bugün
- sözlük erkeklerinin bugünkü kombinleri11
- sözlük yazarlarının sevdiği uyku pozisyonları7
- sözlükten birisi evlense de halay çeksek5
- pantolonları çıkarın geceyi burada geçiriyoruz6
- sigara içelim mi5
- kış gelince sigarayı bırakmak5
- ısparta terörizmle mücadele komutanlığı3
- otel odasında intihar etmek6
- kızgın yağ yanığı4
- kabak tatlısını sevenler15
- geceleri aynaya bakıp tipini sikim diyerek yatmak3
- alt haşortmanı4
- fare var deyince ay ben korkarım diyen erkek10
- kitap önerisi4
- panama da kaybolan hollandalı kızlar4
- 8 kasım 2026 beşiktaş gençlerbirliği maçı4
- sözlük erkeklerinin biraz şey olması7
- sözlük yazarlarının gazları3
- rafet el roman3
- erkeksi bayan buse'nin melek mosso'ya benzemesi5
- kaplan dayı tokat manyağı2
- geceyi daha çok sevme nedenleri4
- kalkar kalkmaz sigara içmek2
- fingirdek sözlük erkeği6
- atları bağlayın geceyi burada geçiriyoruz23
- cevad prekazi2
- allah vardır diyenlerin hiçbir kanıt gösterememesi15
- 8 kasım 2026 çorum fk fenerbahçe maçı15
- nervio'nun asıl benzediği ünlü10
- sözlüklerde gezinen erkekler namusuz diyen yazar4
- hizmetçiliğini yaptığı iş adamı öz babası çıktı5
- kedi deve esneme egzersizi2
- sokak ortasında durduk yere yarrak diye bağırmak5
- okan yalabık'ın son hali5
- taksim delisi cenk7
- traveler'ın gizli gey olma ihtimali5
- barış alper yılmaz5
- hoşlanılan kızın ayağınızı yalamak istemesi8
- anın görüntüsü25
- karl marxı adam smith ile sevişirken yakalamak2
- arkadaşlar çok sıkıcısınız3
- tanju çolak samimiyetsizliği3
- bluetooth kulaklık vs kablolu kulaklık2
- evi arsayı satıp faizle her ay 120 gr altın alıyom6
- dizi sektöründeki maliyet krizi16
- sarhoş2
- kocam aldatıyor ama olsun ekmeğimi yemeğimi veriyo3
- kasımda aşk başkadır7
- aydın da cipin şarampole devrilmesi2
- harran2
Aktris Yirmi beş yıl önce bunu ilk kez duyduğumda ağzım bir karış açık kalmıştı...
Profesyonel fahişe, yani düpedüz para karşılığı erkeklerle birlikte olan bir kadın biz sanatçılar diyordu, biz sanatçılar... Hanım elbette yan iş olarak şarkı da söylüyordu ama... O zamanlar Türk tekstili bu kadar gelişmemişti, podyum yaygın değildi, özel televizyon yoktu, elbette böyle rezil magazin programları da. Çok değil lan 90 ların ortasından felan bahsediyorum.
Efendim, yanlış anlaşılmasın, biz fahişeliğe ve fahişelere karşı değiliz. Çünkü insanlığın bu en eski mesleğinin insanlık ortadan kalkmadan ortadan kalkmayacağını biliriz. Üstelik, genelevde çalışmış ve anılarını yazmış (ya da yazdırmış) emekli kadının ağzından ben bu işi yıllarca çok severek yaptım cümlesini duyunca şaşırmayız. Fahişeliğin, düşük zeka seviyesi, cehalet, amoralite yani insan zihninin superegosunda ahlak kavramının oluşmamış ya da eksik kalmış olması, bütün bunlara eklenen aşırı cinsel iştah, yani çok yüksek libidoyla, üstelik tembellikle de desteklendiğini, daha doğrusu bu insan tipinin bütün bu unsurların biraraya gelmesiyle oluşan özel bir durumu yansıttığını bilecek kadar mektep medrese görmüşlüğümüz vardır. Fahişelerin bu işe sırf yoksulluktan girdiklerini ve devrim olur olmaz Cibali tütün fabrikasına gönüllü işçi yazılmaya can attıklarını sanacak kadar saf da değiliz, birçok yazar olduğunu sanıp abuk sabuk entryler girenler gibi...
Vesikasını alır, düzenli olarak zührevi muayenesini de olur, kanunun gösterdiği yerde, yasaların ve de belediye hıfzıssıha tüzüğünün koyduğu şartlar içinde icra-ı sanat eyler. Buna bir şey demiyoruz. Kızmamız, başka meslekleri paravan olarak kullananlara ve de fahiş para isteyenleredir. Arz ederim. Yani kaçak çalışan karı bir de yedi bin beş yüz dolar fiyat çekmiyor mu, tilt oluyorum abi! Nereden açtım şimdi ben bu konuyu? Başka şey yazamıyorum da ondan mı? Yooo, fahişeler bana her zaman sanatçılardan daha ilginç gelmiştir. Şundan açtım:
Geçenlerde, Demet Akbağla yapılmış birkaç söyleşi yayınlandı basında. Akbağ teyzemiz, isteseydim star olurdum demiş. Gizemli kadın olmayı beceremedim, belki o yüzden az film teklifi geldi. Hem merak edilen bir kadın olacaksın, hem de aslında hiçbir şeyin tam olarak ortaya çıkmayacak. işte ben bunu yapamadım. Korkularım beni sıradan ama iyi oyuncu yaptıysa, evet öyle oldu. Kendine haksızlık etmesin, asla sıradan değil. Bilinen şekliyle star olmadı, ama olamazdı da. Çünkü o, tırnak içinde sanatçılardan değil. O bir sanatçı. Demet Akbağ, hele şu son ve çok da iyi oynadığı birkaç tiyatro oyunları da belli, çok iyi bir oyuncu. Bir aktris. Hem de çok iyi bir aktris. Akbağın bu önemli saptaması gürültüye gitmesin istedim de onun için altını çizmek gereğini duydum. Akbağ, orasını burasını açmıyor, özel hayatını paçavra etmiyor, ilişkilerin cılkını çıkarmıyor. Evlenmesiyle boşanmasıyla, düzeyli birliktelikleriyle gündeme gelip gitmiyor. işini yapıyor. Ve de iyi yapıyor. Bu kepaze ortamda, Sayın Akbağı ve onun düzeyinde diğer bütün sanatçıları saygıyla selamlıyor, önlerinde eğiliyorum.
Başka türlü sanatçılara da eğiliriz kalkarız icabında ama başka dürtülerle. Aslında beni eğmeseler de iki numaralı pozisyona gelsek daha zahmetsiz olur şu bel ağrılarım dolayısıyla ha
Haa, bir de sonuna t koymayacaksınız efendim, aktris diyeceksiniz, aktrist değil. Yani, artist kelimesiyle karıştırmayacaksınız. O artistlerle uğraşan bazı matbuat hamşoları pek derler de, o bakımdan...
Ayyy, hani kötü kelime kullanmayacaktık modlar kızıyordu, kızlar utanıyordu!?
Profesyonel fahişe, yani düpedüz para karşılığı erkeklerle birlikte olan bir kadın biz sanatçılar diyordu, biz sanatçılar... Hanım elbette yan iş olarak şarkı da söylüyordu ama... O zamanlar Türk tekstili bu kadar gelişmemişti, podyum yaygın değildi, özel televizyon yoktu, elbette böyle rezil magazin programları da. Çok değil lan 90 ların ortasından felan bahsediyorum.
Efendim, yanlış anlaşılmasın, biz fahişeliğe ve fahişelere karşı değiliz. Çünkü insanlığın bu en eski mesleğinin insanlık ortadan kalkmadan ortadan kalkmayacağını biliriz. Üstelik, genelevde çalışmış ve anılarını yazmış (ya da yazdırmış) emekli kadının ağzından ben bu işi yıllarca çok severek yaptım cümlesini duyunca şaşırmayız. Fahişeliğin, düşük zeka seviyesi, cehalet, amoralite yani insan zihninin superegosunda ahlak kavramının oluşmamış ya da eksik kalmış olması, bütün bunlara eklenen aşırı cinsel iştah, yani çok yüksek libidoyla, üstelik tembellikle de desteklendiğini, daha doğrusu bu insan tipinin bütün bu unsurların biraraya gelmesiyle oluşan özel bir durumu yansıttığını bilecek kadar mektep medrese görmüşlüğümüz vardır. Fahişelerin bu işe sırf yoksulluktan girdiklerini ve devrim olur olmaz Cibali tütün fabrikasına gönüllü işçi yazılmaya can attıklarını sanacak kadar saf da değiliz, birçok yazar olduğunu sanıp abuk sabuk entryler girenler gibi...
Vesikasını alır, düzenli olarak zührevi muayenesini de olur, kanunun gösterdiği yerde, yasaların ve de belediye hıfzıssıha tüzüğünün koyduğu şartlar içinde icra-ı sanat eyler. Buna bir şey demiyoruz. Kızmamız, başka meslekleri paravan olarak kullananlara ve de fahiş para isteyenleredir. Arz ederim. Yani kaçak çalışan karı bir de yedi bin beş yüz dolar fiyat çekmiyor mu, tilt oluyorum abi! Nereden açtım şimdi ben bu konuyu? Başka şey yazamıyorum da ondan mı? Yooo, fahişeler bana her zaman sanatçılardan daha ilginç gelmiştir. Şundan açtım:
Geçenlerde, Demet Akbağla yapılmış birkaç söyleşi yayınlandı basında. Akbağ teyzemiz, isteseydim star olurdum demiş. Gizemli kadın olmayı beceremedim, belki o yüzden az film teklifi geldi. Hem merak edilen bir kadın olacaksın, hem de aslında hiçbir şeyin tam olarak ortaya çıkmayacak. işte ben bunu yapamadım. Korkularım beni sıradan ama iyi oyuncu yaptıysa, evet öyle oldu. Kendine haksızlık etmesin, asla sıradan değil. Bilinen şekliyle star olmadı, ama olamazdı da. Çünkü o, tırnak içinde sanatçılardan değil. O bir sanatçı. Demet Akbağ, hele şu son ve çok da iyi oynadığı birkaç tiyatro oyunları da belli, çok iyi bir oyuncu. Bir aktris. Hem de çok iyi bir aktris. Akbağın bu önemli saptaması gürültüye gitmesin istedim de onun için altını çizmek gereğini duydum. Akbağ, orasını burasını açmıyor, özel hayatını paçavra etmiyor, ilişkilerin cılkını çıkarmıyor. Evlenmesiyle boşanmasıyla, düzeyli birliktelikleriyle gündeme gelip gitmiyor. işini yapıyor. Ve de iyi yapıyor. Bu kepaze ortamda, Sayın Akbağı ve onun düzeyinde diğer bütün sanatçıları saygıyla selamlıyor, önlerinde eğiliyorum.
Başka türlü sanatçılara da eğiliriz kalkarız icabında ama başka dürtülerle. Aslında beni eğmeseler de iki numaralı pozisyona gelsek daha zahmetsiz olur şu bel ağrılarım dolayısıyla ha
Haa, bir de sonuna t koymayacaksınız efendim, aktris diyeceksiniz, aktrist değil. Yani, artist kelimesiyle karıştırmayacaksınız. O artistlerle uğraşan bazı matbuat hamşoları pek derler de, o bakımdan...
Ayyy, hani kötü kelime kullanmayacaktık modlar kızıyordu, kızlar utanıyordu!?
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com