bugün
- manisada okul saldırısı8
- gocu bak bi7
- z kuşağı5
- çıplakken buzdolabının kapağını açmak3
- sözlükteki teroristler2
- dünyanın en ölümcül terör örgütü hristiyan lra6
- evliliği ayakta tutan güçler6
- türkiye medeni bi ülkeyse neden hristiyan yok29
- sarı torbadan rahatsız olan kürt2
- mason greenwood6
- husiler ve mekke ittifakı'nın ilk sınavı3
- atlet giymeyen insan2
- drew barrymore4
- yanlış yönde yürüdüğünü fark ettiğin an2
- orta asyadakilerin penis boyu3
- tavuk pilav yiyen erkek3
- türkiye bir kedi cumhuriyetine nasıl dönüştü2
- çayı karıştırdıktan sonra kaşığı yalamak2
- kedinin yanında kediyi çekiştirmek2
- türkler ile moğollar kardeştir18
- umumi tuvalette telefonundan video izleyen insan2
- 100tlnin hesabını yapan cimri3
- yumurtayı sivri tarafından kıran insan2
- motorinin 100 lirayı görmesi5
- foşik törklörön liginde birinci amedspor17
- afrikalılar gariban avrupa emperyalist yalanı12
- s'i l v'e r m'i s t'in kullandığı ucuz parfüm17
- iş arayanların aslında para araması8
- akp'li tayyar'ın erdoğan'a sıra dayağı çağrısı4
- entry girmek için entry girmek2
- musa anter10
- birini kırmadan nasıl iletişimi kesersiniz16
- tulumba tatlısı6
- çamaşır makinasını çalışırken izlemek7
- halk tv haberciliği2
- göçmen karşıtı din düşmanı sosyal demokratlar18
- true nickli yazar3
- ölümden korkuyor musunuz34
- 20 eylül 2026 amedspor beşiktaş maçı30
- claudian clouds43
- yapay zekaya porno aratmak4
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri51
- altı nesil boyunca köleliğin ekmeğini yemek2
- game of thrones taki kerhaneci17
- parcalandim toparlanamiyorum313
- anın görüntüsü26
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı6
- katatespizartmasi3
- 29 yaşında erkek 40 yaşında kadın evliliği7
- hollanda'nın deniz seviyesinin altında bulunması6
yaklaşık 10 günlük bir fasıladan sonra devam eden kapışma... yeni konumuz, nesih-mensuh... yani, islam'da bazı hükümlerin bazı hükümlerle değiştirilmesi, öncekilerin ortadan kaldırılıp sonrakilerin getirilmesi konusu...
bu konu, islam düşmanlarının ve selefilerin ortaklaşa benimsedikleri ve ehl-i sünneti yıkmak için kullandıkları bir başka konudur. islam düşmanı oryantalistler, bu konuyu islamın zayıf halkalarından biri olarak görürler. selefiler de ehl-i sünnet görüşünü yıkıp, rasyonel bir din yapmak için bu konuyu altın tepside sunulumuş fırsat diye karşılarlar.
oysa nesh konusu, islamın ne zayıf halkasıdır, ne de şüpheli, karartılı, acabalı gösterilerek "tamirat çalışmaları"na alet edilebilecek bir konu... nesh açıktır, nesh kuran hükmüyle sabittir. bakın;
--spoiler--
-"biz bir ayeti siler, unutturur veya ertelersek ondan daha iyisini veya onun bir benzerini getiririz. allah'ın her şeye gücü yeter olduğunu bilmiyor musun?" (bakara: 106)
-"allah, dilediğini ortadan kaldırır ve bırakır. kitabın anası o'nun katındadır." (ra'd: 39)
-"biz bir âyeti değiştirip yerine başka bir âyet getirdiğimiz zaman -ki allah, neyi indireceğini gayet iyi bilir- onlar peygambere, sen ancak uyduruyorsun derler. hayır, onların çoğu bilmezler." (nahl: 101)
--spoiler--
şimdi metalmilitan bu ayetleri dile getiriyor, apaçık görüyor, sonra da "hayır onlar neshin olduğunu göstermez" deyip görüşleri karartma yoluna gidiyor. bazı alimlerin farklı yorumlar yaptığını söylüyor. biz tabii bu alimlerin ne bakımdan neler söylediğini araştırma imkanına sahip olmadığımız, araya karşıtırdığı bazı selefi tipleri de ayırd edemediğimiz (herkes için geçerli değil) için aklımız karışıyor. ilaveten, bu konuda açık bir hadis olmadığını, icma da olmadığını söylüyor. o da inandırıcı olmazsa "ayet kelimesinin farklı anlamları vardır" gibi tamamen demogoji yoluna gidiyor.
bir kere; nesh hakkında hem apaçık ayetler vardır, hem de bu ayetlerin inişiyle ilgili apaçık rivayetler. bazı defalar, önceden inmiş bir ayetin hükmü, sonra gelen bir ayetle kaldırılmıştır. bazen bir ayetin hükmü, bir hadisle kaldırılmıştır. bazen bir hadisin hükmü, bir ayetle, yine bazen bir hadisin hükmü bir hadisle kaldırılmıştır. nesh, bir şeyin kendisinin ortadan kaldırılması değil, hükmünün, yani gereğinin başka bir şeyle değiştirilmesidir. nitekim neshedilen ayetler de kuran'daki yerlerini korumaktadır, yalnız onların hükmü değiştirilmiştir.
buna bir çok örnek vardır. mesela aklıma ilk geleni, haram aylarında savaşmakla ilgili ayetin daha sonra bir başkasıyla neshedilmesidir:
--spoiler--
mensuh ayet: Sana haram olan o ayı, ondaki muharebeyi sorarlar. De ki: O ayda muharebe etmek büyük günahdır. insanları Allah yolundan menetmek, onu inkar etmek, ziyaretçilerinin Mescid-i Harama girmelerine mani olmak, onun halkını oradan çıkarmak ise Allah katında daha büyük günahdır. Fitne katilden de beterdir...(Bakara: 2/217)
nâsih ayet: Müşrikler sizinle nasıl topyekun harb ederlerse siz de onlarla topyekun harb edin. Bilin ki Allah müttakilerle beraberdir. (Tevbe: 9/36)
--spoiler--
sonraki ayet gelince, "haram aylarında savaşmayınız" hükmü kaldırılmıştır. ve dediğim gibi, bir çok konuda, bir çok defa bu olmuştur. örnekleri çoğaltarak ayrıntıya boğmak istemiyorum. bu apaçık gerçekler üzerinde "acaba hadis var mı, acaba icma var mı" diye delil aramak da mümkün değildir. her şeyden önce sözkonusu ayetlerin neshedildiğinin hikayesi hadis kitaplarında açıkça geçmektedir. bunun dışında nesih var mı demek, herhalde dalga geçmektir.
aynı şekilde "icma var mı" demek? yahu, sen zaten selefi doktriniyle işe koyuluyorsun; yani icmayı yıkarak giriyorsun; icma olsa senin için ne değişecek?... kaldı ki, icma, ayet ve hadisteki apaçık gerçekler üzerinde değil, şüpheli ve gölgeli konular üzerinde olur. hadi onu da geçtim, imam-ı şafi ve imam-ı ahmed bin hanbel uzun uzun anlatmıştır nesh konusunu... Ahmed b. Hanbel'in Kitâbu'n-Nâsih ve'1-Mensûhu, el-Hâzimî'nin Kitâbu'l-i'tibar fi'n-Nâsihi ve'1-Mensûhi mine'1-Asâr isimli eseri, günümüzde de mevcuttur.
bu konuda müslümanlara düşen delil aramak değil, işin hikmetlerini bulmaktır. çünkü apaçık gerçekler üzerine delil aranmaz. mesela internet var mı, yok mu diye bir tartışma olmaz. şu an üzerinde olduğun şey, internettir zaten. sen internetin mahiyetini, nasıl ve niçin var olduğunu araştırabilirsin... ancak öyle görünüyor ki, metalmilitan, bu dilden hiç anlamıyor. "alimler çeşitli görüşler ileri sürmüştür" diyor. tabii ki öyle olacak canım; aynı görüşü öne süreceklerse, bir tanesi yeterdi zaten, ötekilere gerek olmazdı.
sadece bu konuyu anlasaydı, nesih-menuh konusunu da anlardı ve şüpheye düşmezdi. nesih, sünnetullah'tandır. insanlık tarihi kadar eskidir. her vakit, bir şeriat, diğeriyle neshedilir. her vaktin icabı ayrıdır. bu, insani hakikatle ilgilidir. eğer din, insanlara değil de meleklere indirilen bir vakıa olsaydı, o zaman bir hüküm olduğu gibi kalır, neshedimezdi. oysa insan, emre eksiksiz itaat eden değil, varoluşan bir idrak ıztırabıdır.
miraçla ilgili hadiste, bunun en çarpıcı örneklerinden biri vardır. namaz, çeşitli hükmetlere bağlı olarak, kırk vakitten beş vakte kadar düşürülmüştür. sırf bunda ne büyük hikmetler vardır. gerçi selefiler ve islam düşmanları oraya da saldırır. onlar hikmetlerin dilinden anlamazlar, kuru mantık ve demogojiden anlarlar. "hiç allah hükmünü deştirir mi?" sen ne bileceksin ki? ne biliyorsun ki allah hakkında?.. kendi kafanda bir allah hayali kuruyor ve onu kendi hükmüne uymaya çağırıyorsun... "rasyonel allah"; bu da bir puttur.
her neyse,yeterince uzadı ve meram anlaşıldı sanıyorum. burası islamın zayıf noktası değil, en güçlü noktasıdır. buradan islam ne yıkılır, ne de tamire ihtiyacı olduğu görünür. bir ayet mealini tekrar etmeme gerek var mı;
--spoiler--
-"biz bir âyeti değiştirip yerine başka bir âyet getirdiğimiz zaman -ki allah, neyi indireceğini gayet iyi bilir- onlar peygambere, sen ancak uyduruyorsun derler. hayır, onların çoğu bilmezler." (nahl: 101)
--spoiler--
bu konu, islam düşmanlarının ve selefilerin ortaklaşa benimsedikleri ve ehl-i sünneti yıkmak için kullandıkları bir başka konudur. islam düşmanı oryantalistler, bu konuyu islamın zayıf halkalarından biri olarak görürler. selefiler de ehl-i sünnet görüşünü yıkıp, rasyonel bir din yapmak için bu konuyu altın tepside sunulumuş fırsat diye karşılarlar.
oysa nesh konusu, islamın ne zayıf halkasıdır, ne de şüpheli, karartılı, acabalı gösterilerek "tamirat çalışmaları"na alet edilebilecek bir konu... nesh açıktır, nesh kuran hükmüyle sabittir. bakın;
--spoiler--
-"biz bir ayeti siler, unutturur veya ertelersek ondan daha iyisini veya onun bir benzerini getiririz. allah'ın her şeye gücü yeter olduğunu bilmiyor musun?" (bakara: 106)
-"allah, dilediğini ortadan kaldırır ve bırakır. kitabın anası o'nun katındadır." (ra'd: 39)
-"biz bir âyeti değiştirip yerine başka bir âyet getirdiğimiz zaman -ki allah, neyi indireceğini gayet iyi bilir- onlar peygambere, sen ancak uyduruyorsun derler. hayır, onların çoğu bilmezler." (nahl: 101)
--spoiler--
şimdi metalmilitan bu ayetleri dile getiriyor, apaçık görüyor, sonra da "hayır onlar neshin olduğunu göstermez" deyip görüşleri karartma yoluna gidiyor. bazı alimlerin farklı yorumlar yaptığını söylüyor. biz tabii bu alimlerin ne bakımdan neler söylediğini araştırma imkanına sahip olmadığımız, araya karşıtırdığı bazı selefi tipleri de ayırd edemediğimiz (herkes için geçerli değil) için aklımız karışıyor. ilaveten, bu konuda açık bir hadis olmadığını, icma da olmadığını söylüyor. o da inandırıcı olmazsa "ayet kelimesinin farklı anlamları vardır" gibi tamamen demogoji yoluna gidiyor.
bir kere; nesh hakkında hem apaçık ayetler vardır, hem de bu ayetlerin inişiyle ilgili apaçık rivayetler. bazı defalar, önceden inmiş bir ayetin hükmü, sonra gelen bir ayetle kaldırılmıştır. bazen bir ayetin hükmü, bir hadisle kaldırılmıştır. bazen bir hadisin hükmü, bir ayetle, yine bazen bir hadisin hükmü bir hadisle kaldırılmıştır. nesh, bir şeyin kendisinin ortadan kaldırılması değil, hükmünün, yani gereğinin başka bir şeyle değiştirilmesidir. nitekim neshedilen ayetler de kuran'daki yerlerini korumaktadır, yalnız onların hükmü değiştirilmiştir.
buna bir çok örnek vardır. mesela aklıma ilk geleni, haram aylarında savaşmakla ilgili ayetin daha sonra bir başkasıyla neshedilmesidir:
--spoiler--
mensuh ayet: Sana haram olan o ayı, ondaki muharebeyi sorarlar. De ki: O ayda muharebe etmek büyük günahdır. insanları Allah yolundan menetmek, onu inkar etmek, ziyaretçilerinin Mescid-i Harama girmelerine mani olmak, onun halkını oradan çıkarmak ise Allah katında daha büyük günahdır. Fitne katilden de beterdir...(Bakara: 2/217)
nâsih ayet: Müşrikler sizinle nasıl topyekun harb ederlerse siz de onlarla topyekun harb edin. Bilin ki Allah müttakilerle beraberdir. (Tevbe: 9/36)
--spoiler--
sonraki ayet gelince, "haram aylarında savaşmayınız" hükmü kaldırılmıştır. ve dediğim gibi, bir çok konuda, bir çok defa bu olmuştur. örnekleri çoğaltarak ayrıntıya boğmak istemiyorum. bu apaçık gerçekler üzerinde "acaba hadis var mı, acaba icma var mı" diye delil aramak da mümkün değildir. her şeyden önce sözkonusu ayetlerin neshedildiğinin hikayesi hadis kitaplarında açıkça geçmektedir. bunun dışında nesih var mı demek, herhalde dalga geçmektir.
aynı şekilde "icma var mı" demek? yahu, sen zaten selefi doktriniyle işe koyuluyorsun; yani icmayı yıkarak giriyorsun; icma olsa senin için ne değişecek?... kaldı ki, icma, ayet ve hadisteki apaçık gerçekler üzerinde değil, şüpheli ve gölgeli konular üzerinde olur. hadi onu da geçtim, imam-ı şafi ve imam-ı ahmed bin hanbel uzun uzun anlatmıştır nesh konusunu... Ahmed b. Hanbel'in Kitâbu'n-Nâsih ve'1-Mensûhu, el-Hâzimî'nin Kitâbu'l-i'tibar fi'n-Nâsihi ve'1-Mensûhi mine'1-Asâr isimli eseri, günümüzde de mevcuttur.
bu konuda müslümanlara düşen delil aramak değil, işin hikmetlerini bulmaktır. çünkü apaçık gerçekler üzerine delil aranmaz. mesela internet var mı, yok mu diye bir tartışma olmaz. şu an üzerinde olduğun şey, internettir zaten. sen internetin mahiyetini, nasıl ve niçin var olduğunu araştırabilirsin... ancak öyle görünüyor ki, metalmilitan, bu dilden hiç anlamıyor. "alimler çeşitli görüşler ileri sürmüştür" diyor. tabii ki öyle olacak canım; aynı görüşü öne süreceklerse, bir tanesi yeterdi zaten, ötekilere gerek olmazdı.
sadece bu konuyu anlasaydı, nesih-menuh konusunu da anlardı ve şüpheye düşmezdi. nesih, sünnetullah'tandır. insanlık tarihi kadar eskidir. her vakit, bir şeriat, diğeriyle neshedilir. her vaktin icabı ayrıdır. bu, insani hakikatle ilgilidir. eğer din, insanlara değil de meleklere indirilen bir vakıa olsaydı, o zaman bir hüküm olduğu gibi kalır, neshedimezdi. oysa insan, emre eksiksiz itaat eden değil, varoluşan bir idrak ıztırabıdır.
miraçla ilgili hadiste, bunun en çarpıcı örneklerinden biri vardır. namaz, çeşitli hükmetlere bağlı olarak, kırk vakitten beş vakte kadar düşürülmüştür. sırf bunda ne büyük hikmetler vardır. gerçi selefiler ve islam düşmanları oraya da saldırır. onlar hikmetlerin dilinden anlamazlar, kuru mantık ve demogojiden anlarlar. "hiç allah hükmünü deştirir mi?" sen ne bileceksin ki? ne biliyorsun ki allah hakkında?.. kendi kafanda bir allah hayali kuruyor ve onu kendi hükmüne uymaya çağırıyorsun... "rasyonel allah"; bu da bir puttur.
her neyse,yeterince uzadı ve meram anlaşıldı sanıyorum. burası islamın zayıf noktası değil, en güçlü noktasıdır. buradan islam ne yıkılır, ne de tamire ihtiyacı olduğu görünür. bir ayet mealini tekrar etmeme gerek var mı;
--spoiler--
-"biz bir âyeti değiştirip yerine başka bir âyet getirdiğimiz zaman -ki allah, neyi indireceğini gayet iyi bilir- onlar peygambere, sen ancak uyduruyorsun derler. hayır, onların çoğu bilmezler." (nahl: 101)
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar