bugün
- bilgi için mi like için mi yazılır5
- deli1i7
- evlenmeyi başaramamış kadın17
- bir bölüm daha izleyeyim yatarım3
- kızına eşine bikini giydiren aile reisi7
- menzil terör örgütü metö3
- siyah carlsberg4
- dinlerin geldiği günden beri kan dökmesi11
- erkeklere gülmenin yakışmaması2
- güzel kızların isimleri6
- barış alper yılmaz6
- dinlenme tesisinde kadına saldıran başıboş köpek3
- diamond bosphoruss birader4
- buddy dude23
- deliliğin tedavisi10
- 14 haziran 2026 avustralya türkiye maçı57
- montellanın santrafor oynatmama sebebi3
- diamond bosphoruss denen yazar17
- bilecik te motosikletli uyuşturucu operasyonu2
- nihoş3
- geçmişi çok fazla düşünmek2
- iranda ne değişti de barış oldu2
- hoşlanılan kızın 550'yi 2'ye bölünce 225 bulması2
- gavatlik testi2
- mantı abartılmış balon bir yemektir8
- aktroller4
- zeki ve bilge insanların dövme yaptırmaması3
- evlenmek istemeyen insana seçilmemiş demek10
- iran milli takımı'na los angeles ta protesto3
- tunus4
- arkadaşını çalmak2
- milli maçı izlemeyen erkek22
- 1 yıl içinde tanışıp evlenip boşanmak2
- gocu28
- karşı cinste hayran olunan özellik10
- ona bir şey söyle15
- yapay zeka asistanlarının samimiyet seviyesi4
- 14 haziran 2026 almanya curaçao maçı10
- 20 haziran 2026 türkiye paraguay maçı5
- pazar pazar sabahın köründe yenilmek2
- türkiye a milli futbol takımı4
- antalyada öğretmen cinayeti2
- şenol güneş2
- 15 haziran 2026 isveç tunus maçı2
- kızları etkileme taktikleri4
- deyyus u ekber5
- avustralya10
- 2026 dünya kupası5
- şirine hangi şirinle evlenirdi sorunsalı8
- chp'nin hali ne olacak58
"salih insan" ile "inanan" arasındaki nüansı bir türlü idrak edememiş olanların uydurduğu bir kavramdır.
kuran'a göre cennet ehli:
salihler : düzgün kul da denebilir. kelime kökeni, arapça "slh" sessizleridir. "sulh" yani uzlaşma, barış sözcüğü de buradan türer. yani salih aynı zamanda barışçı, uzlaştırıcı anlamını da içerir. salih kul, kötülüklerden sakınan kuldur.
sadıklar : sözlerinde ve emanetlerinde sadık olan kişilerdir. herkes kendini burada görmek ister; ancak zordur. dünyada uyumsuz, fazla prensipli gibi algılanabildikleri için, çoğu kez iyilerden oldukları anlaşılamayabilir. tutamayacakları sözler vermezler, çoğu kez aaltına girdikleri işlerde prensip filtreleri vardır. ellerinde emanet tutmazlar, maddi kayıplar ve hatta ailesini kaybetmek pahasına üstlendikleri işleri sonuçlandırırlar.
şehitler : allah'ın isminin hâkimiyeti için, allah yolunda cihat ederken veya o yola koyulmuşken can verenlerdir (ölü değildirler (bkz: ali imran) suresi). neden ölü olmadıklarını bilmiyoruz. allah onlar hakkında ölü denmesini yasaklamıştır. "ancak siz anlayamazsınız" demiştir. boyutlara entegre algılamamız üstünde bir konu olabileceği için, zaman boyutu harici algılayamayan ve düşünemeyen yaşayan insanlar için anlaşılması imkansız bir konu olabileceğinden, allah açıklama yapmamış olabilir. yapmak zorunda da hâşâ değildir.
peygamberler : bu hususu burada derinleştirmeye gerek yok. sayılarını bilmediğimiz, her kavme gönderilen elçi/uyarıcılardır. en seçkin kullardır.
inanlar (müminler) : yukarıda sayılanlara ek bir kavram değildir. hepsinde olması gereken ana niteliktir. salih veya sadık olmak tek başına yeterli değildir. kuran'da allah, allah'ın varlığına inanmayanlar ve ona ortak koşanların cehennemde ebediyen kalacaklarını, yaptıkları tüm iyiliklerin (burası çok önemli) yaptıkları tüm iyiliklerin boşa gideceğini bildirmiştir. ve insanlar arasında akıbeti en kötü olanların inkarcılar ve müşrikler olduğunu bildirmiştir.
allah cennetin koşulu olarak "inanıp düzgün işler yapanlar (iman edip salih amel işleyenler)" demektedir. inanıp, büyük günahlardan uzak duran müminlerin gösteriş için yapılanı hariç olmak üzere namaz kıldıkları takdirde, küçük günahlarının silineceğini bildirmiştir allah.
bir insan dünyada kötülükten uzak durabilir -ki bunu mutlak surette yapmak imkanı yoktur- ancak allah'a inanmadığı sürece cennete giremeyeceğini allah belirtmiştir.
ancak allah zilzal suresinin son iki ayetinde hiçbir iyiliğin ve hiçbir kötülüğün karşılıksız kalmayacağını da bildirmiştir. bunlar cehennemde azap hafifletme veya cennette mahrumiyetler olabilir bilemiyoruz mitoloji uydurmaya gerek yok.
bu yüzden müminleri eleştirirken onların günahları üzerinden gitmek abesle iştigalden öte bir şey değildir. onların akıbetini hatta söz konusu kişinin inanıp inanmadığını dahi bilmek imkansızdır. belki öyle birisi yoktur bile, senin imtihanın olabilir.
insan kontrasttan hoşlanır, kıyaslamalrdan da...
ancak bunu yaparken başkalarının ışığını, kendininse gölgelerini almak en doğru yoldur.
zira alçakgönüllülük vergisi ödemeden sonuca ulaşmış hiçbir başarı yoktur. ve bu vergi en ağır vergidir. vermesi zordur. getirisi ise uzun vadelidir.
dipnot : kuran dışında bir kaynak alınmamıştır. müteşabiyete yer vermemek için tartışmalı hadis rivayetleri, mezhep imamı ve bilumum ulema görüşü hariç bırakılmıştır.
kuran'a göre cennet ehli:
salihler : düzgün kul da denebilir. kelime kökeni, arapça "slh" sessizleridir. "sulh" yani uzlaşma, barış sözcüğü de buradan türer. yani salih aynı zamanda barışçı, uzlaştırıcı anlamını da içerir. salih kul, kötülüklerden sakınan kuldur.
sadıklar : sözlerinde ve emanetlerinde sadık olan kişilerdir. herkes kendini burada görmek ister; ancak zordur. dünyada uyumsuz, fazla prensipli gibi algılanabildikleri için, çoğu kez iyilerden oldukları anlaşılamayabilir. tutamayacakları sözler vermezler, çoğu kez aaltına girdikleri işlerde prensip filtreleri vardır. ellerinde emanet tutmazlar, maddi kayıplar ve hatta ailesini kaybetmek pahasına üstlendikleri işleri sonuçlandırırlar.
şehitler : allah'ın isminin hâkimiyeti için, allah yolunda cihat ederken veya o yola koyulmuşken can verenlerdir (ölü değildirler (bkz: ali imran) suresi). neden ölü olmadıklarını bilmiyoruz. allah onlar hakkında ölü denmesini yasaklamıştır. "ancak siz anlayamazsınız" demiştir. boyutlara entegre algılamamız üstünde bir konu olabileceği için, zaman boyutu harici algılayamayan ve düşünemeyen yaşayan insanlar için anlaşılması imkansız bir konu olabileceğinden, allah açıklama yapmamış olabilir. yapmak zorunda da hâşâ değildir.
peygamberler : bu hususu burada derinleştirmeye gerek yok. sayılarını bilmediğimiz, her kavme gönderilen elçi/uyarıcılardır. en seçkin kullardır.
inanlar (müminler) : yukarıda sayılanlara ek bir kavram değildir. hepsinde olması gereken ana niteliktir. salih veya sadık olmak tek başına yeterli değildir. kuran'da allah, allah'ın varlığına inanmayanlar ve ona ortak koşanların cehennemde ebediyen kalacaklarını, yaptıkları tüm iyiliklerin (burası çok önemli) yaptıkları tüm iyiliklerin boşa gideceğini bildirmiştir. ve insanlar arasında akıbeti en kötü olanların inkarcılar ve müşrikler olduğunu bildirmiştir.
allah cennetin koşulu olarak "inanıp düzgün işler yapanlar (iman edip salih amel işleyenler)" demektedir. inanıp, büyük günahlardan uzak duran müminlerin gösteriş için yapılanı hariç olmak üzere namaz kıldıkları takdirde, küçük günahlarının silineceğini bildirmiştir allah.
bir insan dünyada kötülükten uzak durabilir -ki bunu mutlak surette yapmak imkanı yoktur- ancak allah'a inanmadığı sürece cennete giremeyeceğini allah belirtmiştir.
ancak allah zilzal suresinin son iki ayetinde hiçbir iyiliğin ve hiçbir kötülüğün karşılıksız kalmayacağını da bildirmiştir. bunlar cehennemde azap hafifletme veya cennette mahrumiyetler olabilir bilemiyoruz mitoloji uydurmaya gerek yok.
bu yüzden müminleri eleştirirken onların günahları üzerinden gitmek abesle iştigalden öte bir şey değildir. onların akıbetini hatta söz konusu kişinin inanıp inanmadığını dahi bilmek imkansızdır. belki öyle birisi yoktur bile, senin imtihanın olabilir.
insan kontrasttan hoşlanır, kıyaslamalrdan da...
ancak bunu yaparken başkalarının ışığını, kendininse gölgelerini almak en doğru yoldur.
zira alçakgönüllülük vergisi ödemeden sonuca ulaşmış hiçbir başarı yoktur. ve bu vergi en ağır vergidir. vermesi zordur. getirisi ise uzun vadelidir.
dipnot : kuran dışında bir kaynak alınmamıştır. müteşabiyete yer vermemek için tartışmalı hadis rivayetleri, mezhep imamı ve bilumum ulema görüşü hariç bırakılmıştır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar