tartışmak8
- evde tek başına dans etmek4
- seni tanıyorum2
- sözlükteki dedikodu gruplarına dahil olmak5
- öcalan a villa tahsis edecek halimiz yok4
- dereotlu poğaça yapan kız2
- anın fotoğrafı20
- mehmet pişkin4
- çok açık giyinen kadınların evlilik hayali kurması30
- neden dayak yediğini bilmeyen çocuk2
- boş otobüste yanına oturan insan3
- market arabasını düzgün süremeyen erkek5
- lümpen sosyalizm ve slogan milliyetçiliği2
- misafir varken evin babasının donla gezmesi3
- yazarların 2000li yıllarda counter strike nickleri3
- bir erkeğe ilk mesaj nasıl atılmalı19
- turşu2
- matematiğin çok zevkli bir ders olması3
- siparişle gelen ketçap paketlerini saklamak5
- kurtlar vadisi pusu'ya fetö soruşturması5
Saidi Nursinin 88 yıl önce Atatürke yazdığı ve Cumhurbaşkanlığı arşivinde bulunan bir mektup yayınlandı. Mektubun yazıldığı tarih 22 Kasım 1922dir. Mektubun içeriğine girmek istemiyorum. Mektubun girişinde Saidi Nursinin Atatürke hitap şekli, Saidi Nursinin gerçek yüzünü ortaya koyacak şifrelerin çözülmesi için çok önemlidir.
Atatürke şöyle hitap eder Saidi Nursi:
islâm âleminin kahramanı Paşa Hazretlerine!
Ey şanlı Gazi, yüce şahsiyetiniz hem başarılı ordunun hem de yüce Meclisin manevi kişiliğini temsil ediyor.
Saidi Nursiye göre Atatürk, islam âleminin kahramanıdır, paşa hazretleridir, şanlı gazidir ve yüce şahsiyettir.
Hangi tarihte?
22 Kasım 1922de.
Milli Mücadele bitmiş, Yunan denize dökülmüş, yeni bir devletin temelleri atılmıştır.
Peki, aynı Saidi Nursinin Mustafa Kemale deccal, din yıkıcı süfyan, münkir dediğini biliyor musunuz?
Türk basınında ilk defa bu satırlarının yazarının 4 yıl önce yayınladığı ancak pek çok kopyacının maalesef kaynak dahi göstermeden aynen çaldığı o satırları özetleyelim:
Ben bir manevi âlemde, islam Deccalini gördüm. Yalnız bir tek gözünde teshirce bir manyetizma gözümle müşahede ettim ve onu bütün bir münkir bildim. işte bu inkârı mutlaktan çıkan bir cüret ve cesaretle mukaddesata hücum eder. (...) Fakat kahraman ve mücahit ordunun ve dindar milletin ruhundaki nuru iman ve Kuran ışığıyla hakikati hali göreceği ve o kumandanın çok dehşetli tahribatını tamire çalışacağı rivayetlerden anlaşılıyor. (Şualar458459, Siracun Nur 247)
Saidi Nursi, başlangıçta şifreli olarak işaret ettiği Deccalin kim olduğunu daha sonra şöyle anlatıyor:
Ölmüş gitmiş dünyadan ve hükümetten alakası kesilmiş bir adam hakkında otuz sene evvel bir Hadisi Şerifin ihbariyle Kurana zararlı bir adam çıkacak demiştim. Sonra Mustafa Kemalin o adam olduğunu zaman gösterdi. (Emirdağ Lahikası I/278,Yirmi yedinci mektuptan Sabık Reisi Cumhura ve üç makama gönderilen istida).
Saidi Nursi, Mustafa Kemale yönelik Deccal suçlamasında daha da ileri giderek şunları yazar:
...Lozan Muahedesinde söz veren ve pek şiddetli ve dehşetli hücumlarına rağmen hiçbir hakiki Müslüman Türkü Protestan yapamayan ve Milleti islam için pek zararlı olduğunu efaliyle ispat eden ve Hadis Şerifin haber verdiği o müthiş şahıs kendisi olduğunu (yani Deccal, y.n) hayat ve mematiyle gösteren Mustafa Kemale bir mahrem eserde din yıkıcı Süfyan dediğimizi (...) (Emirdağ Lahikası I,5051;Yirmi yedinci Mektuptan Mahkemei Kübraya Şekva ve Müdafaatın Bir Haşiyesi olan Parçanın Hülasasıdır, Ayrıca Müdafaalar, 226227)
(Muharrem Bayraktar, Yeni Mesaj gazetesi, 14.06.2006)
Şimdi soralım, hangi Saidi Nursi doğru söylüyor?
Atatürke islam aleminin kahramanı, paşa hazretleri, şanlı gazi, yüce şahsiyet diyen Saidi Nursi mi, yoksa deccal, din yıkıcı süfyan, münkir diyen Saidi Nursi mi?
Bu iki farklı yorum nedendir?
Bu sütunu takip edenler Saidi Nursinin Milli Mücadeleye karşı tavrını ve yayınladığı bildiriyi biliyorlar. Milli Mücadeleye karşı bildiri yayınlayan Saidi Nursi, Kurtuluş Savaşı sonrası birden değişiyor ve Atatürkün islam aleminin kahramanı bir şanlı gazi olduğuna dair methiyeler diziyor.
Saidi Nursi Milli Mücadeleyi veren Mustafa Kemale karşıdır.
Milli Mücadele sonrası methiyeler dizmiştir.
Sonraki yıllarda tekrar üslubunu bozmuştur.
Atatürke karşı böylesine çok yüzlü bir mantık sergileyen Saidi Nursinin gerçek tahlilini yapmak için bu çelişkiler çok önemlidir.
Kaynak :
http://www.sondalga.com
Araştırmacı-Yazar
Muharrem BAYRAKTAR
Atatürke şöyle hitap eder Saidi Nursi:
islâm âleminin kahramanı Paşa Hazretlerine!
Ey şanlı Gazi, yüce şahsiyetiniz hem başarılı ordunun hem de yüce Meclisin manevi kişiliğini temsil ediyor.
Saidi Nursiye göre Atatürk, islam âleminin kahramanıdır, paşa hazretleridir, şanlı gazidir ve yüce şahsiyettir.
Hangi tarihte?
22 Kasım 1922de.
Milli Mücadele bitmiş, Yunan denize dökülmüş, yeni bir devletin temelleri atılmıştır.
Peki, aynı Saidi Nursinin Mustafa Kemale deccal, din yıkıcı süfyan, münkir dediğini biliyor musunuz?
Türk basınında ilk defa bu satırlarının yazarının 4 yıl önce yayınladığı ancak pek çok kopyacının maalesef kaynak dahi göstermeden aynen çaldığı o satırları özetleyelim:
Ben bir manevi âlemde, islam Deccalini gördüm. Yalnız bir tek gözünde teshirce bir manyetizma gözümle müşahede ettim ve onu bütün bir münkir bildim. işte bu inkârı mutlaktan çıkan bir cüret ve cesaretle mukaddesata hücum eder. (...) Fakat kahraman ve mücahit ordunun ve dindar milletin ruhundaki nuru iman ve Kuran ışığıyla hakikati hali göreceği ve o kumandanın çok dehşetli tahribatını tamire çalışacağı rivayetlerden anlaşılıyor. (Şualar458459, Siracun Nur 247)
Saidi Nursi, başlangıçta şifreli olarak işaret ettiği Deccalin kim olduğunu daha sonra şöyle anlatıyor:
Ölmüş gitmiş dünyadan ve hükümetten alakası kesilmiş bir adam hakkında otuz sene evvel bir Hadisi Şerifin ihbariyle Kurana zararlı bir adam çıkacak demiştim. Sonra Mustafa Kemalin o adam olduğunu zaman gösterdi. (Emirdağ Lahikası I/278,Yirmi yedinci mektuptan Sabık Reisi Cumhura ve üç makama gönderilen istida).
Saidi Nursi, Mustafa Kemale yönelik Deccal suçlamasında daha da ileri giderek şunları yazar:
...Lozan Muahedesinde söz veren ve pek şiddetli ve dehşetli hücumlarına rağmen hiçbir hakiki Müslüman Türkü Protestan yapamayan ve Milleti islam için pek zararlı olduğunu efaliyle ispat eden ve Hadis Şerifin haber verdiği o müthiş şahıs kendisi olduğunu (yani Deccal, y.n) hayat ve mematiyle gösteren Mustafa Kemale bir mahrem eserde din yıkıcı Süfyan dediğimizi (...) (Emirdağ Lahikası I,5051;Yirmi yedinci Mektuptan Mahkemei Kübraya Şekva ve Müdafaatın Bir Haşiyesi olan Parçanın Hülasasıdır, Ayrıca Müdafaalar, 226227)
(Muharrem Bayraktar, Yeni Mesaj gazetesi, 14.06.2006)
Şimdi soralım, hangi Saidi Nursi doğru söylüyor?
Atatürke islam aleminin kahramanı, paşa hazretleri, şanlı gazi, yüce şahsiyet diyen Saidi Nursi mi, yoksa deccal, din yıkıcı süfyan, münkir diyen Saidi Nursi mi?
Bu iki farklı yorum nedendir?
Bu sütunu takip edenler Saidi Nursinin Milli Mücadeleye karşı tavrını ve yayınladığı bildiriyi biliyorlar. Milli Mücadeleye karşı bildiri yayınlayan Saidi Nursi, Kurtuluş Savaşı sonrası birden değişiyor ve Atatürkün islam aleminin kahramanı bir şanlı gazi olduğuna dair methiyeler diziyor.
Saidi Nursi Milli Mücadeleyi veren Mustafa Kemale karşıdır.
Milli Mücadele sonrası methiyeler dizmiştir.
Sonraki yıllarda tekrar üslubunu bozmuştur.
Atatürke karşı böylesine çok yüzlü bir mantık sergileyen Saidi Nursinin gerçek tahlilini yapmak için bu çelişkiler çok önemlidir.
Kaynak :
http://www.sondalga.com
Araştırmacı-Yazar
Muharrem BAYRAKTAR
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar