bugün
- japonya17
- kırgızistan8
- çin8
- gürcistan25
- latin atasözleri6
- en iyi simit hangi şehirdedir21
- on ikinci neslin ezik olması2
- geceye bir şarkı bırak16
- erkeklerden hayır gelmeyeceğinin anlaşıldığı an4
- isveç3
- geceniz nasıl geçiyor7
- sözlüğün aniden sessizleşmesi5
- antalya şu an 28 derece4
- cep telefonu4
- birader yazarlar birader bay beylerdir3
- tez yazmak4
- aslında hayatta yapayalnız olmamız8
- ctrlx22
- ispanya3
- sözlük yazarlarının çocukları olsa ne yaparlardı6
- ağlamamak için kendini tutmak11
- ona bir şey söyle11
- almanya10
- italya2
- danimarka7
- kazakistan2
- finlandiya3
- norveç3
- belçika2
- 30 temmuz 2026 cem küçük'ün gözaltına alınması8
- sabahattin zaim üniversitesi2
- hewal ebo18
- özlenilen şeyler2
- kuran da namaz yok21
- domdomusa'nın haksız yere çaylaklanması6
- uluslararası ilişkiler2
- fransa3
- lahmacunu elle yiyen kız14
- 35 bin lira maaşı beğenmeyen sevgili9
- evli kadınla beraber olmak2
- asla yapmam denilen şeyler4
- yıllar sonra sözlüğe dönen yazar4
- ilgi isteyen kız16
- gelibolu da yaşamak vs çanakkale merkez de yaşamak5
- portekiz3
- yalnız yaşamak5
- içim yanıyor be sözlük7
- e'e f e6
- en çaresiz hissettiğinde kime gidersin11
- sözlüğü yakınlarının okuması hırsızlık mıdır3
"Yoga ilmine göre Prana maddi evrenin temelini oluşturur. Prana tüm enerjileri üretir, tüm maddeyi düzenler ve bütün nesnelere nüfuz eder. Çakralar Pranayı evrensel enerji alanından emerek biyoenerjiye dönüştürür. Biyoenerji çağdaş laboratuvarlardaki tüm makineleri; voltmetre, Geiger sayacı, manyetometre vb. donatımları etkiler. Bu biyoenerjinin elektrik, manyetik ve radyoaktif özelliklere sahip olduğunun göstergesidir. Böylece eskiden bilim tarafından reddedilen Prana artık çağdaş bilim adamları tarafından biyoenerji adı ile kabul edilmiştir.
Rus bilim adamları biyoenerjinin elektriksel işlevlerden kaynaklandığını iddia etmektedir. Bu gerçeğin sadece bir yönüdür. Aslında biyoenerji daha kapsamlı bir olgudur.
Yoga ilmine göre insan bedeninde bulunan biyoenerji hem fiziksel hem de zihinsel fonksiyonları etkiler. Bu bulgu çağdaş bilim adamları tarafından doğrulanmıştır.
ABDnin Yale Üniversitesinde çalışan nöropsikiyatrist Dr. Leonard Ravitz bedeni kaplayan biyoenerji alanını ölçmüştür. Bu, Yoga ilmi tarafından verilen fiziksel bedeni kaplayan, nüfuz eden ve harekete geçiren ince enerjetik bedene dair bilgileri desteklemektedir.
Paranormal olayların laboratuvar denemeleri sırasında doğaüstü yetenekler sergileyen kişilerin yaşadığı psikolojik değişimler izlenip toplanmıştır. Kayıtlara geçmiş bulgular Yoga ilminin verdiği bilgileri destekler yöndedir. Sözgelimi, A.A. Utkomskiy Fizyolojik Enstitüsünden (Leningrad askeri laboratuvar) Dr. Gennadiy Sergeyev psikokinezi yapan Neyla Mikhaylovanın beyin dalgalarını, kalp atışlarını ve nabız hızını ölçmüştür. Mikhaylova dokunmadan nesneleri hareket ettirirken laboratuvar makineleri Mikhaylovanın tüm bedeninde ve bedenini kaplayan biyoenerji alanında olağanüstü titreşimler kaydetmiştir. Bu titreşimler Mikhaylovanın baktığı nesneye doğru yönlenmekteydi. Mikhaylovanın kalp atışları ve beyin dalgaları bu enerji titreşimleriyle uyum içinde hareket etmekteydi. Bu Mikhaylovanın psikokinezi sırasında kullandığı enerjinin tüm bedeniyle sıkı bir şekilde bağlantılı olduğunu göstermektedir.
Telepati yeteneğinin araştırmaları sırasında Rus bilim adamları telepatik sinyallerin alınması esnasında beyin dalgalarının değiştiğini kaydetmişlerdir. Amerikan araştırmacıları telepatik etkileşim sırasında bedendeki kan miktarının değiştiğini göstermişlerdir.
Bu kanıtlar biyoenerjinin bedene ait olduğunu, metabolizmayı, bezleri, kalbi ve beyni harekete geçirdiğine dair hiç bir kuşku bırakmamaktadır. Duygu ve hislerin arkasında olan güç de bu enerjiden kaynaklanır. Ayrıca biyoenerji bedene ait olmasına, fiziksel yapı ve fonksiyonları etkilemesine rağmen daha fazla özelliklere sahiptir. Duruduyu, durugörü, duruişiti ve durusezi gibi ekstraduyumsal algılama şekilleri biyoenerji ile ilişkilidir. Biyoenerji zihinsel ve duygusal bileşenlere sahiptir ve hem kalın hem de incedir.
Biyoenerji belli bir fiziksel vasıta olmadan maddi nesneleri etkileyebilmektedir. Bu gözle görünmeyen enerji artık çağdaş bilim tarafından ortaya çıkarılmış ve ölçülmüştür. Bu enerji holistik tıpta da kullanılmaktadır. Amerikalı Dr. Justa Smith biyoenerjinin enzimleri etkilediğini kanıtlamıştır. Proteinleri parçalayan sindirim enzimi olan tripsin elle verilen biyoenerjinin etkisi ile aktifleşmektedir.
R. Yaeger Kundalini tekniklerinin bitkileri pozitif bir şekilde etkilediğini göstermiştir. Kundalini tekniklerini uyguladıktan sonra birey elleriyle bitkiye enerji aktarmıştır. On beş dakikadan sonra bitkideki hücre bölünmesi ve metabolizma işlevi % 108 oranında artmıştır. Aynı işlemler Kundalini tekniklerini uygulamayan biri tarafından yapıldığında bitki hiç bir şekilde etkilenmemiştir.
Yıllar boyu sürdürdüğümüz araştırmalar Kundalini tekniklerini uygulayan insanların aynı koşullarda yaşayan kişilere kıyasla biyoenerji alanlarının daha yoğun, psikolojilerinin daha sağlıklı, dış uyarılara karşı daha dengeli, strese daha dayanıklı, IQlarının daha yüksek, hafızalarının daha güçlü, zihinlerinin daha keskin, farkındalıklarının daha açık ve beyin dalgalarının daha kuvvetli olduğu göstermiştir. Bu Kundalini tekniklerinin beynin uyuşuk bölgelerini uyandırdığını ve tam kapasitede çalışmasını sağladığını kanıtlamaktadır.
Çağdaş bilim adamları tarafından yapılan deneyler Yoga metinlerinde anlatılan Kundalini enerjisinin var olduğunu kanıtlamaktadır. Çağdaş bilim biyoenerjinin gerçek ve fiziksel temelli bir fenomen olduğunu ispatlamıştır. Biyoenerjinin etkileri tecrübeden ve geçirilmiş ve defalarca çeşitli bilim adamları tarafından kaydedilmiştir.
Günümüzde artık kimse biyoenerjinin varlığından şüphe etmiyor. Biyoenerji nedir, nasıl işlemektedir, beden ile zihni ne şekilde etkilemektedir ve insan tekamülü için hangi potansiyellere sahiptir gibi sorular artık çağdaş bilim adamları tarafından araştırılmaktadır. Yoga Sisteminin açıkladığı bilgiler bu araştırmalara kılavuzluk etmektedir.
Kundalini enerjisine ilişkin olarak kitabımızda aktarılan bilimsel açıklamalar çağdaş bilim adamlarının beden ile zihin arasındaki bağlantıları anlamalarına yardımcı olacaktır. Bu psikosomatik tıp, psikoloji, biyoenerji vb. gibi alanlardaki araştırmalara olumlu bir şekilde yansıyacaktır. Kundalini olgusunun bilimsel şekilde anlaşılması ve Kundalini tekniklerinin doğru biçimde uygulanması biyoenerjinin artmasına, insanın neşeli ve sağlıklı olmasına, gizli potansiyellerin uyanmasına, beynin aktifleşmesine, olağanüstü yeteneklerin gelişmesine ve ruhi evrimin gerçekleşmesine neden olur."
Yoga Kundalini
Gizemli Evrim Enerjisi
Prof. Dr. Akif Manaf
"Syf. 147,148,149"
Rus bilim adamları biyoenerjinin elektriksel işlevlerden kaynaklandığını iddia etmektedir. Bu gerçeğin sadece bir yönüdür. Aslında biyoenerji daha kapsamlı bir olgudur.
Yoga ilmine göre insan bedeninde bulunan biyoenerji hem fiziksel hem de zihinsel fonksiyonları etkiler. Bu bulgu çağdaş bilim adamları tarafından doğrulanmıştır.
ABDnin Yale Üniversitesinde çalışan nöropsikiyatrist Dr. Leonard Ravitz bedeni kaplayan biyoenerji alanını ölçmüştür. Bu, Yoga ilmi tarafından verilen fiziksel bedeni kaplayan, nüfuz eden ve harekete geçiren ince enerjetik bedene dair bilgileri desteklemektedir.
Paranormal olayların laboratuvar denemeleri sırasında doğaüstü yetenekler sergileyen kişilerin yaşadığı psikolojik değişimler izlenip toplanmıştır. Kayıtlara geçmiş bulgular Yoga ilminin verdiği bilgileri destekler yöndedir. Sözgelimi, A.A. Utkomskiy Fizyolojik Enstitüsünden (Leningrad askeri laboratuvar) Dr. Gennadiy Sergeyev psikokinezi yapan Neyla Mikhaylovanın beyin dalgalarını, kalp atışlarını ve nabız hızını ölçmüştür. Mikhaylova dokunmadan nesneleri hareket ettirirken laboratuvar makineleri Mikhaylovanın tüm bedeninde ve bedenini kaplayan biyoenerji alanında olağanüstü titreşimler kaydetmiştir. Bu titreşimler Mikhaylovanın baktığı nesneye doğru yönlenmekteydi. Mikhaylovanın kalp atışları ve beyin dalgaları bu enerji titreşimleriyle uyum içinde hareket etmekteydi. Bu Mikhaylovanın psikokinezi sırasında kullandığı enerjinin tüm bedeniyle sıkı bir şekilde bağlantılı olduğunu göstermektedir.
Telepati yeteneğinin araştırmaları sırasında Rus bilim adamları telepatik sinyallerin alınması esnasında beyin dalgalarının değiştiğini kaydetmişlerdir. Amerikan araştırmacıları telepatik etkileşim sırasında bedendeki kan miktarının değiştiğini göstermişlerdir.
Bu kanıtlar biyoenerjinin bedene ait olduğunu, metabolizmayı, bezleri, kalbi ve beyni harekete geçirdiğine dair hiç bir kuşku bırakmamaktadır. Duygu ve hislerin arkasında olan güç de bu enerjiden kaynaklanır. Ayrıca biyoenerji bedene ait olmasına, fiziksel yapı ve fonksiyonları etkilemesine rağmen daha fazla özelliklere sahiptir. Duruduyu, durugörü, duruişiti ve durusezi gibi ekstraduyumsal algılama şekilleri biyoenerji ile ilişkilidir. Biyoenerji zihinsel ve duygusal bileşenlere sahiptir ve hem kalın hem de incedir.
Biyoenerji belli bir fiziksel vasıta olmadan maddi nesneleri etkileyebilmektedir. Bu gözle görünmeyen enerji artık çağdaş bilim tarafından ortaya çıkarılmış ve ölçülmüştür. Bu enerji holistik tıpta da kullanılmaktadır. Amerikalı Dr. Justa Smith biyoenerjinin enzimleri etkilediğini kanıtlamıştır. Proteinleri parçalayan sindirim enzimi olan tripsin elle verilen biyoenerjinin etkisi ile aktifleşmektedir.
R. Yaeger Kundalini tekniklerinin bitkileri pozitif bir şekilde etkilediğini göstermiştir. Kundalini tekniklerini uyguladıktan sonra birey elleriyle bitkiye enerji aktarmıştır. On beş dakikadan sonra bitkideki hücre bölünmesi ve metabolizma işlevi % 108 oranında artmıştır. Aynı işlemler Kundalini tekniklerini uygulamayan biri tarafından yapıldığında bitki hiç bir şekilde etkilenmemiştir.
Yıllar boyu sürdürdüğümüz araştırmalar Kundalini tekniklerini uygulayan insanların aynı koşullarda yaşayan kişilere kıyasla biyoenerji alanlarının daha yoğun, psikolojilerinin daha sağlıklı, dış uyarılara karşı daha dengeli, strese daha dayanıklı, IQlarının daha yüksek, hafızalarının daha güçlü, zihinlerinin daha keskin, farkındalıklarının daha açık ve beyin dalgalarının daha kuvvetli olduğu göstermiştir. Bu Kundalini tekniklerinin beynin uyuşuk bölgelerini uyandırdığını ve tam kapasitede çalışmasını sağladığını kanıtlamaktadır.
Çağdaş bilim adamları tarafından yapılan deneyler Yoga metinlerinde anlatılan Kundalini enerjisinin var olduğunu kanıtlamaktadır. Çağdaş bilim biyoenerjinin gerçek ve fiziksel temelli bir fenomen olduğunu ispatlamıştır. Biyoenerjinin etkileri tecrübeden ve geçirilmiş ve defalarca çeşitli bilim adamları tarafından kaydedilmiştir.
Günümüzde artık kimse biyoenerjinin varlığından şüphe etmiyor. Biyoenerji nedir, nasıl işlemektedir, beden ile zihni ne şekilde etkilemektedir ve insan tekamülü için hangi potansiyellere sahiptir gibi sorular artık çağdaş bilim adamları tarafından araştırılmaktadır. Yoga Sisteminin açıkladığı bilgiler bu araştırmalara kılavuzluk etmektedir.
Kundalini enerjisine ilişkin olarak kitabımızda aktarılan bilimsel açıklamalar çağdaş bilim adamlarının beden ile zihin arasındaki bağlantıları anlamalarına yardımcı olacaktır. Bu psikosomatik tıp, psikoloji, biyoenerji vb. gibi alanlardaki araştırmalara olumlu bir şekilde yansıyacaktır. Kundalini olgusunun bilimsel şekilde anlaşılması ve Kundalini tekniklerinin doğru biçimde uygulanması biyoenerjinin artmasına, insanın neşeli ve sağlıklı olmasına, gizli potansiyellerin uyanmasına, beynin aktifleşmesine, olağanüstü yeteneklerin gelişmesine ve ruhi evrimin gerçekleşmesine neden olur."
Yoga Kundalini
Gizemli Evrim Enerjisi
Prof. Dr. Akif Manaf
"Syf. 147,148,149"
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar