bugün
- osuruktan şiirler35
- oyları bölmeyin diyen tipler nerde6
- kanal ayarlama 1500 lira6
- sözlükten soğuma nedenleri17
- karınızın mini giymesine izin verir misiniz5
- küçük sürprizler yapmak5
- şeytanın insanlardan ders alması3
- sözlüğün en sevilmeyen yazarları9
- mini elbise3
- buluşulan sözlük beyinin 16 yaşında çıkması6
- modern insanın mutlu olma ihtimali4
- gerdek gecesinde sevişmek zorunda mıyız3
- ölüp hayalet olarak geri gelmek4
- ben geldim kerkenezler18
- yapay zekaya entry yazdıran yazar7
- müsavat dervişoğlu vs meral akşener3
- velvet'in aylık geliri4
- çocukluğun son günü3
- cem yılmaz'dan daha komik olmak2
- devletin temeli adalettir3
- sevgiliye sorulan ilginç sorular6
- tai lung4
- türbanlı bir kadınla evlenir misiniz2
- yobazlık belirtileri2
- karınıza haşema giydirir misiniz2
- yazarların özel mesaj sayıları5
- claudian clouds22
- beyaz tenli gotik kız2
- bir gün uludağda kapanacak3
- herkesi yakalayan falcı yalanları2
- kısır9
- uludağ sözlükte yazma hevesini kaybetmek3
- iyi parti17
- 777 diyen erkolar8
- bir daha doğmayacak olmak2
- normal taklidi yapmak4
- maddesel gerçekliği manipüle edebilen zihin4
- hiç geçmeyen huzursuzluk hissi4
- simko315
- ikizler burcu erkeği akrep kadını ilişkisi10
- akrep burcu kini8
- krkbos2
- gece yolda sessizce yürüyen esrarengiz adam2
- gollumun gözü yüzükte6
- hayatının başrolünü başkasına vermek3
- uzaylıların dünyayı düşük puanlayıp gitmesi2
- saçını pembeye boyayan erkek6
- iyi bir insan olmak3
- hoppili gillini ve ömer yıldırım4
- alttaki yazara motto ver16
kadın olarak doğmak, erkeklerin mülkiyetinde olan özel, çevrelenmiş bir yerde doğmak demektir. kadınların toplumsal kişilikleri, böylesine sınırlı, böylesine koşullandırılmış bir yerde yaşayabilme ustalıklarından dolayı gelişmiştir. ne var ki bu, kadının öz varlığının ikiye bölünmesi pahasına olmuştur. kadın hiç durmadan kendisini seyretmek zorundadır. hemen hemen her zaman kendi imgesiyle birlikte dolaşır. bir odada yürürken ya da babasının ölüsünün başucunda ağlarken bile ister istemez kendisini yürürken ya da ağlarken görür. çocukluğunun ilk yıllarından başlayarak hep kendi kendisini gözlemesi, bunun gerekli olduğu öğretilmiştir.
böylece kadın içindeki gözleyen ve gözlenen kişilikleri, kadın olarak onun kimliğini oluşturan ama birbirinden ayrı iki öğe olarak görmeye başlar.
kadın, olduğu ve yaptığı her şeyi gözlemek zorundadır. erkeklere nasıl göründüğü, onun yaşamında başarı sayılan şey açısından çok önemlidir. kendi varlığını algılayışı, kendisi olarak bir başkası tarafından beğenilme duygusuyla tamamlanır.
erkekler kadınlara karşı belli bir tutum edinmeden önce onları gözlerler. bu yüzden bir kadının bir erkeğe görünüşü, kendisine nasıl davranılacağını belirler. bu süreci bir ölçüde denetleyebilmek için kadın bunu kabul etmelidir. kadın benliğiyle başkalarından nasıl bir tutum beklediğini gösterir. böylece kadın, bir eşi daha bulunmayan bu kendi kendini etkileme süreci onun kişiliğini oluşturur. her kadının varlığı, kendi içinde 'nelere izin verilip nelere verilmeyeceğini' düzenler. eylemlerin her biri -amacı ya da dürtüsü ne olursa olsun- o kadının kendisine nasıl davranılmasını istediğini gösteren birer simgedir. bir kadın tutup bardağı yere atarsa bu o kadının kendi kızgınlığını nasıl ele aldığımı, bu yüzden başkalarından nasıl bir davranış beklediğini gösterir. erkek aynı şeyi yaparsa bu, yalnızca onun öfkesii dışavurmasıdır. kadın güzel bir fıkra anlatırsa bu, onun kendi içindeki fıkracıya nasıl davrandığını, elbette fıkracı bir kadın olarak başkalarından ne beklediğini gösteren bir örnektir. fıkra anşlatmak için fıkra anlatmak ancak erkeğin ypacağı iştir.
bunu şöyle yalınlaştırabiliriz: erkekler davrandıkları gibi, kadınlarsa göründükleri gibidir. erkekler kadınları seyrederler. kadınlarsa seyredilişlerini seyrederler. bu durum, yalnız erkeklerle kadınlar arasındaki ilişkileri değil, kadınların kendileriyle ilişkilerini de belirler. kadının içindeki gözlemci erkek, gözlenense kadındır. böylece kadın kendisini bir nesneye -özellikle görsel bir nesneye- seyirlik bir şeye dönüşmüş olur.
işte kadın olmak budur.
böylece kadın içindeki gözleyen ve gözlenen kişilikleri, kadın olarak onun kimliğini oluşturan ama birbirinden ayrı iki öğe olarak görmeye başlar.
kadın, olduğu ve yaptığı her şeyi gözlemek zorundadır. erkeklere nasıl göründüğü, onun yaşamında başarı sayılan şey açısından çok önemlidir. kendi varlığını algılayışı, kendisi olarak bir başkası tarafından beğenilme duygusuyla tamamlanır.
erkekler kadınlara karşı belli bir tutum edinmeden önce onları gözlerler. bu yüzden bir kadının bir erkeğe görünüşü, kendisine nasıl davranılacağını belirler. bu süreci bir ölçüde denetleyebilmek için kadın bunu kabul etmelidir. kadın benliğiyle başkalarından nasıl bir tutum beklediğini gösterir. böylece kadın, bir eşi daha bulunmayan bu kendi kendini etkileme süreci onun kişiliğini oluşturur. her kadının varlığı, kendi içinde 'nelere izin verilip nelere verilmeyeceğini' düzenler. eylemlerin her biri -amacı ya da dürtüsü ne olursa olsun- o kadının kendisine nasıl davranılmasını istediğini gösteren birer simgedir. bir kadın tutup bardağı yere atarsa bu o kadının kendi kızgınlığını nasıl ele aldığımı, bu yüzden başkalarından nasıl bir davranış beklediğini gösterir. erkek aynı şeyi yaparsa bu, yalnızca onun öfkesii dışavurmasıdır. kadın güzel bir fıkra anlatırsa bu, onun kendi içindeki fıkracıya nasıl davrandığını, elbette fıkracı bir kadın olarak başkalarından ne beklediğini gösteren bir örnektir. fıkra anşlatmak için fıkra anlatmak ancak erkeğin ypacağı iştir.
bunu şöyle yalınlaştırabiliriz: erkekler davrandıkları gibi, kadınlarsa göründükleri gibidir. erkekler kadınları seyrederler. kadınlarsa seyredilişlerini seyrederler. bu durum, yalnız erkeklerle kadınlar arasındaki ilişkileri değil, kadınların kendileriyle ilişkilerini de belirler. kadının içindeki gözlemci erkek, gözlenense kadındır. böylece kadın kendisini bir nesneye -özellikle görsel bir nesneye- seyirlik bir şeye dönüşmüş olur.
işte kadın olmak budur.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar