bugün
- akp'nin kürdistan'a hazırlanıyor olma ihtimali13
- izmir'in akp'ye geçmesi15
- devlet bahçeli'nin öcalan'a selam göndermesi32
- ispanya'nin terör bitirme formülü17
- 0 0 7 abime ayarlayacağım manita7
- ayrı mutfakların insanları8
- recep tayyip erdoğan31
- sözlükteki aktroller8
- ay diyen erkek5
- vişneli sarma8
- fatma betül sayan kaya66
- istanbul sokaklarında renkli ışıklandırmalar olsun3
- birini unutmak6
- kabak tatlısı2
- ortak yaşam sergisi insanlar ve insan dostları6
- 190 boyunda kaslı ve zengin kadın4
- ekrem imamoğlu'nun suçu ne2
- 1 90 esmer kaslı erkek5
- parmağıma iğne batması4
- 4 litre piril'in kaç tl olması sorunsalı11
- israil ulusal güvenlik uzmanı uyardı3
- sözlüğün vahşi kelebeği4
- 2 ekim 2026 belçika türkiye maçı5
- grok2
- bir kızın şemsiyesinin altına sığınmak3
- belçika türkiye maçı saat 21 45 te atv de4
- kendin hakkında gereksiz bir bilgi bırak17
- birbirine iyi gelmek6
- cin tarafından özel numaradan aranmak5
- 30 yaşına gelip hala kendi evini alamamak7
- aynı anda 3 kadın sevmek3
- sabahın köründe işe giden ezik7
- sarma8
- napolyon vs atatürk7
- ismet biraderin hala koşturmaya başlamaması5
- trump'ın iran açıklaması10
- 3 kere üst üste 31 çekmek16
- yeğenin hitap şekli2
- osmanlı pilavı3
- 2 ekim 2026 fransa italya maçı2
- göz kanlanması11
- arkadaşlar yavaş yazın beğenmekten yoruldum2
- albea var mı abi düşük kilometreli12
- 2 ekim 2026 güney kıbrıs ermenistan maçı2
- hoşlanılan sözlük kızının annene çıkması3
- yasin kol'un gözaltına alınması6
- ekim4
- sucuk2
- true'nın iran açıklaması5
- mafya2
Kadına Yönelik Şiddet ile ilgili bir panel düzenleyecek insiyatif.
Dominik Cumhuriyetinin Cibas bölgesinde dünyaya gelen ve Mirabal Kardeşler olarak tanınan üç kız kardeş Patria, Minerva ve Maria Teresa, eşleriyle birlikte Trujillo diktatörlüğüne karşı mücadele veriyordu. Patria 1960 yılının Haziran ayında Clandestine Hareketini kurdu ve diğer kız kardeşler de bu harekete katıldı. Sembol haline geldikleri diktatörlük karşıtı mücadelelerinin çeşitli zamanlarında ağır baskılara maruz kaldılar ve hapis cezalarına çarptırıldılar. 1960 yılının Kasım ayı başlarında Trujillo ülkede iki tehlikenin varlığından söz etti: Kilise ve Mirabal Kardeşler!
Tarih 25 Kasım 1960′dı. Üç kız kardeş tecavüz uğrayıp öldürüldüler. Araba kazasında öldükleri duyuruldu. Mirabal kardeşlerin öldürülmesinden bir yıl sonra Trujillo karşıtı hareket, diktatörlüğün sona ermesini sağladı.
Mirabal kız kardeşlerin anısı, özgürlük ve insan hakları için verdikleri mücadele, dünyada ve Türkiyede kadın hareketleri için bir sembol haline geldi. 1999 yılında Birleşmiş Milletler, 25 Kasımın Kadına Yönelik Şiddetin Ortadan Kaldırılması için Uluslararası Mücadele Günü olarak benimsenmesi kararını aldı.
Kadına yönelik şiddet; toplum içinde ya da özel hayatta cinsiyete dayalı olarak kadının fiziksel, cinsel ve psikolojik zarar görmesi ve/veya acı çekmesi ile sonuçlanan ya da bu tür sonuçlara yol açabilecek olan tehdit, baskı ve özgürlüğün keyfi olarak engellenmesini kapsamaktadır. Şiddet hareketleri ve tehditleri, ister ev içinde ister toplumda meydana gelsin veya devlet tarafından uygulanmış, yapılmış ya da göz yumulmuş olsun, kadınların hayatına korku ve güvensizliği sokar. Taciz dahil şiddet korkusu kadının hareketliliğine sürekli baskı yapar ve haklarına erişimini kısıtlar.
Gelişen kadın hareketine rağmen dünya devletleri ve toplumları kadına yönelik şiddetin ortadan kaldırılması konusunda başarısız kaldılar. Dünya ölçeğinde her üç kadından biri bugün şiddetin değişik biçimlerine maruz kalmaktadır. Kadınlar yaşamın her alanında; evlerinde, iş yerlerinde, kamusal alanlarda, mücadelelerinde şiddetin çeşitli biçimlerine maruz kalmaya devam ediyor. Dünyanın çeşitli yerlerinde süren savaşlarda ve iç çatışmalarda kadınlar ve kız çocukları tecavüze uğruyor, öldürülüyor ya da insan ticaretinin öznesi haline getiriliyor. Araştırmacılar Avrupa ölçeğinde her yıl 200 bin kadının insan ticareti ağlarında cinsel sömürüye uğradığını bildiriyor.
Türkiyede ise her gün dizinden vurulan, taşlanarak öldürülen, namus cinayetine kurban giden, tecavüze uğrayan, nedeni belirsiz bir biçimde intihar eden kadınlara ilişkin haberleri izlemeye devam ediyoruz. Bu haberler, kadın örgütlerinin yaptığı araştırmalarda ortaya çıkan sayılar, kadına yönelik şiddet, buz dağının görünen kısmını oluşturuyor. Ev içi şiddet konusunda izlenebilen istatistiksel rakamların düşüklüğüne rağmen Türkiye sıralamanın en üstlerinde yer alıyor. Kamusal alanda yaşanan şiddeti ortaya çıkarmaya yönelik çalışmalar ve bu çalışmaları yapanlar da şiddete maruz kalıyor. Gözaltında taciz ve tecavüz olaylarının üstü örtülmeye çalışılıyor.
Bu çerçevede kadına karşı şiddet kullanımının ortadan kaldırılması için kadınların bilgiye, yardım ve korunma hizmetlerine ulaşabilirliğinin artırılması, kadına yönelik şiddeti etkin bir biçimde önleyecek yasaların çıkarılması, şiddetin nedenleri ve sonuçlarını ele alacak eğitsel araçların kamu eliyle geliştirilmesi gerekmektedir.
Taleplerimiz
1. Kadın bedeninin kontrol altına alınması (bekaret kontrolü, istem dışı kısırlaştırma, kürtaj hakkı) uygulamalarının sona erdirilmesine yönelik olarak bir an önce etkin tedbirler alınmalıdır.
2. Namus cinayetleri ve buna bağlı olarak son zamanlarda geliştirilen intihara zorla teşvik etmeyi ortadan kaldırmak üzere, feodal uygulamalara karşı eylem planları geliştirilmeli, toplumsal ve kültürel tutum değişikliği yaratacak toplum temelli yaygın eğitsel ve hukuksal faaliyetler geliştirilmelidir.
3. Kadınlara ve kız çocuklarına yönelik danışma merkezleri ve sığınma evleri açılmalıdır. Kadın örgütlerinin bu yöndeki girişimleri desteklenmelidir.
4. Türk Ceza Yasasında, kadına karşı işlenen suçlar ve cezalar yeniden gözden geçirilmeli, tanımlanmalı ve kadınlara yönelik şiddet kullanımı hukuksal temelde yasaklayıcı tedbirler geliştirilmelidir.
5. Kadının insan haklarına ve şiddetin önlenmesine yönelik kadın kuruluşlarının desteklenmesi ve etkinleştirilmesi için gerekli ulusal ve uluslararası altyapı ve destek programları geliştirilmelidir.
6. Kadına yönelik ayrımcılığın ve şiddetin ortadan kaldırılması konusunda onaylanan uluslararası sözleşme ve protokollerde yer alan hükümlerin uygulamaya aktarılması için gerekli tüm mekanizmalar bir an önce oluşturulmalıdır.
7. Şiddet ve kadın konusunda medya organları ve örgütlenmeleri bağlayıcı kurallar geliştirmeli, kadını ve şiddeti medya nesnesi olmaktan çıkarıcı oto-denetim mekanizmaları geliştirmelidirler.
Panelist: Yasemin Güven (Bağımsız Feminist)
25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetin Ortadan Kaldırılması için Uluslararası Mücadele Günü vesilesiyle kadına yönelik şiddeti yani erkek şiddetini bağımsız feminist araştırmacı Yasemin Güven ile konuşacağız
Nedir?
Türleri nelerdir?
Ne yapılabilir?
Panelist: Gülhan Davarcı (Sosyalist Feminist Kolektif)
Kadına yönelik şiddet son yıllarda yoğun olarak kendini kadın cinayetlerinde ve tecavüzlerde göstermektedir.
Kadın cinayetleri ve tecavüzlerin çoğalmasında mevcut güncel politikaların olumsuz etkileri nelerdir?
Mevcut politikaların yetersizliğinin temel nedenleri nelerdir?
Yer: Ermeni Kültürü ve Dayanışma Derneği
Tarih: 24 Kasım Cumartesi
Saat: 14.00
http://www.norzartonk.org...el-kadina-yonelik-siddet/
Dominik Cumhuriyetinin Cibas bölgesinde dünyaya gelen ve Mirabal Kardeşler olarak tanınan üç kız kardeş Patria, Minerva ve Maria Teresa, eşleriyle birlikte Trujillo diktatörlüğüne karşı mücadele veriyordu. Patria 1960 yılının Haziran ayında Clandestine Hareketini kurdu ve diğer kız kardeşler de bu harekete katıldı. Sembol haline geldikleri diktatörlük karşıtı mücadelelerinin çeşitli zamanlarında ağır baskılara maruz kaldılar ve hapis cezalarına çarptırıldılar. 1960 yılının Kasım ayı başlarında Trujillo ülkede iki tehlikenin varlığından söz etti: Kilise ve Mirabal Kardeşler!
Tarih 25 Kasım 1960′dı. Üç kız kardeş tecavüz uğrayıp öldürüldüler. Araba kazasında öldükleri duyuruldu. Mirabal kardeşlerin öldürülmesinden bir yıl sonra Trujillo karşıtı hareket, diktatörlüğün sona ermesini sağladı.
Mirabal kız kardeşlerin anısı, özgürlük ve insan hakları için verdikleri mücadele, dünyada ve Türkiyede kadın hareketleri için bir sembol haline geldi. 1999 yılında Birleşmiş Milletler, 25 Kasımın Kadına Yönelik Şiddetin Ortadan Kaldırılması için Uluslararası Mücadele Günü olarak benimsenmesi kararını aldı.
Kadına yönelik şiddet; toplum içinde ya da özel hayatta cinsiyete dayalı olarak kadının fiziksel, cinsel ve psikolojik zarar görmesi ve/veya acı çekmesi ile sonuçlanan ya da bu tür sonuçlara yol açabilecek olan tehdit, baskı ve özgürlüğün keyfi olarak engellenmesini kapsamaktadır. Şiddet hareketleri ve tehditleri, ister ev içinde ister toplumda meydana gelsin veya devlet tarafından uygulanmış, yapılmış ya da göz yumulmuş olsun, kadınların hayatına korku ve güvensizliği sokar. Taciz dahil şiddet korkusu kadının hareketliliğine sürekli baskı yapar ve haklarına erişimini kısıtlar.
Gelişen kadın hareketine rağmen dünya devletleri ve toplumları kadına yönelik şiddetin ortadan kaldırılması konusunda başarısız kaldılar. Dünya ölçeğinde her üç kadından biri bugün şiddetin değişik biçimlerine maruz kalmaktadır. Kadınlar yaşamın her alanında; evlerinde, iş yerlerinde, kamusal alanlarda, mücadelelerinde şiddetin çeşitli biçimlerine maruz kalmaya devam ediyor. Dünyanın çeşitli yerlerinde süren savaşlarda ve iç çatışmalarda kadınlar ve kız çocukları tecavüze uğruyor, öldürülüyor ya da insan ticaretinin öznesi haline getiriliyor. Araştırmacılar Avrupa ölçeğinde her yıl 200 bin kadının insan ticareti ağlarında cinsel sömürüye uğradığını bildiriyor.
Türkiyede ise her gün dizinden vurulan, taşlanarak öldürülen, namus cinayetine kurban giden, tecavüze uğrayan, nedeni belirsiz bir biçimde intihar eden kadınlara ilişkin haberleri izlemeye devam ediyoruz. Bu haberler, kadın örgütlerinin yaptığı araştırmalarda ortaya çıkan sayılar, kadına yönelik şiddet, buz dağının görünen kısmını oluşturuyor. Ev içi şiddet konusunda izlenebilen istatistiksel rakamların düşüklüğüne rağmen Türkiye sıralamanın en üstlerinde yer alıyor. Kamusal alanda yaşanan şiddeti ortaya çıkarmaya yönelik çalışmalar ve bu çalışmaları yapanlar da şiddete maruz kalıyor. Gözaltında taciz ve tecavüz olaylarının üstü örtülmeye çalışılıyor.
Bu çerçevede kadına karşı şiddet kullanımının ortadan kaldırılması için kadınların bilgiye, yardım ve korunma hizmetlerine ulaşabilirliğinin artırılması, kadına yönelik şiddeti etkin bir biçimde önleyecek yasaların çıkarılması, şiddetin nedenleri ve sonuçlarını ele alacak eğitsel araçların kamu eliyle geliştirilmesi gerekmektedir.
Taleplerimiz
1. Kadın bedeninin kontrol altına alınması (bekaret kontrolü, istem dışı kısırlaştırma, kürtaj hakkı) uygulamalarının sona erdirilmesine yönelik olarak bir an önce etkin tedbirler alınmalıdır.
2. Namus cinayetleri ve buna bağlı olarak son zamanlarda geliştirilen intihara zorla teşvik etmeyi ortadan kaldırmak üzere, feodal uygulamalara karşı eylem planları geliştirilmeli, toplumsal ve kültürel tutum değişikliği yaratacak toplum temelli yaygın eğitsel ve hukuksal faaliyetler geliştirilmelidir.
3. Kadınlara ve kız çocuklarına yönelik danışma merkezleri ve sığınma evleri açılmalıdır. Kadın örgütlerinin bu yöndeki girişimleri desteklenmelidir.
4. Türk Ceza Yasasında, kadına karşı işlenen suçlar ve cezalar yeniden gözden geçirilmeli, tanımlanmalı ve kadınlara yönelik şiddet kullanımı hukuksal temelde yasaklayıcı tedbirler geliştirilmelidir.
5. Kadının insan haklarına ve şiddetin önlenmesine yönelik kadın kuruluşlarının desteklenmesi ve etkinleştirilmesi için gerekli ulusal ve uluslararası altyapı ve destek programları geliştirilmelidir.
6. Kadına yönelik ayrımcılığın ve şiddetin ortadan kaldırılması konusunda onaylanan uluslararası sözleşme ve protokollerde yer alan hükümlerin uygulamaya aktarılması için gerekli tüm mekanizmalar bir an önce oluşturulmalıdır.
7. Şiddet ve kadın konusunda medya organları ve örgütlenmeleri bağlayıcı kurallar geliştirmeli, kadını ve şiddeti medya nesnesi olmaktan çıkarıcı oto-denetim mekanizmaları geliştirmelidirler.
Panelist: Yasemin Güven (Bağımsız Feminist)
25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetin Ortadan Kaldırılması için Uluslararası Mücadele Günü vesilesiyle kadına yönelik şiddeti yani erkek şiddetini bağımsız feminist araştırmacı Yasemin Güven ile konuşacağız
Nedir?
Türleri nelerdir?
Ne yapılabilir?
Panelist: Gülhan Davarcı (Sosyalist Feminist Kolektif)
Kadına yönelik şiddet son yıllarda yoğun olarak kendini kadın cinayetlerinde ve tecavüzlerde göstermektedir.
Kadın cinayetleri ve tecavüzlerin çoğalmasında mevcut güncel politikaların olumsuz etkileri nelerdir?
Mevcut politikaların yetersizliğinin temel nedenleri nelerdir?
Yer: Ermeni Kültürü ve Dayanışma Derneği
Tarih: 24 Kasım Cumartesi
Saat: 14.00
http://www.norzartonk.org...el-kadina-yonelik-siddet/
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar