bugün
- nervio14
- fransız arabalarının aşırı dandik olduğu gerçeği6
- ak partiyi savunan dayılar7
- yazar donuzlayan erkek gizli eşcinseldir7
- motorun yatak sarması6
- sibel can'ın nutellalı memeleri6
- ömer üründül ün galatasaray başkanı olması5
- patrick stewart5
- üçler yediler kırklar11
- nutellayı memelerine sürüp ikram eden kız14
- ismet'i aklınoksan efendi4
- pubg dizisi2
- teomancalmasur5
- sözlük kızlarının bir işe yaramaması7
- kafkas çingeneleri3
- airfryer alanlar şimdi ne yapıyor19
- düzenli ayak bakımı yapan kadın2
- 29 ekim 2026 aliyev'in türkiye'ye gelmemesi21
- fenerin yeni hocası kim olacak6
- sherqiy turkistan3
- popo silerken dikkat edilmesi gerkenler2
- kia rio3
- balık yanına en yakışan çorba11
- sevgilinin iri ve dolgun göğüslerini özlemek2
- türk solu8
- kadınların ayakkabısına göre meslek analizi2
- türkiyeliyim ve mutluyum10
- kimsenin 10 dakkadır entry girmemesi5
- aleksey batrakov7
- otelde yer yoksa bende kalabilirsin diyen granny2
- muşlettin amca2
- humbaracı ismed bin gürbüz paşa3
- mızıkçı3
- sözgür başkan teoman çalmaşur3
- elke sommer2
- yarınlar yokmuş gibi sallamak2
- turski respublika2
- cedidacer tarzı entry girmek6
- ekşi sözlük toplu yazar alımı11
- insan doğuştan iyi midir16
- başlık sıçıyorum başlık sıçıyorum popom hala kuru2
- kedi3
- sözgür3
- arayan yaşlı akraba2
- pazartesi görünümlü cuma5
- kim cha eon2
- sözlüğün içler acısı hali ve zavallı yazarlar8
- apo çıkarsa ulusalcılar ne yapacak11
- istanbul da chp'li başkanlara soruşturma4
- kafede kış çayı içen erkek5
--spoiler--
Hayatı seçin, işinizi seçin, kariyerinizi seçin, ailenizi seçin, büyük ekran tv alın, çamaşır makinası, araba, cd player, elektrikli
konserve açacağı, sağlıklı olmayı seçin. kolestrolü düşük tutun,
iş sigortası yaptırın, ipotek aidatlarını ödemeyi seçin. ev eşyaları
için çalışmayı seçin. arkadaşlarınızı seçin, zevkinize uygun çanta
ve giysi seçin. parlak kumaşlarla bezenmiş üç odalı bi suit tutun.
bir havraya gidin ve her sabah orda ne işiniz olduğunu düşünün. kanepenizde oturun ve tv'nin beyninizi yıkamasına izin verin,
abur cubur atıştırırken ruhunuzu o salak yarışma programlarına
satın ve sonra kendinizi çürümeye terk edin. bir gün yerinizi
alsın diye ürettiğiniz ama aslında her biri utanç kaynağı şımarık
olan haylazların ortalığı dağıtmasına seyirci kalın.
geleceğinizi seçin, hayatı seçin.
peki böyle bi şeyi neden isteyeyim.
ben hayatı seçmemeyi seçtim.
--spoiler--
bu repliği okuduktan sonra kitabını heryerde arayıp bulamadığım, umudu kesip filmini izlediğim şaheser.
insanı karamsarlığa sürükler. evet seçmek zorundasın, ya yukarıdaki gibi bir hayatı, aynı, basit, anlamsız, sırf gösteriş fakat içi boş bir hayatı, milyonlarca insanın yaşadığı gibi. ya da dibe vurmayı seçersin. kendini mahvedersin. çıkış var mı? bilmiyorum.
insanı binbir soruya sürükler bu film, hele ki bu tarz sorular üzerinde kafa yorduğunuz bir dönemdeyseniz. bir de karamsarlık içine girersiniz.
ama izleyin derim ben, şahane bir filmdir.
herşeyi o kadar net anlatır ki, mark reyton karakteriyle öyle bir empati kurarsınız ki, oturduğunuz yerden kızmak yerine anlarsınız karakteri, ne olduğunu, ne hissettiğini, onları neden yaptığını.
müzikleri de çok şahanedir ayrıca.
izleyin işte.
Hayatı seçin, işinizi seçin, kariyerinizi seçin, ailenizi seçin, büyük ekran tv alın, çamaşır makinası, araba, cd player, elektrikli
konserve açacağı, sağlıklı olmayı seçin. kolestrolü düşük tutun,
iş sigortası yaptırın, ipotek aidatlarını ödemeyi seçin. ev eşyaları
için çalışmayı seçin. arkadaşlarınızı seçin, zevkinize uygun çanta
ve giysi seçin. parlak kumaşlarla bezenmiş üç odalı bi suit tutun.
bir havraya gidin ve her sabah orda ne işiniz olduğunu düşünün. kanepenizde oturun ve tv'nin beyninizi yıkamasına izin verin,
abur cubur atıştırırken ruhunuzu o salak yarışma programlarına
satın ve sonra kendinizi çürümeye terk edin. bir gün yerinizi
alsın diye ürettiğiniz ama aslında her biri utanç kaynağı şımarık
olan haylazların ortalığı dağıtmasına seyirci kalın.
geleceğinizi seçin, hayatı seçin.
peki böyle bi şeyi neden isteyeyim.
ben hayatı seçmemeyi seçtim.
--spoiler--
bu repliği okuduktan sonra kitabını heryerde arayıp bulamadığım, umudu kesip filmini izlediğim şaheser.
insanı karamsarlığa sürükler. evet seçmek zorundasın, ya yukarıdaki gibi bir hayatı, aynı, basit, anlamsız, sırf gösteriş fakat içi boş bir hayatı, milyonlarca insanın yaşadığı gibi. ya da dibe vurmayı seçersin. kendini mahvedersin. çıkış var mı? bilmiyorum.
insanı binbir soruya sürükler bu film, hele ki bu tarz sorular üzerinde kafa yorduğunuz bir dönemdeyseniz. bir de karamsarlık içine girersiniz.
ama izleyin derim ben, şahane bir filmdir.
herşeyi o kadar net anlatır ki, mark reyton karakteriyle öyle bir empati kurarsınız ki, oturduğunuz yerden kızmak yerine anlarsınız karakteri, ne olduğunu, ne hissettiğini, onları neden yaptığını.
müzikleri de çok şahanedir ayrıca.
izleyin işte.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar