bugün
- cumaya gitmeyen yazarlar ifşa platformu19
- fatma betül sayan kaya29
- isparta'ya gidip nervio ile kahve içmek7
- camilerdeki ayak kokusu7
- yeni sözlük açma fikri9
- hiçbir şeyden haberi olmayan tek adam6
- yapay zekanın çok yapay olması8
- kezoyu neyzen bakışıyla iskandil etmek4
- damla sakızlı muhallebi9
- sicilya kizlari4
- son 3 ayın en başarılı gammazları8
- edirne'ye gidip muslettin amca'nın elini öpmek11
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu49
- 6 kasım dünya galatasaraylılar günü9
- senin manita evleniyormuş diye mesaj atan arkadaş11
- alexander nübel14
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı92
- musiker2
- asansörde yukarı bakma refleksi2
- her şeyi bilen halk4
- ocean vitamind32
- yarinin ayaklarını avuçlarında ısıtan sığır4
- henüz yolun başında olan yazarlar5
- 5 kasım 2026 uludağ sözlük ara yüzünün değişmesi9
- boşanmak2
- yaprak dökümü sonrası türkiye3
- seri katilin özellikleri2
- 2017 orta paket passat vs 2024 full paket megane5
- kahve içerken piyasa yapmak3
- negatif insanları hayatına almamak2
- masklavi felsefesi5
- gece gece bir sözlük kızıyla nutella kaşıklamak3
- fatma betülüm yapmaz9
- fatma betül sayan kaya'nın tutuklanması5
- ciddiye alınmamak2
- ayrılıkçı kürtler2
- damat adayının yaprak dökümü oğuz gibi olması2
- iyi menemenin sırrı22
- daha 17 dizisi2
- kasım cömert tokayev2
- bir erkeğin bir kadınla lahmacun yemesi2
- türk polisinin şefkatli kolları3
- sözlük hanımlarının bugünkü kıyafetleri8
- sinirlenen dilenci kadın6
- haram para5
- kim cha eon11
- ilgi istiyorum lan ilgi ilgi verin bana çabuk3
- bojack horseman2
- çok kaslı erkekleri beğenmiyorum diyen kezban5
- hayati yazıcı4
Anadoluda işgal kuvvetlerine karşı verilen mücadelenin yanı sıra, daha önce ingilizler tarafından Mondros Mütarekesine bile aykırı olarak haksız yere işgal edilen Musul vilâyetini tekrar elde edebilmek için çeşitli planlar tatbik edildi. Zaten bölge ahâlîsinin çoğunluğunun Türk ve Kürtlerden müteşekkil olması, Anadolu Türkleriyle kültürel bağların kurulmasında kolaylık sağlamıştı. Anadoludaki gelişmeler, kısa sürede Musul vilâyetinde de bir takım hareketlerin başlamasına yol açtı ve seri ayaklanmalar patlak verdi ve ingilizler karakollarını Revanduzdan on sekiz mil güneybatıya kaydırmaya mecbur oldular.
ingilizler, Musulda uygulanacak yönetim biçimini oluşturmada yöredeki kabiliyetli, nüfuzlu insanlardan istifade etmeyi ümit etmişler, fakat halk içinde gerek ingiliz idaresine gerekse ingiliz tahakkümünde kurulacak kukla bir idareye karşı sert bir tavır sergilemişti. Erbil, Kerkük ve Süleymaniyedeki Türkmenler kurulması düşünülen Kürdistana bağlanıp bir Kürt yönetimi altına girmek istememişler, Musuldaki Kürtler de Arap idaresini kabullenmemişlerdi. Bu karışıklık içinde, ingilizlere karşı sık sık saldırılar gerçekleştirilmiş ve Yüzbaşı Salmon ve Albay Leachman adlı iki subay öldürülmüştü. Bu arada Mustafa Kemal yöredeki aşiret reisleriyle temasa geçti. Aşiret reisleri içinde müstesna bir mevkiye sahip Şeyh Ajimi el Sadûn, mütemadiyen Ankara hükûmetiyle temas halinde bulunmaktaydı. Araplar içinde muhtelif hiziplerin yanında Türk hâkimiyetine geri dönerek bir Arap-Türk commonwealthı kurmak isteyenler ile mutlak bağımsızlıkta ısrar eden gruplar da vardı.
Iraktaki ingiliz görevlileri, ingiliz yönetimi gözcülüğü altında Büyük Millet Meclisi ile görüşmelerde bulunmayı önerdiler, bu öneri, ingiliz Sömürgeler Bakanlığınca desteklendi. Dışişleri Bakanı Lord Curzon arada sağlam bir esas bulunmadığına değinerek bu görüşmelerin yapılmasına karşı çıktı. Iraktaki ingiliz Yüksek Komiseri Sir Percy Cox, Kral Faysalın saygınlığının arttırılması ve tahtının güvence altına alınması gerektiğini savundu, ayrıca Ankara Hükûmeti ile Fransa arasında yapılan görüşmelerle artan Fransız etkinliğini kırmak için ingilterenin de Ankara ile görüşmelere başlamasını gerekli gördü.
itilâf kuvvetleri ile görüşme yapılacağını daha önceden gören Ankara Hükûmeti, konferans masasında kullanılabilecek kozlar sağlamak için Aralık 1921de asker sevkedilip Revanduz ele geçirildi.
ingilizler, Büyük Millet Meclisi planları ile ilgili bir çok varsayım üzerinde duruyorlar ve Mustafa Kemalin Iraktaki ingiliz idaresini devirmek için Haziran 1922de özel bir komite kurduğunu iddia ediyorlardı.
General Townshendin Ankarayı ziyaret ederek Türk hükûmet yetkilileriyle görüşmesi diplomatik alanda Ankaranın başarısı olarak addedilmiş ve ingiltere ile barış umudu doğduğu izlenimi yaratılmıştı. Fakat ingilterede Yunan yanlısı siyasetin mimarı Lloyd Georgeun, 4 Ağustosta Avam Kamarasında Ankara Hükûmeti aleyhine yaptığı konuşma ve Londraya gönderilen iyi niyet elçisi Dâhiliye Nâzırı Ali Fethi (Okyar) Beye Lord Curzonun takındığı tavır ingilizlerle antlaşma umuduna büyük bir darbe indirmişti.
Öte taraftan Özdemir Bey komutasında Türk birliği Musul bölgesindeki harekâtına başarıyla devam edip, 31 Ağustos 1922de Derbent Muharebesinde ingilizleri ciddi şekilde hezimete uğrattı ve Eylül ortasından itibaren Şaklava kazasına gelerek Musul ile irtibatı sağladı. Anadoluda başarı ile devam eden mücadele, Musul hattındaki aşiretleri ingilizlere karşı cesaretlendirmişti. Süleymaniye, Kerkük ve Musul bölgesi halkı, bağlılıklarını bildirmek için, vergilerini Ankaraya göndermeye başlamışlardı. Bölgede Türkler lehine değişen denge ingilizleri, Süleymaniyeyi terketmeye mecbur etti aşiretler şehre girerek duruma hâkim oldular. ingilizler bölgedeki başarısızlığın telafisi için Şeyh Mahmudu devreye soktular. Mahmudun devreye girmesi aşiretleri böldü, bir kısım aşiretler Türklerin yanında mücadeleyi yeğlerken diğer bir kısım aşiretler mahallî muhtariyet elde etmenin mümkün olabileceği düşüncesiyle Şeyh Mahmudun himayesini tercih ettiler. Bu yolla Mahmud Süleymaniyeye girmeye muvaffak olmuş fakat buradaki tavırları ile kısa sürede bütün tarafları rahatsız etmeye başlamıştı.
Irakta işlerin kötüye gittiğini görünce kendilerine dost görünen aşiretler ile bir toplantı yapmak isteyen ingilizlerin gayesi bu toplantının sonunda aşiretlere bağımsızlıklarını kazandırıp Şeyh Mahmudu da devletin başına geçirmekti. Fakat Şeyh Mahmudun Mustafa Kemal ile irtibata geçip anlaşmak üzere olduğunu haber alan ingilizler bu defa devreye Seyyid Tahayı sokmaya kalktılar ve Bağdada çağırıp yüksek komiser ile görüştürdüler.
Seyyid Taha, Türkleri Revanduzdan çıkarıp aşiretleri yanına alabileceğini beyan etmişti. Bu sırada Siirtten hareket eden Ali Bey, Musul sınırını aşarak başarılı bir şekilde ilerlemekte ve Türkiye'ye taraftar aşiretleri silahlandırmaktaydı. Musul uleması, ingilizlerin bölgede yapacakları seçimin boykot edilmesi gerektiğine dair fetva çıkarmışlar, fakat ingiliz Irak hükûmeti karşılık olarak bunların ileri gelenlerini sürgüne göndermişti.
Fevzi Paşa 7 Eylül 1922de Doğu ve el-Cezîre cepheleri komutanlarına çektiği telgrafta Musulu elde etmenin tek yolunun silahlı mücadele olduğunu belirtmişti. Bunun için de aşiretler ve yerli halktan kuvvet tedarik olunarak Özdemir Bey Müfrezesi takviye edilmiş ve imâdiye-Süleymaniye hattı üzerinden Musul-Kerküke taarruzla görevlendirilmişti. Bu sırada Batı Anadolu ve Boğazlar bölgesinde kuvvet bulundurulması gerekli olduğundan söz konusu kuvvetler batıya kaydırıldı. Lozan Konferansının toplanması ile askerî yöntemlerden bir süre için vaz geçilip diplomasi yolu ile meselenin çözümü Londra gibi Ankaraya da daha münasip gelmişti.
ingilizler, Musulda uygulanacak yönetim biçimini oluşturmada yöredeki kabiliyetli, nüfuzlu insanlardan istifade etmeyi ümit etmişler, fakat halk içinde gerek ingiliz idaresine gerekse ingiliz tahakkümünde kurulacak kukla bir idareye karşı sert bir tavır sergilemişti. Erbil, Kerkük ve Süleymaniyedeki Türkmenler kurulması düşünülen Kürdistana bağlanıp bir Kürt yönetimi altına girmek istememişler, Musuldaki Kürtler de Arap idaresini kabullenmemişlerdi. Bu karışıklık içinde, ingilizlere karşı sık sık saldırılar gerçekleştirilmiş ve Yüzbaşı Salmon ve Albay Leachman adlı iki subay öldürülmüştü. Bu arada Mustafa Kemal yöredeki aşiret reisleriyle temasa geçti. Aşiret reisleri içinde müstesna bir mevkiye sahip Şeyh Ajimi el Sadûn, mütemadiyen Ankara hükûmetiyle temas halinde bulunmaktaydı. Araplar içinde muhtelif hiziplerin yanında Türk hâkimiyetine geri dönerek bir Arap-Türk commonwealthı kurmak isteyenler ile mutlak bağımsızlıkta ısrar eden gruplar da vardı.
Iraktaki ingiliz görevlileri, ingiliz yönetimi gözcülüğü altında Büyük Millet Meclisi ile görüşmelerde bulunmayı önerdiler, bu öneri, ingiliz Sömürgeler Bakanlığınca desteklendi. Dışişleri Bakanı Lord Curzon arada sağlam bir esas bulunmadığına değinerek bu görüşmelerin yapılmasına karşı çıktı. Iraktaki ingiliz Yüksek Komiseri Sir Percy Cox, Kral Faysalın saygınlığının arttırılması ve tahtının güvence altına alınması gerektiğini savundu, ayrıca Ankara Hükûmeti ile Fransa arasında yapılan görüşmelerle artan Fransız etkinliğini kırmak için ingilterenin de Ankara ile görüşmelere başlamasını gerekli gördü.
itilâf kuvvetleri ile görüşme yapılacağını daha önceden gören Ankara Hükûmeti, konferans masasında kullanılabilecek kozlar sağlamak için Aralık 1921de asker sevkedilip Revanduz ele geçirildi.
ingilizler, Büyük Millet Meclisi planları ile ilgili bir çok varsayım üzerinde duruyorlar ve Mustafa Kemalin Iraktaki ingiliz idaresini devirmek için Haziran 1922de özel bir komite kurduğunu iddia ediyorlardı.
General Townshendin Ankarayı ziyaret ederek Türk hükûmet yetkilileriyle görüşmesi diplomatik alanda Ankaranın başarısı olarak addedilmiş ve ingiltere ile barış umudu doğduğu izlenimi yaratılmıştı. Fakat ingilterede Yunan yanlısı siyasetin mimarı Lloyd Georgeun, 4 Ağustosta Avam Kamarasında Ankara Hükûmeti aleyhine yaptığı konuşma ve Londraya gönderilen iyi niyet elçisi Dâhiliye Nâzırı Ali Fethi (Okyar) Beye Lord Curzonun takındığı tavır ingilizlerle antlaşma umuduna büyük bir darbe indirmişti.
Öte taraftan Özdemir Bey komutasında Türk birliği Musul bölgesindeki harekâtına başarıyla devam edip, 31 Ağustos 1922de Derbent Muharebesinde ingilizleri ciddi şekilde hezimete uğrattı ve Eylül ortasından itibaren Şaklava kazasına gelerek Musul ile irtibatı sağladı. Anadoluda başarı ile devam eden mücadele, Musul hattındaki aşiretleri ingilizlere karşı cesaretlendirmişti. Süleymaniye, Kerkük ve Musul bölgesi halkı, bağlılıklarını bildirmek için, vergilerini Ankaraya göndermeye başlamışlardı. Bölgede Türkler lehine değişen denge ingilizleri, Süleymaniyeyi terketmeye mecbur etti aşiretler şehre girerek duruma hâkim oldular. ingilizler bölgedeki başarısızlığın telafisi için Şeyh Mahmudu devreye soktular. Mahmudun devreye girmesi aşiretleri böldü, bir kısım aşiretler Türklerin yanında mücadeleyi yeğlerken diğer bir kısım aşiretler mahallî muhtariyet elde etmenin mümkün olabileceği düşüncesiyle Şeyh Mahmudun himayesini tercih ettiler. Bu yolla Mahmud Süleymaniyeye girmeye muvaffak olmuş fakat buradaki tavırları ile kısa sürede bütün tarafları rahatsız etmeye başlamıştı.
Irakta işlerin kötüye gittiğini görünce kendilerine dost görünen aşiretler ile bir toplantı yapmak isteyen ingilizlerin gayesi bu toplantının sonunda aşiretlere bağımsızlıklarını kazandırıp Şeyh Mahmudu da devletin başına geçirmekti. Fakat Şeyh Mahmudun Mustafa Kemal ile irtibata geçip anlaşmak üzere olduğunu haber alan ingilizler bu defa devreye Seyyid Tahayı sokmaya kalktılar ve Bağdada çağırıp yüksek komiser ile görüştürdüler.
Seyyid Taha, Türkleri Revanduzdan çıkarıp aşiretleri yanına alabileceğini beyan etmişti. Bu sırada Siirtten hareket eden Ali Bey, Musul sınırını aşarak başarılı bir şekilde ilerlemekte ve Türkiye'ye taraftar aşiretleri silahlandırmaktaydı. Musul uleması, ingilizlerin bölgede yapacakları seçimin boykot edilmesi gerektiğine dair fetva çıkarmışlar, fakat ingiliz Irak hükûmeti karşılık olarak bunların ileri gelenlerini sürgüne göndermişti.
Fevzi Paşa 7 Eylül 1922de Doğu ve el-Cezîre cepheleri komutanlarına çektiği telgrafta Musulu elde etmenin tek yolunun silahlı mücadele olduğunu belirtmişti. Bunun için de aşiretler ve yerli halktan kuvvet tedarik olunarak Özdemir Bey Müfrezesi takviye edilmiş ve imâdiye-Süleymaniye hattı üzerinden Musul-Kerküke taarruzla görevlendirilmişti. Bu sırada Batı Anadolu ve Boğazlar bölgesinde kuvvet bulundurulması gerekli olduğundan söz konusu kuvvetler batıya kaydırıldı. Lozan Konferansının toplanması ile askerî yöntemlerden bir süre için vaz geçilip diplomasi yolu ile meselenin çözümü Londra gibi Ankaraya da daha münasip gelmişti.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com