bugün
- kalabalığı seviyor musunuz7
- kadın ile erkek arasında yaşanacak en güzel şey12
- ona bir şey söyle4
- adını bile bilmediğin bir sözlük kızına aşık olmak13
- tekerlek toplayan cocuk14
- birini unutmak için başkasıyla birliktelik yaşamak11
- gece 1 de 10 birayla gelen kız kanka7
- ilham aliyevin türkiyeye nankörlük yapması7
- arkadaşlar ben birinden fena halde hoslanıyorum15
- kız troller6
- burcunun yükselenini bilen erkek8
- almanya da yaşasaydınız nerede yaşamak isterdiniz11
- kedilerin yedigi ilginc seyler16
- afrikada bir ülkede yaşasaydınız nerde yaşardınız7
- zencilerin birbirine nigger demesi6
- yazarların anlık durumları9
- çiçek abbas2
- sözlükte devamlı eksileyeceğiniz yazar17
- 29 yaşında erkek 41 yaşında kadın ilişkisi12
- gece sokakta baş belaya girer mi6
- çocuklar niye sünnet edilir7
- avokado yiyen insan8
- mafya kızı olma isteği6
- devlet bahçeli'nin öcalan'a selam göndermesi47
- ispanya'nin terör bitirme formülü41
- kedi yada köpeği olmayan kadın4
- evli bir adama aşık oldum sözlük25
- osmanlı mali açıdan zordayken saray yaptırması13
- özel sektör de çalışmak11
- boğaz ağrısı7
- galatasaray büyüklüğü14
- arkadaşlar bakar mısınız14
- uykudan ağlayarak uyanmak4
- feminen erkek davranışları6
- kız tavladığım için içerlenen sözlük geyi15
- şeker hastalığı9
- gece ormanda gezerken pagan ayinine kurban gitmek2
- arapçayı kutsal sanan gerzek5
- hayatını renklendirmek isteyenlere tavsiyeler6
- kaslı ve yakışıklı mahalle bakkalı5
- bol sucuklu tereyağlı çift yumurta6
- tayt vs mini etek5
- yazarlara sözlükten gelen son mesaj6
- ellerim bos gonlum hos14
- kova ve oğlak burçlarını sözlükten atmak7
- 3 ekim 2026 hırvatistan ingiltere maçı7
- eurovision song contest asia4
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı17
- kız kankanızı banyoda yıkar mısınız3
- çamaşır makinesinde yorgan yıkamak7
türkçesi Yabancı ve yazarı albert camus olan eserin temel izleği toplumun getirdiği toplumsal düzene ve belli başlı toplumun belirlediği görünmez kurallara uymaktan kaçan farklı bireyin, topluma ve yaşadığı hayata yabancılaşmasıdır.
yazar albert camus'nün eserini oluştururken etkilendiği felsefi akımlardan biri de absürdizm'dir. Camus'ye göre dünya, boş ve manasız, insan ve hayat ise saçmadır. Bundan dolayı Meursault'nun kendisine yöneltilen çoğu soruya "fark etmez" cevabını vermesi absürdizm'in etkilerine örnektir. " Kendisiyle dost olmak isteyip istemediğimi tekrardan sordu. Bence bir, diye karşılık verdim." (yabancı, syf 35)
Eserin yan izleklerinin yalnızlık, umursamazlık gibi izlekler kullanıldığı söylenebilir.
Sevip sevmemek, evlenip evlenmemek, aldatılıp aldatılmamak, Tanrı'ya inanıp inanmamak ya da birini nedensiz yere öldürmek gibi yaşadığı toplumun önemsediği durumlar kendisi için hiçbir mana ifade etmemektedir. " Başkalarının ölümü, bir ananın sevgisi ne umurumdaydı benim? Başkasının Tanrısından bana neydi?" (Yabancı, syf 109) Meursault'ya göre "absürt" bir biçimde durumların getirdiği her iki seçenek (olmak ya da olmamak) kendisi için bir fark yaratmaz. Patronunun Meursault'ya Paris'te çalışarak kendini geliştirip daha rahat koşullarda yaşaması için yaptığı teklife "Ama doğrusunu isterseniz bence bir," diye ekledim." (Yabancı, syf 46) cevabını vermesi Meursault'nun yaşamının ne denli gayesiz olduğunu gözler önüne seren bir örnektir.
Yabancı'daki absürdizm ve nihilizm'i meursault ve marie'nin aralarındaki evlilikle ilgili şu diyalogdan anlayabiliriz: "Akşam, Marie beni görmeye geldi, kendisiyle evlenmek isteyip istemediğimi sordu. "Bence bir, ama istersen evleniriz," dedim. O zaman, kendisini sevip sevmediğimi öğrenmek istedi. Bir başka zaman da söylediğim gibi, "Bunun bir anlamı yok, ama herhalde sevmiyorumdur," diye karşılık verdim. "Öyleyse niçin benimle evleneceksin?" diye sordu. Bunun hiçbir önemi olmadığını, isterse evlenebileceğimizi söyledim. Zaten isteyen kendisiydi, ben sadece evet demekle yetiniyordum. O zaman, Marie, "Evlilik ciddi bir şeydir," dedi. Ben de, "Değildir," diye karşılık verdim."(Yabancı, 46).
Meursault'nun Marie ile olan bu diyalogu eserde ki nihilizm etkisinin varlığını inkâr edilemez hale getirir. Meursault'ya göre patronun yaptığı teklifle Marie'nin ona sunduğu teklif arasında hiçbir fark yoktur. Her ne kadar teklifler birbirinden farklı olsa da teklifi kabul etmek ya da etmemek onun için farklı eylemler değildir. Camus nihilizm'i hayatının büyük bir parçası haline getiren Friedrich Nietzsche'den fazlasıyla etkilenmiştir.* Bu etkinin Camus üzerinde Meursault'yu yaratırken izleri görülür. Bir başka deyişle Meursault Camus'nün übermensch'idir. Tüm sosyal ve ahlaki kurumları yok sayması ve Meursault için hepsinin absürt olması nihilizm'in doruklarında gezen Camus'nün bunu eserinde dışavurumudur. Yazar ve yönetmen Alain Robbe Grillet Camus'nün absürdizm'i ve nihilizm'i hakkında şunları söyler: "Albert Camus, insan ile dünya, insan ruhunun beklentileri ile dünyanın bunları karşılamaktaki yetersizliği arasında bulunan aşılmaz uçuruma (absürt), 'saçmalık' adını verdi. Saçma ne insanda ne de şeylerdedir. Onlar arasında yabancılıktan başka bir ilişki kurma olanaksızlığındadır. " insanın yüz yüze kaldığı bu lakayt ve "saçma" evrende, ölümlü olduğumuz gerçeği karşısında "anlam" değerini yitirir. Ancak dengesiz bir şekilde ve geçici olarak kendi kararlarımız ve yorumlarımızla yeniden yaratılabilir. "
Yabancı'da kahraman anlatıcı vardır. Meursault yaşadığı olayları kendi ağzından okuyucuya aktarır.
yazar albert camus'nün eserini oluştururken etkilendiği felsefi akımlardan biri de absürdizm'dir. Camus'ye göre dünya, boş ve manasız, insan ve hayat ise saçmadır. Bundan dolayı Meursault'nun kendisine yöneltilen çoğu soruya "fark etmez" cevabını vermesi absürdizm'in etkilerine örnektir. " Kendisiyle dost olmak isteyip istemediğimi tekrardan sordu. Bence bir, diye karşılık verdim." (yabancı, syf 35)
Eserin yan izleklerinin yalnızlık, umursamazlık gibi izlekler kullanıldığı söylenebilir.
Sevip sevmemek, evlenip evlenmemek, aldatılıp aldatılmamak, Tanrı'ya inanıp inanmamak ya da birini nedensiz yere öldürmek gibi yaşadığı toplumun önemsediği durumlar kendisi için hiçbir mana ifade etmemektedir. " Başkalarının ölümü, bir ananın sevgisi ne umurumdaydı benim? Başkasının Tanrısından bana neydi?" (Yabancı, syf 109) Meursault'ya göre "absürt" bir biçimde durumların getirdiği her iki seçenek (olmak ya da olmamak) kendisi için bir fark yaratmaz. Patronunun Meursault'ya Paris'te çalışarak kendini geliştirip daha rahat koşullarda yaşaması için yaptığı teklife "Ama doğrusunu isterseniz bence bir," diye ekledim." (Yabancı, syf 46) cevabını vermesi Meursault'nun yaşamının ne denli gayesiz olduğunu gözler önüne seren bir örnektir.
Yabancı'daki absürdizm ve nihilizm'i meursault ve marie'nin aralarındaki evlilikle ilgili şu diyalogdan anlayabiliriz: "Akşam, Marie beni görmeye geldi, kendisiyle evlenmek isteyip istemediğimi sordu. "Bence bir, ama istersen evleniriz," dedim. O zaman, kendisini sevip sevmediğimi öğrenmek istedi. Bir başka zaman da söylediğim gibi, "Bunun bir anlamı yok, ama herhalde sevmiyorumdur," diye karşılık verdim. "Öyleyse niçin benimle evleneceksin?" diye sordu. Bunun hiçbir önemi olmadığını, isterse evlenebileceğimizi söyledim. Zaten isteyen kendisiydi, ben sadece evet demekle yetiniyordum. O zaman, Marie, "Evlilik ciddi bir şeydir," dedi. Ben de, "Değildir," diye karşılık verdim."(Yabancı, 46).
Meursault'nun Marie ile olan bu diyalogu eserde ki nihilizm etkisinin varlığını inkâr edilemez hale getirir. Meursault'ya göre patronun yaptığı teklifle Marie'nin ona sunduğu teklif arasında hiçbir fark yoktur. Her ne kadar teklifler birbirinden farklı olsa da teklifi kabul etmek ya da etmemek onun için farklı eylemler değildir. Camus nihilizm'i hayatının büyük bir parçası haline getiren Friedrich Nietzsche'den fazlasıyla etkilenmiştir.* Bu etkinin Camus üzerinde Meursault'yu yaratırken izleri görülür. Bir başka deyişle Meursault Camus'nün übermensch'idir. Tüm sosyal ve ahlaki kurumları yok sayması ve Meursault için hepsinin absürt olması nihilizm'in doruklarında gezen Camus'nün bunu eserinde dışavurumudur. Yazar ve yönetmen Alain Robbe Grillet Camus'nün absürdizm'i ve nihilizm'i hakkında şunları söyler: "Albert Camus, insan ile dünya, insan ruhunun beklentileri ile dünyanın bunları karşılamaktaki yetersizliği arasında bulunan aşılmaz uçuruma (absürt), 'saçmalık' adını verdi. Saçma ne insanda ne de şeylerdedir. Onlar arasında yabancılıktan başka bir ilişki kurma olanaksızlığındadır. " insanın yüz yüze kaldığı bu lakayt ve "saçma" evrende, ölümlü olduğumuz gerçeği karşısında "anlam" değerini yitirir. Ancak dengesiz bir şekilde ve geçici olarak kendi kararlarımız ve yorumlarımızla yeniden yaratılabilir. "
Yabancı'da kahraman anlatıcı vardır. Meursault yaşadığı olayları kendi ağzından okuyucuya aktarır.
Gündemdeki Haberler