bugün
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu49
- senin manita evleniyormuş diye mesaj atan arkadaş7
- fatma betülüm yapmaz9
- edirne'ye gidip muslettin amca'nın elini öpmek5
- götü yere yakın olandan korkacaksın4
- çok kaslı erkekleri beğenmiyorum diyen kezban5
- sinirlenen dilenci kadın6
- haram para4
- abd de bıçaklar çekildi iddiası4
- beni gammazlayan sonda ile gezsin inşallah3
- yaşlandıkça kuşkulu bir adam olmak3
- son 3 ayın en başarılı gammazları3
- iyi menemenin sırrı22
- fatma betül sayan kaya18
- 6 kasım dünya galatasaraylılar günü6
- lanet olsun adamım ben gidiyorum buralardan3
- türkiye azerbaycan ilişkileri3
- epileptiğe bakmayan diş hekimi2
- akp seçmeni3
- serdar ortaç tiktokta2
- cumaya gitmeyen yazarlar ifşa platformu2
- flavio bolsonaro'nun brezilya'dan kaçışı4
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı88
- dünyanın sonu2
- sabahları nefret edilen şeyler6
- insanlık nasıl geliştirilebilir13
- klodyan klod duruşu2
- fatma betül sayan kaya'nın tutuklanması2
- hayati yazıcı2
- sevgilinin mantarlı ayak parmak arası3
- ayakla üzüm ezen kızlar3
- boğaz ağrısı5
- bu yazar sadece kadın yazarlardan mesaj alıyor3
- fon krizi kimin üstüne yıkılacak22
- bitlis'te oğluna filistin ismini koyan adam28
- yorik'in kafatasına mum dikmek4
- 5 kasım 2026 celtic beşiktaş maçı11
- dizilerde herkesin holding patronu olması2
- sözlüğün yeni tasarımı14
- misafir terliği kokusu2
- beşiktaş6
- muslettin amca23
- nasıl hissettiğimi kimse anlamıyor3
- her sorunun çözümü2
- fon vurgunu4
- kötüye bir şey olmaz5
- beyaz ekmek yemenin varoşluk olması11
- yüz gerdirme ameliyatı olan doktorun ölmesi2
- murat ünalmış2
- gece gelen açlık7
31 AĞUSTOS 1922 de kazanılan zaferdir.
Anadoluda işgal kuvvetlerine karşı verilen mücadelenin yanı sıra, daha önce ingilizler tarafından Mondros Mütarekesine bile aykırı olarak haksız yere işgal edilen Musul vilâyetini tekrar elde edebilmek için çeşitli planlar tatbik edildi. Zaten bölge ahâlîsinin çoğunluğunun Türk ve Kürtlerden müteşekkil olması, Anadolu Türkleriyle kültürel bağların kurulmasında kolaylık sağlamıştı. Anadoludaki gelişmeler, kısa sürede Musul vilâyetinde de bir takım hareketlerin başlamasına yol açtı ve seri ayaklanmalar patlak verdi ve ingilizler karakollarını Revanduzdan on sekiz mil güneybatıya kaydırmaya mecbur oldular.
ingilizler, Musulda uygulanacak yönetim biçimini oluşturmada yöredeki kabiliyetli, nüfuzlu insanlardan istifade etmeyi ümit etmişler, fakat halk içinde gerek ingiliz idaresine gerekse ingiliz tahakkümünde kurulacak kukla bir idareye karşı sert bir tavır sergilemişti. Erbil, Kerkük ve Süleymaniyedeki Türkmenler kurulması düşünülen Kürdistana bağlanıp bir Kürt yönetimi altına girmek istememişler, Musuldaki Kürtler de Arap idaresini kabullenmemişlerdi. Bu karışıklık içinde, ingilizlere karşı sık sık saldırılar gerçekleştirilmiş ve Yüzbaşı Salmon ve Albay Leachman adlı iki subay öldürülmüştü. Bu arada Mustafa Kemal yöredeki aşiret reisleriyle temasa geçti. Aşiret reisleri içinde müstesna bir mevkiye sahip Şeyh Ajimi el Sadûn, mütemadiyen Ankara hükûmetiyle temas halinde bulunmaktaydı. Araplar içinde muhtelif hiziplerin yanında Türk hâkimiyetine geri dönerek bir Arap-Türk commonwealthı kurmak isteyenler ile mutlak bağımsızlıkta ısrar eden gruplar da vardı.
Iraktaki ingiliz görevlileri, ingiliz yönetimi gözcülüğü altında Büyük Millet Meclisi ile görüşmelerde bulunmayı önerdiler, bu öneri, ingiliz Sömürgeler Bakanlığınca desteklendi. Dışişleri Bakanı Lord Curzon arada sağlam bir esas bulunmadığına değinerek bu görüşmelerin yapılmasına karşı çıktı. Iraktaki ingiliz Yüksek Komiseri Sir Percy Cox, Kral Faysalın saygınlığının arttırılması ve tahtının güvence altına alınması gerektiğini savundu, ayrıca Ankara Hükûmeti ile Fransa arasında yapılan görüşmelerle artan Fransız etkinliğini kırmak için ingilterenin de Ankara ile görüşmelere başlamasını gerekli gördü.
itilâf kuvvetleri ile görüşme yapılacağını daha önceden gören Ankara Hükûmeti, konferans masasında kullanılabilecek kozlar sağlamak için Aralık 1921de asker sevkedilip Revanduz ele geçirildi.
ingilizler, Büyük Millet Meclisi planları ile ilgili bir çok varsayım üzerinde duruyorlar ve Mustafa Kemalin Iraktaki ingiliz idaresini devirmek için Haziran 1922de özel bir komite kurduğunu iddia ediyorlardı.
General Townshendin Ankarayı ziyaret ederek Türk hükûmet yetkilileriyle görüşmesi diplomatik alanda Ankaranın başarısı olarak addedilmiş ve ingiltere ile barış umudu doğduğu izlenimi yaratılmıştı. Fakat ingilterede Yunan yanlısı siyasetin mimarı Lloyd Georgeun, 4 Ağustosta Avam Kamarasında Ankara Hükûmeti aleyhine yaptığı konuşma ve Londraya gönderilen iyi niyet elçisi Dâhiliye Nâzırı Ali Fethi (Okyar) Beye Lord Curzonun takındığı tavır ingilizlerle antlaşma umuduna büyük bir darbe indirmişti.
Öte taraftan Özdemir Bey komutasında Türk birliği Musul bölgesindeki harekâtına başarıyla devam edip, 31 Ağustos 1922de Derbent Muharebesinde ingilizleri ciddi şekilde hezimete uğrattı ve Eylül ortasından itibaren Şaklava kazasına gelerek Musul ile irtibatı sağladı. Anadoluda başarı ile devam eden mücadele, Musul hattındaki aşiretleri ingilizlere karşı cesaretlendirmişti. Süleymaniye, Kerkük ve Musul bölgesi halkı, bağlılıklarını bildirmek için, vergilerini Ankaraya göndermeye başlamışlardı. Bölgede Türkler lehine değişen denge ingilizleri, Süleymaniyeyi terketmeye mecbur etti aşiretler şehre girerek duruma hâkim oldular. ingilizler bölgedeki başarısızlığın telafisi için Şeyh Mahmudu devreye soktular. Mahmudun devreye girmesi aşiretleri böldü, bir kısım aşiretler Türklerin yanında mücadeleyi yeğlerken diğer bir kısım aşiretler mahallî muhtariyet elde etmenin mümkün olabileceği düşüncesiyle Şeyh Mahmudun himayesini tercih ettiler. Bu yolla Mahmud Süleymaniyeye girmeye muvaffak olmuş fakat buradaki tavırları ile kısa sürede bütün tarafları rahatsız etmeye başlamıştı.
Irakta işlerin kötüye gittiğini görünce kendilerine dost görünen aşiretler ile bir toplantı yapmak isteyen ingilizlerin gayesi bu toplantının sonunda aşiretlere bağımsızlıklarını kazandırıp Şeyh Mahmudu da devletin başına geçirmekti. Fakat Şeyh Mahmudun Mustafa Kemal ile irtibata geçip anlaşmak üzere olduğunu haber alan ingilizler bu defa devreye Seyyid Tahayı sokmaya kalktılar ve Bağdada çağırıp yüksek komiser ile görüştürdüler.
Seyyid Taha, Türkleri Revanduzdan çıkarıp aşiretleri yanına alabileceğini beyan etmişti. Bu sırada Siirtten hareket eden Ali Bey, Musul sınırını aşarak başarılı bir şekilde ilerlemekte ve Türkiye'ye taraftar aşiretleri silahlandırmaktaydı. Musul uleması, ingilizlerin bölgede yapacakları seçimin boykot edilmesi gerektiğine dair fetva çıkarmışlar, fakat ingiliz Irak hükûmeti karşılık olarak bunların ileri gelenlerini sürgüne göndermişti.
Fevzi Paşa 7 Eylül 1922de Doğu ve el-Cezîre cepheleri komutanlarına çektiği telgrafta Musulu elde etmenin tek yolunun silahlı mücadele olduğunu belirtmişti. Bunun için de aşiretler ve yerli halktan kuvvet tedarik olunarak Özdemir Bey Müfrezesi takviye edilmiş ve imâdiye-Süleymaniye hattı üzerinden Musul-Kerküke taarruzla görevlendirilmişti. Bu sırada Batı Anadolu ve Boğazlar bölgesinde kuvvet bulundurulması gerekli olduğundan söz konusu kuvvetler batıya kaydırıldı. Lozan Konferansının toplanması ile askerî yöntemlerden bir süre için vaz geçilip diplomasi yolu ile meselenin çözümü Londra gibi Ankaraya da daha münasip gelmişti.
ingilizler, Musulda uygulanacak yönetim biçimini oluşturmada yöredeki kabiliyetli, nüfuzlu insanlardan istifade etmeyi ümit etmişler, fakat halk içinde gerek ingiliz idaresine gerekse ingiliz tahakkümünde kurulacak kukla bir idareye karşı sert bir tavır sergilemişti. Erbil, Kerkük ve Süleymaniyedeki Türkmenler kurulması düşünülen Kürdistana bağlanıp bir Kürt yönetimi altına girmek istememişler, Musuldaki Kürtler de Arap idaresini kabullenmemişlerdi. Bu karışıklık içinde, ingilizlere karşı sık sık saldırılar gerçekleştirilmiş ve Yüzbaşı Salmon ve Albay Leachman adlı iki subay öldürülmüştü. Bu arada Mustafa Kemal yöredeki aşiret reisleriyle temasa geçti. Aşiret reisleri içinde müstesna bir mevkiye sahip Şeyh Ajimi el Sadûn, mütemadiyen Ankara hükûmetiyle temas halinde bulunmaktaydı. Araplar içinde muhtelif hiziplerin yanında Türk hâkimiyetine geri dönerek bir Arap-Türk commonwealthı kurmak isteyenler ile mutlak bağımsızlıkta ısrar eden gruplar da vardı.
Iraktaki ingiliz görevlileri, ingiliz yönetimi gözcülüğü altında Büyük Millet Meclisi ile görüşmelerde bulunmayı önerdiler, bu öneri, ingiliz Sömürgeler Bakanlığınca desteklendi. Dışişleri Bakanı Lord Curzon arada sağlam bir esas bulunmadığına değinerek bu görüşmelerin yapılmasına karşı çıktı. Iraktaki ingiliz Yüksek Komiseri Sir Percy Cox, Kral Faysalın saygınlığının arttırılması ve tahtının güvence altına alınması gerektiğini savundu, ayrıca Ankara Hükûmeti ile Fransa arasında yapılan görüşmelerle artan Fransız etkinliğini kırmak için ingilterenin de Ankara ile görüşmelere başlamasını gerekli gördü.
itilâf kuvvetleri ile görüşme yapılacağını daha önceden gören Ankara Hükûmeti, konferans masasında kullanılabilecek kozlar sağlamak için Aralık 1921de asker sevkedilip Revanduz ele geçirildi.
ingilizler, Büyük Millet Meclisi planları ile ilgili bir çok varsayım üzerinde duruyorlar ve Mustafa Kemalin Iraktaki ingiliz idaresini devirmek için Haziran 1922de özel bir komite kurduğunu iddia ediyorlardı.
General Townshendin Ankarayı ziyaret ederek Türk hükûmet yetkilileriyle görüşmesi diplomatik alanda Ankaranın başarısı olarak addedilmiş ve ingiltere ile barış umudu doğduğu izlenimi yaratılmıştı. Fakat ingilterede Yunan yanlısı siyasetin mimarı Lloyd Georgeun, 4 Ağustosta Avam Kamarasında Ankara Hükûmeti aleyhine yaptığı konuşma ve Londraya gönderilen iyi niyet elçisi Dâhiliye Nâzırı Ali Fethi (Okyar) Beye Lord Curzonun takındığı tavır ingilizlerle antlaşma umuduna büyük bir darbe indirmişti.
Öte taraftan Özdemir Bey komutasında Türk birliği Musul bölgesindeki harekâtına başarıyla devam edip, 31 Ağustos 1922de Derbent Muharebesinde ingilizleri ciddi şekilde hezimete uğrattı ve Eylül ortasından itibaren Şaklava kazasına gelerek Musul ile irtibatı sağladı. Anadoluda başarı ile devam eden mücadele, Musul hattındaki aşiretleri ingilizlere karşı cesaretlendirmişti. Süleymaniye, Kerkük ve Musul bölgesi halkı, bağlılıklarını bildirmek için, vergilerini Ankaraya göndermeye başlamışlardı. Bölgede Türkler lehine değişen denge ingilizleri, Süleymaniyeyi terketmeye mecbur etti aşiretler şehre girerek duruma hâkim oldular. ingilizler bölgedeki başarısızlığın telafisi için Şeyh Mahmudu devreye soktular. Mahmudun devreye girmesi aşiretleri böldü, bir kısım aşiretler Türklerin yanında mücadeleyi yeğlerken diğer bir kısım aşiretler mahallî muhtariyet elde etmenin mümkün olabileceği düşüncesiyle Şeyh Mahmudun himayesini tercih ettiler. Bu yolla Mahmud Süleymaniyeye girmeye muvaffak olmuş fakat buradaki tavırları ile kısa sürede bütün tarafları rahatsız etmeye başlamıştı.
Irakta işlerin kötüye gittiğini görünce kendilerine dost görünen aşiretler ile bir toplantı yapmak isteyen ingilizlerin gayesi bu toplantının sonunda aşiretlere bağımsızlıklarını kazandırıp Şeyh Mahmudu da devletin başına geçirmekti. Fakat Şeyh Mahmudun Mustafa Kemal ile irtibata geçip anlaşmak üzere olduğunu haber alan ingilizler bu defa devreye Seyyid Tahayı sokmaya kalktılar ve Bağdada çağırıp yüksek komiser ile görüştürdüler.
Seyyid Taha, Türkleri Revanduzdan çıkarıp aşiretleri yanına alabileceğini beyan etmişti. Bu sırada Siirtten hareket eden Ali Bey, Musul sınırını aşarak başarılı bir şekilde ilerlemekte ve Türkiye'ye taraftar aşiretleri silahlandırmaktaydı. Musul uleması, ingilizlerin bölgede yapacakları seçimin boykot edilmesi gerektiğine dair fetva çıkarmışlar, fakat ingiliz Irak hükûmeti karşılık olarak bunların ileri gelenlerini sürgüne göndermişti.
Fevzi Paşa 7 Eylül 1922de Doğu ve el-Cezîre cepheleri komutanlarına çektiği telgrafta Musulu elde etmenin tek yolunun silahlı mücadele olduğunu belirtmişti. Bunun için de aşiretler ve yerli halktan kuvvet tedarik olunarak Özdemir Bey Müfrezesi takviye edilmiş ve imâdiye-Süleymaniye hattı üzerinden Musul-Kerküke taarruzla görevlendirilmişti. Bu sırada Batı Anadolu ve Boğazlar bölgesinde kuvvet bulundurulması gerekli olduğundan söz konusu kuvvetler batıya kaydırıldı. Lozan Konferansının toplanması ile askerî yöntemlerden bir süre için vaz geçilip diplomasi yolu ile meselenin çözümü Londra gibi Ankaraya da daha münasip gelmişti.
Lozan Konferansı müzakereleri devam ederken Musuldaki ingiliz ve Arap birlikleri 8 Nisan 1923te biri Şeytanboğazı diğeri Serderya istikametinden iki koldan harekete geçti. Bu vaziyet Özdemir Beyi çok nazik bir konuma getirmiş ve Hakkâri ile irtibatı kesilmişti. Bu durumda Özdemir Bey irana çekilmeyi uygun bulmuş ve iran makamları silahlarına el koyarak Türk müfrezesinin Türkiyeye geçmesine izin vermişti. Böylece 1922de başlayan Türk askerî harekâtı son bulmuştur,
özdemir bey yalnız bırakılmış hatta bir nevi ne halin varsa gör denilmiştir,
bugün hala kemalist kesimler bu zaferi sahipleniyorlar, ancak ihaneti neden en gelişmiş lensler yardımıyla bile göremiyor, demek ki lozan çokta iyi değilmiş.*
özdemir bey günlüklerinde şöyle diyor;
destek bir türlü gelmedi, ankara savaş planına uymadı uyamadı, ama savaş planı rafa kalkmadı,
evet o savaş planı rafa kaldırılmadı ama çok sonra bu seferlerde sözde isyanlarla suya düşecektir.
özdemir bey yalnız bırakılmış hatta bir nevi ne halin varsa gör denilmiştir,
bugün hala kemalist kesimler bu zaferi sahipleniyorlar, ancak ihaneti neden en gelişmiş lensler yardımıyla bile göremiyor, demek ki lozan çokta iyi değilmiş.*
özdemir bey günlüklerinde şöyle diyor;
destek bir türlü gelmedi, ankara savaş planına uymadı uyamadı, ama savaş planı rafa kalkmadı,
evet o savaş planı rafa kaldırılmadı ama çok sonra bu seferlerde sözde isyanlarla suya düşecektir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar