bugün
- aşırı çıplaklığın rahatsız edici olması12
- yazarların mezun olduğu okullar17
- vurdurmuş erkek nasıl anlaşılır15
- arjantin mısır maçı13
- bir kadına verilecek en güzel çiçek9
- sözlüğün en muhteşem yazarlarının fotoğrafları14
- avm otoparkında uygunsuz çifte bağıran kadın18
- ankara da nato zirvesi13
- 7 temmuz 2026 isviçre kolombiya maçı8
- ctrlx'in ayakları11
- ölümün en iyi tanımı6
- rafadan yumurta kaç dk olmalı13
- sözlüğün en güzel 3 kadın yazarı24
- sivas ta kayınbabanın damadını vurması2
- donald trump'ın anıtkabir'i ziyaret etmemesi12
- balık burcu bir sözlük kızıyla evlenebilirim16
- tanrı mı bizi yarattı tanrıyı mı biz yarattık10
- bakire kadını gözünden tanımak6
- radiohead dinleyenlerin çok kız düşürmesi5
- günün şiiri25
- şişman kısa tembel kıllı ama egosu tavan kız4
- 7 temmuz 2026 arjantin mısır maçı11
- sevgiliyle köpeköldüren içmek5
- döl bankası4
- üst düzey yönetici olabilmek için gerekenler9
- saraca finch house21
- aleyna tilki nin ayakları4
- atm'ye ateme diyen hanzo13
- dünyayı kezbanlardan temizleme planım3
- sözlüğünü başka sözlükle aldatan hain yazar6
- 23 yaş7
- kaslı yakışıklı sert mizaçlı memur erkekler4
- yoğurt11
- kurtuluş savaşı'nın müfredattan kaldırılması27
- 7 temmuz 2026 abd belçika maçı16
- dövmesi olan erkek9
- murat yakın3
- 2026 dünya kupası24
- adana sokak lezzetleri5
- sonsuza dek uyumak istiyorum4
- sürekli vurduran kadın nasıl anlaşılır2
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz9
- milliyetçi olacakken faşist olmak4
- tek başına5
- messi uzaylı abi5
- izmir'de başörtülü kadını sahilden kovan seküler21
- velvet30
- sevilen kadının topuklarını öpüp ısırmak8
- ismet türkiyeye neyle geliyor sorunsalı7
- 40 yaş altı sözlük bebeleri11
Aktris Yirmi beş yıl önce bunu ilk kez duyduğumda ağzım bir karış açık kalmıştı...
Profesyonel fahişe, yani düpedüz para karşılığı erkeklerle birlikte olan bir kadın biz sanatçılar diyordu, biz sanatçılar... Hanım elbette yan iş olarak şarkı da söylüyordu ama... O zamanlar Türk tekstili bu kadar gelişmemişti, podyum yaygın değildi, özel televizyon yoktu, elbette böyle rezil magazin programları da. Çok değil lan 90 ların ortasından felan bahsediyorum.
Efendim, yanlış anlaşılmasın, biz fahişeliğe ve fahişelere karşı değiliz. Çünkü insanlığın bu en eski mesleğinin insanlık ortadan kalkmadan ortadan kalkmayacağını biliriz. Üstelik, genelevde çalışmış ve anılarını yazmış (ya da yazdırmış) emekli kadının ağzından ben bu işi yıllarca çok severek yaptım cümlesini duyunca şaşırmayız. Fahişeliğin, düşük zeka seviyesi, cehalet, amoralite yani insan zihninin superegosunda ahlak kavramının oluşmamış ya da eksik kalmış olması, bütün bunlara eklenen aşırı cinsel iştah, yani çok yüksek libidoyla, üstelik tembellikle de desteklendiğini, daha doğrusu bu insan tipinin bütün bu unsurların biraraya gelmesiyle oluşan özel bir durumu yansıttığını bilecek kadar mektep medrese görmüşlüğümüz vardır. Fahişelerin bu işe sırf yoksulluktan girdiklerini ve devrim olur olmaz Cibali tütün fabrikasına gönüllü işçi yazılmaya can attıklarını sanacak kadar saf da değiliz, birçok yazar olduğunu sanıp abuk sabuk entryler girenler gibi...
Vesikasını alır, düzenli olarak zührevi muayenesini de olur, kanunun gösterdiği yerde, yasaların ve de belediye hıfzıssıha tüzüğünün koyduğu şartlar içinde icra-ı sanat eyler. Buna bir şey demiyoruz. Kızmamız, başka meslekleri paravan olarak kullananlara ve de fahiş para isteyenleredir. Arz ederim. Yani kaçak çalışan karı bir de yedi bin beş yüz dolar fiyat çekmiyor mu, tilt oluyorum abi! Nereden açtım şimdi ben bu konuyu? Başka şey yazamıyorum da ondan mı? Yooo, fahişeler bana her zaman sanatçılardan daha ilginç gelmiştir. Şundan açtım:
Geçenlerde, Demet Akbağla yapılmış birkaç söyleşi yayınlandı basında. Akbağ teyzemiz, isteseydim star olurdum demiş. Gizemli kadın olmayı beceremedim, belki o yüzden az film teklifi geldi. Hem merak edilen bir kadın olacaksın, hem de aslında hiçbir şeyin tam olarak ortaya çıkmayacak. işte ben bunu yapamadım. Korkularım beni sıradan ama iyi oyuncu yaptıysa, evet öyle oldu. Kendine haksızlık etmesin, asla sıradan değil. Bilinen şekliyle star olmadı, ama olamazdı da. Çünkü o, tırnak içinde sanatçılardan değil. O bir sanatçı. Demet Akbağ, hele şu son ve çok da iyi oynadığı birkaç tiyatro oyunları da belli, çok iyi bir oyuncu. Bir aktris. Hem de çok iyi bir aktris. Akbağın bu önemli saptaması gürültüye gitmesin istedim de onun için altını çizmek gereğini duydum. Akbağ, orasını burasını açmıyor, özel hayatını paçavra etmiyor, ilişkilerin cılkını çıkarmıyor. Evlenmesiyle boşanmasıyla, düzeyli birliktelikleriyle gündeme gelip gitmiyor. işini yapıyor. Ve de iyi yapıyor. Bu kepaze ortamda, Sayın Akbağı ve onun düzeyinde diğer bütün sanatçıları saygıyla selamlıyor, önlerinde eğiliyorum.
Başka türlü sanatçılara da eğiliriz kalkarız icabında ama başka dürtülerle. Aslında beni eğmeseler de iki numaralı pozisyona gelsek daha zahmetsiz olur şu bel ağrılarım dolayısıyla ha
Haa, bir de sonuna t koymayacaksınız efendim, aktris diyeceksiniz, aktrist değil. Yani, artist kelimesiyle karıştırmayacaksınız. O artistlerle uğraşan bazı matbuat hamşoları pek derler de, o bakımdan...
Ayyy, hani kötü kelime kullanmayacaktık modlar kızıyordu, kızlar utanıyordu!?
Profesyonel fahişe, yani düpedüz para karşılığı erkeklerle birlikte olan bir kadın biz sanatçılar diyordu, biz sanatçılar... Hanım elbette yan iş olarak şarkı da söylüyordu ama... O zamanlar Türk tekstili bu kadar gelişmemişti, podyum yaygın değildi, özel televizyon yoktu, elbette böyle rezil magazin programları da. Çok değil lan 90 ların ortasından felan bahsediyorum.
Efendim, yanlış anlaşılmasın, biz fahişeliğe ve fahişelere karşı değiliz. Çünkü insanlığın bu en eski mesleğinin insanlık ortadan kalkmadan ortadan kalkmayacağını biliriz. Üstelik, genelevde çalışmış ve anılarını yazmış (ya da yazdırmış) emekli kadının ağzından ben bu işi yıllarca çok severek yaptım cümlesini duyunca şaşırmayız. Fahişeliğin, düşük zeka seviyesi, cehalet, amoralite yani insan zihninin superegosunda ahlak kavramının oluşmamış ya da eksik kalmış olması, bütün bunlara eklenen aşırı cinsel iştah, yani çok yüksek libidoyla, üstelik tembellikle de desteklendiğini, daha doğrusu bu insan tipinin bütün bu unsurların biraraya gelmesiyle oluşan özel bir durumu yansıttığını bilecek kadar mektep medrese görmüşlüğümüz vardır. Fahişelerin bu işe sırf yoksulluktan girdiklerini ve devrim olur olmaz Cibali tütün fabrikasına gönüllü işçi yazılmaya can attıklarını sanacak kadar saf da değiliz, birçok yazar olduğunu sanıp abuk sabuk entryler girenler gibi...
Vesikasını alır, düzenli olarak zührevi muayenesini de olur, kanunun gösterdiği yerde, yasaların ve de belediye hıfzıssıha tüzüğünün koyduğu şartlar içinde icra-ı sanat eyler. Buna bir şey demiyoruz. Kızmamız, başka meslekleri paravan olarak kullananlara ve de fahiş para isteyenleredir. Arz ederim. Yani kaçak çalışan karı bir de yedi bin beş yüz dolar fiyat çekmiyor mu, tilt oluyorum abi! Nereden açtım şimdi ben bu konuyu? Başka şey yazamıyorum da ondan mı? Yooo, fahişeler bana her zaman sanatçılardan daha ilginç gelmiştir. Şundan açtım:
Geçenlerde, Demet Akbağla yapılmış birkaç söyleşi yayınlandı basında. Akbağ teyzemiz, isteseydim star olurdum demiş. Gizemli kadın olmayı beceremedim, belki o yüzden az film teklifi geldi. Hem merak edilen bir kadın olacaksın, hem de aslında hiçbir şeyin tam olarak ortaya çıkmayacak. işte ben bunu yapamadım. Korkularım beni sıradan ama iyi oyuncu yaptıysa, evet öyle oldu. Kendine haksızlık etmesin, asla sıradan değil. Bilinen şekliyle star olmadı, ama olamazdı da. Çünkü o, tırnak içinde sanatçılardan değil. O bir sanatçı. Demet Akbağ, hele şu son ve çok da iyi oynadığı birkaç tiyatro oyunları da belli, çok iyi bir oyuncu. Bir aktris. Hem de çok iyi bir aktris. Akbağın bu önemli saptaması gürültüye gitmesin istedim de onun için altını çizmek gereğini duydum. Akbağ, orasını burasını açmıyor, özel hayatını paçavra etmiyor, ilişkilerin cılkını çıkarmıyor. Evlenmesiyle boşanmasıyla, düzeyli birliktelikleriyle gündeme gelip gitmiyor. işini yapıyor. Ve de iyi yapıyor. Bu kepaze ortamda, Sayın Akbağı ve onun düzeyinde diğer bütün sanatçıları saygıyla selamlıyor, önlerinde eğiliyorum.
Başka türlü sanatçılara da eğiliriz kalkarız icabında ama başka dürtülerle. Aslında beni eğmeseler de iki numaralı pozisyona gelsek daha zahmetsiz olur şu bel ağrılarım dolayısıyla ha
Haa, bir de sonuna t koymayacaksınız efendim, aktris diyeceksiniz, aktrist değil. Yani, artist kelimesiyle karıştırmayacaksınız. O artistlerle uğraşan bazı matbuat hamşoları pek derler de, o bakımdan...
Ayyy, hani kötü kelime kullanmayacaktık modlar kızıyordu, kızlar utanıyordu!?
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar