bugün
- foşik törklörön liginde birinci amedspor18
- türkiye medeni bi ülkeyse neden hristiyan yok18
- karate kursundan tanışılan kızla sevişmek4
- s'i l v'e r m'i s t'in kullandığı ucuz parfüm13
- 29 yaşında erkek 40 yaşında kadın evliliği7
- hollanda'nın deniz seviyesinin altında bulunması4
- nasreddin hoca'nın eşeğine kayyum olarak atandım2
- parcalandim toparlanamiyorum313
- iş arayanların aslında para araması5
- aşk-ı memnu3
- betray me masklavi frank lucas kerhaneci yagmurcu7
- mustafa topaloğlu2
- debelenmek2
- düşün ki o bunu okuyor6
- türkler ile moğollar kardeştir11
- simko33
- anın görüntüsü28
- çamaşır makinasını çalışırken izlemek2
- türkiye'deki hoşgörü hristiyanlıktan geliyor4
- göçmen karşıtı din düşmanı sosyal demokratlar18
- musa anter2
- emeviler6
- basketbol2
- 20 eylül 2026 amedspor beşiktaş maçı30
- kendinden büyük bir kadınla evlenmek3
- game of thrones taki kerhaneci17
- terör örgütünün silah bırakmaması3
- claudian clouds43
- otopsiraporlari2
- ölümden korkuyor musunuz34
- ktç camdan atladı apandisti patladı2
- morkstar4
- ittihat terakki döneminde gerçekleşen soykırımlar6
- kürdistan11
- taksicinin iltifatına maruz kalmak5
- arap örfü mü yahudi örfü mü2
- sözlük kızları dertleşiyor14
- nervio16
- dar mini etekli kadın2
- çok güzel bir kız havla deyince havlamayan erkek5
- amedspor'un götü kalkan beşiktaş'a döşeyeceği boru2
- sahilde ağlamak2
- şarapçı'nın taksici fantezileri4
- güzel türkiyem3
- vercenmi3
- herkese benden karı2
- imamoğlu'nun erdoğan'ın abd ziyaretine tepkisi2
- gençlik ve güzellik bitince kızlar ne yapıyor9
- medyanın yunanla savaşı adeta körüklemesi2
- istanbul da para harcanacak çok yer olması3
Anlasan da YAZDIM Kekeç, anlamasan da!
Star'ın yazarı Ahmet Kekeç, en polemilçi, en didişmeci 'yandaşlardan' biri.
Her 10 yazısından 8'inde
ya Ahmet Hakan,
ya Ahmet Altan,
ya da Ertuğrul Özkök hakkında yazar.
Son yazısında Fatih Altaylı'yı kızdırmış.
Altaylı da Habertürk'te şöyle yazmış:
-----------------------
işini iyi yapanın ne önemi kalacak!
Ahmet Kekeç Bey, bize "Ağzı bozuklar" demiş.
ilginç değerlendirmeler yapıyorlar.
Kendileri veya kendilerine yakın gördükleri ağzını bozunca ses seda yok. Hatta yakışıyor.
Biz bozunca "Ağzı bozuk" oluyoruz.
Ne diyelim.
Çifte standardı her yana yaymaya devam edin.
Bize de ağzı bozukluk kalsın.
Takıldığım o değil Kekeç'in dediklerinde.
Genelkurmay Başkanı'nı eleştirdim ya...
Beni hiç de benzemediğim ve hatta selamlaşmadığım bazılarına benzetmiş, sonra da demiş ki: "Neden celadetinizi, öfkenizi, küfürlerinizi 'siyasetin emrine girmiş generallere' yöneltiyorsunuz?"
Fena halde yanılmış.
Hiç öyle bir derdim olmadı.
Hatta genelde tam tersi oldu.
"Genelkurmay Başkanı da üst düzey bir bürokrattır. DPT Müsteşarı'ndan, Başbakanlık Müsteşarı'ndan farkı yoktur" demişliğim vardır geçmişte, sıklıkla. Hatta bu yüzden askerlerin gadrine uğradığım...
Bir de Doğan Güreş örneği vermiş, "Ona da tak şak paşa diyordunuz Çiller'in emrine girdiği için" diyerek.
O da bana uymaz Ahmet Kekeç.
Doğan Güreş'e Çiller'in emrinde olduğu için asla tak şak demedim.
Güreş'i oğlunun o dönem yaptıkları için eleştirdim. Başbakan'ın tak dediğini şak diye yerine getirdiği için değil.
Tam aksine, askerlerin yürütmenin ve hatta yasamanın emrine uymak zorunda olduklarını düşündüm hep.
Mevcut Genelkurmay Başkanı Özel'i eleştirmemin nedeni ise siyasetin emrinde olmasından ötürü değil...
Herkes Afyon'a gidip hata yapanları görevden almasını beklerken, o hediye kilim aldığı için kızgınım Genelkurmay Başkanı'na. Kilim vermek Vali'nin densizliği, almak ise Özel'in.
"Boş bulundum" diyor Genelkurmay Başkanı. O makamda oturan adamın boş bulunma hakkı var mı?
Haa, yapılanı sen "doğru ve hoş" buluyorsan ona da lafım yok.
Ezelden beri komutanlara hoşgörülü baktığın içindir belki, ne dersin.
Afyon'da bir vahim hata yapıldı diye Genelkurmay Başkanı'nın istifa etmesini istemem abartılı, farkındayım.
Ama hatayı yapanı bulup çıkarmıyorsa, gerekeni yapmıyorsa o zaman "Sorumluluk benim" diyordur.
Orgeneral Özel'e düşen, en azından patlamanın olduğu kışlanın komutanını görevden almaktı. Acemilere bomba taşıtıp, 25'ini öldürdüğü için hiç değilse.
Hata, yapanın yanına kâr kalıyorsa, hata yapmayanın, doğru düzgün çalışanın, işini iyi yapanın kıymeti kalmayacak, bilmem farkında mısın? Hatayı örtbas edersen, hataya ortak olursun, dediğim bu.
Yoksa ne kişilerle işimiz olur bizim ne kurumlarla.
Bunca yazdım amma bilirim ki, anlamazsın ama "Anlasan da yazdım, anlamasan da!"
Star'ın yazarı Ahmet Kekeç, en polemilçi, en didişmeci 'yandaşlardan' biri.
Her 10 yazısından 8'inde
ya Ahmet Hakan,
ya Ahmet Altan,
ya da Ertuğrul Özkök hakkında yazar.
Son yazısında Fatih Altaylı'yı kızdırmış.
Altaylı da Habertürk'te şöyle yazmış:
-----------------------
işini iyi yapanın ne önemi kalacak!
Ahmet Kekeç Bey, bize "Ağzı bozuklar" demiş.
ilginç değerlendirmeler yapıyorlar.
Kendileri veya kendilerine yakın gördükleri ağzını bozunca ses seda yok. Hatta yakışıyor.
Biz bozunca "Ağzı bozuk" oluyoruz.
Ne diyelim.
Çifte standardı her yana yaymaya devam edin.
Bize de ağzı bozukluk kalsın.
Takıldığım o değil Kekeç'in dediklerinde.
Genelkurmay Başkanı'nı eleştirdim ya...
Beni hiç de benzemediğim ve hatta selamlaşmadığım bazılarına benzetmiş, sonra da demiş ki: "Neden celadetinizi, öfkenizi, küfürlerinizi 'siyasetin emrine girmiş generallere' yöneltiyorsunuz?"
Fena halde yanılmış.
Hiç öyle bir derdim olmadı.
Hatta genelde tam tersi oldu.
"Genelkurmay Başkanı da üst düzey bir bürokrattır. DPT Müsteşarı'ndan, Başbakanlık Müsteşarı'ndan farkı yoktur" demişliğim vardır geçmişte, sıklıkla. Hatta bu yüzden askerlerin gadrine uğradığım...
Bir de Doğan Güreş örneği vermiş, "Ona da tak şak paşa diyordunuz Çiller'in emrine girdiği için" diyerek.
O da bana uymaz Ahmet Kekeç.
Doğan Güreş'e Çiller'in emrinde olduğu için asla tak şak demedim.
Güreş'i oğlunun o dönem yaptıkları için eleştirdim. Başbakan'ın tak dediğini şak diye yerine getirdiği için değil.
Tam aksine, askerlerin yürütmenin ve hatta yasamanın emrine uymak zorunda olduklarını düşündüm hep.
Mevcut Genelkurmay Başkanı Özel'i eleştirmemin nedeni ise siyasetin emrinde olmasından ötürü değil...
Herkes Afyon'a gidip hata yapanları görevden almasını beklerken, o hediye kilim aldığı için kızgınım Genelkurmay Başkanı'na. Kilim vermek Vali'nin densizliği, almak ise Özel'in.
"Boş bulundum" diyor Genelkurmay Başkanı. O makamda oturan adamın boş bulunma hakkı var mı?
Haa, yapılanı sen "doğru ve hoş" buluyorsan ona da lafım yok.
Ezelden beri komutanlara hoşgörülü baktığın içindir belki, ne dersin.
Afyon'da bir vahim hata yapıldı diye Genelkurmay Başkanı'nın istifa etmesini istemem abartılı, farkındayım.
Ama hatayı yapanı bulup çıkarmıyorsa, gerekeni yapmıyorsa o zaman "Sorumluluk benim" diyordur.
Orgeneral Özel'e düşen, en azından patlamanın olduğu kışlanın komutanını görevden almaktı. Acemilere bomba taşıtıp, 25'ini öldürdüğü için hiç değilse.
Hata, yapanın yanına kâr kalıyorsa, hata yapmayanın, doğru düzgün çalışanın, işini iyi yapanın kıymeti kalmayacak, bilmem farkında mısın? Hatayı örtbas edersen, hataya ortak olursun, dediğim bu.
Yoksa ne kişilerle işimiz olur bizim ne kurumlarla.
Bunca yazdım amma bilirim ki, anlamazsın ama "Anlasan da yazdım, anlamasan da!"
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar