bugün
- japonya17
- kırgızistan8
- sözlük sağ baştan saysın2
- geceye bir şarkı bırak17
- gürcistan25
- en iyi simit hangi şehirdedir21
- çin8
- latin atasözleri6
- geceniz nasıl geçiyor7
- erkeklerden hayır gelmeyeceğinin anlaşıldığı an4
- sözlüğün aniden sessizleşmesi5
- ctrlx22
- antalya şu an 28 derece4
- aslında hayatta yapayalnız olmamız8
- ağlamamak için kendini tutmak11
- on ikinci neslin ezik olması2
- tez yazmak4
- cep telefonu4
- sözlük yazarlarının çocukları olsa ne yaparlardı6
- isveç3
- birader yazarlar birader bay beylerdir3
- ispanya3
- hewal ebo18
- 30 temmuz 2026 cem küçük'ün gözaltına alınması8
- kuran da namaz yok21
- almanya10
- lahmacunu elle yiyen kız14
- kazakistan2
- domdomusa'nın haksız yere çaylaklanması6
- ona bir şey söyle11
- 35 bin lira maaşı beğenmeyen sevgili9
- danimarka7
- ilgi isteyen kız16
- sabahattin zaim üniversitesi2
- içim yanıyor be sözlük7
- gelibolu da yaşamak vs çanakkale merkez de yaşamak5
- asla yapmam denilen şeyler4
- yıllar sonra sözlüğe dönen yazar4
- italya2
- yalnız yaşamak5
- özlenilen şeyler2
- norveç3
- finlandiya3
- uluslararası ilişkiler2
- belçika2
- e'e f e6
- fransa3
- en çaresiz hissettiğinde kime gidersin11
- cinle karşılaşınca yapılacak ilk hareket7
- sözlüğü yakınlarının okuması hırsızlık mıdır3
dizideki baba figürü de oldukça ilginçtir. böylesi anormal bir çocuğu (her ne kadar izlerken hep camus'nun yabancı'sı ile karşılaştırdığımda dexter karakterinin özellikle çocukluk döneminin oldukça yüzeysel ele alındığını fark etmiş olsam da) olduğu gibi kabul edip, üzerine gitmek yerine rehber olmak, her babanın yapacağı iş değildir. ve bu babanın üvey olması durumu daha bir ütopik hale sokuyor. ütopik belki ağır bir kelime, ancak oldukça uygun.
karakterin çocukluk döneminin yüzeysel ele alıması flashbacklerin azizliğine uğramış olabilir. kısa tutmak zorunda kaldıkları için olabilir. çünkü o sahneler bana hep karakter analizi açısından eksik ve tatminsiz gelmiştir. mutluluğa ya da sosyal olaylara karşı hiçbir şey hissetmeyen bir karakterden bu kadar kısır sahneler yaratmak hoş olmamış. bunu, karakterin büyüklük halinde yansıtıyor olmaları eksikliği kapatmış yine de. karakter kendisini tanıtacak oldukça önemli iç seslere sahip. haliyle çocukluk dönemi hakkında biraz da seyirciyi yönlendiriyor, düşünmeye sevk ediyor. yine de, dediğim gibi, topluma böylesi yabancı bir karakteri izlerken camus'nun yabancı'sını düşünmemek zor. detay, sebepler ve açıklayıcılık açısından dizinin camus'nun başarısını yakalamasını isterdim doğrusu. çok şey bekliyor olurdum işin açıkçası.
baba figürü, dediğim gibi, en az dexter kadar ilginçtir. bana biraz abartı gelmiştir. çocukluk dönemi sahnelerinin yüzeyselliği baba figürünün neredeyse kusursuz babalık tutumuyla oldukça fazla benzerlikler ve paralellik gösteriyor. diziyi izleten bu yüzden ne baba figürü ne de olay örgüsü. diziyi götüren dexter karakterinin doluluğu, ilginçliği. yine de camus'yu tekrar tekrar okumayı tercih ederim. o'nun yabancı'sından aldığım hazzı ne yazık ki bu dizide yeterince alamadım. yine de aklımın bir köşesinde camus tasvirlerini her zaman barındırdığı için dexter, sevdiğim bir dizidir.
karakterin çocukluk döneminin yüzeysel ele alıması flashbacklerin azizliğine uğramış olabilir. kısa tutmak zorunda kaldıkları için olabilir. çünkü o sahneler bana hep karakter analizi açısından eksik ve tatminsiz gelmiştir. mutluluğa ya da sosyal olaylara karşı hiçbir şey hissetmeyen bir karakterden bu kadar kısır sahneler yaratmak hoş olmamış. bunu, karakterin büyüklük halinde yansıtıyor olmaları eksikliği kapatmış yine de. karakter kendisini tanıtacak oldukça önemli iç seslere sahip. haliyle çocukluk dönemi hakkında biraz da seyirciyi yönlendiriyor, düşünmeye sevk ediyor. yine de, dediğim gibi, topluma böylesi yabancı bir karakteri izlerken camus'nun yabancı'sını düşünmemek zor. detay, sebepler ve açıklayıcılık açısından dizinin camus'nun başarısını yakalamasını isterdim doğrusu. çok şey bekliyor olurdum işin açıkçası.
baba figürü, dediğim gibi, en az dexter kadar ilginçtir. bana biraz abartı gelmiştir. çocukluk dönemi sahnelerinin yüzeyselliği baba figürünün neredeyse kusursuz babalık tutumuyla oldukça fazla benzerlikler ve paralellik gösteriyor. diziyi izleten bu yüzden ne baba figürü ne de olay örgüsü. diziyi götüren dexter karakterinin doluluğu, ilginçliği. yine de camus'yu tekrar tekrar okumayı tercih ederim. o'nun yabancı'sından aldığım hazzı ne yazık ki bu dizide yeterince alamadım. yine de aklımın bir köşesinde camus tasvirlerini her zaman barındırdığı için dexter, sevdiğim bir dizidir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar