bugün

çi çi

çi-çi, bağımsızlık savaşçısı bir hun hükümdarıdır.

Hun imparatorluğu, M.Ö. I. yüzyılın ilk yarılarına doğru eski gücünü yitirmiş ve bir ayrılık meydana gelmiştir. Hun Tanhusu Ho-han-yeh, Çin'in himayesine girmek istemiş, kardeşi Çi-çi ise "bağımsızlığımız her şeyden önce gelir" diyerek bu isteğe karşı çıkmıştır.

Bu durumun kendileri için utanç verici olduğunu söyleyen Çi-çi, emrindeki kuvvetlerle ülkenin batı taraflarına çekilmiştir. Esasen o, daha önce batıdaki Kırgız ülkesinde kendisine bir başkent yaptırmıştı. Bu bölgede Tanrı Dağları ve Issık Köl civarında girmiş olduğu mücadelelerde başarılı olmuş ve bölgedeki Türk boylarını hâkimiyeti altına almıştır.

Bu Türk başbuğunun güçlenmesine tahammül edemeyen Çin, Çi-çi Hunlarını 70.000 kişilik bir kuvvetle basmış ve Hun başkentini tamamen tahrip etmiştir. Çi-Çi'nin 1518 kişiyle güçlü Çin ordusuna karşı vermiş olduğu hayret verici direniş, bugünkü Türk milletinin var olma sebeplerinden birisidir.

Çi-çi'nin burada yapmış olduğu konuşma ibret vesikasıdır;

"***Boyun eğmeyeceğiz. Çünkü bu, şan ve şerefle yaşamış olan ecdadımıza karşı yapılması mümkün ihanetlerin en büyüğüdür. Atalarımız, bizlere geniş ülkelerle birlikte hürriyet ve istiklâli de emanet etmişlerdir. Savaşçı ve süvari hayatımız sayesinde yabancıları titreten bir millet olduk. Korumakla vazifeli bulunduğumuz bütün bu emanetleri adi bir ömür uğruna feda edemeyiz. Hepimizin bildiği gibi, savaşta erlerin kaderi ölümdür. Biz ölsek de kahramanlığımızın şanı yaşayacak, çocuklarımız ve torunlarımız diğer kavimlerin efendisi olacaktır.***"

Bu konuşmadan sonra hayatını kaybetmiştir.

kaynak : http://www.orkun.com.tr/asp/yazi.asp?Makale_Nu=1308
© copyright 2005 - 2026