bugün
- afrikalılar gariban avrupa emperyalist yalanı11
- türkiye medeni bi ülkeyse neden hristiyan yok29
- musa anter9
- foşik törklörön liginde birinci amedspor23
- s'i l v'e r m'i s t'in kullandığı ucuz parfüm17
- türkler ile moğollar kardeştir18
- medyanın yunanla savaşı adeta körüklemesi5
- afrikalıları hadım eden müslüman ağalar2
- çamaşır makinasını çalışırken izlemek6
- hollanda'nın deniz seviyesinin altında bulunması6
- dilf arayan türbanlı2
- meksika açmazı macerası3
- osmanlıcılar vs kürtçüler5
- sürekli hırpani asabiyetle yazmak2
- ankara da apartmanda 3 erkek cesedi bulunması2
- isviçre medeni kanunu3
- iş arayanların aslında para araması7
- bilgisayar vs tablet4
- 29 yaşında erkek 40 yaşında kadın evliliği7
- parcalandim toparlanamiyorum313
- göçmen karşıtı din düşmanı sosyal demokratlar18
- yapay zekaya porno aratmak3
- karate kursundan tanışılan kızla sevişmek4
- cemre demirel2
- betray me4
- anın görüntüsü26
- türkiyede sanat değer verilmemesi2
- 20 eylül 2026 amedspor beşiktaş maçı30
- nasreddin hoca'nın eşeğine kayyum olarak atandım3
- ölümden korkuyor musunuz34
- claudian clouds43
- game of thrones taki kerhaneci17
- gecenin geç saatlerinde entry girmek5
- özgür iradeye inanmamak ama trafikte küfretmek2
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı7
- emeviler6
- simko34
- hava çok sıcak sobayı aç diyen insan2
- hayvan diyemem hayvana hakaret olur diyen insan2
- evli arkadaş çevresi2
- düşün ki o bunu okuyor6
- xvala bere2
- betray me masklavi frank lucas kerhaneci yagmurcu7
- aşk-ı memnu3
- türkiye'deki hoşgörü hristiyanlıktan geliyor4
- morkstar5
- kürdistan12
- sözlük kızları dertleşiyor14
- atomu nasıl parçalarız lan2
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri51
Anlasan da YAZDIM Kekeç, anlamasan da!
Star'ın yazarı Ahmet Kekeç, en polemilçi, en didişmeci 'yandaşlardan' biri.
Her 10 yazısından 8'inde
ya Ahmet Hakan,
ya Ahmet Altan,
ya da Ertuğrul Özkök hakkında yazar.
Son yazısında Fatih Altaylı'yı kızdırmış.
Altaylı da Habertürk'te şöyle yazmış:
-----------------------
işini iyi yapanın ne önemi kalacak!
Ahmet Kekeç Bey, bize "Ağzı bozuklar" demiş.
ilginç değerlendirmeler yapıyorlar.
Kendileri veya kendilerine yakın gördükleri ağzını bozunca ses seda yok. Hatta yakışıyor.
Biz bozunca "Ağzı bozuk" oluyoruz.
Ne diyelim.
Çifte standardı her yana yaymaya devam edin.
Bize de ağzı bozukluk kalsın.
Takıldığım o değil Kekeç'in dediklerinde.
Genelkurmay Başkanı'nı eleştirdim ya...
Beni hiç de benzemediğim ve hatta selamlaşmadığım bazılarına benzetmiş, sonra da demiş ki: "Neden celadetinizi, öfkenizi, küfürlerinizi 'siyasetin emrine girmiş generallere' yöneltiyorsunuz?"
Fena halde yanılmış.
Hiç öyle bir derdim olmadı.
Hatta genelde tam tersi oldu.
"Genelkurmay Başkanı da üst düzey bir bürokrattır. DPT Müsteşarı'ndan, Başbakanlık Müsteşarı'ndan farkı yoktur" demişliğim vardır geçmişte, sıklıkla. Hatta bu yüzden askerlerin gadrine uğradığım...
Bir de Doğan Güreş örneği vermiş, "Ona da tak şak paşa diyordunuz Çiller'in emrine girdiği için" diyerek.
O da bana uymaz Ahmet Kekeç.
Doğan Güreş'e Çiller'in emrinde olduğu için asla tak şak demedim.
Güreş'i oğlunun o dönem yaptıkları için eleştirdim. Başbakan'ın tak dediğini şak diye yerine getirdiği için değil.
Tam aksine, askerlerin yürütmenin ve hatta yasamanın emrine uymak zorunda olduklarını düşündüm hep.
Mevcut Genelkurmay Başkanı Özel'i eleştirmemin nedeni ise siyasetin emrinde olmasından ötürü değil...
Herkes Afyon'a gidip hata yapanları görevden almasını beklerken, o hediye kilim aldığı için kızgınım Genelkurmay Başkanı'na. Kilim vermek Vali'nin densizliği, almak ise Özel'in.
"Boş bulundum" diyor Genelkurmay Başkanı. O makamda oturan adamın boş bulunma hakkı var mı?
Haa, yapılanı sen "doğru ve hoş" buluyorsan ona da lafım yok.
Ezelden beri komutanlara hoşgörülü baktığın içindir belki, ne dersin.
Afyon'da bir vahim hata yapıldı diye Genelkurmay Başkanı'nın istifa etmesini istemem abartılı, farkındayım.
Ama hatayı yapanı bulup çıkarmıyorsa, gerekeni yapmıyorsa o zaman "Sorumluluk benim" diyordur.
Orgeneral Özel'e düşen, en azından patlamanın olduğu kışlanın komutanını görevden almaktı. Acemilere bomba taşıtıp, 25'ini öldürdüğü için hiç değilse.
Hata, yapanın yanına kâr kalıyorsa, hata yapmayanın, doğru düzgün çalışanın, işini iyi yapanın kıymeti kalmayacak, bilmem farkında mısın? Hatayı örtbas edersen, hataya ortak olursun, dediğim bu.
Yoksa ne kişilerle işimiz olur bizim ne kurumlarla.
Bunca yazdım amma bilirim ki, anlamazsın ama "Anlasan da yazdım, anlamasan da!"
Star'ın yazarı Ahmet Kekeç, en polemilçi, en didişmeci 'yandaşlardan' biri.
Her 10 yazısından 8'inde
ya Ahmet Hakan,
ya Ahmet Altan,
ya da Ertuğrul Özkök hakkında yazar.
Son yazısında Fatih Altaylı'yı kızdırmış.
Altaylı da Habertürk'te şöyle yazmış:
-----------------------
işini iyi yapanın ne önemi kalacak!
Ahmet Kekeç Bey, bize "Ağzı bozuklar" demiş.
ilginç değerlendirmeler yapıyorlar.
Kendileri veya kendilerine yakın gördükleri ağzını bozunca ses seda yok. Hatta yakışıyor.
Biz bozunca "Ağzı bozuk" oluyoruz.
Ne diyelim.
Çifte standardı her yana yaymaya devam edin.
Bize de ağzı bozukluk kalsın.
Takıldığım o değil Kekeç'in dediklerinde.
Genelkurmay Başkanı'nı eleştirdim ya...
Beni hiç de benzemediğim ve hatta selamlaşmadığım bazılarına benzetmiş, sonra da demiş ki: "Neden celadetinizi, öfkenizi, küfürlerinizi 'siyasetin emrine girmiş generallere' yöneltiyorsunuz?"
Fena halde yanılmış.
Hiç öyle bir derdim olmadı.
Hatta genelde tam tersi oldu.
"Genelkurmay Başkanı da üst düzey bir bürokrattır. DPT Müsteşarı'ndan, Başbakanlık Müsteşarı'ndan farkı yoktur" demişliğim vardır geçmişte, sıklıkla. Hatta bu yüzden askerlerin gadrine uğradığım...
Bir de Doğan Güreş örneği vermiş, "Ona da tak şak paşa diyordunuz Çiller'in emrine girdiği için" diyerek.
O da bana uymaz Ahmet Kekeç.
Doğan Güreş'e Çiller'in emrinde olduğu için asla tak şak demedim.
Güreş'i oğlunun o dönem yaptıkları için eleştirdim. Başbakan'ın tak dediğini şak diye yerine getirdiği için değil.
Tam aksine, askerlerin yürütmenin ve hatta yasamanın emrine uymak zorunda olduklarını düşündüm hep.
Mevcut Genelkurmay Başkanı Özel'i eleştirmemin nedeni ise siyasetin emrinde olmasından ötürü değil...
Herkes Afyon'a gidip hata yapanları görevden almasını beklerken, o hediye kilim aldığı için kızgınım Genelkurmay Başkanı'na. Kilim vermek Vali'nin densizliği, almak ise Özel'in.
"Boş bulundum" diyor Genelkurmay Başkanı. O makamda oturan adamın boş bulunma hakkı var mı?
Haa, yapılanı sen "doğru ve hoş" buluyorsan ona da lafım yok.
Ezelden beri komutanlara hoşgörülü baktığın içindir belki, ne dersin.
Afyon'da bir vahim hata yapıldı diye Genelkurmay Başkanı'nın istifa etmesini istemem abartılı, farkındayım.
Ama hatayı yapanı bulup çıkarmıyorsa, gerekeni yapmıyorsa o zaman "Sorumluluk benim" diyordur.
Orgeneral Özel'e düşen, en azından patlamanın olduğu kışlanın komutanını görevden almaktı. Acemilere bomba taşıtıp, 25'ini öldürdüğü için hiç değilse.
Hata, yapanın yanına kâr kalıyorsa, hata yapmayanın, doğru düzgün çalışanın, işini iyi yapanın kıymeti kalmayacak, bilmem farkında mısın? Hatayı örtbas edersen, hataya ortak olursun, dediğim bu.
Yoksa ne kişilerle işimiz olur bizim ne kurumlarla.
Bunca yazdım amma bilirim ki, anlamazsın ama "Anlasan da yazdım, anlamasan da!"
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar