bugün
- bik bik 221
- eski eş ile yeni eşi yemeğe davet etmek6
- tatlı tatlı kaşınan göt deliği7
- en yakın erkek kankaya sakso çekmek7
- anın görüntüsü17
- 30 ekim 2026 konyaspor galatasaray maçı18
- teomancalmasur23
- sözlük yazarları neden birbirinden nefret ediyor7
- herzevekil13
- eli üşüyen kızın elini nasıl ısıtırsın24
- türk solu16
- msn kullanan efsane nesil4
- mhp'nin atatürk'ü sevmemesi10
- 29 ekim 2026 aliyev'in türkiye'ye gelmemesi22
- ayak yalamak için 591 km gitmek7
- türkiyeliyim ve mutluyum16
- nervio13
- nutellayı memelerine sürüp ikram eden kız15
- noodle6
- mercedes benz tırlarn çamaşır makinesine benzemesi3
- gay olduğunu saklayan erkek4
- sibel can'ın nutellalı memeleri9
- jeffrey epstein12
- ismetin ciddi sıkıntıları olması8
- ayağı güzel kızlar nereli sorunsalı6
- ayak istiyorum ayak bulun bana ayak6
- türkiyede evlenmeyenlerin sayısı 20 milyon olması4
- insan doğuştan iyi midir17
- airfryer alanlar şimdi ne yapıyor19
- bir erkeğin en mutlu olduğu an5
- deri tayt giyen kız osurunca hava nasıl çıkıyor4
- aleyna tilki'nin konserde verdiği efsane frikik3
- simko38
- psikolog4
- cia in takibe aldığı 23 sözlük yazarı4
- olmaz olsun öyle yetkili4
- ak partiyi savunan dayılar9
- tanga giyen kişi osurursa ıslık sesi mi çıkıyor4
- rafael leao6
- ekşi sözlük toplu alım bitti6
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı60
- mi6'nın takibe aldığı sözlük yazarları3
- 2028 cumhurbaşkanı recep tayyip erdoğan5
- ankara allah'ın belası bir yerdir4
- kadınların tayt ile toto gösterme çabası2
- an itibarıyla yazarların nerede olup ne yaptığı2
- tipe boya paraya karaktere bakmayan kız2
- aşırı mutluluk veren sıradan olaylar2
- akademisyen egosu2
- kadınların yok bir şey demesi2
4 kasımda yapılacak kongrede yine arkasında duracağım türkmen beyidir.
nedenmi devlet bahçeli?
çünkü bir önceki seçim yüzde 8,2 olan oy oranını yüzde 18e çıkaran odur bazı dostlarımız yeniden yüzde 8e de indiren kendisidir diyebilirler ama gerçek öyle değildir. gerçek bugün parti içi muhalefet olarak adlanan kimselerin bu düşüşte herkesten daha çok pay sahibi olduklarıdır.
çünkü başbuğumuzun vefatının hemen ardından olaylı ve bol kutuplaşmalı bir kongre sürecini geride bırakıp, partiyi derleyip toparlayan ve harekete kurumsal bir kimlik kazandıran da odur.
bugün parti içi yenilikçi-değişimci kanadın iki öncüsü koray aydın bey ve ümit özdağ beyin şu tespitleri yazımıza ışık olacaktır kanaatindeyim:
ben siyasetle ilgilenmeyi bırakmış işimle gücümle meşgul olurken genel başkanımız beni yeniden partiye çağırdı. demek ki lider dedikleri böyle oluyormuş (koray aydın)
devlet bahçeliyi savunmak anayasanın ilk üç maddesini savunmaktır(prof. ümit özdağ)
evet, koray aydın bey bu cümleyi sarf ettiğinden beri geçen bir yıllık sürede devlet beyin liderlik özellikleri silinip gitmediğine göre, anayasanın ilk üç maddesi ise değişmediği ve allahın izni ile asla değiştirilemeyeceğine göre devlet bahçeliyi savunmak ve ona sahip çıkmakta bizim boynumuzun borcudur.
herkesin merkez sağda ikbal aradığı yıllarda, o başbuğumuzun davetini emir telakki etmiş ve partide görev almamış mıdır? ankarada durumu olmayıp da kendisinden yardım görmemiş bir ülkücü var mıdır? yıllarca hapishanelerde çile dolduran ülkücülere, kimsenin cebinde beş kuruş yokken o fırtınalı ve zor yıllarda devlet beyin maddi destek verdiğini kim inkâr edebilir?
ortada iddia edilen büyük sorunlar varsa eğer, bu bütün ülkücü camianın problemi ve sorumluluğu altında değil midir? yıllarca sadece eleştirdik, sadece cephe aldık bazımız masallar uydurduk, bazımızda sorgulamadan bu masallara inandık. devlet bahçeli ülkücüleri makamına kabul etmiyor danışmanlar bir duvar örmüş, kimse ile görüşmüyor yalanlarını ne akp ne chp ne de bizi sevmeyen başkaları uydurdu içimizden uydurulan bu palavralara inandık ve yanıldık. biz devletin verdiği makam arabasını dahi geri iade eden ve kendi makam aracını kullanan, başbakan yardımcılığı yaptığı dönemde ülkesinin kasasından para eksilmesin diye harcamalarını kendi cebinden yapan, gezilerinde harcırah almayan bir insanı sürekli eleştirdik, sürekli karaladık onu kitlelere anlatamadık bdplilerle el sıkışmasını olay yaptık ama bir hafta sonra bdpnin dokunulmazlıklarının kalkması için meclise verdiği teklifi görmedik
bugün türkiye cumhuriyeti devleti, tarihinin en zor günlerini yaşamaktadır ve ülkücü harekete her zamankinden daha çok ihtiyacı vardır. ülkücü hareket siyasal alanda iktidar olacaksa kendisi gibi kalarak, doğrularından taviz vermeden, geçmişten bugüne taşıdığı değerlerle iktidar olmalı, taviz vererek, iktidarı belirleyecek güçlerle kapalı kapılar arkasında el sıkışarak iktidar olma yoluna gitmemelidir. zira muhalefette, milli menfaatler için gerekli olan, sandıktan çıkan, milletin partilere verdiği son derece şerefli bir görevdir. işte bizim genel başkanımız, başbakan ve iktidar olmak adına ülkenin bölünme sürecini hazırlayan eli kanlı, vicdanı körelmiş bu güçlerle el sıkışmamış ve şerefli muhalefet görevini, şerefsiz bir başbakanlığa yeğlemiş bir kimsedir.
inancımız odur ki 4 kasımda ülkücü irade, sayın bahçeliden yana tecelli edecektir.
çünkü onun siyasete getirdiği üslup ve seviye farkına hem ülkücü hareketin hem de bu ülkenin her zamankinden daha çok ihtiyacı vardır.
çünkü mhp tabanının dürüst ve millete rahatlıkça anlatabileceği bir genel başkana her zamankinden daha çok ihtiyacı vardır.
çünkü ülkücü hareketin geçmişte kendisine onlarca hakaret etmiş insanları dahi, milletin ve devletin bekası için partiye davet edip, onlara rozet takan, nefsinden arınmış, bilge şahsiyete her zamankinden daha çok ihtiyacı vardır
bugün muhalefet yapan dostlarımızın ve büyüklerimizin asla ve asla unutmaması gereken bir şey vardır ki, onu yeniden hatırlatmak boynumuzun borcudur: sizler bu partide bakanlık, milletvekilliği, il ve ilçe başkanlıkları yaptınız sizler yıllarca bu partinin değişik kademelerinde görevler aldınız eğer iddia ettiğiniz gibi bir çöküş varsa, ülkücü hareket yok olma tehlikesi ile karşı karşıyaysa bunda sizin hiç mi payınız yok? siyaset bir ekip işidir ve sizler yıllarca genel başkanımızın ekibinde yer alan kimselersiniz unutmamak gerekir ki, onu suçladığınız her meselede siz kendinizi de suçluyorsunuz onu eleştirirken aslında kendinizi de eleştiriyorsunuz
ben genel başkanımızın 12 haziran seçimlerinin hemen öncesinde ses ver türkiye diye memleketin dört bir yanına ferman salan kutlu sesine ses, harama hiç bulaşmamış, kötüyü ve yanlışı hiç işaret etmemiş ellerine el vermenin tam zamanı olduğunu düşünenlerdenim mhp için mi? iktidar için mi? şahsım için mi? tabii ki hayır. buna, içinde bulunduğumuz süreçte ülkücü hareketten daha çok türkiyenin ihtiyacı olduğunu düşünüyorum
--spoiler--
devlet bey ile çıktık yola
diz kırıp vermeyiz mola
--spoiler--
nedenmi devlet bahçeli?
çünkü bir önceki seçim yüzde 8,2 olan oy oranını yüzde 18e çıkaran odur bazı dostlarımız yeniden yüzde 8e de indiren kendisidir diyebilirler ama gerçek öyle değildir. gerçek bugün parti içi muhalefet olarak adlanan kimselerin bu düşüşte herkesten daha çok pay sahibi olduklarıdır.
çünkü başbuğumuzun vefatının hemen ardından olaylı ve bol kutuplaşmalı bir kongre sürecini geride bırakıp, partiyi derleyip toparlayan ve harekete kurumsal bir kimlik kazandıran da odur.
bugün parti içi yenilikçi-değişimci kanadın iki öncüsü koray aydın bey ve ümit özdağ beyin şu tespitleri yazımıza ışık olacaktır kanaatindeyim:
ben siyasetle ilgilenmeyi bırakmış işimle gücümle meşgul olurken genel başkanımız beni yeniden partiye çağırdı. demek ki lider dedikleri böyle oluyormuş (koray aydın)
devlet bahçeliyi savunmak anayasanın ilk üç maddesini savunmaktır(prof. ümit özdağ)
evet, koray aydın bey bu cümleyi sarf ettiğinden beri geçen bir yıllık sürede devlet beyin liderlik özellikleri silinip gitmediğine göre, anayasanın ilk üç maddesi ise değişmediği ve allahın izni ile asla değiştirilemeyeceğine göre devlet bahçeliyi savunmak ve ona sahip çıkmakta bizim boynumuzun borcudur.
herkesin merkez sağda ikbal aradığı yıllarda, o başbuğumuzun davetini emir telakki etmiş ve partide görev almamış mıdır? ankarada durumu olmayıp da kendisinden yardım görmemiş bir ülkücü var mıdır? yıllarca hapishanelerde çile dolduran ülkücülere, kimsenin cebinde beş kuruş yokken o fırtınalı ve zor yıllarda devlet beyin maddi destek verdiğini kim inkâr edebilir?
ortada iddia edilen büyük sorunlar varsa eğer, bu bütün ülkücü camianın problemi ve sorumluluğu altında değil midir? yıllarca sadece eleştirdik, sadece cephe aldık bazımız masallar uydurduk, bazımızda sorgulamadan bu masallara inandık. devlet bahçeli ülkücüleri makamına kabul etmiyor danışmanlar bir duvar örmüş, kimse ile görüşmüyor yalanlarını ne akp ne chp ne de bizi sevmeyen başkaları uydurdu içimizden uydurulan bu palavralara inandık ve yanıldık. biz devletin verdiği makam arabasını dahi geri iade eden ve kendi makam aracını kullanan, başbakan yardımcılığı yaptığı dönemde ülkesinin kasasından para eksilmesin diye harcamalarını kendi cebinden yapan, gezilerinde harcırah almayan bir insanı sürekli eleştirdik, sürekli karaladık onu kitlelere anlatamadık bdplilerle el sıkışmasını olay yaptık ama bir hafta sonra bdpnin dokunulmazlıklarının kalkması için meclise verdiği teklifi görmedik
bugün türkiye cumhuriyeti devleti, tarihinin en zor günlerini yaşamaktadır ve ülkücü harekete her zamankinden daha çok ihtiyacı vardır. ülkücü hareket siyasal alanda iktidar olacaksa kendisi gibi kalarak, doğrularından taviz vermeden, geçmişten bugüne taşıdığı değerlerle iktidar olmalı, taviz vererek, iktidarı belirleyecek güçlerle kapalı kapılar arkasında el sıkışarak iktidar olma yoluna gitmemelidir. zira muhalefette, milli menfaatler için gerekli olan, sandıktan çıkan, milletin partilere verdiği son derece şerefli bir görevdir. işte bizim genel başkanımız, başbakan ve iktidar olmak adına ülkenin bölünme sürecini hazırlayan eli kanlı, vicdanı körelmiş bu güçlerle el sıkışmamış ve şerefli muhalefet görevini, şerefsiz bir başbakanlığa yeğlemiş bir kimsedir.
inancımız odur ki 4 kasımda ülkücü irade, sayın bahçeliden yana tecelli edecektir.
çünkü onun siyasete getirdiği üslup ve seviye farkına hem ülkücü hareketin hem de bu ülkenin her zamankinden daha çok ihtiyacı vardır.
çünkü mhp tabanının dürüst ve millete rahatlıkça anlatabileceği bir genel başkana her zamankinden daha çok ihtiyacı vardır.
çünkü ülkücü hareketin geçmişte kendisine onlarca hakaret etmiş insanları dahi, milletin ve devletin bekası için partiye davet edip, onlara rozet takan, nefsinden arınmış, bilge şahsiyete her zamankinden daha çok ihtiyacı vardır
bugün muhalefet yapan dostlarımızın ve büyüklerimizin asla ve asla unutmaması gereken bir şey vardır ki, onu yeniden hatırlatmak boynumuzun borcudur: sizler bu partide bakanlık, milletvekilliği, il ve ilçe başkanlıkları yaptınız sizler yıllarca bu partinin değişik kademelerinde görevler aldınız eğer iddia ettiğiniz gibi bir çöküş varsa, ülkücü hareket yok olma tehlikesi ile karşı karşıyaysa bunda sizin hiç mi payınız yok? siyaset bir ekip işidir ve sizler yıllarca genel başkanımızın ekibinde yer alan kimselersiniz unutmamak gerekir ki, onu suçladığınız her meselede siz kendinizi de suçluyorsunuz onu eleştirirken aslında kendinizi de eleştiriyorsunuz
ben genel başkanımızın 12 haziran seçimlerinin hemen öncesinde ses ver türkiye diye memleketin dört bir yanına ferman salan kutlu sesine ses, harama hiç bulaşmamış, kötüyü ve yanlışı hiç işaret etmemiş ellerine el vermenin tam zamanı olduğunu düşünenlerdenim mhp için mi? iktidar için mi? şahsım için mi? tabii ki hayır. buna, içinde bulunduğumuz süreçte ülkücü hareketten daha çok türkiyenin ihtiyacı olduğunu düşünüyorum
--spoiler--
devlet bey ile çıktık yola
diz kırıp vermeyiz mola
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar