bugün
- bik bik abla vs vurduranlar11
- arkadaşlar böyle biri beni takip etmeye başladı6
- erectoton7
- ayda 589 bin tl götüme sokuyorum iyi mi yapıyorum6
- arkadaşlar makarna yapamıyorum5
- her 3 kadından 1 inin bedava yemek için buluşması6
- müfredattan felsefe dersinin çıkarılması12
- kavgalar yüzünden fotomun arka planda kalması3
- deniz göktaş'ın babasının thko mensubu olması8
- arkadaşlar tost yapamıyorum3
- diamond bosphorus13
- durduk yere size kafayı takan yazarlar6
- ali hamaney'in cenaze töreni3
- 1 milyon verseler sözlük hesabınızı satar mısınız8
- diamond bohsporus gayi3
- arkadaşlar pilav yapamıyorum3
- tai lung31
- beyler lütfen hlzaya gelin2
- mony tontana5
- suca suruklenen cocuk silik yesin kampanyası2
- sgk'nın gözlük camı için 130 tl karşılaması5
- motor inecek abi4
- iremga9
- gocu9
- yine geliyorum yilanoglu2
- sözlük yazarlarının hamburgerci kombini2
- sözlüğün mal dolması5
- düğmeye basıldı yakında çaylak olacakmışım3
- metro 20333
- deniz göktaş31
- gizli artı vermek5
- 6 temmuz 2026 portekiz ispanya maçı4
- bütün biraderlere hükmeden birader3
- erkeğin vajina karşısındaki çaresizliği27
- çok yorgun olmak2
- ismet gey biraderin madam hanım olması hedesi2
- sözlükte seviye ve üslup yoksunu yazarlar7
- 4 temmuz 2026 arjantin yeşil burun adaları maçı5
- velvet25
- 7 temmuz 2026 isviçre kolombiya maçı4
- 7 temmuz 2026 arjantin mısır maçı4
- ciddi ciddi aşure seven insan6
- kadın siniri5
- ömründe hiç büyük musibetle imtihan edilmemiş tip6
- dine hakaretin ifade özgürlüğü olup olmadığı8
- bu sözlüğe son ihtarımdır2
- kemal kılıçdaroğlu14
- bir demlik kahve içmek3
- vajinayla ilgili 4 sayfa yazı yazan erkek3
- araya adam sokup yazar banlatmak4
Anlasan da YAZDIM Kekeç, anlamasan da!
Star'ın yazarı Ahmet Kekeç, en polemilçi, en didişmeci 'yandaşlardan' biri.
Her 10 yazısından 8'inde
ya Ahmet Hakan,
ya Ahmet Altan,
ya da Ertuğrul Özkök hakkında yazar.
Son yazısında Fatih Altaylı'yı kızdırmış.
Altaylı da Habertürk'te şöyle yazmış:
-----------------------
işini iyi yapanın ne önemi kalacak!
Ahmet Kekeç Bey, bize "Ağzı bozuklar" demiş.
ilginç değerlendirmeler yapıyorlar.
Kendileri veya kendilerine yakın gördükleri ağzını bozunca ses seda yok. Hatta yakışıyor.
Biz bozunca "Ağzı bozuk" oluyoruz.
Ne diyelim.
Çifte standardı her yana yaymaya devam edin.
Bize de ağzı bozukluk kalsın.
Takıldığım o değil Kekeç'in dediklerinde.
Genelkurmay Başkanı'nı eleştirdim ya...
Beni hiç de benzemediğim ve hatta selamlaşmadığım bazılarına benzetmiş, sonra da demiş ki: "Neden celadetinizi, öfkenizi, küfürlerinizi 'siyasetin emrine girmiş generallere' yöneltiyorsunuz?"
Fena halde yanılmış.
Hiç öyle bir derdim olmadı.
Hatta genelde tam tersi oldu.
"Genelkurmay Başkanı da üst düzey bir bürokrattır. DPT Müsteşarı'ndan, Başbakanlık Müsteşarı'ndan farkı yoktur" demişliğim vardır geçmişte, sıklıkla. Hatta bu yüzden askerlerin gadrine uğradığım...
Bir de Doğan Güreş örneği vermiş, "Ona da tak şak paşa diyordunuz Çiller'in emrine girdiği için" diyerek.
O da bana uymaz Ahmet Kekeç.
Doğan Güreş'e Çiller'in emrinde olduğu için asla tak şak demedim.
Güreş'i oğlunun o dönem yaptıkları için eleştirdim. Başbakan'ın tak dediğini şak diye yerine getirdiği için değil.
Tam aksine, askerlerin yürütmenin ve hatta yasamanın emrine uymak zorunda olduklarını düşündüm hep.
Mevcut Genelkurmay Başkanı Özel'i eleştirmemin nedeni ise siyasetin emrinde olmasından ötürü değil...
Herkes Afyon'a gidip hata yapanları görevden almasını beklerken, o hediye kilim aldığı için kızgınım Genelkurmay Başkanı'na. Kilim vermek Vali'nin densizliği, almak ise Özel'in.
"Boş bulundum" diyor Genelkurmay Başkanı. O makamda oturan adamın boş bulunma hakkı var mı?
Haa, yapılanı sen "doğru ve hoş" buluyorsan ona da lafım yok.
Ezelden beri komutanlara hoşgörülü baktığın içindir belki, ne dersin.
Afyon'da bir vahim hata yapıldı diye Genelkurmay Başkanı'nın istifa etmesini istemem abartılı, farkındayım.
Ama hatayı yapanı bulup çıkarmıyorsa, gerekeni yapmıyorsa o zaman "Sorumluluk benim" diyordur.
Orgeneral Özel'e düşen, en azından patlamanın olduğu kışlanın komutanını görevden almaktı. Acemilere bomba taşıtıp, 25'ini öldürdüğü için hiç değilse.
Hata, yapanın yanına kâr kalıyorsa, hata yapmayanın, doğru düzgün çalışanın, işini iyi yapanın kıymeti kalmayacak, bilmem farkında mısın? Hatayı örtbas edersen, hataya ortak olursun, dediğim bu.
Yoksa ne kişilerle işimiz olur bizim ne kurumlarla.
Bunca yazdım amma bilirim ki, anlamazsın ama "Anlasan da yazdım, anlamasan da!"
Star'ın yazarı Ahmet Kekeç, en polemilçi, en didişmeci 'yandaşlardan' biri.
Her 10 yazısından 8'inde
ya Ahmet Hakan,
ya Ahmet Altan,
ya da Ertuğrul Özkök hakkında yazar.
Son yazısında Fatih Altaylı'yı kızdırmış.
Altaylı da Habertürk'te şöyle yazmış:
-----------------------
işini iyi yapanın ne önemi kalacak!
Ahmet Kekeç Bey, bize "Ağzı bozuklar" demiş.
ilginç değerlendirmeler yapıyorlar.
Kendileri veya kendilerine yakın gördükleri ağzını bozunca ses seda yok. Hatta yakışıyor.
Biz bozunca "Ağzı bozuk" oluyoruz.
Ne diyelim.
Çifte standardı her yana yaymaya devam edin.
Bize de ağzı bozukluk kalsın.
Takıldığım o değil Kekeç'in dediklerinde.
Genelkurmay Başkanı'nı eleştirdim ya...
Beni hiç de benzemediğim ve hatta selamlaşmadığım bazılarına benzetmiş, sonra da demiş ki: "Neden celadetinizi, öfkenizi, küfürlerinizi 'siyasetin emrine girmiş generallere' yöneltiyorsunuz?"
Fena halde yanılmış.
Hiç öyle bir derdim olmadı.
Hatta genelde tam tersi oldu.
"Genelkurmay Başkanı da üst düzey bir bürokrattır. DPT Müsteşarı'ndan, Başbakanlık Müsteşarı'ndan farkı yoktur" demişliğim vardır geçmişte, sıklıkla. Hatta bu yüzden askerlerin gadrine uğradığım...
Bir de Doğan Güreş örneği vermiş, "Ona da tak şak paşa diyordunuz Çiller'in emrine girdiği için" diyerek.
O da bana uymaz Ahmet Kekeç.
Doğan Güreş'e Çiller'in emrinde olduğu için asla tak şak demedim.
Güreş'i oğlunun o dönem yaptıkları için eleştirdim. Başbakan'ın tak dediğini şak diye yerine getirdiği için değil.
Tam aksine, askerlerin yürütmenin ve hatta yasamanın emrine uymak zorunda olduklarını düşündüm hep.
Mevcut Genelkurmay Başkanı Özel'i eleştirmemin nedeni ise siyasetin emrinde olmasından ötürü değil...
Herkes Afyon'a gidip hata yapanları görevden almasını beklerken, o hediye kilim aldığı için kızgınım Genelkurmay Başkanı'na. Kilim vermek Vali'nin densizliği, almak ise Özel'in.
"Boş bulundum" diyor Genelkurmay Başkanı. O makamda oturan adamın boş bulunma hakkı var mı?
Haa, yapılanı sen "doğru ve hoş" buluyorsan ona da lafım yok.
Ezelden beri komutanlara hoşgörülü baktığın içindir belki, ne dersin.
Afyon'da bir vahim hata yapıldı diye Genelkurmay Başkanı'nın istifa etmesini istemem abartılı, farkındayım.
Ama hatayı yapanı bulup çıkarmıyorsa, gerekeni yapmıyorsa o zaman "Sorumluluk benim" diyordur.
Orgeneral Özel'e düşen, en azından patlamanın olduğu kışlanın komutanını görevden almaktı. Acemilere bomba taşıtıp, 25'ini öldürdüğü için hiç değilse.
Hata, yapanın yanına kâr kalıyorsa, hata yapmayanın, doğru düzgün çalışanın, işini iyi yapanın kıymeti kalmayacak, bilmem farkında mısın? Hatayı örtbas edersen, hataya ortak olursun, dediğim bu.
Yoksa ne kişilerle işimiz olur bizim ne kurumlarla.
Bunca yazdım amma bilirim ki, anlamazsın ama "Anlasan da yazdım, anlamasan da!"
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar