bugün
- para mı aşk mı sorunsalı5
- gezicilerin polisten dayak yerken çıkardığı sesler7
- 22 ağustos 2026 fenerbahçe konyaspor maçı17
- üniversite okumanın gereksiz olması10
- futbol8
- milan skriniar8
- madencilerin beştepe'ye yürüyeceğiz demesi3
- süper lig4
- araplar kuzey kıbrıs'ı neden tanımıyor2
- rasim ozan kütahyalı3
- israil den türkiye'ye suriye de üs uyarısı2
- nervio varıdı nerede o11
- arkadaşlar sizce bu kürt nasıl2
- 22 ağustos 2026 çorum kasımpaşa maçı4
- sözlük yazarlarının favori dizisi7
- arkadaşlar sizce bu kürk nasıl4
- velvet50
- netanyahu'ya kırmızı bülten talebi13
- sağcıların ortak özellikleri3
- kasımpaşa3
- imralı basılsın apo piçi asılsın6
- chp kazanırsa abdullah öcalan serbest kalacak3
- çorum3
- kasımpaşa sk3
- çorum fk3
- uludağ sözlüğün inci sözlük clonuna dönüşmesi2
- sözlük yazarlarının en son okuduğu kitaplar2
- sözlük kızlarının babaları5
- yakışıklı türk ünlüler3
- fenerbahçe20
- nabıcaz be kamil2
- truenun amı olması2
- osuruktan şiirler89
- tuvaletin tıkanması3
- ilgi alanına göre konuşmalık insan veritabanı10
- yavudilerde cin peri hayalet öcü hortlak olmaması12
- tai lung26
- sophie dee'nin memeleri5
- brezilya2
- 1948 arap israil savaşı8
- 22 ağustos 2026 rizespor samsunspor maçı2
- mason greenwood'un galatasaray'a döşeyeceği boru3
- ismet gurbuz 202412
- sözlükte tek kalsanız yazmaya devam eder misiniz7
- dolar isterse 100 olsun41
- bira6
- x files dizisindeki elinden sigara düşmeyen adam4
- yazarların favori oyun karakteri4
- filistin de genel seçimlerin zamanında yapılması2
- yapay zekanın ortadan kaldıramayacağı 10 meslek3
Aktris Yirmi beş yıl önce bunu ilk kez duyduğumda ağzım bir karış açık kalmıştı...
Profesyonel fahişe, yani düpedüz para karşılığı erkeklerle birlikte olan bir kadın biz sanatçılar diyordu, biz sanatçılar... Hanım elbette yan iş olarak şarkı da söylüyordu ama... O zamanlar Türk tekstili bu kadar gelişmemişti, podyum yaygın değildi, özel televizyon yoktu, elbette böyle rezil magazin programları da. Çok değil lan 90 ların ortasından felan bahsediyorum.
Efendim, yanlış anlaşılmasın, biz fahişeliğe ve fahişelere karşı değiliz. Çünkü insanlığın bu en eski mesleğinin insanlık ortadan kalkmadan ortadan kalkmayacağını biliriz. Üstelik, genelevde çalışmış ve anılarını yazmış (ya da yazdırmış) emekli kadının ağzından ben bu işi yıllarca çok severek yaptım cümlesini duyunca şaşırmayız. Fahişeliğin, düşük zeka seviyesi, cehalet, amoralite yani insan zihninin superegosunda ahlak kavramının oluşmamış ya da eksik kalmış olması, bütün bunlara eklenen aşırı cinsel iştah, yani çok yüksek libidoyla, üstelik tembellikle de desteklendiğini, daha doğrusu bu insan tipinin bütün bu unsurların biraraya gelmesiyle oluşan özel bir durumu yansıttığını bilecek kadar mektep medrese görmüşlüğümüz vardır. Fahişelerin bu işe sırf yoksulluktan girdiklerini ve devrim olur olmaz Cibali tütün fabrikasına gönüllü işçi yazılmaya can attıklarını sanacak kadar saf da değiliz, birçok yazar olduğunu sanıp abuk sabuk entryler girenler gibi...
Vesikasını alır, düzenli olarak zührevi muayenesini de olur, kanunun gösterdiği yerde, yasaların ve de belediye hıfzıssıha tüzüğünün koyduğu şartlar içinde icra-ı sanat eyler. Buna bir şey demiyoruz. Kızmamız, başka meslekleri paravan olarak kullananlara ve de fahiş para isteyenleredir. Arz ederim. Yani kaçak çalışan karı bir de yedi bin beş yüz dolar fiyat çekmiyor mu, tilt oluyorum abi! Nereden açtım şimdi ben bu konuyu? Başka şey yazamıyorum da ondan mı? Yooo, fahişeler bana her zaman sanatçılardan daha ilginç gelmiştir. Şundan açtım:
Geçenlerde, Demet Akbağla yapılmış birkaç söyleşi yayınlandı basında. Akbağ teyzemiz, isteseydim star olurdum demiş. Gizemli kadın olmayı beceremedim, belki o yüzden az film teklifi geldi. Hem merak edilen bir kadın olacaksın, hem de aslında hiçbir şeyin tam olarak ortaya çıkmayacak. işte ben bunu yapamadım. Korkularım beni sıradan ama iyi oyuncu yaptıysa, evet öyle oldu. Kendine haksızlık etmesin, asla sıradan değil. Bilinen şekliyle star olmadı, ama olamazdı da. Çünkü o, tırnak içinde sanatçılardan değil. O bir sanatçı. Demet Akbağ, hele şu son ve çok da iyi oynadığı birkaç tiyatro oyunları da belli, çok iyi bir oyuncu. Bir aktris. Hem de çok iyi bir aktris. Akbağın bu önemli saptaması gürültüye gitmesin istedim de onun için altını çizmek gereğini duydum. Akbağ, orasını burasını açmıyor, özel hayatını paçavra etmiyor, ilişkilerin cılkını çıkarmıyor. Evlenmesiyle boşanmasıyla, düzeyli birliktelikleriyle gündeme gelip gitmiyor. işini yapıyor. Ve de iyi yapıyor. Bu kepaze ortamda, Sayın Akbağı ve onun düzeyinde diğer bütün sanatçıları saygıyla selamlıyor, önlerinde eğiliyorum.
Başka türlü sanatçılara da eğiliriz kalkarız icabında ama başka dürtülerle. Aslında beni eğmeseler de iki numaralı pozisyona gelsek daha zahmetsiz olur şu bel ağrılarım dolayısıyla ha
Haa, bir de sonuna t koymayacaksınız efendim, aktris diyeceksiniz, aktrist değil. Yani, artist kelimesiyle karıştırmayacaksınız. O artistlerle uğraşan bazı matbuat hamşoları pek derler de, o bakımdan...
Ayyy, hani kötü kelime kullanmayacaktık modlar kızıyordu, kızlar utanıyordu!?
Profesyonel fahişe, yani düpedüz para karşılığı erkeklerle birlikte olan bir kadın biz sanatçılar diyordu, biz sanatçılar... Hanım elbette yan iş olarak şarkı da söylüyordu ama... O zamanlar Türk tekstili bu kadar gelişmemişti, podyum yaygın değildi, özel televizyon yoktu, elbette böyle rezil magazin programları da. Çok değil lan 90 ların ortasından felan bahsediyorum.
Efendim, yanlış anlaşılmasın, biz fahişeliğe ve fahişelere karşı değiliz. Çünkü insanlığın bu en eski mesleğinin insanlık ortadan kalkmadan ortadan kalkmayacağını biliriz. Üstelik, genelevde çalışmış ve anılarını yazmış (ya da yazdırmış) emekli kadının ağzından ben bu işi yıllarca çok severek yaptım cümlesini duyunca şaşırmayız. Fahişeliğin, düşük zeka seviyesi, cehalet, amoralite yani insan zihninin superegosunda ahlak kavramının oluşmamış ya da eksik kalmış olması, bütün bunlara eklenen aşırı cinsel iştah, yani çok yüksek libidoyla, üstelik tembellikle de desteklendiğini, daha doğrusu bu insan tipinin bütün bu unsurların biraraya gelmesiyle oluşan özel bir durumu yansıttığını bilecek kadar mektep medrese görmüşlüğümüz vardır. Fahişelerin bu işe sırf yoksulluktan girdiklerini ve devrim olur olmaz Cibali tütün fabrikasına gönüllü işçi yazılmaya can attıklarını sanacak kadar saf da değiliz, birçok yazar olduğunu sanıp abuk sabuk entryler girenler gibi...
Vesikasını alır, düzenli olarak zührevi muayenesini de olur, kanunun gösterdiği yerde, yasaların ve de belediye hıfzıssıha tüzüğünün koyduğu şartlar içinde icra-ı sanat eyler. Buna bir şey demiyoruz. Kızmamız, başka meslekleri paravan olarak kullananlara ve de fahiş para isteyenleredir. Arz ederim. Yani kaçak çalışan karı bir de yedi bin beş yüz dolar fiyat çekmiyor mu, tilt oluyorum abi! Nereden açtım şimdi ben bu konuyu? Başka şey yazamıyorum da ondan mı? Yooo, fahişeler bana her zaman sanatçılardan daha ilginç gelmiştir. Şundan açtım:
Geçenlerde, Demet Akbağla yapılmış birkaç söyleşi yayınlandı basında. Akbağ teyzemiz, isteseydim star olurdum demiş. Gizemli kadın olmayı beceremedim, belki o yüzden az film teklifi geldi. Hem merak edilen bir kadın olacaksın, hem de aslında hiçbir şeyin tam olarak ortaya çıkmayacak. işte ben bunu yapamadım. Korkularım beni sıradan ama iyi oyuncu yaptıysa, evet öyle oldu. Kendine haksızlık etmesin, asla sıradan değil. Bilinen şekliyle star olmadı, ama olamazdı da. Çünkü o, tırnak içinde sanatçılardan değil. O bir sanatçı. Demet Akbağ, hele şu son ve çok da iyi oynadığı birkaç tiyatro oyunları da belli, çok iyi bir oyuncu. Bir aktris. Hem de çok iyi bir aktris. Akbağın bu önemli saptaması gürültüye gitmesin istedim de onun için altını çizmek gereğini duydum. Akbağ, orasını burasını açmıyor, özel hayatını paçavra etmiyor, ilişkilerin cılkını çıkarmıyor. Evlenmesiyle boşanmasıyla, düzeyli birliktelikleriyle gündeme gelip gitmiyor. işini yapıyor. Ve de iyi yapıyor. Bu kepaze ortamda, Sayın Akbağı ve onun düzeyinde diğer bütün sanatçıları saygıyla selamlıyor, önlerinde eğiliyorum.
Başka türlü sanatçılara da eğiliriz kalkarız icabında ama başka dürtülerle. Aslında beni eğmeseler de iki numaralı pozisyona gelsek daha zahmetsiz olur şu bel ağrılarım dolayısıyla ha
Haa, bir de sonuna t koymayacaksınız efendim, aktris diyeceksiniz, aktrist değil. Yani, artist kelimesiyle karıştırmayacaksınız. O artistlerle uğraşan bazı matbuat hamşoları pek derler de, o bakımdan...
Ayyy, hani kötü kelime kullanmayacaktık modlar kızıyordu, kızlar utanıyordu!?
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar