bugün
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu50
- senin manita evleniyormuş diye mesaj atan arkadaş6
- edirne'ye gidip muslettin amca'nın elini öpmek5
- fatma betülüm yapmaz10
- çok kaslı erkekleri beğenmiyorum diyen kezban5
- sinirlenen dilenci kadın6
- abd de bıçaklar çekildi iddiası4
- götü yere yakın olandan korkacaksın3
- türkiye azerbaycan ilişkileri3
- 6 kasım dünya galatasaraylılar günü6
- iyi menemenin sırrı22
- akp seçmeni3
- fatma betül sayan kaya18
- yaşlandıkça kuşkulu bir adam olmak2
- flavio bolsonaro'nun brezilya'dan kaçışı4
- son 3 ayın en başarılı gammazları2
- klodyan klod duruşu2
- lanet olsun adamım ben gidiyorum buralardan2
- fatma betül sayan kaya'nın tutuklanması2
- sabahları nefret edilen şeyler6
- hayati yazıcı2
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı88
- insanlık nasıl geliştirilebilir13
- sevgilinin mantarlı ayak parmak arası3
- ayakla üzüm ezen kızlar3
- boğaz ağrısı5
- bu yazar sadece kadın yazarlardan mesaj alıyor3
- dizilerde herkesin holding patronu olması2
- fon krizi kimin üstüne yıkılacak22
- yorik'in kafatasına mum dikmek4
- 5 kasım 2026 celtic beşiktaş maçı11
- bitlis'te oğluna filistin ismini koyan adam28
- misafir terliği kokusu2
- sözlüğün yeni tasarımı14
- beşiktaş6
- nasıl hissettiğimi kimse anlamıyor3
- her sorunun çözümü2
- haram para2
- fon vurgunu4
- muslettin amca23
- kötüye bir şey olmaz5
- yüz gerdirme ameliyatı olan doktorun ölmesi2
- murat ünalmış2
- beyaz ekmek yemenin varoşluk olması11
- gece gelen açlık7
- aşk11
- uyudunuz mu4
- hayatın anlamı ne7
- alexander nübel7
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim31
Anlasan da YAZDIM Kekeç, anlamasan da!
Star'ın yazarı Ahmet Kekeç, en polemilçi, en didişmeci 'yandaşlardan' biri.
Her 10 yazısından 8'inde
ya Ahmet Hakan,
ya Ahmet Altan,
ya da Ertuğrul Özkök hakkında yazar.
Son yazısında Fatih Altaylı'yı kızdırmış.
Altaylı da Habertürk'te şöyle yazmış:
-----------------------
işini iyi yapanın ne önemi kalacak!
Ahmet Kekeç Bey, bize "Ağzı bozuklar" demiş.
ilginç değerlendirmeler yapıyorlar.
Kendileri veya kendilerine yakın gördükleri ağzını bozunca ses seda yok. Hatta yakışıyor.
Biz bozunca "Ağzı bozuk" oluyoruz.
Ne diyelim.
Çifte standardı her yana yaymaya devam edin.
Bize de ağzı bozukluk kalsın.
Takıldığım o değil Kekeç'in dediklerinde.
Genelkurmay Başkanı'nı eleştirdim ya...
Beni hiç de benzemediğim ve hatta selamlaşmadığım bazılarına benzetmiş, sonra da demiş ki: "Neden celadetinizi, öfkenizi, küfürlerinizi 'siyasetin emrine girmiş generallere' yöneltiyorsunuz?"
Fena halde yanılmış.
Hiç öyle bir derdim olmadı.
Hatta genelde tam tersi oldu.
"Genelkurmay Başkanı da üst düzey bir bürokrattır. DPT Müsteşarı'ndan, Başbakanlık Müsteşarı'ndan farkı yoktur" demişliğim vardır geçmişte, sıklıkla. Hatta bu yüzden askerlerin gadrine uğradığım...
Bir de Doğan Güreş örneği vermiş, "Ona da tak şak paşa diyordunuz Çiller'in emrine girdiği için" diyerek.
O da bana uymaz Ahmet Kekeç.
Doğan Güreş'e Çiller'in emrinde olduğu için asla tak şak demedim.
Güreş'i oğlunun o dönem yaptıkları için eleştirdim. Başbakan'ın tak dediğini şak diye yerine getirdiği için değil.
Tam aksine, askerlerin yürütmenin ve hatta yasamanın emrine uymak zorunda olduklarını düşündüm hep.
Mevcut Genelkurmay Başkanı Özel'i eleştirmemin nedeni ise siyasetin emrinde olmasından ötürü değil...
Herkes Afyon'a gidip hata yapanları görevden almasını beklerken, o hediye kilim aldığı için kızgınım Genelkurmay Başkanı'na. Kilim vermek Vali'nin densizliği, almak ise Özel'in.
"Boş bulundum" diyor Genelkurmay Başkanı. O makamda oturan adamın boş bulunma hakkı var mı?
Haa, yapılanı sen "doğru ve hoş" buluyorsan ona da lafım yok.
Ezelden beri komutanlara hoşgörülü baktığın içindir belki, ne dersin.
Afyon'da bir vahim hata yapıldı diye Genelkurmay Başkanı'nın istifa etmesini istemem abartılı, farkındayım.
Ama hatayı yapanı bulup çıkarmıyorsa, gerekeni yapmıyorsa o zaman "Sorumluluk benim" diyordur.
Orgeneral Özel'e düşen, en azından patlamanın olduğu kışlanın komutanını görevden almaktı. Acemilere bomba taşıtıp, 25'ini öldürdüğü için hiç değilse.
Hata, yapanın yanına kâr kalıyorsa, hata yapmayanın, doğru düzgün çalışanın, işini iyi yapanın kıymeti kalmayacak, bilmem farkında mısın? Hatayı örtbas edersen, hataya ortak olursun, dediğim bu.
Yoksa ne kişilerle işimiz olur bizim ne kurumlarla.
Bunca yazdım amma bilirim ki, anlamazsın ama "Anlasan da yazdım, anlamasan da!"
Star'ın yazarı Ahmet Kekeç, en polemilçi, en didişmeci 'yandaşlardan' biri.
Her 10 yazısından 8'inde
ya Ahmet Hakan,
ya Ahmet Altan,
ya da Ertuğrul Özkök hakkında yazar.
Son yazısında Fatih Altaylı'yı kızdırmış.
Altaylı da Habertürk'te şöyle yazmış:
-----------------------
işini iyi yapanın ne önemi kalacak!
Ahmet Kekeç Bey, bize "Ağzı bozuklar" demiş.
ilginç değerlendirmeler yapıyorlar.
Kendileri veya kendilerine yakın gördükleri ağzını bozunca ses seda yok. Hatta yakışıyor.
Biz bozunca "Ağzı bozuk" oluyoruz.
Ne diyelim.
Çifte standardı her yana yaymaya devam edin.
Bize de ağzı bozukluk kalsın.
Takıldığım o değil Kekeç'in dediklerinde.
Genelkurmay Başkanı'nı eleştirdim ya...
Beni hiç de benzemediğim ve hatta selamlaşmadığım bazılarına benzetmiş, sonra da demiş ki: "Neden celadetinizi, öfkenizi, küfürlerinizi 'siyasetin emrine girmiş generallere' yöneltiyorsunuz?"
Fena halde yanılmış.
Hiç öyle bir derdim olmadı.
Hatta genelde tam tersi oldu.
"Genelkurmay Başkanı da üst düzey bir bürokrattır. DPT Müsteşarı'ndan, Başbakanlık Müsteşarı'ndan farkı yoktur" demişliğim vardır geçmişte, sıklıkla. Hatta bu yüzden askerlerin gadrine uğradığım...
Bir de Doğan Güreş örneği vermiş, "Ona da tak şak paşa diyordunuz Çiller'in emrine girdiği için" diyerek.
O da bana uymaz Ahmet Kekeç.
Doğan Güreş'e Çiller'in emrinde olduğu için asla tak şak demedim.
Güreş'i oğlunun o dönem yaptıkları için eleştirdim. Başbakan'ın tak dediğini şak diye yerine getirdiği için değil.
Tam aksine, askerlerin yürütmenin ve hatta yasamanın emrine uymak zorunda olduklarını düşündüm hep.
Mevcut Genelkurmay Başkanı Özel'i eleştirmemin nedeni ise siyasetin emrinde olmasından ötürü değil...
Herkes Afyon'a gidip hata yapanları görevden almasını beklerken, o hediye kilim aldığı için kızgınım Genelkurmay Başkanı'na. Kilim vermek Vali'nin densizliği, almak ise Özel'in.
"Boş bulundum" diyor Genelkurmay Başkanı. O makamda oturan adamın boş bulunma hakkı var mı?
Haa, yapılanı sen "doğru ve hoş" buluyorsan ona da lafım yok.
Ezelden beri komutanlara hoşgörülü baktığın içindir belki, ne dersin.
Afyon'da bir vahim hata yapıldı diye Genelkurmay Başkanı'nın istifa etmesini istemem abartılı, farkındayım.
Ama hatayı yapanı bulup çıkarmıyorsa, gerekeni yapmıyorsa o zaman "Sorumluluk benim" diyordur.
Orgeneral Özel'e düşen, en azından patlamanın olduğu kışlanın komutanını görevden almaktı. Acemilere bomba taşıtıp, 25'ini öldürdüğü için hiç değilse.
Hata, yapanın yanına kâr kalıyorsa, hata yapmayanın, doğru düzgün çalışanın, işini iyi yapanın kıymeti kalmayacak, bilmem farkında mısın? Hatayı örtbas edersen, hataya ortak olursun, dediğim bu.
Yoksa ne kişilerle işimiz olur bizim ne kurumlarla.
Bunca yazdım amma bilirim ki, anlamazsın ama "Anlasan da yazdım, anlamasan da!"
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar