bugün

hayat

hayat ne moruk biliyor musun ? saat 5.20'de kadıköy'ün bilmem ne sokağında, bilmem kaç nolu apartmanının, bilmem kaç nolu siktiri boktan evinde iki tane çıplak hatunla yatarken evdeki bozuk paraları bulup dışarı çıkmak.

çok içmişsin moruk. Bu lafım sana bak başkasına değil. Sanma ki bunu okuyacak başka birine yazıyorum bunu. kafama esti ama sırf sen oku diye yazıyorum bunu. sağa sola da bakma. aç archive'den again şarkısını, yak sigaranı oku bunu. kafan güzel moruk değil mi ? benim de öyle boş koy. o yüzden yazıyorum zaten. hani vardır ya amınakoyduğum hayatının insanın yüzüne vurduğu anlar. Hah işte tam da o denk geldi şunu yazmama sebep olan zamanda.

cebimde, evine misafir olduğum arkadaşımın biriktirdiği bozuk paralardan avucuma sığdırabildiğim kadarı vardı. çıktım moruk dışarı. amaç karın doyurmak, yeterse düşeşe bir paket sigara alabilmek.

önce sigaramı aldım tabi. kaçar mı ? sen olsan ne yapardın ? hiç kafa sallama hak verdiğini biliyorum bana. aç kalsak da talimliyiz be olm. gittim rıhtıma.

olm inanmazsın. bu saatte. sabahın 5'ini bilmem kaç geçerken, tezgahta sırf sarhoşlara, yola gitmek için turizm şirketlerinin önünde bekleyen insanlara, taksicilere sandviş satan adamlar var baban yaşında. Hayal et bakalım.. baban sabahın bu saatinde 5 kuruş için ekmek arası satıyor soğukta, yağmurda, kışta.

ah be reis.. amacım kafanı kaçırmak değil mübarek yıl dönümünün ertesi gününde. ama çıkana kadar ben de farkında değildim siktiğim dünyasının.

aldım hacı sandviç ekmeğimi. pastırma koydurdum içine. zeytin ezmesi, turşu, domates, bok püsür. karnın acıktı değil mi sabahın bu saatinde okuyunca ? acıkır moruk..

ama yanında aldığım 5 şekerli çayı içerken kaldırımın ıslanmayan yanında, önümden geçen ve sokakta yaşadığı her halinden belli olan o adam kadar acıkmamıştır.

kafam da güzel dedim ki, "abi karnın açmı ?" cevap vermedi moruk, insan olan anlıyor zaten halinden tavrından. elimi hiç korkak alıştırmamışım allahtan bu yaşıma kadar. böldüm en fazlasını, uzattım abime. aldı. "sigara içer misin" dedim, istemedi. dedim çay iç, al abim çekinme, ben de çok kaldım sokaklarda, kışın büyükçekmece'lerde çocuk parklarında yattım.

dudağımın değdiği yerden uzatmadıysam bardağı en adi orospu çocuğuyum. onun içtiği yerden keyifle tekrar içtim ben moruk anladın mı ? çünkü o adam kaç kişiye denk gelecek benim gibi, senin gibi ? senin gibi diyorum çünkü bunu okuduktan sonra o çayı onla paylaşmazsan ne adamsın, ne de insansın..

Ah be kardeşim. sığmıyor olm içim içime. evime yürüdüm sonra. yürüdüm, yürüdüm, inceden yağan yağmurla usul usul. beynimde türlü türlü düşünceler dolaşa dolaşa. sonra bir sokak köpeği. belli yani aç olduğu her halinden. sağı solu koklaya koklaya yürüyor az önümde.

cebimde kalmış en fazla birkaç lira para. bilmiyorum da ne kadar. sabahın bu saati. yel değirmeni'nde fırınlar açık. girdim birine, "abi dedim, ver şu köpeğin yiyebileceği bir şeyler". sağolsun 3-4 tane sosisli açma gibi şeylerden verdi.

inanır mısın moruk 40-50 metre peşinden gittim de durduramadım köpeği yemesi için onları. böldüm attım, çiğnedim attım önüne ama dönüp bakmadı kahpe.

işte moruk. bu yazı sadece sana. sanma ki başkası da okuyacak bunu. sadece sana yazdım ben bunu. al elini vicdanına ve duyarsız kalma çevrende olup bitenlere. Askerde şehit düşenlere, sokakta ıslak yatanlara, karnı aç gözü tok olanlara, gözü aç karnı yok olanlara.

bazen öyle anlar var ki hayatta, o köpeğin beğenmeyip yemediği açmayı yemek için dua eden adamlar görüyorsun sokakta. paylaş moruk neyin varsa. biliyor musun ne zaman öleceğini ? yarın ölüyorsun dese biri çıkıp "hassiktir lannn!" demez misin moruk ?

yarın ölecek gibi yaşa kardeşim. neyin varsa paylaş insanlarla, hayvanlarla, doğayla, tabiatla. topraktan geldin, dönüp dolaşıp gideceğin yer yine orası. ha cebinde 3 tane açmayla gitmişsin, ha çay içtiğin bardakta sokakta yaşayan bir adamın bıraktığı bir izle.

kefenin cebi yok ya hani, paylaşmayanın da yeri yok öbür dünyada...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© copyright 2005 - 2026