bugün
- iskilipli atıf hoca21
- favlayan yazarın asıl amacı9
- hoşlanılan kızı başkasının favlaması5
- kasımda aşk başkadır5
- kablosuz mouse7
- kasım ayının beraberinde getirdikleri6
- aktara girip özgürce alışveriş yapmak6
- iş yerinde atletle çalışmak4
- robert de niro denince akla gelen ilk film5
- güney kore devlet başkanı lee den türkiye mesajı3
- evli bir kadını sikmek4
- herşeyi boşverip arıcak'a yerleşmek5
- otel odasında yalnız kalmak4
- abdullah öcalana'ın yeni konutuna taşınması20
- herşeyi kusursuz sadece ayağı çirkin olan kız3
- traveler seri oy atınca ay silkecek beni sanmak3
- sarhoş insanlarla dolu partideki tek ayık kişi5
- sevimli kafir3
- millette manyak para var21
- sözlüğün sapık dolması sorunsalı3
- kale3112 tarzı entry girmek2
- 18 ekim 2026 uludağ sözlüğün hacklenmesi5
- pazarama com3
- ahmet nazif zorlu6
- casino2
- dünürüm haçan sana hamsi yaptum'ye bagayım3
- zenci kadın poposu2
- neden herkes sabah erken kalkmayı erdem sanıyor4
- 30 liraya satılan tavuk döner15
- anın görüntüsü32
- sözlük kürdü54
- osmanlı hanedanı3
- hüzünlü bakışlı ünlüler2
- red flag sözlük yazarları2
- 693
- boşandığı eşine araba alan adam8
- nick vermeden bir yazara seslen3
- tanımadığı kadına tokat atan adam2
- ismail kartal16
- yeni bir işe başlarken akıldan geçenler2
- escort ile para kavgası6
- nar tanelemek5
- zenci uşağın aniden içeri girmesi5
- okulda ayağa kalkma ritüeli3
- handjob3
- gıda çarşısında çalışan yuzır2
- erken uyanmak4
- yere düşen araba anahtarı3
- cadılar bayramı kutlayan gerizekalı türkler31
- artılama ile manevi gururu ihya edilen kezo2
Aktris Yirmi beş yıl önce bunu ilk kez duyduğumda ağzım bir karış açık kalmıştı...
Profesyonel fahişe, yani düpedüz para karşılığı erkeklerle birlikte olan bir kadın biz sanatçılar diyordu, biz sanatçılar... Hanım elbette yan iş olarak şarkı da söylüyordu ama... O zamanlar Türk tekstili bu kadar gelişmemişti, podyum yaygın değildi, özel televizyon yoktu, elbette böyle rezil magazin programları da. Çok değil lan 90 ların ortasından felan bahsediyorum.
Efendim, yanlış anlaşılmasın, biz fahişeliğe ve fahişelere karşı değiliz. Çünkü insanlığın bu en eski mesleğinin insanlık ortadan kalkmadan ortadan kalkmayacağını biliriz. Üstelik, genelevde çalışmış ve anılarını yazmış (ya da yazdırmış) emekli kadının ağzından ben bu işi yıllarca çok severek yaptım cümlesini duyunca şaşırmayız. Fahişeliğin, düşük zeka seviyesi, cehalet, amoralite yani insan zihninin superegosunda ahlak kavramının oluşmamış ya da eksik kalmış olması, bütün bunlara eklenen aşırı cinsel iştah, yani çok yüksek libidoyla, üstelik tembellikle de desteklendiğini, daha doğrusu bu insan tipinin bütün bu unsurların biraraya gelmesiyle oluşan özel bir durumu yansıttığını bilecek kadar mektep medrese görmüşlüğümüz vardır. Fahişelerin bu işe sırf yoksulluktan girdiklerini ve devrim olur olmaz Cibali tütün fabrikasına gönüllü işçi yazılmaya can attıklarını sanacak kadar saf da değiliz, birçok yazar olduğunu sanıp abuk sabuk entryler girenler gibi...
Vesikasını alır, düzenli olarak zührevi muayenesini de olur, kanunun gösterdiği yerde, yasaların ve de belediye hıfzıssıha tüzüğünün koyduğu şartlar içinde icra-ı sanat eyler. Buna bir şey demiyoruz. Kızmamız, başka meslekleri paravan olarak kullananlara ve de fahiş para isteyenleredir. Arz ederim. Yani kaçak çalışan karı bir de yedi bin beş yüz dolar fiyat çekmiyor mu, tilt oluyorum abi! Nereden açtım şimdi ben bu konuyu? Başka şey yazamıyorum da ondan mı? Yooo, fahişeler bana her zaman sanatçılardan daha ilginç gelmiştir. Şundan açtım:
Geçenlerde, Demet Akbağla yapılmış birkaç söyleşi yayınlandı basında. Akbağ teyzemiz, isteseydim star olurdum demiş. Gizemli kadın olmayı beceremedim, belki o yüzden az film teklifi geldi. Hem merak edilen bir kadın olacaksın, hem de aslında hiçbir şeyin tam olarak ortaya çıkmayacak. işte ben bunu yapamadım. Korkularım beni sıradan ama iyi oyuncu yaptıysa, evet öyle oldu. Kendine haksızlık etmesin, asla sıradan değil. Bilinen şekliyle star olmadı, ama olamazdı da. Çünkü o, tırnak içinde sanatçılardan değil. O bir sanatçı. Demet Akbağ, hele şu son ve çok da iyi oynadığı birkaç tiyatro oyunları da belli, çok iyi bir oyuncu. Bir aktris. Hem de çok iyi bir aktris. Akbağın bu önemli saptaması gürültüye gitmesin istedim de onun için altını çizmek gereğini duydum. Akbağ, orasını burasını açmıyor, özel hayatını paçavra etmiyor, ilişkilerin cılkını çıkarmıyor. Evlenmesiyle boşanmasıyla, düzeyli birliktelikleriyle gündeme gelip gitmiyor. işini yapıyor. Ve de iyi yapıyor. Bu kepaze ortamda, Sayın Akbağı ve onun düzeyinde diğer bütün sanatçıları saygıyla selamlıyor, önlerinde eğiliyorum.
Başka türlü sanatçılara da eğiliriz kalkarız icabında ama başka dürtülerle. Aslında beni eğmeseler de iki numaralı pozisyona gelsek daha zahmetsiz olur şu bel ağrılarım dolayısıyla ha
Haa, bir de sonuna t koymayacaksınız efendim, aktris diyeceksiniz, aktrist değil. Yani, artist kelimesiyle karıştırmayacaksınız. O artistlerle uğraşan bazı matbuat hamşoları pek derler de, o bakımdan...
Ayyy, hani kötü kelime kullanmayacaktık modlar kızıyordu, kızlar utanıyordu!?
Profesyonel fahişe, yani düpedüz para karşılığı erkeklerle birlikte olan bir kadın biz sanatçılar diyordu, biz sanatçılar... Hanım elbette yan iş olarak şarkı da söylüyordu ama... O zamanlar Türk tekstili bu kadar gelişmemişti, podyum yaygın değildi, özel televizyon yoktu, elbette böyle rezil magazin programları da. Çok değil lan 90 ların ortasından felan bahsediyorum.
Efendim, yanlış anlaşılmasın, biz fahişeliğe ve fahişelere karşı değiliz. Çünkü insanlığın bu en eski mesleğinin insanlık ortadan kalkmadan ortadan kalkmayacağını biliriz. Üstelik, genelevde çalışmış ve anılarını yazmış (ya da yazdırmış) emekli kadının ağzından ben bu işi yıllarca çok severek yaptım cümlesini duyunca şaşırmayız. Fahişeliğin, düşük zeka seviyesi, cehalet, amoralite yani insan zihninin superegosunda ahlak kavramının oluşmamış ya da eksik kalmış olması, bütün bunlara eklenen aşırı cinsel iştah, yani çok yüksek libidoyla, üstelik tembellikle de desteklendiğini, daha doğrusu bu insan tipinin bütün bu unsurların biraraya gelmesiyle oluşan özel bir durumu yansıttığını bilecek kadar mektep medrese görmüşlüğümüz vardır. Fahişelerin bu işe sırf yoksulluktan girdiklerini ve devrim olur olmaz Cibali tütün fabrikasına gönüllü işçi yazılmaya can attıklarını sanacak kadar saf da değiliz, birçok yazar olduğunu sanıp abuk sabuk entryler girenler gibi...
Vesikasını alır, düzenli olarak zührevi muayenesini de olur, kanunun gösterdiği yerde, yasaların ve de belediye hıfzıssıha tüzüğünün koyduğu şartlar içinde icra-ı sanat eyler. Buna bir şey demiyoruz. Kızmamız, başka meslekleri paravan olarak kullananlara ve de fahiş para isteyenleredir. Arz ederim. Yani kaçak çalışan karı bir de yedi bin beş yüz dolar fiyat çekmiyor mu, tilt oluyorum abi! Nereden açtım şimdi ben bu konuyu? Başka şey yazamıyorum da ondan mı? Yooo, fahişeler bana her zaman sanatçılardan daha ilginç gelmiştir. Şundan açtım:
Geçenlerde, Demet Akbağla yapılmış birkaç söyleşi yayınlandı basında. Akbağ teyzemiz, isteseydim star olurdum demiş. Gizemli kadın olmayı beceremedim, belki o yüzden az film teklifi geldi. Hem merak edilen bir kadın olacaksın, hem de aslında hiçbir şeyin tam olarak ortaya çıkmayacak. işte ben bunu yapamadım. Korkularım beni sıradan ama iyi oyuncu yaptıysa, evet öyle oldu. Kendine haksızlık etmesin, asla sıradan değil. Bilinen şekliyle star olmadı, ama olamazdı da. Çünkü o, tırnak içinde sanatçılardan değil. O bir sanatçı. Demet Akbağ, hele şu son ve çok da iyi oynadığı birkaç tiyatro oyunları da belli, çok iyi bir oyuncu. Bir aktris. Hem de çok iyi bir aktris. Akbağın bu önemli saptaması gürültüye gitmesin istedim de onun için altını çizmek gereğini duydum. Akbağ, orasını burasını açmıyor, özel hayatını paçavra etmiyor, ilişkilerin cılkını çıkarmıyor. Evlenmesiyle boşanmasıyla, düzeyli birliktelikleriyle gündeme gelip gitmiyor. işini yapıyor. Ve de iyi yapıyor. Bu kepaze ortamda, Sayın Akbağı ve onun düzeyinde diğer bütün sanatçıları saygıyla selamlıyor, önlerinde eğiliyorum.
Başka türlü sanatçılara da eğiliriz kalkarız icabında ama başka dürtülerle. Aslında beni eğmeseler de iki numaralı pozisyona gelsek daha zahmetsiz olur şu bel ağrılarım dolayısıyla ha
Haa, bir de sonuna t koymayacaksınız efendim, aktris diyeceksiniz, aktrist değil. Yani, artist kelimesiyle karıştırmayacaksınız. O artistlerle uğraşan bazı matbuat hamşoları pek derler de, o bakımdan...
Ayyy, hani kötü kelime kullanmayacaktık modlar kızıyordu, kızlar utanıyordu!?
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar